DAM NOTLARI: Mimarların Pabucu

Yazar- Hasan Çakır / Dam Notları 23 Şubat 2026 Pazartesi

Birtakım “yapma zeka” (yapay zeka) hayranlarının, üstelik kimi mimarların demesine göre, yapma zeka yavaş yavaş mimarlığı ortadan kaldıracak. Mimarların yerini alacak. Mimarların pabucu dama atılacak.

Öyle mi olacak acaba?

Dizayn ve mimaride ana kural malum: form işlevi izler, takip eder: “form follows function”. Öyleyse, yapma zeka da işlevsel verilere uygun bir obje dizayn edebilir; fonksiyonel verilere göre “rasyonel” bir mimari tasarım yapabilir. Yapamaz mı?!

Tabii insanın aklına hemen şu soru takılıyor: Mimaride sahiden form fonksiyonu mu izliyor acaba? Mimari tasarım yalnızca işleve göre “rasyonel” bir form araştırması mıdır acaba? Vitruvius’tan Bauhaus’a prensip (dogma) olarak öyle kabul ediliyor, ama…?!

Anımsayalım: Modern mimarinin öncüleri ortodoks (dogmatik) rasyonalizmi mimari tasarımda özgürlük, fantezi ve şiirselliği sınırlayıcı katı bir tutum olarak görüyorlardı.

***

Geçen yıl Frankfurt Kitap Fuarı’nın konuk ülkesi Filipinler idi. Filipinler’den kalkıp gelen kırlangıçlar (1) Frankfurt Kitap Fuarı’na ruh veren bir çift söz getirdi:

“Fantezi havayı canlandırır, mekana RUH verir.” (The imagination peoples the air)

Bu söz beni “form follows function”: “form işlevi izler” formülünden daha başka türlü sardı:

FANTEZİ formu CANLANDIRIR, forma RUH VERİR. Fantezi yoksa, mimari de basma kalıp, makine gibi RUHSUZ, CANSIZ olur. Kentlerimiz fantezi yoksulluğunun yarattığı ruhsuz, suratsız “mimari eserleri”yle dolu! Değil mi?

***

Şu satırları modern mimarinin öncülerinden Mimar Oscar Niemeyer’in Dünyayı Değiştirmeliyiz kitabından alıyorum:

“Mimar çizim masasına oturduğu zaman asla şunu unutmamalı: İnsan, bina denen sağlam bir makinenin içine tıkıştırılan bir makine, bir alet değildir. Tam tersine insan, ruhu ve duyguları olan, adalet ve güzellik arayan, teselliye ve teşvike muhtaç, nevi şahsına münhasır (kendine özgü) bir varlıktır.

Bana fantezi nedir diye sorsalar, fantezi daha iyi bir dünya arayışıdır derim.” (Wir müssen die Welt verändern, s. 9)

Yapma zekanın böyle bir fantezisi var mı acaba?

***

Nasreddin Hoca ile “Till” (2) bir gün sohbet ederek yürürken… Hoca birdenbire havayı avuçlamış ve avucunu kapatıp yürümeye devam etmiş. Bunun üzerine Till Hoca’ya, “Şakayı bırak!” demiş, “Hocam, insanlara fantezilerini geri ver, yoksa ne ile yaşarlar!”

Hoca gülerek, “Yahu, ben onları sınamak istedim, bakalım eksikliğinin farkına varacaklar mı?” demiş ve avucunu açmış.

***

Ne diyelim!? Yapay zeka daha iyi bir dünya arayışında ve hayal gücünü çalıştırmada mimarların işini kolaylaştırabilir, diyelim!

(1) Kırlangıç Filipinler’de sevginin sembolü sayılıyor.

(2) “Nasreddin Hoca der türkische Till Eulenspiegel” (Türk. Till Eulenspiegel’i Nasreddin Hoca fıkraları, Heimeran Yayınevi, Münih)

 

HASAN ÇAKIR, Frankfurt

 

Yazar- Hasan Çakır / Dam Notları 23 Şubat 2026 Pazartesi