Beykoz Riva’ya Yönelik Kent Suçu Niteliğindeki Müdahaleleri Kabul Etmiyoruz!

Yazar- MO İstanbul 18 Mart 2026 Çarşamba

18.03.2026

49/1

Basına ve Kamuoyuna;

İstanbul’un kuzey ormanlarını, doğal sit alanlarını ve ekolojik rezervlerini sermayenin rant hırslarına kurban eden yeni bir kentsel yıkım projesi, bugünlerde uluslararası mimarlık ofislerinin isimleri ve yeşil aklama kavramları ardına gizlenerek meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. Beykoz ilçesi, Riva (Çayağzı) Köyü, Beylik Mandıra Mevkii sınırları içerisinde yer alan ve özel orman statüsündeki 84 hektarlık devasa bir alan üzerinde hayata geçirilmek istenen “ION Riva” isimli proje, İstanbul’un mutlak korunması gereken alanlarındaki mimarlık ve şehircilik ilkelerine dayalı tüm dinamiklerine açıkça karşıdır.

Söz konusu alan, İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 15.11.1995 gün ve 7755 sayılı kararı ile tespit ve ilan edilen İstanbul Kuzey Kesimi Karadeniz Kuşağı Doğal Sit Alanında kalmakta olduğu ayrıca anılan kurulun 05.06.1996 gün ve 8284 sayılı kararı ile de 1/25000 ölçekli sit derecelendirme paftasında kısmen II. derece kısmen ise III. derece doğal sit alanını olarak tespit edilmiştir.

Diğer bir yandan 2009 tasdikli 1/100.000 ölçekli İstanbul İl Çevre Düzeni Planı planında “Çevresel Sürdürülebilirlik Açısından Kritik Öneme Sahip Alanlar, Gelişimi ve Yoğunluğu Denetim Altında Tutulacak Alanlar ve Orman Alanı” statüsündedir. Bu bağlamda Çevresel Sürdürülebilirlik Açısından Kritik Öneme Sahip Alanlar başlığında 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı plan açıklama raporu 7.1.3.5’de belirtildiği üzere;

“İstanbul’da sürdürülebilirlik temelinde yürütülen Plan çalışmalarında yaşam destek sistemleri ve doğal risk alanları, doğal yapı ve kaynaklar üstündeki kentleşme baskısının hafifletilebilmesi ve zaman içerisinde de ortadan kaldırılarak iyileşmenin sağlanması amacıyla doğal sınırlayıcılar olarak ele alınmıştır. Yapılan doğal yapı sentez çalışması sonucu çevresel sürdürülebilirliğe dayalı mekansal kümelerle, doğanın insan yerleşimleri açısından riskler barındırdığı sakınım kümeleri oluşturulmuştur. Çevresel sürdürülebilirliğin her ölçekteki planlama çalışmalarında birincil araştırma konusu olarak ele alınması gerektiren bu alanlar Plan’da çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik öneme sahip alanlar sembolü ile gösterilmiştir.”

Durum böyle iken, son günlerde çeşitli medya organları üzerinden kamuoyuna duyurulan ve tanınmış mimarlık ofislerinin tasarımlarıyla parlatılan ION Riva projesinin, 84 hektarlık orman ve sit alanında 3.000 sakine ev sahipliği yapacak bir lüks yerleşim kurguladığı ilan edilmektedir. Tamamen rant odaklı bu girişim, “sürdürülebilir”, “ekolojik”, “doğa ile bütünleşen peyzaj” gibi içi boşaltılmış kavramlarla süslenerek, üst gelir grubuna hitap eden bir doğa talanını ve kentin kuzeyinde yalıtılmış ayrıcalıklı bir mahalleyi makul gösterme çabasından başka bir şey değildir. Yüzlerce dönümlük orman ve doğal sit alanına binlerce kişilik bir nüfus ile devasa bir inşaat kütlesi yığmak, hiçbir mimarlık ilkesi ile bağdaşamaz ve uluslararası marka etiketleri ile çevreci hale getirilemez. Üst ölçekli planın mutlak surette korumayı ve kentleşme baskısından uzak tutmayı öncelediği bu hassas ekosistemi pazar mantığına teslim eden böylesi bir müdahale, İstanbul’un kuzeyindeki orman dokusunu geri dönülemez biçimde yok edecek ağır bir kent suçudur ve hiçbir şekilde meşruiyeti savunulamaz.

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi olarak, kamu yararını ve doğanın üstünlüğünü savunma konusundaki sorumluluğumuz gereği; süslü kelimelerle ambalajlanan, ancak özünde İstanbul’un kuzey ormanlarına rant projesi niteliği taşıyan, uluslararası sermayeye pazarlanmak üzere hazırlanan bu talan projesinin her anlamda karşısında durduğumuzu; kent suçu niteliğindeki tüm mekânsal müdahalelere karşı sürecin hukuki ve teknik tüm boyutlarıyla takipçisi olduğumuzu, bu konuda resmi kurumlardan acil açıklama beklediğimizi kamuoyuna duyururuz.

Saygılarımızla,

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi

Yazar- MO İstanbul 18 Mart 2026 Çarşamba