- “Mimarlıkta Kuram Sempozyumu’na Doğru Giderken; “Mimarlar Odası Öğrenci Üye Grupları Arası, Ön Kolokyumlu Mimarlık Eleştirisi Yarışması” Hazırlık Süreçleri…
- Alan memnun, satan memnun…
- “Adalet Güvenceli Hukuk”un Mantığı; “Kamuyasal Toplum”un Matematiksel Özüdür!…
- İstanbul’a dair
- Ne Kadar Güzel Bir Şey Şu “Hayal Kurmak…”
- Doğan Kuban’ın anısına… “İstanbul’un tarihi mirası baygın…”
Viyana Tavrı
DAM Notları Nisan 2026
Hasan Çakır, Frankfurt
Antika filozoflardan Lidyalı Perikles (5. Yy.), kentinin sorunlareına ilgi duymayan bir kentli yalnızca ilgisizin birisi degil, aynı zamanda yararsız ve zararlı birisidir, demiştir. Filozofu öfkelendiren, ona bu sözü söyleten neydi acaba?
Ahalisi kentinin sorunlarına ilgi göstermeyen kentlerin vay haline! Vay ki ne vay!
***
Bir kent ahalisinin kentinin sorunlarına ilgisinin belirtileri neler olabilir? Sözgelimi bir kentte yesil alanlar veya kamusal alanların durumu, ahalisinin kent sorunlarına ilgisinin göstergesi olabilir mi? Olabilir diyenler var.
Ama, bir kentin ahalisinin kentin sorunlarına ilgisi, kentsel sorunlara karsı takındığı tavırda görünür. O tavır kent ahalisinin kentsel sorunlarına ilgisinin som göstergesidir.
***
Viyana ahalisi kentte tuhafına giden imar eylemleri karşısında eğlenceli bir ciddiyetle tavır alıyor; beğenmedikleri kentsel değişikliklere, tutmadıkları mimariye gülünç adlar takıp eğlence konusu yapıyor.
Yıllar önce, gezgin yoldaşım Barbara Çakır – Wahl ile Viyanayı kolaçan ederken… Turizm Ofisinden Viyanayı tanıtan broşürler edinmiştik: „Viyana ve çevresindekı 20. ve 21. yüzyıl mimarisinin Viyanalıları öfkelendiren en çarpıcı örneklerine turistik kent turları“ ilgimizi çekmisti.
Broşürde turlar söyle tanıtılıyor:
– Viyanalılar, kentlerindeki değişikliklere genellikle alaycı ve şiddetli direnişle tepki gösterirler. Begenmedikleri yapılara esprili adlar takıp dillerine doluyorlar. espri konusu yaparak diline doluyor. Art Nouveau stili „Sesession“un (sergi binası’nIn) takma adı: altın rengi “Krauthappl“(lahana sarması için yerel bir takma ad), Adolf Loos‘un Kafe’sinin lakabı “Kafe Nihilizm”; Hans Hollein’in Albertina Müzesi sundurması “benzin istasyonu”… Viyana Müze Bölgesi’nin gelişimi de 20 yıl boyunca karalama kampanyaları ve protestolarla birlikte gerçekleşti.
– Bu tur, ilk skandallardan sonra hangi projelerin Viyana şehir manzarası için vazgeçilmez hale geldiğini ve neden böyle olduğunu gösteriyor.
– Viyana Mimarlık Merkezi rehberleri, sizi özel otobüs, metro veya yürüyerek Viyana ve çevresindeki 20. ve 21. yüzyıl mimarisinin en çarpıcı örneklerine götürecektir.
– Viyana Şehir Turu, Mimari Tartışmalar, Viyanalıları Ne Öfkelendiriyor? Süre: 2,5 saat,Tarihler: Anlaşmaya göre. 10 veya daha fazla kişilik gruplar için. Diller: Almanca, İngilizce.
Viyana esprili bir kent…Viyana ahalisi, kentte tuhafına giden imar eylemlerine karsı gülmeceli bir tavır takınıyor; eglenceli bir ciddiyetle bizde varız, biz de bu kentte yasıyoruz, diyor adeta.
***
Tiyatro ve sinema sanatçısı, filozof, yazar Peter Üstinov, yıllar önce (Istanbul’da bir söyleşide) „dünyayı gülmek kurtarabilir“ demisti. Bence 20. Yüzyılda söylenmiş mega ciddi sözlerden biridir.
Kent ahalisi, kentlerdeki imar tuhaflıklarına karşı topluca gülme eylemleri yapsa… Kentleri imar tuhaflıklarından sakınmada etkili olabilir mi acaba bu eylemler?!
Eh! Ama en azından, mimari kültüre duyarlı bir kamuoyu olusmasina katkısı olur, deyip noktayı koyduğumda aklıma yıllardır Viyana’da yasıyan değerbilir dostum mimar Birtan Karain geldi. DAM Notları’nı ona postaladım. Ne der acaba diye merakla beklerken bir not gönderdi.
Vay be, neler olmuş!
Viyana’lı Mimar Birtan Karain’in notu:
Çok güzel bir konu. Bir ilave yapmak isterim. İstersen yazarsın:
Viyana Devlet Opera binası inşası da kamuoyun eleştirileri ile başladı. Anıtsal yapı 25 Mayıs 1869’da açıldığında, her iki mimar da ölmüştü. Eduard van der Nüll, muhteşem binaya yönelik kamuoyu eleştirilerine dayanamadı. Opera binasını çevreleyen sokaklar, başlangıçta planlanandan bir metre daha yüksek inşa edilmişti ve bu da aksi takdirde prestijli olan yeni binaya versunkene Kiste “çukur kutu” gibi aşağılayıcı bir lakap kazandırmıştı. Mimar Van der Nüll açılıştan önce kendini astı ve diğer mimar da kısa süre sonra akciğer rahatsızlığından öldü. Eleştirmenlerden biri olan İmparator 1. Franz Joseph, daha sonra sert sözlerden kaçındı -ya da efsaneye göre- ve nazik bir klişeye başvurdu ve tarihi açıklaması “Es war sehr schön, es hat mich sehr gefreut”: yani “Çok güzeldi, beni çok memnun etti.” dedi.
Fatoş ve ben Viyana’dan selamlarız.“








