MİLLİ PARKLARI, KORUMA ALANLARINI VE YAŞAM DEĞERLERİMİZİ TEHDİT EDEN TORBA YASA TEKLİFİ TBMM TARAFINDAN REDDEDİLMELİDİR!

Yazar- MO İstanbul 3 Mart 2026 Salı

3 Mart 2026

Yakın dönemde ardı ardına çıkarılan yönetmelikler, mevzuat değişiklikleri ve torba yasa olarak bilinen tasarı ve tekliflerle, ülkemizin tamamında kentsel ve kırsal alanların, koruma alanlarının sermayeye tahsisine; kamu varlıklarının ve doğal değerlerin özel sektöre denetimsiz bir biçimde devrine hız verilmiştir.

Doğa koruma alanlarında ve milli parklarda faaliyet gösteren döner sermaye işletmeleri; 28 Aralık 2024 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle ayrı tüzel kişiliği olan, hizmet karşılığı gelir elde eden özel bütçeli idareye dönüştürülen Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne bağlanmıştır.

2025 yılı Temmuz ayında önce; milli parklar ve turizm tesislerine ilişkin düzenlemeler içeren 7553 Sayılı Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun TBMM tarafından kabul edilerek kanunlaşmıştır.

Bu kanunla, 2634 Sayılı Turizmi Teşvik Kanununun Doğal Turizm kaynaklarının korunması ve kullanılmasına yönelik düzenleme içeren 6.Maddesinde Anayasa Mahkemesinin 5/11/2024 Tarihli ve E: 2023/9, K: 2024/183 Sayılı Kararı ile iptal edilen hükümler, iptal gerekçeleri ortadan kaldırılmaksızın yeniden getirilmiştir.

Mahkeme kararı ile göl ve akarsu kıyılarının, sahil şeritlerinin, tarım arazileri ile çayır ve meraların, tabiat varlıklarının ve orman alanlarının da bulunduğu alanlarda, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılan günübirlik tesislerin Bakanlık Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü’nün (DÖSİMM) iştiraki şirketler tarafından işletilebilmesinin düzenlemesi;

  • bu alanların özel şirketlerin kullanımına açılmasına neden olacağı,
  • kamu yararının bulunmadığı,
  • idareye keyfî uygulamalara neden olabilecek sınırsız takdir yetkisi tanındığı,
  • söz konusu alanların korunmasına yönelik güvence öngörülmediği,
  • Anayasa Mahkemesi’nin daha önce vermiş olduğu iptal kararlarına rağmen benzer düzenlemelerin tekrar ihdas edilmesinin kuvvetler ayrılığı ilkesiyle bağdaşmadığı gerekçeleriyle iptal edilmişti.

Torba Yasayla; iptal edilen DÖSİMM veya iştiraki şirketler düzenlemesi yerine “en az yüzde kırk beş sermaye ortağı olduğu şirketler” düzenlemesi getirilerek Anayasa Mahkemesi kararı baypas edilmiştir.

2025 yılı Temmuz ayında, kamuoyunda “Zeytinlik Yasası” olarak bilinen 7554 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun TBMM Genel Kurul gündeminde kabul edilerek kanunlaşmıştır. Doğal çevre ve korunan alanlarda; tabiat varlıkları, koruma alanları, ormanlar, kıyılar, milli parklar, doğal sit alanları, meralar, yaylalar, kışlaklar ile bütün yaşam değerlerimiz sermayenin yatırım ve rant alanı haline getirilmesine yönelik en kapsamlı düzenlemeleri içeren Kanunla doğal, tarihi ve kültürel tüm alanlarda büyük ölçekli projelerle doğal ve kültürel çevre tahribatının önü açılmıştır.

TBMM Gündeminde görüşülmekte olan “Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ile milli parklar ve koruma alanlarında koruma güvencelerini ortadan kaldırarak bu alanları yapılaşmaya açan düzenlemeler genişletilmek istenmektedir.

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle hizmet karşılığı gelir elde eden özel bütçeli idareye dönüştürülen Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün koruma alanlarında ve milli parklardaki koruma görevi önemsizleştirilmekte; döner sermaye işletmeleri, turizm tesisleri, günübirlik tesisler eliyle gelir elde etme amacı öncelik olarak belirlenmektedir.

Kanun teklifiyle; milli parklar ve korunan alanlarda “kamu yararı” gerekçesiyle altyapı tesisleri, enerji hatları, ulaşım, petrol ve doğalgaz hatlarına izin verilebilecektir. Bu düzenlemeyle milli parklar ve orman alanlarında yapılaşma baskısı artacak, koruma-kullanma dengesi bozulacak, idareye verilen geniş yetkiler nedeniyle denetimsiz uygulamaların önü açılacaktır.

Çağdaş, bilimsel bir planlamaya dayanmayan politikalar ve yatırım kararlarının durdurulması, doğal çevreyi sistemli bir şekilde rant alanı haline getiren düzenlemelerin geri çekilmesi gerektiğini vurguluyoruz.

Mimarlar Odası olarak, mesleğimiz, kentlerimiz, ülkemiz ve geleceğimiz için; doğal kaynaklarımızın ve doğal, kültürel çevremizin korunması amacıyla verdiğimiz mücadeleye devam etmekte kararlı olduğumuzu değerli kamuoyumuzla paylaşıyoruz.

 

TMMOB MİMARLAR ODASI
MERKEZ YÖNETİM KURULU

Yazar- MO İstanbul 3 Mart 2026 Salı