- “Mimarlıkta Kuram Sempozyumu’na Doğru Giderken; “Mimarlar Odası Öğrenci Üye Grupları Arası, Ön Kolokyumlu Mimarlık Eleştirisi Yarışması” Hazırlık Süreçleri…
- Alan memnun, satan memnun…
- “Adalet Güvenceli Hukuk”un Mantığı; “Kamuyasal Toplum”un Matematiksel Özüdür!…
- İstanbul’a dair
- Ne Kadar Güzel Bir Şey Şu “Hayal Kurmak…”
- Doğan Kuban’ın anısına… “İstanbul’un tarihi mirası baygın…”
“Çok Yönlü”(İnterdisipliner) Niteliği Nedeniyle, Mimari; Aynı Zamanda Kendi Alanında “Bilimlerarası İlişki Bilimi”(Ekolojik Entegrasyon) Özelliğine De Sahiptir…
İstenirse titiz bir çalışma ile bütün bilim alanlarının doğrudan ya da dolaylı yoldan diğer bilim alanlarıyla ilişkileri; Eytişimsel(Diyalektik) bir sorgulamayla ayrıntılı bir çizelgede gösterilebilir… (Belki de vardır; ama ben henüz göremedim bir türlü…) Şüphesiz ortaya bir canlının “Sinir Sistemine” benzer bir tablo çıkacaktır…
Ünlü “Kelebek Etkisi” deyimi, bir sistemin başlangıç verilerindeki küçük değişikliklerin büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilmesine verilen addır ve bunun içinde hep şu örnek verilir; “Amazon Ormanı’nda kanat çırpan bir Kelebeğin kanatlarıyla yarattığı küçücük rüzgârcık; zincirleme etkilerle dünyanın başka bir köşesinde fırtınaya yol açabilir…” Ve bu da matematiksel olarak da doğrulanmış bir örnektir…
Aşağıda gördüğünüz matematikçi ve meteorolog Edward Norton Lorenz’in oluşturduğu “Lorenz Çekeri”(veya çekicisi) isimli grafiksel model “Belirsizlik İlkesi” ve “Kaos Teorisi”nin görsel örneğidir… “Bağlantısallık”(Connectivity) etkisinin saçaklı ilişkiler sağanağı olarak bütün kaotik sistemlerin tümü bizler için ne kadar karmaşık, anlaşılmaz görünseler de her bir aşaması; mutlak bir biçimde açıklanabilir matematiksel geçiş sistemlerine sahiptirler…
“Denklemler, matematiğin sadece sıkıcı kısmıdır…”-Stephen Hawking-
Evrenin kendisi gibi dili de Matematiktir… Evren, “Evrensel Eşitlik” üzerine kurulur ve ilk denklemi ise 0=0 dır. Herşey/Hiçbirşey = Hiçbirşey/Herşey olarak da yazılabilir. Çünkü “Evrende Mutlak Yokluk(Mistik/Metafizik) Yoktur!”
Bağlantısallığın bu kadar güçlü olduğu bir evrendeki “bir toz zerresi” olan dünyamızda da bu kurallar aynen geçerlidir…
Bir insanın kendi kendisiyle olan ilişkilerinden başlamak üzere; diğer insanlar ve doğal çevresi ile olan “Bağlantısallık İlişkileri” geçmişten bu yana hiçbir zaman kesilmeden devam etmektedir.
İnsan kendi beynini kullanmazsa; bu kez beyni insanı, “Bağlantısallık İlişkileri” üzerinden mutlaka kullanır…
İnsan ve onun beyni tüm birikimleriyle birlikte herkes için ortak bir yürek yaratarak; ortak hukuka yani bir vicdana ulaşabilirler…
Başta Abraham Maslow’un “İhtiyaçlar Hiyerarşisi” olmak üzere; “Birey Psikolojisi”nden fizyonomi bağlantısıyla “Psikanalitik” nedenlerin sorgulandığı alanlara; hepsi aynı “Bağlantısallık İlişkileri” ile “Sosyal Psikolojiye” oradan hiç beklemediğimiz bir anda içinde bulunduğu yani yaşadığı doğal ve yapay çevreye, dahası mekânsal ilişkilerin yaşandığı yere gelebilir. Bu ilişkiler silsilesi içinde; “Kendini Gerçekleştirme”, “Saygınlık İhtiyacı”, “Ait Olma ve Sevgi İhtiyacı”, “Güvenlik İhtiyacı”, “Fizyolojik İhtiyaçlar” artık uzun zaman içinde edindiği davranış alışkanlıklarıyla birlikte bir dizi “Mekân” ve “Ortak Mekân” olarak şekillenmiştir bile; yaptığı işlerle ürettiği ve sonradan tekrar tekrar değiştirdikleriyle birlikte geliştirdiği bir dünya ortaya çıkarmıştır…
Madem ki bu dünyanın Mimarisini de yaratan kendisidir; o halde kendi kendisine de “Mimar” demesinde bir sakınca görmezsiniz umarım…
Aynı “Bağlantısallık İlişkileri” geçmişten gelen unutulamayan tüm birikimlerinde, hep birlikte ortak yaşamın; yani “Sürdürebilir Vicdanın” gereği olan “Karşılıklı Haklar” ortaya yerde “Hukuk” olarak varlık kazanır…
Artık yeryüzünde hiçbir Anayasa ya da Yasa; “İnsanın Vicdan Hukuku”ndan daha üstün bir hukuk üretemez!… Çünkü
“Adalet Güvenceli Hukuk” ancak “İnsanın Vicdanı” ile ayakta durabilir…
Hiç kimse insanların vicdanlarının gereğini yapma hakkının üzerine hüküm kuramaz!…
Çünkü “Hammurabi Kanunları” hukuk içermezler ve kralın buyruklarından oluşan yargısız hükümlerdir sadece!…
İnsanı insan yapan vicdan; iyi ki var!…
Bu da insanlığın hep birlikte barış içinde yaşamasının; kendi kendisini ayakta tutan hukuku yani mimarlık bilgisi ve yeteneğidir…

Mimarlara Mektup Bülteni, Kasım 2025, Sayı: 308







