Kanal İstanbul ve Yenişehir Rezerv Alanı Projesindeki Gelişmeler; Yassıören ve Boyalık, Baklalı Mahalleleri Davalarımız
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi olarak, bilimsel ve çevresel açıdan kabul edilemez olan Kanal İstanbul ve Yenişehir Rezerv Yapı Alanı Projesi planlarına karşı yürüttüğümüz hukuki mücadele kararlılıkla devam ediyor. Son olarak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 27.01.2025 tarihinde Arnavutköy’ün Yassıören ile 28.01.2025 tarihinde askıa çıkarılan Boyalık ve Baklalı mahallelerine ilişkin hazırlanan yeni imar planlarına dava açmış bulunmaktayız. Ayrıca, Sazlıbosna ve Hacımaşlı mahallelerini kapsayan yeni planların askıya çıkmasının ardından yaşanan hızlı geri çekilme de projenin hukuki açmazlarını bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Arnavutköy Boyalık, Baklalı ve Yassıören Mahallelerinin bir kısmına ilişkin hazırlanan 1/5000 ölçekli Nazım ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı’nın yapım gerekçeleri incelendiğinde, öne sürülen imar planı eksikliği, sağlıksız konut dokusu ve altyapı yetersizlikleri; bölgenin mevcut kırsal niteliği ve İstanbul’un üst ölçekli planlama ilkeleri ile çelişmektedir. Afet riski gerekçesiyle İstanbul’un hiç yapılaşmamış veya kırsal köy yerleşmelerinin bulunduğu ek olarak Çevre Düzeni Planında koruma kuşakları olarak belirlenen kuzey alanlarının Rezerv Yapı Alanı ilan edilmesi, bölgenin yapılaşmaya açılması için hukuki bir araç olarak kullanılmaktadır.
Plan raporlarında belirtilen “bölgedeki yatırım ve projelerle bütünleşme” ifadeleri, açıkça Kanal İstanbul ve Kuzey Marmara Otoyolu gibi büyük ölçekli projelerin etkilerini meşrulaştırma çabasıdır. İstanbul Havalimanı ve Kuzey Marmara Otoyolu’nun yarattığı yapılaşma baskısı göz önüne alındığında, bu projeleri gerekçe göstererek yeni bir yapılaşma alanı yaratmak İstanbul’da olumsuz çevresel ve sosyal etkileri daha da derinleştirecektir. Bilimsel ve çevresel açıdan kabul edilemez olan Kanal İstanbul Projesi, Boyalık Baklalı ve Yassıören gibi kırsal bölgelerde yoğun bir yapılaşmayı haklı kılamaz.
Hazırlanan imar planları, 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı’nın kentin kuzeyindeki orman alanlarının korunması yönündeki açık kararlarına aykırıdır. Plan raporlarında Bölgedeki hassas su kaynakları olan Eşkinoz Deresi ve İSKİ içme suyu havzaları üzerindeki potansiyel olumsuz etkiler yeterince irdelenmemiştir. Zira Kanal İstanbul ve Yenişehir Rezerv alanının ÇED Raporuna ilişkin davamız sürmektedir.
Planların nüfus projeksiyonu ve yoğunluk kararları da bölgenin mevcut kırsal karakteriyle tamamen zıttır ve aşırı bir yapılaşma yoğunluğu anlamına gelmektedir. Mevcut nüfusu 1.657 kişi olan Boyalık ve Baklalı Mahallelerinin öneri plan nüfusu 21.618 kişi; mevcutta 680 kişilik nüfusu olan Yassıören Mahallesinin ise öneri plan nüfusu 3.232 olarak belirlenmiştir. Tüm bu nedenlerle, Yassıören, Boyalık ve Baklalı Mahallelerine ilişkin bu imar planlarının kamu yararını gözetmediği ve bölgenin doğal ve kırsal yapısını geri dönülmez bir şekilde tahrip etme potansiyeli taşıdığı açıktır.
Arnavutköy’ün doğal yapısı ve orman alanları ile Boyalık ve Baklalı derelerinin bulunduğu Yenişehir Rezerv Yapı Alanının bir kısmına ilişkin hazırlanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği de benzer şekilde kamu yararı ve şehircilik ilkeleriyle çelişmektedir. Planlama alanı, İstanbul’un Çevre Düzeni Planında korunması gereken kuzey ormanları ve baraj havzalarının içinde yer almaktadır. Önceki planların mahkeme tarafından iptal edilmesi de bu alanın doğal niteliğinin korunması gerektiğini teyit etmektedir.
Boyalık ve Baklalı Mahalleleri Mevcut Durum Öneri 1/5000 Nazım İmar Planı
Özellikle Boyalık ve Baklalı Planlarında askı sürecinde, itirazlar sonucunda yapılan revizede dikkat çekici bir şekilde yalnızca bazı mülkiyet sahiplerinin emsal artışı taleplerinin (hektar başına 100 kişiden 240 kişiye çıkarılarak) karşılanması planın temel amacının İstanbul’un kuzeyinde yeni bir şehir inşaası olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Bu planlar afet risklerine karşı sağlıklı yaşam alanları üretmektense, Kanal İstanbul ve diğer büyük altyapı projelerinin etkilerini meşrulaştırma ve İstanbul’un kuzeyini yapılaşmaya açma amacı taşımaktadır. Yoğunluk artışı veya oranı düşünülmeden İstanbul’un büyüme yönünün kuzey alanları olduğu asla kabul edilemez. Dolayısıyla bu planlar kamu yararını açıkça hiçe saymaktadır.
Henüz ÇED Raporu onaylanmayan Kanal İstanbul ve Yenişehir Rezerv Alanı Projesi güzergahında yasa dışı olarak inşa edilen yapılar (Kasım 2024)
Sazlıbosna ve Hacımaşlı Planları Askıya Çıktıktan 9 Gün Sonra Geri Çekildi!
Bu planlara ek olarak, 10.02.2025 tarihinde askıya çıkarılan İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, Sazlıbosna ve Hacımaşlı Mahalleleri, Yenişehir Rezerv Yapı Alanının Bir Kısmına İlişkin 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı, 1/5000 Ölçekli Nazım ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından sadece 9 gün sonra, 19.02.2025 tarihinde “Askı Sürecinin Sonlandırılmasına Dair İlan” ile askıdan indirilmiştir. Gerekçe olarak ise, İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nin “İstanbul İli Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanına 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği”nin iptali yönündeki kararının, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi tarafından kaldırılması ve dolayısıyla iptal kararının uygulanma zorunluluğunun ortadan kalkması gösterilmiştir. Bu durum üzerine, askı süreci tutanakla sonlandırılmıştır. Ancak bu hızlı adım, Kanal İstanbul ve Yenişehir projesiyle ilgili planlama süreçlerinin ne kadar sorunlu ve hukuki zeminden yoksun olduğunu açıkça göstermektedir. Daha önce mahkeme tarafından iptal edilen üst ölçekli plan kararlarının yeniden gündeme getirilmesi ve ardından apar topar geri çekilmesi, planlama süreçlerindeki keyfiliği ve tutarsızlığı bir kez daha ortaya koymuştur.
Mimarlar Odası olarak, İstanbul’un kuzeyindeki bu değerli doğal ve tarım alanlarının Kanal İstanbul projesi ve rant odaklı Yenişehir Rezerv Alanı planlarıyla yok edilmesine karşı hukuki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Yassıören ve Boyalık-Baklalı planlarına karşı açtığımız davaların takipçisi olacak, Sazlıbosna-Hacımaşlı planlarının yeniden askıya çıkması durumunda da gerekli hukuki adımları ivedilikle atacağız. Kamu yararını ve şehircilik ilkelerini savunan mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.







