- “Mimarlıkta Kuram Sempozyumu’na Doğru Giderken; “Mimarlar Odası Öğrenci Üye Grupları Arası, Ön Kolokyumlu Mimarlık Eleştirisi Yarışması” Hazırlık Süreçleri…
- Alan memnun, satan memnun…
- “Adalet Güvenceli Hukuk”un Mantığı; “Kamuyasal Toplum”un Matematiksel Özüdür!…
- İstanbul’a dair
- Ne Kadar Güzel Bir Şey Şu “Hayal Kurmak…”
- Doğan Kuban’ın anısına… “İstanbul’un tarihi mirası baygın…”
Doç.Dr. İsmail Hakkı Moltay’ın ardından
İTÜ Mimarlık Fakültesi sıralarına 1962 yılında birlikte oturduğumuz sevgili arkadaşımızı sonsuzluğa uğurlamamız başta ailesi olmak üzere, biz sınıf arkadaşlarını, dostlarını ve tüm mimarlık camiasını derin bir üzüntüye sevk etmiştir. Yaşamı süresince üstün zekâsı, sistematik düşünme ve çalışma yeteneği, zamanı iyi ve verimli kullanması, yeni gelişmeleri yakından takip etmesi, entelektüel düzeyi yüksek ve dürüst kişiliği, çevresi ve arkadaşları ile uyumlu, etik değerlere saygılı özellikleri ile iyi bir insan, iyi bir mimar, iyi bir öğretim üyesi ve iyi bir arkadaş olarak unutulmaz izler bırakmıştır. 1967 yılında dönemimizin birincisi olarak mezun olan sevgili Moltay, 1973 yılında tamamladığı “Bütünleşmiş Mimari Yapı Ögeleri Tasarında Kullanılabilecek Bir Morfolojik Aracın Geliştirilmesi” başlıklı doktora tezi ile bugün mimari tasarımda yaygın olarak kullanılmakta olan BIM (Building Information Modelling -Yapı Bilgi Modelleme)’in mantıksal temelini atma öngörüsünde bulunmuştur. Bu tezi O’nun bilimsel potansiyelinin ve performansının düzeyinin çok önemli bir göstergesidir. Çok iyi ve seçkin bir akademisyen olan sevgili Moltay, Doçentlik ünvanını aldıktan sonra kadro başvurusu yapmadan üniversiteden ayrılmış olması mimarlık eğitimi için önemli bir kayıp olmuş, ancak mimarlık mesleği için yurt içinde ve dışında çeşitli ülkelerde tasarladığı ve inşa edilen yapıları, yaptığı danışmanlık hizmetleri ile mimarlık mesleği adına büyük bir kazanç olmuştur.
Sevgili arkadaşımız İsmail Hakkı Moltay bıraktığı eserleri ve izleri, unutulmaz anıları ile yarınlara ışık tutacaktır.







