- “Mimarlıkta Kuram Sempozyumu’na Doğru Giderken; “Mimarlar Odası Öğrenci Üye Grupları Arası, Ön Kolokyumlu Mimarlık Eleştirisi Yarışması” Hazırlık Süreçleri…
- Alan memnun, satan memnun…
- “Adalet Güvenceli Hukuk”un Mantığı; “Kamuyasal Toplum”un Matematiksel Özüdür!…
- İstanbul’a dair
- Ne Kadar Güzel Bir Şey Şu “Hayal Kurmak…”
- Doğan Kuban’ın anısına… “İstanbul’un tarihi mirası baygın…”
“Mimari Proje Yarışmaları” ve “Mimarlık”ın, “Andışıklık(*)” Bağlamıyla Birlikte; “ÖNKOLOKYUMLU(**) Mimari Fikir Projesi Yarışmaları(***)” ve “Mimarlık Eğitimi…”
Belki hatırlarsınız daha önce “Kalitenizi belirleyen; kaliteyi talep etme kalitenizdir…” demiştik… Burada ele aldığımız konuda da, “Andışıklık” bağlamı üzerinden “Kalite Arayışının” gerek ve şart olduğu “Mimari Proje Yarışmaları”yla “Eşleştiği Noktaları” değerlendirmeye çalışacağız…
Bilirsiniz, “Daha Sağlıklı Kentler” için “Daha Sağlıklı Mimarlık” gerek ve şarttır… Dahası bunun devamı olarak da “Daha İyi Kentler” için “Daha İyi Mimarlık” gerek ve şarttır da; diyebiliriz…
Kent yaşamında doğrudan fark edilmese bile; içinde yaşanılan toplumda, “Kamuyasal” nitelikte “İyilik” ya da “İyi”nin “DNA”sını oluşturan “Vicdan” ve “Vefa” temelli “İkili Sarmal”dır… Ve bu “İkili Sarmal”; yani toplumsal “DNA”yı oluşturan “RNA” parçaları “Bireyleri” birbirlerine; “Vicdan” ve “Vefa” üzerinden birbirlerine bağlanırlar…
Kimse birbirini sevmek zorunda değildir, çünkü sevgi; “Kişisel” bir niteliklidir… Ancak herkes birbirlerine karşı saygılı olmak zorundadır, çünkü saygı; “Kamuyasal” bir niteliklidir…
“Sağlıklı Kentsel Bütünlük” açısından bu tür niteliklerin nasıl bir yansıma ile “Üretilen Mimariye” etki ettiğini yeniden düşünmemiz gerekmez mi?… Tabii ki her zaman!… Çünkü istesek de istemesek de “Sağlıksız Kentsel Bütünlük!…” her açıdan sağlığımıza sürekli olumsuz olarak etki etmektedir… Bu nedenle “Gerçekliğe, boş(nafile) yolculuklar yapmaya gerek yoktur…” Çünkü birebir yaşıyor ve görüyoruz; TOKİ örneklerinde olduğu gibi!…
Bir kente içinden ya da dışından olsun; neresinden bakarsanız bakın nicelik olarak gördükleriniz; o kent ve insanları hakkında nitelik olarak da kabaca bir bilgi edinebilir ve aklınızda biriken iyilik ve kötülükleri sıralarsanız; “aynı zamanda o kenti okumuş da olursunuz…”
Her konuda herkes için uygun olabilecek “En İyi”nin aranması ve ona ulaşılması için mutlaka birbirinden farklı yollar olabilir… Ancak burada emin olduğumuz, öteden beridir bildiğimiz bir yol varsa, o yol da “Yarışmalardır…”
Özellikle “Mimari Yarışmaların” aynı zamanda “Zorlu Bir Sınav” olduğunu biliyoruz zaten… Burada herkes için iyi olana ulaşmak her zaman “Kamuyasal” bir zorunluluktur… Çünkü o kentte hep birlikte yaşıyoruzdur ve bu konu da herkesi doğrudan ilgilendiriyordur…
Öncelikle toplumun ortak kullanımında olan tüm mekânların tasarlanmasından üretilmesine kadar; her aşama, o toplumu oluşturan “Toplum Teki” yani bireyler olarak her birimizi etkileyeceği için de herkesin ikna olması ya da ikna edilmesi esastır…
Bilmediğimiz şeyin, sahibi de olamayız; bu nedenle biz bir kent yaşamının parçası olarak; bilmek hakkımızı sonuna kadar savunma hakkına da doğal olarak sahip çıkmalıyız…
“İyiler” içinde “En İyi” olanı seçmek hakkı; konunun uzmanlarının da bilgilendirmesi eşliğinde yapılacak olan “Mimari Yarışmalar”; yaşamımızı biraz daha iyi kılmak hedefiyle yapıldıkları için “Kamuyasal Yararlılık” da herkes adına ortaya çıkacak olan eserden olumlu olarak etkileneceğiz demektir…
Yarışmalar konusunun sadece kentsel üretim sürecinin zorunlu aşaması haline gelmesini olumlu yönde etkileyecek olan bir başka süreç ise “Mimarlık Eğitimi” sırasında “tam zamanlı bir ders olarak yer verilmesi olacaktır şüphesiz…” Bu konuda daha önce ayrıntılarını yazdığım yazıların web sayfaları aşağıdaki dip notlar arasında yer almaktadır.
Örneğin; Mimari Yarışmalar Tarihi’nde “İlk Kez” Yapılan “Eşzamanlı ve Ön-Kolokyumlu Yarışma”dan Bugüne ve “Yeniden!” (****) gibi…
Daha önce yapılmış yarışmalar ve uygulama örneklerinin değerlendirilmesinin; Mimarlık Bölümleri’nde, örneğin; “3. ders yıl içinde bağımsız bir ders olarak verilmesi” mimarlık eğitimine önemli bir katkı sağlayacaktır.
Bu derste, “Yarışmaların Jüri Üyeleri”, “Ödül Kazananları” ve isterlerse diğer katılımcılarının yer aldığı; “Yarışma Anısı/Anıları Kolokyumu” (“Son Kolokyum”) biçiminde; mimarlık öğrencilerinin izleyici olmanın ötesinde; gözlemlerini de aktarabilecekleri bir ortamın sağlanması; hep birlikte kaliteli bir eğitim süreci yaşanmasına büyük katkı sağlayacaktır… Bu olanaktan mimarlık fakültesi bulunan tüm üniversitelerin “Mimarlık Bölümleri”nde okuyan “Aday Mimarların” yararlanması; ülke mimarlığına da büyük katkı yapacaktır…
Herkese, ama herkese başarılı mimari yarışmalar dilerim…
Hele ki bu yarışmalar bir de “Ön Kolokyumlu” olurlarsa; herkese tadından yenilmez güzellikler ve iyilikler sağlayacaktır; “Kesin!…”
(*)“Andışık”/”Andışıklık” kelime kavramını, tam olarak “Eş Anlamlı”/“Anlamdaş” olmayan ancak “Eş Andıran”/”Eş Anımsatan” yerine Sözdizimsel(Sentaktik) ve Anlambilim/Anlambilimsel(Semantik) açıdan; yani kelimelerin ve kavramların dile getirildiği anda; “Anımsatan” gibi söyleniş, ses uyumu ile birlikte hemen akla gelmesi bakımından, daha uygun olduğunu gördüğüm için (TDK)Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde olmayan bu “Andışık” kelimesini; “Kelime ve Sözlerin Anlam ve Çağrışım Eşliğini” anlatmak için uydurdum… Yıllar önce “Toplum ve Toplum Teki”(Birey) için ortak payda “Hukuki Meşruiyeti” vurgulamak için; “Kamuyasal” kelime/kavramını uydurduğum gibi… Geçelim…
Mimarlara Mektup Bülteni, Nisan 2026, Sayı: 313








