EŞİTLİĞİN, ÖZGÜRLÜĞÜN VE BARIŞIN ÜLKESİNİ İSTİYORUZ!
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber ÇAKAR, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı.

EŞİTLİĞİN, ÖZGÜRLÜĞÜN VE BARIŞIN ÜLKESİNİ İSTİYORUZ!
İnsanlık tarihinin en büyük yıkımlarından biri olan İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana aynı acılar bir daha yaşanmasın, savaşlar dursun, silahlar sussun diye barış talebimizi yükseltiyoruz.
Yaşanan onca yıkım ve vahşete rağmen dünya üzerindeki savaşlar, çatışmalar ve şiddet son bulmuyor. Sınırsız bir sömürü arzusuyla işleyen küresel kapitalist düzen; dünya halklarını birbirine kırdırmaya, çatışmaları körüklemeye, ülkeleri ve coğrafyaları emperyalist paylaşım mücadelelerinin alanı haline getirmeye devam ediyor.
Ortadoğu’da Filistin halkına yönelik işgal, abluka ve saldırılar sürerken, Gazze’de yaşanan insani yıkım ve kitlesel ölümler devam ediyor. İsrail’in Filistin topraklarındaki saldırıları ve işgal politikaları bölge halklarını derin bir yıkıma sürüklüyor. Suriye’de yıllardır süren istikrarsızlık, çatışmalar ve dış müdahaleler; Lübnan’da İsrail saldırıları ve bölgesel gerilimler; Yemen’de süren çatışmalar Ortadoğu’yu kalıcı bir savaş ve kriz alanına dönüştürüyor.
Emperyalist güçlerin hegemonya mücadelelerinin, enerji kaynakları ve bölgenin geleceği üzerindeki paylaşım hesaplarının bedelini bir kez daha halklar ödüyor. Ortadoğu halkları; işgalin, savaşın, zorunlu göçün, yoksulluğun ve emperyalist müdahalelerin değil, eşitlik, özgürlük, bağımsızlık ve barış içinde bir yaşamın öznesi olmalıdır.
Bizler Türkiye’de, savaşların ve çatışmaların uzun yıllardır devam ettiği bir coğrafyanın parçasıyız. Ülkemizde ve bölgemizde yaşanan çatışmaların yarattığı acıların en yakın tanıklarıyız.
Barışın önündeki tehdit yalnızca savaş ve çatışma politikalarından ibaret değildir. Ülkemizde giderek yaygınlaşan ırkçı, şoven, ayrımcı ve nefret üreten söylemler de toplumsal barışımızı doğrudan tehdit etmektedir. Son günlerde Zonguldak ve Düzce’de mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan Kürt yurttaşlara yönelik saldırılar ve tehditler; tribünlerde sergilenen ırkçı provokasyonlar, sarı poşetlerin bir tehdit unsuruna dönüştürülmesi ve nefret söylemleri, bu tehlikeli iklimin son örnekleridir.
TMMOB olarak halkları birbirine düşmanlaştıran, farklılıklarımızı çatışma aracına dönüştüren, ırkçılığı, şovenizmi ve faşizan saldırıları normalleştiren her türlü anlayışın karşısındayız.
Barışın anlam ve önemine en fazla vurgu yapılması gereken günlerden geçiyoruz.
Biliyoruz ki gerçek ve kalıcı barış; yalnızca silahların susması değil, insanların eşit ve özgür yurttaşlar olarak ayrımcılığa ve şiddete uğramadan bir arada yaşayabilmesidir. Bu doğrultuda yürütülecek çalışmalar, Türkiye’yi derin bir uçuruma sürükleyen emek, halk, doğa, bilim ve aydınlanma, hak ve özgürlükler düşmanı rejime karşı bütünlüklü biçimde demokratikleşme mücadelesinden ayrı düşünülemez. Ülkemizde barış da ancak eşit yurttaşlığın, hak ve özgürlüklerin, demokrasi ve adaletin herkes için güvence altına alındığı bir toplumsal düzenle mümkündür.
Halkın iradesinin yok sayıldığı, seçilmişlerin görevlerinden uzaklaştırıldığı, kayyum uygulamalarının sürdüğü; ifade, basın, toplantı ve örgütlenme özgürlüğünün baskı altında olduğu bir siyasal düzende barışın toplumsal zemini kurulamaz.
Türkiye’nin ihtiyacı demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlük temelinde gerçek ve kalıcı bir toplumsal barıştır.
Bu ülkenin mühendisleri, mimarları ve şehir plancıları olarak; savaşın, şiddetin ve ayrımcılığın karşısında, halkların eşitliğini, kardeşliğini, dayanışmayı ve ortak bir gelecekte birlikte yaşama iradesini savunuyoruz. Tüm halkların, inançların, kültürlerin ve kimliklerin eşit, özgür ve kardeşçe yaşadığı; ırkçılığın, ayrımcılığın ve nefretin değil, dayanışmanın ve birlikte yaşam iradesinin büyüdüğü bir ülke istiyoruz.
TMMOB olarak dün olduğu gibi bugün de barışı, halkların kardeşliğini, demokrasiyi ve bir arada yaşamı savunmaya devam edeceğiz.
Yaşasın barış!
Yaşasın halkların kardeşliği!
1 Eylül Dünya Barış Günü kutlu olsun!
Ali Ekber ÇAKAR
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı







