Mimar ve Mühendislerin İmzası Olmaksızın Hazırlanacak Yeni Yapı Ruhsatları ile Müelliflik Haklarımız Yok Sayılmıştır

MO İstanbul 19 Haziran 2018 Salı

02.05.2018 tarih ve 30409 (mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğ ile, TS 8737 no.lu yeni Yapı Ruhsatı Formu Standardı yürürlüğe girmiştir. Tebliğin ardından İçişleri Bakanlığı tarafından Mekansal Adres Kayıt Sistemi Yapı Belgeleri Uygulamasında ruhsat formu değişikliklerinin işlenmesiyle; yapı sahibinin, yapı müteahhidinin, şantiye şefinin, yapı denetçilerinin (fenni mesullerin) ve proje müelliflerin ıslak imzalarının yer aldığı haneler kaldırılmıştır.

Yeni yapı ruhsatı standardına göre; ruhsatı düzenleyen idare yetkilileri dışında yalnızca yapı denetim şirket yetkilisinin ıslak imzası alınması yapı ruhsatı düzenlenmesi için yeterli olmaktadır. Buna karşın imza haneleri kaldırılan alanlarda sorumluların isimlerinin ve ilgili bilgilerinin kaydedilmesi uygulaması devam etmektedir.

Uzun yıllardır ülkemizde sürmekte ve çıkartılan yasalarla gittikçe güçlendirilen, sanayiden ve gerçek artı değer üretmekten uzak, inşaat ve kent toprağının yağması üzerinden yürütülen rant yatırımları, bilimsel kentleşme esaslarını göz ardı etmeye, doğal ve kültürel kaynaklarımıza saldırmaya devam etmektedir. Son zamanlarda sürdürülebilirliği iyice tartışmalı hale gelen bu ekonomik düzende meslek haklarımıza ve yetkilerimiz, telif hakları, müelliflik hakları ve sağlıklı yapılaşmanın garantisi olan uzman denetimleri “bürokratik engel” olarak görülmektedir.

Getirilen yeni yapı ruhsatı formu standardı tam da meslek haklarımızın sınırlandırılması için düzenlenen siyasi bir operasyon olduğunu düşündürtmekte, proje müelliflerinin bundan böyle yapı ruhsatı düzenlenmesinde ıslak imzalarının aranmaması yeni bir keyfiyet ve denetimsizlik ortamı oluşturmaktadır.

Elbette bu düzenlenme, son zamanlarda çıkarılan ve yapılan değişikliklerle ülkemizde yapılaşma sorunlarını daha da akut hale getiren bir dizi mevzuat ile birlikte değerlendirilmelidir. Amacı dışında uygulamalarla kent topraklarının yağmasını hızlandırarak her alanda yıkım ve yoğun yapılaşmanın önünü açan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, kentleşme ve planlama ilkelerinden uzak olarak hazırlanan ve çoklu imar uygulamalarına ve eşitsiz yapılaşmaya neden olan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği, kaçak yapılara ruhsat düzenleyerek meşrulaştırılmasını sağlayan ve kaçak yapılaşmayı özendiren İmar Affı (Barışı) ve sayısız KHK, torba yasa uygulamaları bunlardan bazılarıdır.

Yapı ruhsatında proje müelliflerinin imzalarının kaldırılması düzenlemesinin; denetimleri zorlaştıracağı, özellikle tadilat projelerinde müelliflerin haberi bile olmadan değişiklik yapılabilmesinin önünü açacağı ve sahte mimar/mühendisleri arttıracağı öngörülmektedir. Bu durum ayrıca yapı ruhsatı düzenleme sorumluluğu bulunan ilgili idareleri de, hukuki süreçler sonucunda içinden çıkılamayacak bir kaosa sürükleyecek ve neticede “bürokratik” engeller artacaktır. Proje müelliflerinin imzalarının alınmadan işlem yapılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunan haklarının ihlallerinde artışa sebep olacak ve bu anlamda uyuşmazlıkların yaşanmasına yol açacaktır.

Bu vesile ile; meslektaşlarımızın bilgileri dışında yapılacak proje değişikliklerine ve kullanımlarına karşı, projelerini Oda’da kayıt altına aldırmalarının telif hakkı ihlallerine karşı güvence sağlayacağını bir kez daha vurgulamak isteriz. 

Yapı ruhsatı süreçlerinde yaşanan bürokratik sorunların ve süreçlerdeki zorlukların meslektaşlarımızın çalışmalarına zaman zaman engel olduğu bilinmektedir. Fakat sorunun çözümü için düzenlemenin direkt muhattabı olmamıza rağmen TMMOB’ye ve bağlı odalara konuyla ilgili görüşlerimiz maalesef sorulmamıştır. Ruhsat düzenlenmesi sürecinde yaşanan bürokratik zorlukların büyük kısmı, ilgili idarelerin kendi işleyiş ve yapısal eksikliklerinden kaynaklanıyor olsa da, proje müelliflerinin, şantiye şefinin ve yapı denetçilerinin imzalarının hızlandırılması için elektronik imza ve elektronik yapı ruhsatı sistemleri oluşturularak hızlı bir şekilde denetim sağlanması ve müelliflerin projeleri üzerindeki tasarruflarının ve haklarının korunması mümkündür.

Konu ile ilgili Odamızın ve TMMOB’ye bağlı diğer meslek odalarının çalışmaları devam etmekte olup, meslek haklarımıza yapılan bu saldırıya karşı mücadelemizin kararlılıkla sürdürüleceğini değerli kamuoyu ve meslektaşlarımızın bilgilerine sunarız.

TMMOB MİMARLAR ODASI

 

MO İstanbul 19 Haziran 2018 Salı