Dam Notları / Bugün 15 Mart Cuma

Hasan Çakır 3 Nisan 2019 Çarşamba

 

“Gelecek İçin Cuma Günleri’nden” (Fridays For Futur) bir Cuma… Bugün yine, çok sayıda ülkede ve yüzlerce kentte, öğrenciler (12-17 yaşlarında çocuklar), temiz bir gelecek için uyarı gösterileri düzenliyor. Bilim emekçileri, iklim araştırmacıları, öğrencileri destekliyor… Haberler böyle.

Geçen Aralık’ta (2018), Polonya’da Katoviçe kentinde yapılan Ülkelerarası İklim Doruğu’ndan beri, cuma günleri öğrenciler, Avrupa’nın birçok kentinde protesto gösterileri yapıyor; politikacıları, dünyayı ve hayatı korumak için duyarlı olmaya, yakında büyük yıkımlara yol açacağı söylenen iklimsel felaketleri önlemek için tutarlı davranmaya çağırıyor.

Bugün işte öyle bir Cuma. Öğrenciler bugün yine Frankfurt Goethe Üniversitesi’nin eski kampüsündeki kule dibinde toplaşıyor. Birazdan kent merkezine doğru yürüyüş başlayacak. Ellerinde pankartlar…

“Kent herkesindir”, “İklimi korumak kendini savunmaktır”, Çikolata olan tek planet”.

‘Cuma Öğrencileri’ sesleniyor… “Buradayız, sesimizi yükseltiyoruz çünkü geleceğimiz çalınıyor!”

Yıllar önce Sümeyra’nın bir müzik festivalinden alıp getirdiği Türkçeleştirip türküleştirdiği bir ezgi geçiyor içimden.

Ey insanoğlu, koca evrende

Tek barınak Dünya bize

Koruyalım onu birlikte hep var olsun

Parıldasın dönüşüyle

Güneşin çevresi de

Kültür Kampüsü

Cuma günleri Frankfurt’ta, öğrencilerin toplaşma yeri, 1960’lı yıllarda savaş ve otorite karşıtı gençlik hareketleriyle ünlü Goethe Üniversitesi’nin eski kampüsü.

Goethe Üniversitesi yeni kampüsüne taşındı. Şimdi burada bir “Kültür Kampüsü” şekilleniyor; Müzik Yüksek Okulu, Çağdaş Kültür Evi, Max-Planck Enstitüsü, tiyatro, kitaplık, konutlar… Tüm kent için önemli bir proje.

Frankfurt Belediyesi “Kültür Kampüsü’nü” bir açık planlama sürecinde şekillendiriyor. Geçenlerde gazetede okudum. Semt ahalisi açık planlamadan hoşnut görünüyor.

“Selamlıyoruz!”, diyor Kültür Kampüsü Semt Girişimi Yöneticisi Avukat: “sonunda on yıldır tartışılan Kültür Kampüsü şekilleniyor. Umarız bundan sonra da Kültür Kampüsü’nün imarı sürecine semt ahalisinin katılımı sağlanır. Semt girişimi olarak seve seve bu sürece katılmaya ve birlikte olmaya hazırız” şeklinde konuşuyor.

Belediye, 2002 yılında eski Kampüs alanının yeniden imarı fikrini bir bilgilendirme toplantısıyla kamuoyuna sunmuş. 2003 yılında ülkelerarası bir fikir yarışması düzenlemiş. Bu yarışma ile kampüs alanının yeniden imarı için bir çerçeve plan -canlı bir kent parçasının yaratılması için bir ana fikir- ortaya çıkmış. Çerçeve Plan, bir açık diyalog sürecinde tartışılmış. Bu süreçte ortaya çıkan görüş ve öneriler planlama atölyelerinde işlenmiş ve atölye çalışmaların dökümü 2012’de, üç kitapta derlenip yayımlanmış ve kamuoyuna sunulmuş: Şehircilik-Kamusal Alan, Konut, Kültür. Kültür Kampüs ’ün imarı sürüyor, tabii tartışmaları da…

Belediye ve Açık Planlama

Epeydir, Frankfurt Belediyesi, Suriçi İmar Planı, Kamusal Alanların Canlandırılması, Kültür Kampüsü gibi önemli imar planlarını, ‘Açık Planlama’ metoduyla geliştirmeye yöneldi. Belediye Açık Planlamadan memnun.

Açık Planlama konusunda konuda en kısa, açık ve duru açıklamayı da sanırım Frankfurt Belediyesi Kamusal Alan Müdürü M. Hootz yapmıştır:

“Biz, önce bir fikir ortaya koyuyoruz. Fikrimizi aktarmak, sınamak, tartışmak ve ikna olmak için ahaliyle yoğun bir diyalog kuruyoruz. Çok önemli: ahalinin istemediği hiçbir plan ahaliye dayatılmamalı.”

“Kentimizde en iyisine ulaşmak için ahalinin katıldığı açık tartışmalar, mimari yarışmalar, atölye çalışmaları, toplantılar düzenliyoruz. Ancak açık ve duru bir planlama eylemiyle inandırıcılık sağlanabilir.” (Planen+Bauen 37 Mayıs 2012, s. 10)

 

Açık Planlamanın faydaları

  • Mimari kültür sorunlarına duyarlı bir kamuoyunun oluşmasına katkılarda bulunuyor.
  • Belediyeye elindeki planlama yetkisini toplum yararına özenli bir planlama için kullanabilme olanağı sağlıyor, imarda kamuoyu desteğini ve belediyenin etkisini artırıyor.
  • Belediye ile kent ahalisi, mahalle örgütleri, muhtarlıklar, meslek kuruluşları arasında diyalogu geliştiriyor; kentin demokratik hayatına katkıda bulunuyor.
  • Değerli tarihsel mimariyi, arsa spekülasyonculuğunun yıkıcılığı ve imar hatalarından korumada etkili oluyor; koruma bilincinin geliştiriyor.
  • Kent ve yöre ahalisini, kentinin ve yöresinin imarına ilgi göstermeye özendiriyor.
  • Mal sahibi ve finansçıyı topluma ve kente karşı sorumluluğunu ciddiye almaya yönlendiriyor; yeryüzüne bir mimarlık sanatı eseri bırakma arzusunu arttırıyor.
  • Katı, değişmez imar planları yerine, gelişmeye, yeni ve iyi fikirlere açık imar planlarının yapılmasına yol açıyor.
  • Yeni ve ilginç fikirleri ortaya çıkarıyor, planlamayı zenginleştiriyor.

Bugün 22 Mart Cuma

‘Gelecek İçin Cuma’ günleri… Bugün yine… Haberler… Nâzım Hikmet’in dizeleri geçiyor içimden.

Dünyayı verelim çocuklara …

Hasan Çakır 3 Nisan 2019 Çarşamba