<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tmmob &#8211; Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi</title>
	<atom:link href="http://www.mimarist.org/tag/tmmob/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mimarist.org</link>
	<description>Mimarlar Odası Toplum Hizmetinde...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Mar 2026 13:32:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://www.mimarist.org?v=4.9.22</generator>
	<item>
		<title>Partili Rektörlük Sistemine Hayır!</title>
		<link>http://www.mimarist.org/partili-rektorluk-sistemine-hayir/</link>
		<pubDate>Tue, 05 Jan 2021 18:54:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[boğaziçi rektör]]></category>
		<category><![CDATA[boğaziçi üniversitesi rektör]]></category>
		<category><![CDATA[rektör ataması]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18644</guid>
		<description><![CDATA[Geçmiş yıllarda AKP İl Yöneticisi ve milletvekili aday adayı olan Melih Bulu’nun, hiçbir kurumsal bağının bulunmadığı Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanması üzerine TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından 5 Ocak 2021 tarihinde basın açıklaması yapıldı. PARTİLİ REKTÖRLÜK SİSTEMİNE HAYIR! “Tek Adam” rejiminin ülkemizin tüm kurumlarını “Parti Devleti” anlayışıyla düzenleme]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-18645" src="http://www.mimarist.org/file/2021/01/bogazici_rektor.png" alt="" width="688" height="550" srcset="http://www.mimarist.org/file/2021/01/bogazici_rektor.png 688w, http://www.mimarist.org/file/2021/01/bogazici_rektor-300x240.png 300w" sizes="(max-width: 688px) 100vw, 688px" />Geçmiş yıllarda AKP İl Yöneticisi ve milletvekili aday adayı olan Melih Bulu’nun, hiçbir kurumsal bağının bulunmadığı Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanması üzerine TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından 5 Ocak 2021 tarihinde basın açıklaması yapıldı.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p><strong>PARTİLİ REKTÖRLÜK SİSTEMİNE HAYIR!</strong></p>
<p>“Tek Adam” rejiminin ülkemizin tüm kurumlarını “Parti Devleti” anlayışıyla düzenleme çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Devlet kurumlarına yapılan atama ve yükselmelerde liyakati değil, partiye ve tek adama sadakati esas alan bu anlayış, üniversitelere yapılan rektör atamalarında da kendini gösteriyor. Daha önce AKP İl Yöneticisi ve milletvekili aday adayı olan Melih Bulu’nun, hiçbir kurumsal bağının bulunmadığı Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanması bu durumun en yeni adımlarından biri oldu.</p>
<p>Uzun süreden beri ihraçlarla, siyasal kardolaşmalarla, dayatmalarla ve idari baskılarla iktidarın hedefi haline getirilen üniversitelerimiz hiçbir liyakati olmayan rektör atamaları ile tümüyle çoraklaştırılmak istenmektedir. Siyasi iktidarın özellikle akademik geleneği olan köklü üniversitelerimizi ve bileşenlerini hedef alan saldırgan tutumunu kabul etmek mümkün değildir.</p>
<p>Bilindiği gibi üniversite rektörlerinin kurum içerisinde yapılan seçimlerle belirlenmesi usulü, 2016 yılında yayınlanan bir OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile değiştirilmiş ve süreç tümüyle Cumhurbaşkanı’nın yetkisine bırakılmıştı. Diğer OHAL uygulamaları gibi, tek adam rejimini kurumsallaştırmayı hedefleyen bu yöntem, Üniversite yönetimlerini giderek siyasal iktidarın birer aparatı haline dönüştürmüştür. Akademiyi çürüten bu atama usulü derhal terk edilerek, üniversite kurullarının tüm üniversite bileşenlerinin katılımının sağlandığı demokratik seçimlerle belirlenmesi gerekmektedir.</p>
<p>Siyasi iktidar, üniversite bileşenlerinin demokratik tepkilerini anlamak ve buna uygun davranmak yerine, baskı ve zorbalıkla sindirmeye çalışmaktadır. Üniversitelerine ve kurumsal geleneklerine sahip çıkan Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinin ve öğrencilerinin yanındayız.</p>
<p><strong>EMİN KORAMAZ</strong></p>
<p><strong>TMMOB YÖNETİM KURULU BAŞKANI</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Munzur Gözelerindeki Tahribata Son Verilmelidir</title>
		<link>http://www.mimarist.org/munzur-gozelerindeki-tahribata-son-verilmelidir/</link>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2020 12:23:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob munzur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18459</guid>
		<description><![CDATA[TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, Dersim&#8217;in Ovacık ilçesi sınırları içinde bulunan Munzur Gözeleri&#8217;nde tahribata yol açacak projenin yapımına karşı 15 Eylül 2020 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.  Munzur Gözelerindeki Tahribata Son Verilmelidir 40 civarında su kaynağından oluşan Munzur Gözeleri, Tunceli’nin Ovacık ilçesinde yer almakta ve Munzur Çayı’nı oluşturmaktadır ve bu]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p class="rtejustify"><img class="aligncenter size-full wp-image-18460" src="http://www.mimarist.org/file/2020/09/munzur1.png" alt="" width="688" height="550" srcset="http://www.mimarist.org/file/2020/09/munzur1.png 688w, http://www.mimarist.org/file/2020/09/munzur1-300x240.png 300w" sizes="(max-width: 688px) 100vw, 688px" />TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, Dersim&#8217;in Ovacık ilçesi sınırları içinde bulunan Munzur Gözeleri&#8217;nde tahribata yol açacak projenin yapımına karşı 15 Eylül 2020 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-separator"><strong> Munzur Gözelerindeki Tahribata Son Verilmelidir</strong></div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p class="rtejustify">40 civarında su kaynağından oluşan Munzur Gözeleri, Tunceli’nin Ovacık ilçesinde yer almakta ve Munzur Çayı’nı oluşturmaktadır ve bu sebeple 1971 yılında Milli Park ilan edilen Munzur Vadisi’nin kaynağı niteliğinde bir akarsu yatağıdır. 2003 yılında 1. Derece Doğal Sit Alanı ilan edilen Munzur Gözeleri ülkemizde kesin korunması gereken alanlar arasında yer almaktadır.</p>
<p class="rtejustify">Munzur Gözeleri bir yıkım projesi ile karşı karşıyadır. Geçtiğimiz Mayıs ayı içerisinde Munzur Gözeleri Rekreasyon Projesi ihale edilmiş, alanda yapılaşma içeren projenin yapımına yöre halkının, ilgili yerel yönetimlerin ve demokratik kitle örgütlerinin görüşleri alınmadan Covid-19 salgını fırsat bilinerek hızla başlanmıştır. Yöre halkının inanç dünyasında önemli bir yere sahip olan alanın, yöre halkının hassasiyeti de göz önüne alınarak minimum müdahale ilkesiyle düzenlenmesi ve korunmasına ilişkin tedbirler alınması gerekirken; alanın yoğun şekilde kullanımını ve ziyaretçi sayısını artırmayı teşvik eden bir piknik alanı şeklinde düzenlenmiştir.</p>
<p class="rtejustify">Göze adı verilen su kaynaklarından oluşan alan, inanç dünyalarındaki yeri nedeniyle yöre halkı tarafından uzun yıllar boyunca korunmuş ve tahrip edilmesi engellenmiştir. Ancak son yıllarda oluşan aşırı kullanım baskısı, işletme vb. yapıların oluşmasına ve uygun olmayan kullanımlara izin verilmesi, sorunlu bir sürecin önünü açmıştır. Salda Gölü gibi bölgelerde de gördüğümüz üzere, yurttaşlarımızın ilgisini çeken doğal, tarihi, kültürel varlıklarımız, geri dönüşü mümkün olmayacak zararlara neden olacak yıkım projeleri ile gündeme gelmektedir. Benzer şekilde Munzur Gözeleri’ni ve devamında Munzur Çayı, Munzur Vadisi Milli Parkı ve bünyesinden bulunan fauna ve flora varlığını zincirleme şekilde etkileyecek tahribat süreci başlatılmıştır.</p>
<p class="rtejustify">Projeyi gündeme getiren, yapan ve uygulayanlardan çok önce, tarihin eski dönemlerinde oluşmuş doğal varlığımız olan Munzur Gözeleri, dünyanın bizlere armağan ettiği nadir miras alanlarından bir tanesidir. Bu tip alanlar uluslararası ve ulusal düzeyde korunması ve sonraki nesillere teslim edilmesi gereken önemli varlıklardır. Doğal varlıklarımız ülkemizin dört bir yanında yağma ve talan projeleri ile tehdit altındadır. Ülkesini, halkını ve  doğasını seven her yurttaşın görevi bu talana karşı durmaktır.</p>
<p class="rtejustify">Vadi oluşumunun ve Milli Parkın kaynağı sayılabilecek olan Munzur Gözeleri kesinlikle korunmalıdır.</p>
<p class="rtejustify">Munzur Gözeleri’nde yapımına başlanan projeye bir an önce son verilmelidir.</p>
<p class="rtejustify"><strong>Emin KORAMAZ<br />
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Heybeliada Sanatoryumu Sağlık Tesisi Olarak Kalmalıdır!</title>
		<link>http://www.mimarist.org/heybeliada-sanatoryumu-saglik-tesisi-olarak-kalmalidir/</link>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2020 11:18:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>
		<category><![CDATA[basın açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[heybeliada sanatoryumu]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlar odası]]></category>
		<category><![CDATA[ortak açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18450</guid>
		<description><![CDATA[Yaklaşık 6 aydır yoğun bir tehdit şeklinde deneyimlediğimiz pandemi sürecinde, sağlık politikalarının önemi ve sağlık tesislerine olan ihtiyaç tüm toplum için daha da belirgin hale gelmiştir. Bu bağlamda ülkenin her yerinde kullanıma giren sağlık tesislerinin, halk sağlığı açısından önemi tartışılamaz. Kamu arazilerinin tahsisinde, temel ihtiyaçların ve ihtiyaca bağlı önceliklerin ortaya]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-large wp-image-18452" src="http://www.mimarist.org/file/2020/09/heybeliada_deneme_ortak-1024x683.jpg" alt="" width="900" height="600" srcset="http://www.mimarist.org/file/2020/09/heybeliada_deneme_ortak-1024x683.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2020/09/heybeliada_deneme_ortak-300x200.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2020/09/heybeliada_deneme_ortak-768x512.jpg 768w, http://www.mimarist.org/file/2020/09/heybeliada_deneme_ortak.jpg 1050w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" />Yaklaşık 6 aydır yoğun bir tehdit şeklinde deneyimlediğimiz pandemi sürecinde, sağlık politikalarının önemi ve sağlık tesislerine olan ihtiyaç tüm toplum için daha da belirgin hale gelmiştir. Bu bağlamda ülkenin her yerinde kullanıma giren sağlık tesislerinin, halk sağlığı açısından önemi tartışılamaz.</p>
<p>Kamu arazilerinin tahsisinde, temel ihtiyaçların ve ihtiyaca bağlı önceliklerin ortaya konması ve tahsislerin bu öncelikler dikkate alınarak gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Pandemi sürecinde, kent içinde erişilebilir, adil ve rasyonel yer seçimi kriterleriyle seçilen, özelleştirme politikalarına alet edilmeyen, turizm ve ticaret aracı olarak görülmeyen, doğrudan devletin ve ilgili diğer kamu idarelerinin yönetimi altında olan sağlık tesislerinin inşası, sağlık politikası içinde en temel ihtiyaçlardan biri olarak yükselmiştir.</p>
<p>Bu durumun en son örneği Heybeliada Sanatoryumu’nun Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsisidir. 1924 yılında Türkiye’nin ilk pandemi hastanesi olarak açılan ve 2005 yılından bu yana kapalı olan Heybeliada Sanatoryumu Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından 2018 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsis edilmiştir. 200 dönümlük alanın Sanatoryum binasının da içinde olduğu yaklaşık 134 dönümlük bölümünün tahsisi, 2019 yılında Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından kaldırılmış, yaklaşık 60 dönümlük arazi Diyanet İşleri Başkanlığı’nda kalmıştır. O tarihlerden bu yana zaman zaman gündeme gelmiş olmakla birlikte, tümüyle bir belirsizliğe terk edilmiştir. Bina, özellikle halen geçerli olan doğal ventilasyon kurallarına göre yüksek tavanlı ve özel pencereleri ile her türlü bulaşıcı hastalık düşünülerek inşa edilmiştir. Bugün inşa edilen, modern ventilasyonlu ama açılmayan pencereli binalardan daha güvenli olduğu söylenebilir. Bulunduğu ormanlık ve esintili bölge de özel olarak seçilmiştir.</p>
<p>Bir yandan eşsiz bir kültür mirası olması nedeniyle korunması, içinde bulunan tüm yapıları ile birlikte restore edilerek geleceğe aktarılması gerekmekte; diğer yandan tüm dünyayı derinden etkileyen COVID-19 salgını nedeniyle, sağlık tesisleri altyapısının güçlendirilmesi açısından da sağlık fonksiyonu ile devam etmesi sağlanmalıdır. Bu kapsamda, Heybeliada Sanatoryumu’nun yeniden Sağlık Bakanlığı&#8217;na devredilerek gerekli restorasyon işlemlerinin yapılarak yenilenmesi, böylelikle yeniden aslına uygun bir hastane ve bu dönemin ihtiyaçlarına cevap vermek üzere bir pandemi merkezi haline getirilmesi sağlanmalıdır.  Belirsiz bir zaman dilimini kapsayan pandemi koşullarında, her türlü sağlık tesisinin kullanıma hazır hâle getirilmesi bir zorunluluktur.</p>
<p>Bizler, sağlık alanında uzun zamandan bu yana sürdürülmekte olan, inşaat, arazi tahsisleri, şirketleşme ve ticarileşmeye dayalı politikaları reddettiğimizi, rant odaklı değil, kamu odaklı politikalara ivedilikle sahip çıkılması gerektiğini ve konunun takipçisi olacağımızı bir kez daha önemle vurguluyoruz.</p>
<p><strong>TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi</strong></p>
<p><strong>TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi</strong></p>
<p><strong>İstanbul Tabip Odası</strong></p>
<p><strong>Türk Toraks Derneği İstanbul Şubesi</strong></p>
<p><strong>İstanbul Barosu</strong></p>
<p><strong>Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Şubeleri</strong></p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Hasankeyf&#8217;te Kültürel, Tarihi Varlıklara Karşı İnsanlık Suçu İşlenmiştir</title>
		<link>http://www.mimarist.org/hasankeyfte-kulturel-tarihi-varliklara-karsi-insanlik-sucu-islenmistir/</link>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2020 12:48:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[hasankeyf]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18351</guid>
		<description><![CDATA[Kamuoyunun tüm itirazlarına rağmen yapılan Ilısu Barajı nedeniyle sular altında kalan 12 bin yıllık Hasankeyf&#8217;in “Hasankeyf’in yeni yüzü” olarak sunulan görüntüleri üzerine TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından 10 Temmuz 2020 tarihinde basın açıklaması yapıldı. HASANKEYF’TE KÜLTÜREL, TARİHİ VARLIKLARA KARŞI İNSANLIK SUÇU İŞLENMİŞTİR TARİH BU SUÇU AFFETMEYECEKTİR! Bugün sular]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-18352" src="http://www.mimarist.org/file/2020/07/hasankeyf.png" alt="" width="688" height="550" srcset="http://www.mimarist.org/file/2020/07/hasankeyf.png 688w, http://www.mimarist.org/file/2020/07/hasankeyf-300x240.png 300w" sizes="(max-width: 688px) 100vw, 688px" />Kamuoyunun tüm itirazlarına rağmen yapılan Ilısu Barajı nedeniyle sular altında kalan 12 bin yıllık Hasankeyf&#8217;in “Hasankeyf’in yeni yüzü” olarak sunulan görüntüleri üzerine TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından 10 Temmuz 2020 tarihinde basın açıklaması yapıldı.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p><strong>HASANKEYF’TE KÜLTÜREL, TARİHİ VARLIKLARA KARŞI İNSANLIK SUÇU İŞLENMİŞTİR</strong></p>
<p><strong>TARİH BU SUÇU AFFETMEYECEKTİR!</strong></p>
<p>Bugün sular altında kalan “ve betonla güzelleştirilmeye çalışılan” Hasankeyf, yalnızca bir antik kent değildi. Ilısu Barajı nedeniyle sular altında kalan Batman’daki Hasankeyf, 12 bin yıllık geçmişiyle dünyanın ilk yerleşim yerlerinden olan ve tüm insanlık tarihine ışık tutan; Neolitik dönem insanlarından Asurlulara, Eyyübilerden Bizanslılara, Sasanilerden Osmanlılara, bir çok farklı topluluğa ev sahipliği yapmış ve hepsinin kültürünü bir şekilde bünyesinde barındırmış olan medeniyet tarihini gözler önüne seren bir kentti.</p>
<p>Son nefesini verdi. Binlerce yıldır ayakta duran kent, bir baraj uğruna sonsuza dek yok oldu.</p>
<p>Hazırlıklarına 1954 yılında başlanan Ilısu Barajı ve hidroelektrik santrali projesi 1975 yılında tamamlandı. Hasankeyf ve bölgesi 1981 yılında bütünüyle SİT alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştı. Buna rağmen tarihe ve kültüre hiçbir saygısı olmayan dönemin başbakanı, bugünün cumhurbaşkanı 2006 yılında ilçeden 90 km uzaklıkta bulunan baraj ve hidroelektrik santralin temelini attı.</p>
<p>Başta Birliğimiz ve bağlı odalarımız olmak üzere, bölge sakinlerinin, demokratik kitle örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının, hatta dünya kamuoyunun çabaları sonuç vermedi. Sembolik birkaç tarihi eser bölgeden taşındı; yöre halkı zorunlu kamulaştırma ile başka bir alana yerleşmeye zorlandı. Ayrıca resmi bilgilere göre 210 mağaraya dolgu yapıldı ve büyük kaya kütleleri patlayıcılar ile patlatılarak bölgenin tüm morfolojisi katledildi. Vadi ekosistemi dönüşü olmayacak şekilde yerle bir edildi.</p>
<p>Şimdi Hasankeyf’in betonla kaplanmış, <em>“tamamen sıfır kilometre”</em> hale getirilmiş yeni hali devletin resmi ajansı kanalıyla insanlara <em>“turizm cenneti”</em> olarak lanse edilmeye çalışılıyor. 12 bin yılık kültürel değerimizin sular altında kalmasından sonra ortaya çıkan yeni görüntü duyarlı her insanın canını yakarken; tarihi, kültürel, ekolojik ve estetik hiçbir değer taşımayan “Yeni Hasankeyf”in, sembolik olarak taşınan tarihi eserleriyle birlikte ziyarete açıldığı basınla paylaşıldı. Binlerce yıllık yaşanmışlığın üstüne suyu boca edince güzel görüneceği düşünülüyor olmalı…</p>
<p>Konunun gündeme geldiği 2000’li yılların başından itibaren gerek alanlarda, gerekse hukuki olarak yılmadan verdiğimiz mücadele, ne yazık ki sonuçsuz kalmıştır. Yapılan baraj ve hidroelektrik santral ile 12 bin yıldır yaşayan tüm canlı ve cansız doğal, kültürel, tarihi varlıklara karşı insanlık suçu işlenmiştir. Tüm bunların üzerine “Hasankeyf’in yeni yüzü” denilerek paylaşılan görüntüler dehşet vericidir. Bu tabir kamuoyunun aklıyla alay etmektir. Tarih bu suçu affetmeyecektir.</p>
<p><strong>Emin Koramaz</strong></p>
<p><strong>TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Arin Zümrüt Derhal Serbest Bırakılsın</title>
		<link>http://www.mimarist.org/arin-zumrut-derhal-serbest-birakilsin/</link>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2020 10:41:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[arin zümrüt]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18315</guid>
		<description><![CDATA[Makine Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu üyesi arkadaşımız Arin Zümrüt’ün de aralarında bulunduğu kadınların serbest bırakılması için TMMOB Kadın Çalışma Grubu tarafından 28 Haziran 2020 tarihinde basın açıklaması yapıldı. Meslektaşımız, Yol Arkadaşımız Arin Zümrüt Derhal Serbest Bırakılsın Hemen her güne bir hak gaspı ile uyanıyoruz. Kendisinden farklı düşünen tüm]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-18316" src="http://www.mimarist.org/file/2020/06/arin_aciklama.png" alt="" width="688" height="550" srcset="http://www.mimarist.org/file/2020/06/arin_aciklama.png 688w, http://www.mimarist.org/file/2020/06/arin_aciklama-300x240.png 300w" sizes="(max-width: 688px) 100vw, 688px" />Makine Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu üyesi arkadaşımız Arin Zümrüt’ün de aralarında bulunduğu kadınların serbest bırakılması için TMMOB Ka<span class="text_exposed_show">dın Çalışma Grubu tarafından 28 Haziran 2020 tarihinde basın açıklaması yapıldı.<br />
</span><strong>Meslektaşımız, Yol Arkadaşımız Arin Zümrüt Derhal Serbest Bırakılsın</strong></p>
<p>Hemen her güne bir hak gaspı ile uyanıyoruz. Kendisinden farklı düşünen tüm kesimlere saldıran siyasal iktidar muhalif kadınlara yönelik saldırılarını giderek artırıyor.</p>
<div class="text_exposed_show">
<p>Kadın derneklerine saldırılarak, kadın mücadelesi veren, &#8220;makbul olmayan&#8221; kadınlar gözaltına alınarak adeta tüm kadın hareketine gözdağı vermeye çalışılıyor. Ancak kadınların mücadelesi susmuyor, susmayacak.</p>
<p>Pandemi sürecinde kadın işsizliği %45.3&#8217;e yükseldi. Ev içerisinde ücretlendirilmeyen iş yükü kadınlar için dayanılmaz boyutlara ulaştı. Hakimler ve Savcılar Kurulu kararı ile 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun hükümleri askıya alındı ve kadına yönelik erkek şiddeti arttı.</p>
<p>İnfaz düzenlemesi ile pandemi sürecinde siyasi tutuklu ve hükümlüler içeride tutulurken kadınlara yönelik suçlardan dolayı tutuklu olan kişiler serbest bırakıldı. LGBTI+&#8217;lara karşı nefret söylemleri devam etti.</p>
<p>Siyasi iktidar ülkemizin imzacısı olduğu uluslararası anlaşmaları da hiçe sayarak tüm bu hak ihlallerine, kadın kıyımına, kadın emeği sömürüsüne gözlerini ve kulaklarını kapadı. Daha da fenası kadın derneklerine ve bu derneklerin aktivistlerine saldırılarını sürdürdü.</p>
<p>26 Haziran günü yine birçok kadın aktivist gözaltına alındı. Arkadaşımız Arin Zümrüt de onlardan birisi. Arin hiçbir gerekçe gösterilmeden keyfi bir şekilde gözaltına alınmıştır.</p>
<p>26 Haziran günü sabahın erken saatlerinde Diyarbakır’da aralarında Makine Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu üyesi arkadaşımız Arin Zümrüt’ün de bulunduğu pek çok kadın aktivist gözaltına alındı. Arin, TMMOB içerisinde birlikte mücadele yürüttüğümüz bir kadın yol arkadaşımızdır.</p>
<p>Hukuksuz olarak gözaltına alınan arkadaşımız astım hastasıdır. Pandemi sürecindeki bu gözaltı sağlığı için de ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.</p>
<p>Öte yandan, yine aynı gün gözaltına alınan kadın hakları aktivistleri işkenceye maruz bırakılmıştır. İşkence bir insanlık suçudur.</p>
<p>Başta meslektaşımız Arin Zümrüt olmak üzere, haksız yere gözaltına alınan tüm arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını, işkencenin durdurulmasını ve işkence zanlılarının derhal tespit edilerek yargılanmasını talep ediyoruz.</p>
<p>Yaşasın Kadın Dayanışması.</p>
<p><strong>TMMOB Kadın Çalışma Grubu</strong></p>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Kanal İstanbul Projesi&#8217;ne Karşı Doğamızı ve Halkımızı Savunmaya Devam Ediyoruz</title>
		<link>http://www.mimarist.org/kanal-istanbul-projesine-karsi-dogamizi-ve-halkimizi-savunmaya-devam-ediyoruz/</link>
		<pubDate>Sun, 28 Jun 2020 10:22:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18313</guid>
		<description><![CDATA[Kanal İstanbul Projesi kapsamında hazırlanan “Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı”nda 26 Haziran 2020 tarihinde yapılan değişikliğe ilişkin TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından 28 Haziran 2020 tarihinde basın açıklaması yapıldı. Kanal İstanbul Projesi&#8217;ne Karşı Doğamızı ve Halkımızı Savunmaya Devam Ediyoruz Toplumun geniş kesimlerinin özellikle]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-18314" src="http://www.mimarist.org/file/2020/06/kanal_ist_degisik.png" alt="" width="688" height="550" srcset="http://www.mimarist.org/file/2020/06/kanal_ist_degisik.png 688w, http://www.mimarist.org/file/2020/06/kanal_ist_degisik-300x240.png 300w" sizes="(max-width: 688px) 100vw, 688px" />Kanal İstanbul Projesi kapsamında hazırlanan “Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı”nda 26 Haziran 2020 tarihinde yapılan değişikliğe ilişkin TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından 28 Haziran 2020 tarihinde basın açıklaması yapıldı.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p><strong>Kanal İstanbul Projesi&#8217;ne Karşı Doğamızı ve Halkımızı Savunmaya Devam Ediyoruz</strong></p>
<p>Toplumun geniş kesimlerinin özellikle de İstanbul’da yaşayanların yoğun itirazlarına rağmen, Kanal İstanbul Projesi ilerlemeye devam ediyor. Karantina döneminde yapılan ihaleleriyle büyük tepki çeken proje kapsamında, kanalın çevresindeki tarım alanlarına kurulacak “Yenişehir” için Çevre Düzeni Planı Değişikliği 26 Haziran 2020 tarihinde askıya çıkarıldı.</p>
<p>Çevre ve Şehircilik Bakanlığı&#8217;nın 23 Aralık 2019&#8217;da onayladığı “Avrupa Yakası Rezerv Yapı Alanı 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı”na yapılan yoğun itirazlar üzerine yapılan bu değişiklik, ne yazık ki itirazların neredeyse hiçbiri dikkate almamıştır.</p>
<p>TMMOB ve bağlı bileşenleri olarak 23 Aralık 2019 tarihli Çevre Düzeni Planı’na yaptığımız itirazların temelinde, söz konusu projenin şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğu esası yatmaktaydı. Projenin esasına ilişkin bu itirazlarımızı görmezden gelerek yapılan hiçbir düzeltme ve yenileme, projeyi daha uygulanabilir kılmayacaktır.</p>
<p>Nitekim yaptığımız ilk incelemelerde, yapılan değişikliklerin, projenin yarattığı tehditleri ortadan kaldırılmadığı, bilakis, tahribatın detayını kurallara bağlayan yıkıcı, dönüştürücü yeni ek hükümlerin getirildiği görülmektedir. Yeni yayınlanan değişiklikte, kanal projesi üzerinde ilave bir köprü/geçiş, bu köprü-geçiş alanlarının çevresinin özel proje alanı olarak değişikliği ve kanalın Karadeniz bağlantı alanına dönük kıyı alanında değişiklikler göze çarpmaktadır. Bu değişikliklerin her biri, yeni çevresel ve kentsel riskler yaratmaktadır.</p>
<p>TMMOB olarak daha önceki süreçlerde olduğu gibi, bu plan değişikliği için de gereken bilimsel çalışmaları titizlikle yaparak gerekli itirazlarımızı sunacak ve açacağımız dava ile hukuki süreci yeniden başlatacağız.</p>
<p>Bir kez daha belirtmek isteriz ki, yandaş kesimlere ve uluslararası sermayeye kentsel rant alanları yaratmayı amaçlayan Kanal İstanbul Projesi, büyük ölçekli bir ekolojik tahribat ve yıkım projesidir. Bu proje ile sulak alanlar, su-deniz sistemleri, tarım alanları, mera alanları, orman alanları, korunması gerekli nitelikli alanlar ile bölgenin sahip olduğu flora ve fauna, hassas ekolojik değerler ve ilişkiler, iklim özellikleri yok edilme tehdidi altındadır. Bilimin ve aklın gereklerine, doğanın ve insanlığın sağlığına, her türden hukuki mevzuata ve kamu çıkarına aykırı olan Kanal İstanbul Projesi’ne karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.</p>
<p>EMİN KORAMAZ</p>
<p><strong>TMMOB YÖNETİM KURULU BAŞKANI</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Mimarlar Odası İstanbul Öğrenci Temsilcilerinden Yasa Değişikliğine Dair Açıklama</title>
		<link>http://www.mimarist.org/mimarlar-odasi-istanbul-ogrenci-calismalarindan-yasa-degisikligine-dair-aciklama/</link>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2020 16:19:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>
		<category><![CDATA[basın açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[meslek kuruluşları seçim]]></category>
		<category><![CDATA[meslek kuruluşları yasa değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[meslek kuruluşları yasası]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlar odası öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob yasa değişikliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18293</guid>
		<description><![CDATA[Geçmişten Gelen Bilinç ve Gençliğin Mücadele Azmiyle Buradayız! TMMOB Mimarlar Odası, 1954 yılında özel bir kanunla kurulmuş, mimarlık mesleğinin uygulanması ile ilgili kuralların belirlenmesiyle görevli ve zorunlu üyeliğe dayanan, kamu ve toplum yararına çalışan anayasal bir meslek kuruluşudur. Kurulduğundan bu yana, mesleğimizin ve meslektaşımızın sorunlarının...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Geçmişten Gelen Bilinç ve Gençliğin Mücadele Azmiyle Buradayız!</strong></p>
<p><strong>TMMOB Mimarlar Odası</strong>, 1954 yılında özel bir kanunla kurulmuş, mimarlık mesleğinin uygulanması ile ilgili kuralların belirlenmesiyle görevli ve zorunlu üyeliğe dayanan, kamu ve toplum yararına çalışan anayasal bir meslek kuruluşudur. Kurulduğundan bu yana, mesleğimizin ve meslektaşımızın sorunlarının, ülkemizdeki kentlerin imar süreciyle doğrudan bağlantılı oluşuyla birlikte kentleşme sorunlarını dikkatli biçimde izlemekte, gerektiğinde müdahale etmektedir.</p>
<p>70’li yıllardan beri toplumcu kimliğinden ödün vermemiş odamız 50 yıl sonrasında bile siyasi iktidarın ele geçirme, zayıflatma, etkisizleştirme, parçalama ve tasfiye etme girişimlerinde bulunmasına rağmen 2020’de doğruları gür bir şekilde söyleyen odaları, baroları, kendilerine muhalif gördükleri meslek örgütlerini hedef almakta ve seçim sistemlerine müdahale etmeye kalkışmaktadır.</p>
<p>Siyasi iktidarın 5000’e yakın yurttaşımızı yitirdiğimiz salgınla ve salgının toplumsal ve ekonomik olarak yarattığı yıkım ile ilgilenmesi gerekirken, TMMOB ve Meslek Örgütleri başta olmak üzere demokratik kitle örgütlerinin yasalarında değişikliğin gündeme getirilmesinin gerekçesi bizce açıktır ve bu iktidarın son zamanlarda aldığı kararların halkın yararı alınmadığının en güçlü kanıtıdır. Salgının yarattığı ortam fırsat bilinerek seçilmişlerin makamlarına atanan kayyumlar, milletvekillerin vekilliklerinin düşürülmesi, Kanal İstanbul ihalesinin yapılması, Salda Gölü’ne giren iş makineleri, Ilısu Barajı’nın açılması ve birçok hukuksuz eyleme karşı olduğumuz için hedefteyiz.</p>
<p>Meslek etiğinin yok sayılması, mesleklerin ve eğitimin bilinçli olarak itibarsızlaştırılması biz geleceğin mimarları ve bizim gibi üniversitelerde eğitim gören binlerce öğrencinin gelecek ile ilgili kaygılarını arttırmakta, en güçlü destekçimiz güvencemiz olan ve ülkemizde 500 bini aşkın üyesiyle, mesleki bilginin doğru ve verimli kullanılması konusunda çaba gösteren en bilgili, en birikimli ve en güçlü meslek örgütü olarak Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin, halkın ve ülkenin çıkarlarını korumak için ortaya koyduğu çaba ve verdiği hukuk mücadeleleri iktidarların isteği doğrultusunda değil bilimin ve tekniğin ışığında kamu yararını düşünerek çalışmalar yapmaya devam edecektir.</p>
<p><strong>Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Öğrenci Temsilcileri olarak</strong>, nitelikli mimarlık ve planlama hizmetlerinin kamusal politikaların her düzeyinde yer alması için; bu hizmetleri kapsayan toplumsal yaşamın pek çok alanının ekonomik-siyasi rant alanı haline getirilmesine karşı mücadelemizi sürdürmekte kararlı olduğumuzu bir kez daha vurguluyor, anayasal güvence, hukukun, insan haklarının ve demokrasinin evrensel değerlerine bağlılığımızla geçmişten aldığımız bilinç, gençliğin mücadele azmiyle bundan sonra da antidemokratik uygulamalara karşı duracağımızın bilinmesini isteriz.</p>
<p><img class="aligncenter size-large wp-image-18294" src="http://www.mimarist.org/file/2020/06/yasa_degisikligi_ogrenci-1024x1024.jpeg" alt="" width="900" height="900" srcset="http://www.mimarist.org/file/2020/06/yasa_degisikligi_ogrenci-1024x1024.jpeg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2020/06/yasa_degisikligi_ogrenci-150x150.jpeg 150w, http://www.mimarist.org/file/2020/06/yasa_degisikligi_ogrenci-300x300.jpeg 300w, http://www.mimarist.org/file/2020/06/yasa_degisikligi_ogrenci-768x768.jpeg 768w, http://www.mimarist.org/file/2020/06/yasa_degisikligi_ogrenci.jpeg 1080w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Yüksek Seçim Kurulu’nu hukukun ve demokrasinin gereklerini yerine getirmeye davet ediyoruz.</title>
		<link>http://www.mimarist.org/yuksek-secim-kurulunu-hukukun-ve-demokrasinin-gereklerini-yerine-getirmeye-davet-ediyoruz/</link>
		<pubDate>Tue, 09 Apr 2019 12:59:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob]]></category>
		<category><![CDATA[ysk]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek seçim kurulu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=16840</guid>
		<description><![CDATA[Halkın demokratik iradesini yok sayan, seçim kurullarını siyasal baskı altında tutan, hukuku işine geldiği gibi işleten anlayış ülkeyi kaosa sürüklemektedir. Seçim hukukunun ülkenin doğusunda farklı batısında farklı, iktidarın kazandığı yerlerde farklı kaybettiği yerlerde farklı işletilmesine; iktidarın gücüyle halkın iradesinin gasp edilmek istenmesine izin verilmemelidir. Yüksek Seçim Kurulu’nu...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><span id="fbPhotoSnowliftCaption" class="fbPhotosPhotoCaption" tabindex="0" aria-live="polite" data-ft="{&quot;tn&quot;:&quot;K&quot;}"><span class="hasCaption">Halkın demokratik iradesini yok sayan, seçim kurullarını siyasal baskı altında tutan, hukuku işine geldiği gibi işleten anlayış ülkeyi kaosa sürüklemektedir.</span></span></p>
<p><span id="fbPhotoSnowliftCaption" class="fbPhotosPhotoCaption" tabindex="0" aria-live="polite" data-ft="{&quot;tn&quot;:&quot;K&quot;}"><span class="hasCaption">Seçim hukukunun ülkenin doğusunda farklı batısında farklı, iktidarın kazandığı yerlerde farklı kaybettiği yerlerde farklı işletilmesine; iktidarın gücüyle halkın iradesinin gasp edilmek istenmesine izin verilmemelidir.</span></span></p>
<p><span id="fbPhotoSnowliftCaption" class="fbPhotosPhotoCaption" tabindex="0" aria-live="polite" data-ft="{&quot;tn&quot;:&quot;K&quot;}"><span class="hasCaption">Yüksek Seçim Kurulu’nu hukukun ve demokrasinin gereklerini yerine getirmeye davet ediyoruz.</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği</strong></p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Mitinge Çağrı: Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz!</title>
		<link>http://www.mimarist.org/mitinge-cagri-krizin-bedelini-odemeyecegiz/</link>
		<pubDate>Tue, 18 Dec 2018 12:10:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[22 aralık bakırköy]]></category>
		<category><![CDATA[disk]]></category>
		<category><![CDATA[kesk]]></category>
		<category><![CDATA[kriz mitingi]]></category>
		<category><![CDATA[krize karşı miting]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob]]></category>
		<category><![CDATA[yoksulluk mitingi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=16350</guid>
		<description><![CDATA[Enflasyondan işsizliğe, yoksullaşmadan ekonomik durgunluğa kadar hayatlarımızı her alanda kâbusa çeviren kapsamlı bir ekonomik krizle karşı karşıyayız. İktidarın sözcüleri “kriz” sözcüğünü kullanmaktan özenle kaçınsa da, bizler için krizin anlamı birbiri ardına kapanan dükkanlardır, pazarda markette sürekli yapılan zamlardır, kabaran elektrik-su-doğalgaz faturalarıdır, ödenemeyen borçlardır, evlere gelen hacizlerdir, çalışma saatlerinin uzaması, işten atmaların]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Enflasyondan işsizliğe, yoksullaşmadan ekonomik durgunluğa kadar hayatlarımızı her alanda kâbusa çeviren kapsamlı bir ekonomik krizle karşı karşıyayız. İktidarın sözcüleri “kriz” sözcüğünü kullanmaktan özenle kaçınsa da, bizler için krizin anlamı birbiri ardına kapanan dükkanlardır, pazarda markette sürekli yapılan zamlardır, kabaran elektrik-su-doğalgaz faturalarıdır, ödenemeyen borçlardır, evlere gelen hacizlerdir, çalışma saatlerinin uzaması, <span class="text_exposed_show">işten atmaların artmasıdır, iş cinayetleridir.</span></p>
<div class="text_exposed_show">
<p>Krizin anlamı, milyonlarca yoksul-emekçi için ülkenin giderek yaşanamaz hale gelmesidir.</p>
<p>Aslında bugün temel mesele, bu büyük krizin faturasının kime ödetileceğidir. Üçte ikisi özel sektöre ve bankalara ait 467 milyar dolarlık dış borç ve bu devasa borcun ağır sonuçları, bu borçta sorumluluğu olmayan halka ödetilmek istenmektedir. Sendikal örgütlenmenin engellendiği, onbinlerce kamu emekçisinin ihraç edildiği, grevlerin yasaklandığı, hak aramanın bastırıldığı bir ortamda elde ettikleri yüksek kâr oranlarını hiç kimseyle paylaşmayanlar bugün zararlarını ve borçlarını halkın sırtına yıkmaya çalışmaktadır. “Nimete” kimseyi ortak etmeyen patronlar, külfeti nüfusun yüzde 99’unun üzerine yıkmaya çalışmaktadır.</p>
<p>Oysa krizin faturasını, bu düzen sayesinde ceplerini dolduran ve krizi yaratan patronlar ödemelidir.</p>
<p>Faturayı ödemesi gereken sadece patronlar değil, aynı zamanda siyasi iktidardır. Ülkeyi büyük bir yıkımın eşiğine getiren politikaları yıllardır kim hayata geçirdiyse, emeğin en temel haklarını kim gasp ettiyse, özelleştirmeler ve yerli tarımı bitiren politikalarla ülkeyi kim ithalata mahkum ettiyse, ülkenin kaynaklarını kim betona gömdüyse, örtülü ödenek ve kanun dışı kaynak kullanarak savaş politikasına kim devasa bütçe ayırdıysa krizin siyasi sorumlusu da onlardır.</p>
<p>Her ekonomik kriz bir karar aşamasıdır ve bugün verilecek kararın temel sorusu şudur: Kriz karşısında işçiler, kamu emekçileri, işsizler, gençler, kadınlar, emekliler, köylüler, yoksullar mı korunacak; yoksa krize yol açan şirketler, bankalar, patronlar mı korunacak?</p>
<p>Bu ülkenin tüm zenginliklerini yaratan çoğunluğunun krizden korunması için omuz omuza vermek zorundayız. Böylece krizin bedelini sömürülen ve ezilen yüzde 99’a değil, krizi yaratan yüzde %1’e ödetebiliriz!</p>
<p>Bunun için acil taleplerimiz var:</p>
<p>» Başta asgari ücret olmak üzere tüm ücretlerde ekonomik krizin etkileri telafi edilsin, en az gerçek enflasyon oranında zam yapılsın!</p>
<p>» Temel hizmetler olan doğalgaz, su, elektrik ve ulaşıma zam yapılmasın, yapılan zamlar derhal geri alınsın!</p>
<p>» Şirketlerin krizi fırsata çevirerek işçi çıkarmaları yasaklanmalıdır.</p>
<p>Krizin bedelini ödememek için;</p>
<p>Emeğin haklarını omuz omuza savunmak için;</p>
<p>Faturayı patronlar ve siyasi iktidar ödesin demek için;</p>
<p>22 Aralık Cumartesi günü 14.00’da Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda buluşalım!</p>
<p><strong>DİSK-KESK-TMMOB-TTB</strong></p>
</div>
<p><img class="aligncenter size-large wp-image-16352" src="http://www.mimarist.org/file/2018/12/whatsapp-image-2018-12-18-at-14.45.46-731x1024.jpeg" alt="" width="731" height="1024" srcset="http://www.mimarist.org/file/2018/12/whatsapp-image-2018-12-18-at-14.45.46-731x1024.jpeg 731w, http://www.mimarist.org/file/2018/12/whatsapp-image-2018-12-18-at-14.45.46-214x300.jpeg 214w, http://www.mimarist.org/file/2018/12/whatsapp-image-2018-12-18-at-14.45.46-768x1076.jpeg 768w, http://www.mimarist.org/file/2018/12/whatsapp-image-2018-12-18-at-14.45.46.jpeg 1142w" sizes="(max-width: 731px) 100vw, 731px" /></p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>TMMOB: Krize Karşı Emeğimize, Mesleğimize Ve Haklarımıza Sahip Çıkacağız!</title>
		<link>http://www.mimarist.org/tmmob-krize-karsi-emegimize-meslegimize-ve-haklarimiza-sahip-cikacagiz/</link>
		<pubDate>Wed, 21 Nov 2018 08:57:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob basın açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob kriz]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob yoksulluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=16142</guid>
		<description><![CDATA[TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, iktidarın yanlış ekonomi politikaları nedeniyle yaşanan krizin faturasının halka kesilmesine itiraz etmek amacıyla 19 Kasım 2018 tarihinde TMMOB’de bir basın toplantısı yaparak &#8220;Krize Karşı Emeğimize, Mesleğimize Ve Haklarımıza Sahip Çıkacağız!&#8221; başlıklı kampanya başlatıldığını duyurdu. Basın toplantısında kampanyanın ana hatları ve talepler ifade edilerek mühendis, mimar]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p class="rtejustify">TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, iktidarın yanlış ekonomi politikaları nedeniyle yaşanan krizin faturasının halka kesilmesine itiraz etmek amacıyla 19 Kasım 2018 tarihinde TMMOB’de bir basın toplantısı yaparak &#8220;Krize Karşı Emeğimize, Mesleğimize Ve Haklarımıza Sahip Çıkacağız!&#8221; başlıklı kampanya başlatıldığını duyurdu.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p class="rtejustify">Basın toplantısında kampanyanın ana hatları ve talepler ifade edilerek mühendis, mimar ve şehir plancılarının haklarına sahip çıkmak için ülke çapında yürüteceği kampanya sürecine ilişkin bilgi verildi.</p>
<p class="rtejustify">Kampanya kapsamında kitlesel basın açıklamaları, sorunlara yönelik çalıştaylar, TBMM ve Bakanlıklar ile görüşmeler, binalarımıza pankartlar asılması, broşür dağıtımları ve üyelere yönelik toplantılar yapılması gibi etkinlikler gerçekleştirilecek.</p>
<p class="rtejustify">&#8220;Krize Karşı Emeğimize, Mesleğimize Ve Haklarımıza Sahip Çıkacağız!&#8221; ana başlığı ile yürütülecek kampanyanın beş alt başlığı ise şöyle;</p>
<ol>
<li class="rtejustify">SGK’yı Göreve Davet Ediyoruz! Ücretli Çalışan Mühendis, Mimar ve Şehir Plancılarının Asgari Ücretlerine İlişkin Protokol İvedilikle Tekrar Yürürlüğe Konulmalıdır!</li>
<li class="rtejustify">Kamuda Çalışan Mühendis, Mimar ve Şehir Plancılarının Ücretleri ve Özlük Hakları İyileştirilmeli, Emeklilerin Koşulları İnsanca Yaşam Düzeyine Çekilmelidir!</li>
<li class="rtejustify">OHAL KHK’ları ile İhraç Edilen Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Bütün Hakları ile İşlerine İade Edilmelidir!</li>
<li class="rtejustify">TMMOB Yasasını Değiştirmeyi Amaçlayan Girişimlere Son Verilmelidir!</li>
<li class="rtejustify">Kriz Karşısında Emeğin Hakları Korunmalıdır!</li>
</ol>
<p class="rtejustify">TMMOB Yönetim Kurulu başkanı Emin Koramaz’ın kampanya sürecinin duyurusuna yönelik yaptığı açıklama metni şöyle;</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-16143" src="http://www.mimarist.org/file/2018/11/tmmob-kriz-aciklama.jpg" alt="" width="827" height="550" srcset="http://www.mimarist.org/file/2018/11/tmmob-kriz-aciklama.jpg 827w, http://www.mimarist.org/file/2018/11/tmmob-kriz-aciklama-300x200.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2018/11/tmmob-kriz-aciklama-768x511.jpg 768w" sizes="(max-width: 827px) 100vw, 827px" /></p>
<p class="rtecenter"><strong>KRİZE KARŞI EMEĞİMİZE, MESLEĞİMİZE VE HAKLARIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ!</strong></p>
<p class="rtejustify"><strong>Değerli Basın Emekçileri, Değerli Meslektaşlarım</strong></p>
<p class="rtejustify">Ülkemizde uzun süreden beri derin bir ekonomik kriz yaşanıyor. Halkın alım gücünü düşüren, işyerlerinin kapanmasına neden olan, işsizliği ve yoksulluğu artıran ekonomik kriz her geçen gün hayatlarımızı daha fazla etkiliyor.</p>
<p class="rtejustify">Yaşadığımız bu krizin sadece döviz kurundaki yükselmelerden kaynaklanmadığını ve ABD ile yaşanan gerilimlere bağlı olmadığını daha önceki açıklamalarımızda dile getirmiştik. Bugün geldiğimiz noktada kur baskısının ortadan kalkmasına, ABD ile ilişkilerin normalleşmesine rağmen, ekonomik göstergeler krizin etkisinin daha da arttığını göstermektedir.</p>
<p class="rtejustify">TÜİK tarafından açıklanan verilere göre Ekim Ayı itibariyle Tüketici Fiyat Endeksi % 25.24, Üretici Fiyat Endeksi % 45 düzeyine çıkmıştır. Bakanlar Kurulu tarafından başlatılan Enflasyonla Topyekûn Mücadele Kampanyasına rağmen fiyat artışları kontrol altına alınamamış ve son 15 yılın en yüksek düzeyine ulaşmıştır.</p>
<p class="rtejustify">Enflasyondaki bu artışın yanı sıra, yine TÜİK tarafından açıklanan veriler, ülke ekonomisinin hızla durgunluğa doğru sürüklendiğini göstermektedir. Sanayi Üretim Endeksi Eylül ayında bir önceki aya göre % 2.7 azalmıştır. Fabrikaların üretimi durdurması, yatırım projelerinin iptal edilmesi, şirketlerin konkordato ilanları ve toplu işçi çıkarmaları olarak hayatlarımıza yansıyan bu veri, Ağustos Ayında % 11.1 olarak açıklanan işsizlik oranının Eylül ayından itibaren çok daha yüksek düzeylere ulaşacağının habercisidir.</p>
<p class="rtejustify">Ekonomik göstergeler esas alınarak yapılan tüm analizler, 2018 yılın üçüncü çeyreğinden itibaren ekonomik büyümenin duracağını ve 2019 yılı içinde Türkiye ekonomisinin küçüleceğini işaret etmektedir.</p>
<p class="rtejustify">Halkın yaşamını sürdürmesini güçleştiren bu ekonomik krizin nedeni, yıllardır uygulanan yanlış ekonomi politikalarıdır. Yurt dışından sağlanan sıcak para akışına dayalı rant ekonomisi, ülkemizde düzenli ve giderek daha sık aralıklarla krizlere neden olmaktadır. Yaşanan her kriz, halkın daha fazla yoksullaşmasına, ülke varlıklarının değersizleşmesine neden olmaktadır. Emeğiyle geçinen kesimlerin krizler karşısında dayanma gücü azalmakta, krizlerin toplumsal maliyeti artmaktadır. İşsiz kaldığı için, borcunu ödeyemediği için, ailesinin geçimini sağlayamadığı, çocuklarına bakamadığı için depresyona girenlerin, kendini yakanların, intihar edenlerin haberleri hepimizin yüreğini acıtmaktadır.</p>
<p class="rtejustify">Yanlış ekonomi politikalarıyla ülkeyi bu duruma sürükleyen yöneticilerin kriz karşısındaki tutumu, krizin toplumsal sonuçlarını daha da derinleştirmektedir. Uzun süre varlığı inkar edilen bu kriz karşısında siyasal iktidarın çözüm önerisi, ekonominin küçültülerek krizin bedelini emeğiyle geçinen yoksul kesimlere ödetmek olmuştur. Temel ihtiyaç maddelerinin fiyatları, vergiler ve kredi maliyetleri artarken, yoksul kesimlere sağlanan sosyal yardımlar, burslar ve sağlık yardımları giderek azaltılmaktadır. Kriz gerekçesiyle insanlar işsiz bırakılmakta, ücretler baskı altına alınmaktadır. Ülkemiz, sadece parası olanın para kazanabildiği bir rant ekonomisine mahkum edilmektedir. İşsizlik fonunda toplanan kaynak, işsiz kalanların hayatlarının idamesi için değil, bankaların ihtiyaçları için kullanılmaktadır.</p>
<p class="rtejustify">Halkın günlük yaşamı bu denli kötüleşmişken, siyasal iktidar halkın sorunlarına çözüm bulmak yerine, 2019 yılında gerçekleşecek yerel seçimler öncesinde pembe bir tablo yaratmaya çalışmaktadır. Benzerleri daha önceki kriz dönemlerinde de gördüğümüz ve devlet hazinesini boşaltma pahasına atılan bu spekülatif adımlar, kur ve faizlerde kısa dönemli düzelmeler yaratsa da, uzun dönemde krizi daha da derinleştirmektedir. Nasıl ki 24 Haziran Seçimleri öncesinde yaratılan suni ekonomik büyüme Ağustos ayında büyük bir patlamaya yol açtıysa, 31 Mart Yerel Seçimleri öncesinde yaratılmak istenen bu pembe tablo da, seçimler sonrasında büyük ekonomik-toplumsal patlamalara neden olacaktır.</p>
<p class="rtejustify">Ülkemiz bu denli büyük bir krizle boğuşurken, iktidar sahipleri “savurganlık” ve “yolsuzluk” içinde yaşamaktadır. AKP’li Belediyelere kadar uzanan bu savurganlık ve yolsuzluklar, Sayıştay Raporlarında açık biçimde tespit edilmiştir. Halkı tasarrufa çağıran yöneticiler, büyük bir şatafat içerisinde yaşamaya devam etmektedir. Ülkeyi yönetenler lüks içerisinde yaşarken, halkın yoksulluğa mahkum edilmesini kabul etmiyoruz. Krizin bedelinin emekçilere ve yoksullara ödetilmesine hayır diyoruz!</p>
<p class="rtejustify"><strong>Değerli Basın Emekçileri,</strong></p>
<p class="rtejustify">Yaşanan ekonomik krizden en fazla etkilenen kesimler arasında Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları da yer almaktadır. Gerek kamuda, gerek özel sektörde her türlü mühendislik, mimarlık ve şehir planlama hizmetlerini, planlama, projelendirme, uygulama ve denetleme işlerini yürüten tüm meslektaşlarımız krizden olumsuz biçimde etkilenmektedir. Meslektaşlarımız, ülkemizdeki kriz ortamının yarattığı pahalılık, geçim sıkıntısı ve borçlanma gibi ortak sorunlardan etkilendiği gibi, mesleğimize özgü sorunlarla da boğuşmak zorunda kalmaktadır.</p>
<p class="rtejustify">Kamuda çalışanlarımız siyasi baskı ve sürgün tehdidi altında, düşük ücret, kadro sorunu, özlük haklarının ihlal edilmesi, düşük ek göstergeler gibi birçok sorun ile yüz yüzedir. Güvencesiz-sözleşmeli istihdam modellerine yönelme, atamalarda liyakatin ortadan kalkması ve nihayet hukuksuz-keyfi ihraçlar gibi nedenlerle kamudaki teknik personelin iş yükü artarken, iş riski de giderek büyümektedir.</p>
<p class="rtejustify">Özel sektörde çalışan meslektaşlarımızın tamamına yakını yatırımların durması, projelerin iptal edilmesi, reel sektörün tıkanması gibi sorunlardan etkilenmiştir. İşsizlik, esnek çalışma, güvencesizlik, sağlıksız çalışma koşulları ve reel ücret kaybı gibi sorunlar özel sektörde çalışan tüm meslektaşlarımızı tehdit etmektedir.</p>
<p class="rtejustify">Değerli Basın Emekçileri,</p>
<p class="rtejustify">TMMOB, ülkemizde bulunan mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleki-demokratik kitle örgütüdür. Meslektaşlarımızın ortak ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki etkinliklerini kolaylaştırmak ve mesleki çıkarlarımızı ülke çıkarları doğrultusunda koruyup geliştirmek örgütümüzün kuruluş amaçları arasında yer almaktadır. TMMOB örgütlülüğü olarak bizler, Anayasa’nın bizlere verdiği özel sorumluluk ve yetkilerin bilinciyle, kriz karşısında emeğimize, mesleğimize ve haklarımıza sahip çıkacağız. Meslektaşlarımızın ekonomik kriz altında ezilmesine izin vermeyeceğiz.</p>
<p class="rtejustify">Bu doğrultuda, 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Görüşmelerini ve Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarını da içeren önümüzdeki bir buçuk aylık dönemde, Mühendis, Mimar ve Şehir Plancılarının mesleki, ekonomik ve özlük haklarının korunup geliştirilmesi için bir dizi faaliyet yürüteceğiz. Basın açıklamalarından Meclisin Plan ve Bütçe Komisyonu faaliyetlerine, kurum ziyaretlerinden çalıştaylara kadar uzanan farklı çalışmaları kapsayan bu kampanya dönemi hedefleri şöyle özetlenebilir:</p>
<ol>
<li class="rtejustify">Kamuda çalışan meslektaşlarımızın ücret, atama, özlük hakları ve düşük ek gösterge sorunlarının ortadan kaldırılarak insanca yaşanabilir bir ücret ve çalışma yaşamının sağlanması.</li>
<li class="rtejustify">Birliğimiz ve Sosyal Güvenlik Kurumu arasında 2012 yılında imzalanan protokolün tekrar uygulanması sağlanarak, ücretli çalışan meslektaşlarımızın ücretlerinin yükseltilmesi, sigorta primlerinin gerçek gelir üzerinden yatırılmasının sağlanması.</li>
<li class="rtejustify">OHAL döneminde hukuksuz biçimde ihraç edilen meslektaşlarımızın bütün hakları ile birlikte işlerine iade edilmesi.</li>
<li class="rtejustify">TMMOB Örgütlülüğünü hedef alan baskıların ve yasal düzenleme girişimlerinin ortadan kaldırılması.</li>
<li class="rtejustify">Teknik emeği değersizleştiren ve işsizliğe mahkum eden neoliberal politikalar karşısında mesleki haklarımızın korunması ve kriz karşısında emeğin haklarının savunulması.</li>
</ol>
<p class="rtejustify"><strong>Değerli Basın Emekçileri,</strong></p>
<p class="rtejustify">2019 Yılı Ocak ayına kadar sürecek bu kampanya dönemi boyunca kamuoyuna dönük bilgilendirme faaliyetlerimizin yanı sıra, Mecliste Bulunan Siyasi Partilerin Grup Başkan Vekilleriyle, Sosyal Güvenlik Kurumu’yla, ilgili bakanlıklarla görüşmeler gerçekleştireceğiz.</p>
<p class="rtejustify">Bunların yanında 45. Genel Kurulumuzda alınan kararlar uyarınca;15 Aralık 2018 tarihinde Kamuda Çalışan Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Çalıştayı, 22 Aralık 2018 tarihinde Ücretli Çalışan-İşsiz Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Çalıştayı ve 5 Ocak 2019 tarihinde OHAL KHK’ları ile İhraç Edilen Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Çalıştayı gerçekleştireceğiz. Bu çalıştaylardan elde edilecek veri ve önerileri kamuoyu ve ilgili kurumlarla paylaşacağız.</p>
<p class="rtejustify">Bilimi ve tekniği emperyalizmin ve sömürgenlerin değil, halkın hizmetine sunmak için çabalayan mühendis, mimar, şehir plancıları ve onların örgütü TMMOB olarak kriz koşullarında haklarımıza, mesleğimize ve örgütümüze sahip çıkacağımızı bir kez daha dile getiriyor, bu yoğun çalışma programında tüm TMMOB örgütlülüğüne başarılar diliyorum.</p>
<p class="rtejustify"><strong>Emin KORAMAZ<br />
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
	</channel>
</rss>
