KAMUYA AİT KÜLTÜR VARLIKLARI ÜZERİNDEKİ TASARRUFLAR KAMU YARARI, ŞEFFAFLIK VE TOPLUMSAL SORUMLULUK İLKELERİYLE YÖNETİLMELİDİR!

Kentler; tarihsel, kültürel ve toplumsal birikimin şekillendirdiği ortak yaşam alanlarıdır. Kentlerin kimliği, belleği ve kamusal niteliği; toplumun ortak kullanımına ve yararına hizmet eden değerlerin korunmasıyla sürdürülebilir.
Son yıllarda yerel yönetimlere ait taşınmazlar ile tarihî ve kültürel miras alanlarının çeşitli idari kararlarla vakıflara devredilmesi, kamusal mülkiyetin geleceği, yerel yönetimlerin sorumlulukları ve kültürel mirasın toplum yararına korunması açısından kaygı verici bir sürece işaret etmektedir. Kent halkının ortak varlığı olan bu taşınmazların kamusal denetimden uzaklaştırılması; kamu yararı, şehircilik ilkeleri ve koruma anlayışı bakımından önemli sorunlar doğurmaktadır.
Yerel yönetimlerin görev ve sorumluluklarını yerine getirebilmesi, sahip oldukları kaynakların ve varlıkların korunmasıyla doğrudan ilişkilidir. Merkezi idare tarafından gerçekleştirilen tahsis ve devir uygulamaları, yerel yönetimlerin hizmet üretme kapasitesini zayıflatırken, kentlilerin yaşadıkları çevre üzerinde söz sahibi olma hakkını da sınırlandırmaktadır.
Tarihî ve kültürel değer taşıyan yapı ve alanların kullanım biçimlerinin değiştirilmesi, kentlerin tarihsel kimliğini oluşturan katmanlar ile toplumsal belleğin korunması açısından telafisi güç sonuçlara yol açabilecek niteliktedir. Kentlerin geleceği; kapalı ve denetimsiz mülkiyet ilişkileriyle değil, şeffaflık, katılımcılık ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda şekillendirilmelidir.
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi olarak; kentlerin ortak değerlerinin korunmasının, kamusal mülkiyetin güvence altına alınmasının ve yerel yönetimlerin demokratik işleyişinin desteklenmesinin yaşamsal önemde olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.
Kamusal mülkiyetin parçalanmasına yol açan uygulamalardan vazgeçilmeli; kent halkının ortak kullanımına ait taşınmazlar, tarihî yapılar ve kültürel miras alanları üzerindeki tasarruflar kamu yararı doğrultusunda, şeffaf ve katılımcı süreçlerle yürütülmelidir. Kent hakkının, yerel demokrasinin ve kamusal yararın korunması hepimizin ortak sorumluluğudur.
İstanbul’un tarihî ve kültürel mirasının yanı sıra kamusal kullanım değeri taşıyan alanların korunması için, kamu yararına aykırı tahsis ve devir işlemleri yeniden gözden geçirilmelidir. Kent kimliğinin ve toplumsal belleğin önemli parçalarını oluşturan bu taşınmazlar, İstanbulluların ortak kullanımına hizmet edecek şekilde yerel yönetimlerin yönetim ve sorumluluğunda kalmalıdır.
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi







