Kimya Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Görevinin Başındadır

Yazar- MO İstanbul 25 Eylül 2017 Pazartesi

“Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının talebi üzerine açılan

davada Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi bugün açıklamış olduğu

kararla Kimya Mühendisleri Odası Yönetim Kurulunun görevine son verilmesine,

oda seçimlerinin oda ana yönetmeliğine göre yenilenmesine karar vermiştir.”

Bu karar henüz kesinleşmemiştir. Tarafımızca bu karara karşı istinaf ve temyiz yollarına başvurulacaktır. Mahkeme kararı, niteliği itibariyle, kesinleşmedikçe icra olunamayacak kararlardan olduğu için karar kesinleşene kadar 45. Dönem Oda Yönetim Kurulu görevinin başındadır. Oda Yönetim Kurulu seçimleri olağan şekilde 2018 yılı Nisan ayında gerçekleşecektir.

Kimya Mühendisleri Odasının organlarına kimlerin seçileceğine sadece kimya mühendisleri karar verebilir. Kimya mühendislerinin özgür iradeleri dışındaki hiçbir güç veya makam, KMO`nı kimlerin yöneteceğine karar verme yetkisine sahip değildir.

Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı hukuka aykırıdır. İstinaf veya temyiz incelemesinde bu hususun açıklığa kavuşmasını bekliyoruz. Zira Odamız kanun gereği üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmiştir. Davanın konusu ile ilgili ayrıntılı açıklamalarımız aşağıda sunulmaktadır:

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 12 Eylül 1980 döneminin olağanüstü koşullarında 6235 sayılı TMMOB yasasına ilave edilen Ek 3. maddesi; “Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği üzerinde, Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca; ihtisas dallarına göre Odalar üzerinde ise, ilgili bakanlıklarca idari ve mali denetim yapılır. İlgili Bakanlıklar; Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile tesbit edilir” hükmüne istinaden Bakanlık Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanlığı`nı görevlendirmesiyle Odamızın denetlenmek istediği 45.Genel Kurulumuz öncesi tarafımıza sözlü ve yazılı olarak iletilmiştir. Daha sonra yapılan görüşmeler neticesinde Genel Kurul arifesinde böyle bir işlem tesis etmenin tarafların aleyhine olacağı ve sorun yaratacağı gerekçesiyle işlem geçici olarak ertelenmiştir. Oda Genel Kurulu sonrası 13.05.2016 tarihinde Odanın denetleneceği yönetim kurulumuza bildirilmiştir. Bunun akabinde Bakanlık tarafından görevlendirilmiş iki müfettiş Odamıza gelerek denetim yapma isteklerini Yönetim Kurulumuza iletmişlerdir. Yönetim Kurulumuz durumu görüşmek ve değerlendirmek üzere yapmış olduğu toplantıda “Söz konusu denetimin Anayasa`nın 135.maddesine aykırı olması nedeniyle haksız ve hukuksuz bir işleme yol açacağı düşüncesi ile Bakanlığa bu işlemin yanlış sonuçlar doğuracağını” belirtilmiştir.

TMMOB ve bağlı odaları 6235 sayılı yasayla kurulmuş kamu kurumu niteliğinde meslek örgütü olması nedeniyle yasa ve yönetmelikler kapsamında iş ve işlem yapan kuruluşlardır. Bu nedenle yaptıkları her iş ve eylem TMMOB Yasası, Yönetmelikleri ve ayrıca bağlı odaların kendi yönetmeliklerine tabidir. Bu nedenle Kimya Mühendisleri Odası da Oda Ana Yönetmeliği ve diğer ilgili yönetmelikler kapsamında yönetilen bir odadır. Bunun dışında Odamız iş ve işlemleri, her dönem delegelerin oyları ile seçilen beş kişilik bir denetleme kurulunun her üç ayda bir şubelerimiz dahil yaptığı denetlemeler kapsamında zaten periyodik olarak denetlenmektedir. Bu denetleme raporları TMMOB Yüksek Denetim Kuruluna gönderilerek yapılan iş ve işlemler Oda Genel Merkezimiz ve Şubeler ikinci kez denetlenmektedir. Dönem sonunda Denetleme Kurulunun hazırlamış olduğu denetleme sonuç raporu genel kurul delegelerinin görüş ve incelemelerine açılmaktadır. Bu denetleme raporu delegelerin özgür iradesi ile oylanarak kabul ya da red edilmektedir. 1954 yılından bu yana Odamız genel kurullarında denetleme raporlarında herhangi bir olumsuzluk görülmemiştir. Görüldüğü üzere TMMOB ve bağlı odalar mevcut yasa ve yönetmelikler kapsamında zaten yeterince idari ve mali açıdan denetlenmektedir.

12 Eylül`ün olağanüstü koşullarında TMMOB Kanununa ilave edilmiş olan ve TMMOB`nin özerk yapısı ve hukuki durumuna halel getiren ve o zamandan bu yana yaklaşık 40 yıllık bir dönemde hiçbir hükümetin işletmeyi düşünmediği bu maddenin bugün gerçek anlamda başka nedenlerle işletildiği kamuoyunun bildiği bir gerçektir. TMMOB bilim, teknik, mühendislik anlayışı ve tarihsel geçmişi ile daima halkın ve ülkenin yanında yer almıştır. Bilim ve tekniği; üyelerinin, halkın ve ülkenin yararı doğrultusunda savunmuş bir meslek örgütüdür. Bu tutum ve davranış her dönem siyasi iktidarlarca hoş karşılanmamıştır. Bu nedenle TMMOB iktidarların değil, halkın örgütüdür. On beş yıllık AKP iktidarı döneminde de hazırlamış olduğu raporlar, düzenlemiş olduğu kongre ve sempozyumlar ve halkın ve ülkenin yararı doğrultusunda açmış olduğu davalarla siyasi iktidarın ve yandaşlarının şimşeklerini üzerine çekmiştir. Bu nedenle odalarımıza yönelik bu haksız ve hukuksuz tutumun gerçek nedeni kamuoyu tarafından anlaşılacaktır.

1. Öncelikle belirtilmelidir ki mezkur kanun maddesi, yürürlüğe girdiği 19.04.1983 tarihinden bu yana uygulaması hiç olmamış bir maddedir. Adeta “ölü norm” haline gelmiş bir kanun maddesini, yürürlüğe girdikten 34 yıl sonra canlandırma gayretini ülkemiz demokrasisinin bugün ulaştığı seviye ile bağdaştırmakta zorlanmaktayız. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Odamız arasındaki uyuşmazlık gerçekte bütünüyle idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlıktır. Anayasanın 135. maddesine göre kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan Kimya Mühendisleri Odası`nın her türlü eylem ve işlemine karşı idari yargı yolu açık olduğu halde Bakanlığın bu yola başvurmayarak yürürlüğe girdiği tarihten bu yana hiç uygulanmamış bir kanun maddesini esas alıp adli yargı mercilerine başvurmasının hukuken doğru olmadığı düşüncesindeyiz. Öte yandan her türlü idarenin denetimden geçmesi esastır. TMMOB bünyesinde bulunan tüm odalar da Genel Kurullar tarafından seçilen Oda Denetleme Kurullarınca ve TMMOB Denetleme Kurulunca denetlenmektedir. Bu denetimin de kuralları ve usulü yönetmelikler tarafından belirlenmiştir. Yani Kimya Mühendisleri Odası`nın hali hazırda bir denetim mekanizması vardır. Ayrıca Oda`nın tüm eylem ve işlemleri de idari yargının denetimine tabidir.

2. T.C. Anayasasının Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları ile ilgili 135. maddesi “Bu meslek kuruluşları üzerinde Devletin idari ve mali denetimine ilişkin kurallar kanunla düzenlenir.” hükmünü haizdir. Bu demektir ki devletin meslek kuruluşları üzerinde idari ve mali denetimine ilişkin kurallar ile ilgili bir kanun bulunmuyorsa bu husus düzenlenmiş sayılmayacaktır.

3. 6235 sayılı TMMOB Kanunu Ek Madde 3 şöyledir: “Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği üzerinde, Bayındırlık Bakanlığınca; ihtisas dallarına göre Odalar üzerinde ise, ilgili bakanlıklarca idari ve mali denetim yapılır. İlgili Bakanlıklar; Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile tespit edilir.” Bu hüküm haricinde herhangi bir kanunda kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının idari ve mali denetimine ilişkin bir hüküm yoktur. TMMOB Kanununda veya başka herhangi bir kanunda Bakanlığın Birlik ve Oda organlarının karar ve işlemleri üzerindeki tasarruflarının çerçevesi, sınırları ve usulleri belirlenmemiştir. Oysa Anayasa hükmü çok açık olup; idari ve mali denetime ilişkin kuralların “kanunla” belirlenmesi gerekmektedir. TMMOB Kanunundaki Ek Madde 3`ün, Anayasa‘nın belirttiği şekilde “idari ve mali denetime ilişkin kuralları” düzenlediğini söylemek mümkün değildir. Zira bu kanun hükmünde herhangi bir kural belirtilmemiştir.

4. Öte yandan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname`nin hiçbir hükmünde de Kimya Mühendisleri Odası`nın denetimine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla idari ve mali denetime ilişkin kurallar burada da düzenlenmiş değildir.

5. Bununla birlikte, Bakanlık müfettişleri “Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Yönetmeliği”ne göre görev yapmaktadır. Yönetmeliğin “Başkanlığın görev ve yetkileri” başlıklı 6. maddesine göre Başkanlık, “Bakanlık merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatı ile mevzuatı gereği Bakanlığa bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların her türlü faaliyet ve işlemleriyle ilgili olarak teftiş, inceleme, soruşturma ve rehberlik hizmetlerini yürütmek,” ile görevlendirilmiştir. Odamız Bakanlığın teşkilatı içerisinde olmadığı gibi Bakanlığa bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluş da değildir (Bu kuruluşların bir listesi şu adreste bulunmaktadır: http://www.kmo.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=2896&tipi=0&sube=0 Dolayısıyla Bakanlık Teftiş Başkanlığı personeli olan müfettişlerin kendi görevlerini tanımlayan yönetmelikte tanımlanmamış bir kuruluşta teftiş yapmasının hukuksal dayanağı da bulunmamaktadır.

6. Ayrıca, TMMOB`ye bağlı bazı odaların idari ve mali denetiminin bazı bakanlıklar tarafından yapılmasına ilişkin 22/05/2014 tarihli ve 29007 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2014/6220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptali için Danıştay nezdinde dava açılmıştır. Danıştay 8. Dairesi 2014/6807 Esasına kayıtlı bu davaya Danıştay Başsavcılığınca 12/11/2015 tarihinde sunulan Düşünce`de (EK-1) “Dava konusu kararın dayanağı olan ve Odalar üzerinde denetimin hangi idareler tarafından yapılacağının Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile belirleneceğini öngören ancak bu denetimin sınırlarına, usul ve esaslarına yer vermeyen 6235 sayılı Kanun`un Ek.3. maddesinde yer alan hükmün de Anayasa`nın 135. Maddesinin 4. Fıkrasına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, dava konusu 2014/6220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının iptaline karar verilmesi ve Kararın dayanağı 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu`nun Ek.3. maddesinin Anayasaya aykırılığı konusunda karar verilmek üzere Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği düşünülmektedir.” denilmiştir. Böylece idari ve mali denetimin dayanağı olarak ileri sürülen Kanun maddesinin Anayasaya aykırılığı Danıştay Başsavcılığınca ileri sürülmüş olmaktadır. Danıştay 8. Dairesi bu konudaki kararını henüz vermiş değildir.

7. 6235 sayılı TMMOB Kanununun 22. Maddesine göre Oda Umumi Heyeti “Odaların maksadı teşekkülüne ait kararları almak”la ve Oda İdare Heyeti de 24. Maddeye göre “Umumi Heyetçe alınan kararları tatbik etmek”le görevlendirilmiştir. Bakanlık, Oda işlem ve kararlarının Hukuka Aykırılığı Konusunda Denetim, Tespit Yapma ve Geçersiz Kılma Yetkisine Sahip değildir. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ve Bakanlık iki ayrı özel yasa ile kurulmuş kamu kurumlarıdır. TMMOB`nin Anayasa`nın 135. maddesinde düzenlenen kamu kurumu niteliğinde Anayasal meslek kuruluşu olmasına karşın, Bakanlık merkezi idareyi temsil eder. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ile Bakanlık arasında Anayasa ve İdare Hukuku açısından belirlenmiş bir astlık üstlük ilişkisi mevcut değildir. Bakanlığın, Odanın işlemlerini iptal etme, hukuksal olarak geçersiz kılma yetkisi olmadığı gibi Oda`nın düzenleyici işlemini değiştirmesi ve kaldırması için emir ve talimat verme yetkisine de sahip değildir. Bakanlık, Oda işlem ve kararlarının Hukuka Aykırılığı Konusunda Denetim, Tespit Yapma ve Geçersiz Kılma Yetkisine Sahip değildir. Bu konuda bir hukuka aykırılık iddiası var ise idari yargıda yargısal denetimle bu talebini yerine getirebilir. İşlemlerden doğan hukuka aykırılık iddiaları yargısal denetime tabidir. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ve Bakanlık iki ayrı özel yasa ile kurulmuş kamu kurumlarıdır. TMMOB`nin Anayasa`nın 135. maddesinde düzenlenen kamu kurumu niteliğinde Anayasal meslek kuruluşu olmasına karşın, Bakanlık merkezi idareyi temsil eder. Bakanlık idari işlemle kurulmasına karşın, TMMOB Anayasal Kuruluştur.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ile Bakanlık arasında Anayasa ve İdare Hukuku açısından belirlenmiş bir astlık – üstlük ilişkisi mevcut değildir. Bakanlığın Oda üzerinde, düzenleyici bir idari işlemini iptal etme, hukuksal olarak geçersiz kılma veya Oda`ya bir düzenleyici işlemini değiştirmesi ve kaldırması için emir ve talimat verme yetkisine sahip değildir.

8. Bununla birlikte Kimya Mühendisleri Odası`nın bağlı bulunduğu üst birlik olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu, konu ile ilgili 10.12.2016 tarihli ve 109 sayılı kararında (EK-6) “Oda`nın idari ve mali denetim işleminin Anayasa`nın 2, 6, 8, 11 ve 135. maddelerine aykırı olduğunun ve hukuki dayanağı bulunmadığının Odalara bildirilmesine” karar vermiştir.

9. Tüm bunların yanısıra Odamız hiçbir kişi veya kurumdan herhangi bir belgeyi gizleme amacı taşımadığından Bakanlık tarafından istenen belgeler hali hazırda Odamızın web sitesinde (http://www.kmo.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=2896&tipi=0&sube=0) yayınlanmakta olup tüm üyelerimizin ve kamuoyunun erişimine açıktır. Bu belgeler Oda Denetleme Kurulu tarafından görülmüş ve onaylanmış belgelerdir. Kamu idaresi olan Oda`nın Web sitesine konulan bu belgeler asıllarının aynı olup gerek yönetim kurulu ve gerekse de erişenler tarafından hiçbir şekilde değiştirilmesi, üzerinde yeniden işlem yapılması mümkün olmayan orijinal belgelerdir. Asılları odamız arşivinde muhafaza edilmektedir.

Açıklanan nedenlerle, Oda Yönetim Kurulumuz Bakanlık Rehberlik ve Teftiş Kurulu ile yaptığı bütün yazışma ve görüşmelerde yukarıda sıralanan düşünceler doğrultusunda yapılacak işlemin haksız ve hukuksuz olduğu belirtilmişse de Bakanlık ısrarla tutumundan vazgeçmemiştir.

İlgili Bakanlık Odamız hakkında istedikleri evrak ve defterlerin kendilerine teslim edilmemesi nedeniyle 26.01.2017 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı`na, Oda Yönetim Kurulumuzun cezalandırılması ve 6235 sayılı kanunun Ek 4`ncü maddesinin 3.fıkrasına aykırılık nedeniyle “…..amaçları dışında faaliyet gösteren birlik ve odaların sorumlu organlarının görevlerine son verilmesini ve yerlerine yenilerinin seçilmesine, ……” hükmünün uygulanması için şikayette bulunmuştur.

Bunun üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Odamıza iletilen; Bakanlığın şikayet dilekçesi savcılık tarafından değerlendirilerek konuya ilişkin sorumluların belirlenmesi amacıyla gönderilen savcılık müzakeresine Odamız 05.05.2017 tarihinde yukarıda savunulan argümanlar kapsamında bir savunmayı hazırlayarak Cumhuriyet Başsavcılığı`na teslim etmiştir.

Başsavcılık Oda savunmasını değerlendirmiş ve Oda Yönetim Kurulumuz üyeleri ile yapmış olduğu konuşmalar neticesinde; 10.03.2017 tarihinde “şüpheli Oda yöneticileri hakkında yüklenen suçtan kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına, şikayetçi kurumun Oda hakkında dava açılması hususunda Bayındırlık ve İskan Bakanlığı`na müracaat edebileceğini, …..” karar vermiştir.

Bu karar üzerine Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bir üst mahkemeye itiraz ederek 6235 sayılı yasanın Ek 4 maddesi gereği Oda yönetim kurulu hakkında işlem yapılması için başvuruda bulunmuştur. Bakanlığın talebini kabul eden üst mahkeme dosyayı dava açılması ve sorumluların cezalandırılması için tekrar Cumhuriyet Başsavcılığı`na göndermiştir.

Başsavcılık Oda yönetim kurulu üyelerimizi davet ederek ifadelerini almış, yönetim kurulumuz Ek-2 de verilen savunmayı tekrar ederek savunmasını yapmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı yapmış olduğu değerlendirme ve incelemeler sonucu “şüphelilerin eyleminin 6235 sayılı yasanın Ek 4 maddesine aykırılık niteliğinde olduğu ve maddede eylemin müeyyidesi olarak Odanın sorumlu organlarının görevlerine son verilmesi ve yerlerine yenilerinin seçilmesi talebiyle Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılması olduğunu, dolayısıyla eylemin ceza hukuku anlamında suç teşkil etmediği anlaşıldığından şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına, dosyanın bir suretinin Basın Esas numarasına kayıt edilerek şüpheli yönetim kurulu üyelerinin görevlerine son verilmesi ve yerlerine yenilerinin seçilmesi talebiyle Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılmasına” karar vermiştir.

Yukarıda özetlenen bu gelişmeler sonrası Bakanlığın iddia ve talepleri sonucu Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Odamız hakkında 6235 sayılı yasanın EK 4 maddesinin 3. fıkrasına aykırılık nedeniyle aynı maddenin 4. Fıkrası ile atıf yapılan 1. ve 2. fıkrası gereğince yasal işlem yapılması için Oda tüzel kişiliği hakkında dava açılmıştır.

TMMOB Kanunu Ek Madde 4 hükmüne göre Kimya Mühendisleri Odası hakkında dava açılması için Oda`nın ilgili Bakanlığın tasarruflarını kanuni bir sebep olmaksızın yerine getirmemiş olması gerekmektedir. Oysa yukarıda açıklandığı gibi Oda`nın yapmış olduğu işlemin Anayasa ve yasalardan kaynaklanan birden fazla nedeni bulunmaktadır.

Sonuç olarak;

– Bakanlıkça Kimya Mühendisleri Odasında yapılmak istenen idari ve mali denetime ilişkin kuralların Anayasa gereği kanunla belirlenmiş olması gerekirken belirlenmemiş olması,

– Kuralları belli olmayan bir denetimin nasıl yapılacağı ve ne sonuç doğuracağına ilişkin hukuki belirsizlik bulunması,

– Denetime ilişkin usül ve esaslar ilgili Bakanlık`tan defalarca sorulduğu halde bu konuda tarafımıza geçerli bir yanıt verilememesi,

– Talep edilen tüm bilgi ve belgelerin Oda internet sitesinde bulunması ve varsa eksik olanların da Bakanlık`ın talebi üzerine internet sitesine tarafımızca konulabilecek olması,

– Bakanlıkça Başsavcılığınızdan yapılan talebin, yürürlüğe girdiği tarihten bu yana 34 yıldır hiç uygulanmamış bir kanun maddesine dayanmakta olması,

– Uyuşmazlığın bütünüyle idari yargının görev alanına girmesi ve bu konuda devam eden davalar bulunması,

nedeniyle TMMOB Kanunu Ek 4. Madde uyarınca Oda tüzel kişiliğine Oda Yönetim Kurulunun görevden alınması için açılmış olan bu davanın haksız, hukuksuz ve özünde siyasi bir dava olduğunu kamuoyuyla paylaşırız.

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası 45. Dönem Yönetim Kurulu

Yazar- MO İstanbul 25 Eylül 2017 Pazartesi