“Düşünmenin Mimarisi”nden “Mimari Düşünceye”; Uzun İnce Bir “Çok” Yol…
O an, hiçbir şey düşünmediğimizi düşündüğümüz sırada bile; beynimizin içindeki Elektro-Kimyasal (Kandaki Sakkaroz(Üzüm/Kan Şekeri) + Laktoz(Süt Mayası) reaksiyonuyla oluşan genel enerji… Bu enerji sayesinde çok düşündüğümüzde ya da yorulduğumuzda beynimiz ve kaslarımızdaki oluşan ağrının nedeni de işte bu reaksiyon sonrası biriken Laktik Asittir.. Yorulan sistemin ‘uyarısı’ niteliğini taşır; “Biraz dinlen…” der…)alışveriş kaynaklı Elektro-Manyetik Dalgalanmalar; “Sığırcık Kuşları Sürüsü”nün bir oraya bir buraya anlamsızca ‘gibi’ uçuşmalarına benzer bir biçimdeki çalkalanma hareketleriyle doludur aslında…
Yıllar boyunca edindiğimiz her bir bilgi paketi/parçacığının, bu çalkalanma hareketleri sırasında beynin özel şifre molekül yazılım kodları halinde beynimizin arşivi / gri dış tabakası(korteks)ndan başlamak üzere kayda geçerek işlendiğini ve arşivin her an artmakta olduğunu da unutmayalım…
“Sığırcık Kuşları Sürüsü”nün uçuşları sırasında zaman zaman anlamlı ve güzel görüntüler verdiğini görmüş olmalısınız… İşte o “Sığırcık Kuşları Sürüsü”nün “Anlamlı Güzel Görüntüleri”nin oluşturduğu çalkalanma ve dalgalanmalar; arşivden işine yarayan bölümlere çarpıp ‘birleşerek’ yansırken; bir sonraki çalkalanma ve dalgalanma gelişlerinde de kullanılmak üzere arşivlemektedir…
Anlam bütünlükleri haline gelen düşünce kümelerinin zincirlerini; düşünce bütünlüğü olarak farklı davranışlar(hareket/konuşma vb.) halinde kullanarak yaşamımızda kullanırız…
“Hayat kısa / Kuşlar uçuyor”-Cemal Süreya-
“Kuş ölür / Sen uçuşu hatırla”-Füruğ Fehruzad-
“Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi”-Can Yücel-
Bilirsiniz, günümüzdeki “Modern İnsan”ın Latince adı “Homo Sapiensis Sapiens”in anlamı: “Kendi kendisinin farkında olduğunun farkında olan…”dır… Bu da, diğer canlılardan farklı olarak bir su birikintisine ilk kez baktığında gördüğü kendisinden ürkmeden; kendisi görüntüsünü incelemeye devam etmesi üzerinden yapılmış bir adlandırmadır…
İnsanı insan yaparak ona ideal insani özellikler kazandıran konular; nicelik ve nitelik olarak iki ayrı grupta sıralandığında ortaya uzun birer liste/sözlük çıkması kaçınılmazdır…
Örneğin bunlardan sadece bir kısmı:
İnsani değerler: özgürlük, eşitlik, hoşgörü, barış, dürüstlük ve doğruluk…
Etik değerler: iyi niyet, incelik, saygı, sadakat, vefa, ölçülülük, yüreklilik, sorumluluk ve adalet…
Ancak buradaki kısa yazıya, söz konusu bu özelliklerin tümü(Hatta “Sığırcık Kuşları Sürüsü”ndeki “Sığırcık Kuşları”ndan kat be kat daha çok olduğu ve) sığamayacağı için bu alana pek fazla girmeden -en iyisi- birkaç özellikten hareketle devam edelim…
Günümüzdeki insanlaşmış insandaki, insani özelliklerden “Vicdan” ve “Etik” ikilisi; diğer tüm gelişmiş özelliklerin “Denklik” ve “Karşılaştırmaları” açılarından ortak paydalarını oluşturan niteliklere ve niceliklere yani eski dilde “Muhakeme” kavramına işaret etmektedirler…
“Hukuk alanında en sık karşılaşılan kavramlardan biri olan ‘Muhakeme’, yalnızca yargılama sürecini değil aynı zamanda bireylerin düşünme, değerlendirme ve karar verme becerilerini de ifade eder.”
İşte tam burada her türden anlamını kapsayacak biçimde “Vicdan” ve “Etik” ikilisinin karşılıklı ‘Muhakemesi’; “Ölçek Bilgisi” kavramını ortaya çıkmaktadır…
-Bu arada siz de farkındasınız, ‘şu an’ bizim “Sığırcık Kuşları Sürüsü”nün “Anlamlı Güzel Görüntüleri”nin oluşturduğu çalkalanma ve dalgalanmaların devam ettiğini de unutmadan; devam ediyoruz…-
Doğal çevrenin ayrılmaz bir parçası olan her insanda doğal/içgüdüsel olarak var olabilecek “Mimari Eleştiri Yeteneği”; bir sonraki süreçte “Mimarlık Eğitimi ve Görgüsü” ile birlikte “Vicdan” ve “Etik” ikilisinin karşılıklı ‘Muhakemesi’ eşliğinde; varlık koşulu biçimini yani “Mesleki Nitelik ve Nicelik” halini alır ve artık farklı bir “Ölçek Bilgisi” ne sahip bir “Mimar” daha doğar…
Beyin, büyük ölçüde aynı beyindir ancak “Sığırcık Kuşları Sürüsü” artık “Anlamlı Güzel Görüntüleri” kağıda/ekrana başka bir türlü “Çizerek”/“Render”lamaktadır…
E, o zaman şimdiden; ‘Herkese Özgür ve Mutlu Yıllar’: “Enter!…”
Mimarlara Mektup Bülteni, Aralık 2025, Sayı: 309










