<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>taksim meydanı &#8211; Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi</title>
	<atom:link href="http://www.mimarist.org/tag/taksim-meydani/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mimarist.org</link>
	<description>Mimarlar Odası Toplum Hizmetinde...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Mar 2026 07:56:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://www.mimarist.org?v=4.9.22</generator>
	<item>
		<title>Taksim Dayanışması: Gezi Umuttur, Umut Bitmez&#8230;</title>
		<link>http://www.mimarist.org/taksim-dayanismasi-gezi-umuttur-umut-bitmez/</link>
		<pubDate>Fri, 31 May 2019 17:56:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[esin köymen]]></category>
		<category><![CDATA[gezi 6 yıl]]></category>
		<category><![CDATA[gezi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[gezi parkı]]></category>
		<category><![CDATA[taksim dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[taksim meydanı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=17099</guid>
		<description><![CDATA[Gezi Direnişi&#8217;nin 6. yıldönümünde Taksim Dayanışması tarafından basın açıklaması gerçekleştirildi. Taksim Dayanışması bileşenlerinin, milletvekillerinin ve Gezi Direnişi&#8217;nde yaşamını yitirenlerin ailelerinin katıldığı anmada basın açıklaması, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Esin Köymen tarafından okundu. Açıklama şu şekilde: KARANLIK GİDER GEZİ KALIR! Taksim Gezi parkında başlayıp 80 ile]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="aligncenter size-large wp-image-17101" src="http://www.mimarist.org/file/2019/05/photo-2019-05-31-20-41-06-1-1024x768.jpg" alt="" width="900" height="675" srcset="http://www.mimarist.org/file/2019/05/photo-2019-05-31-20-41-06-1-1024x768.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2019/05/photo-2019-05-31-20-41-06-1-300x225.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2019/05/photo-2019-05-31-20-41-06-1-768x576.jpg 768w, http://www.mimarist.org/file/2019/05/photo-2019-05-31-20-41-06-1.jpg 1600w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" />Gezi Direnişi&#8217;nin 6. yıldönümünde Taksim Dayanışması tarafından basın açıklaması gerçekleştirildi. Taksim Dayanışması bileşenlerinin, milletvekillerinin ve Gezi Direnişi&#8217;nde yaşamını yitirenlerin ailelerinin katıldığı anmada basın açıklaması, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Esin Köymen tarafından okundu.</strong></p>
<p>Açıklama şu şekilde:</p>
<p><strong>KARANLIK GİDER GEZİ KALIR!</strong></p>
<p>Taksim Gezi parkında başlayıp 80 ile yayılan, ülkemizin en kitlesel ve en barışçıl hareketinin, Haziran Direnişinin;</p>
<p>Abdocan’ın, Mehmet’in, Ethem’in, Medeni’nin, Hasan Ferit’in, Ali İsmail’in ve Ahmet’in hayatları pahasına öne atıldıkları Gezi‘nin üzerinden altı yıl geçmiş.</p>
<p>Biber gazı ve polis şiddeti ile gözlerini kaybeden, büyük bedensel travmalar yaşayan arkadaşlarımızın yeni yeni iyileşip hayata dönebildikleri koskoca altı yıl.</p>
<p>Ölümlere ve yaralanmalara yol açan polis şiddetinin açılmayan soruşturma dosyalarında, takipsizlik kararlarında, hafifletilen cezalandırmalarında yaşanan büyük adaletsizliklere rağmen; anıları hep taze, mücadeleye ve hayata dair azimleri hep omuz başımızda.</p>
<p>Bugün Gezi direnişinin altıncı yıl dönümü. Çok kısa ve çok uzun bir altı yıl. Berkin’in ömrünün neredeyse yarısı kadar uzun! Ülkemizin yüzlerce yıllık özgürlük ve eşitlik mücadelesi için kısacık bir zaman dilimi…</p>
<p>Geçen bu altı yıl en açık biçimiyle göstermiştir ki, Gezi direnişinde cisimleşen değerlerden ne kadar uzaklaşılıyorsa, ülkemiz o kadar karanlığa gömülüyor.</p>
<p>Gezi’nin değerlerinden uzaklaşılan her an ve uzaklaştıran her tutum ülkedeki loşluğu zifiri karanlığa doğru evriltiyor.</p>
<p>Kibir ile özverinin, şatafat ile sefaletin, öfke ile sevginin ülke aynasındaki yansıması büyük bir tezata doğru yol alıyor. Ekonomik kriz; sosyal, siyasal ve kültürel bir krize dönüşürken, ortaya çıkan yoksulluk; işçilerin, emekçilerin en çok da yoksul evlerindeki kadınların sırtına biniyor.</p>
<p>Birkaç oy daha fazla almak için hukuku, adaleti, demokrasiyi, hatta vicdanı ayaklar altına almaktan çekinmeyen bir anlayış, toplumun dokusuna nüfuz etmeye devam ediyor.</p>
<p>Ülkemiz Gezi direnişinin yaratıcılığından, enerjisinden, duygusundan ne kadar uzaklaşıyorsa o kadar karanlık dipsiz bir kuyuya doğru yol alıyor.</p>
<p>Ölümcül biber gazı fişeklerinin ülkede yarattığı boğucu sisin dağılması için ne yazık ki sadece zamana değil büyük bir mücadeleye de ihtiyaç var.</p>
<p>Bencillik, çıkarcılık, güçlüden yana olmak; sömürüye, hukuksuzluğa, adaletsizliğe sessiz kalmak meşru ve olağan hale getirildi. Ülkenin kaynaklarını talan etmek, geleceğine ipotek koymak, üretmemek, paylaşmamak ve talan düzeninden yana olmak doğal bir tutum olarak algılanır oldu.</p>
<p>Anayasal haklarını, demokratik ve barışçıl gösteri haklarını kullanan binlerce insanı yargılamak, yüzlercesine ceza vermek yetmemiş olacak ki, daha önce mahkeme kararı ile beraat etmiş olan Taksim Dayanışması’na bir kez daha ve bu defa müebbet hapis istemiyle dava açılmış durumda.</p>
<p>Öncesindeki onlarca dava da olduğu gibi olmayan suçlar yaratılıp olmayan delillerle cezalandırma hazırlığı yapılıyor. Taksim Dayanışmasını, daha doğrusu bu ülkenin özgürlük umudu Gezi’yi suç kapsamına sokup, bundan sonra hiç kimsenin muhalefet etmeye cüret edememesi murat ediliyor.</p>
<p>Oysa herkesin, hepimizin çok iyi bildiği gibi, Gezi Umuttur, Umut Bitmez!</p>
<p>Şehir meydanındaki tek parkı AVM’li kışla yapmak isteyen doğa ve kent talancısı zihniyet gider. Sömürüye dayalı sermaye düzeni kapitalizm gider…</p>
<p>Yalancılık, çıkarcılık, riyakarlık gider. Hırsızlık ve uğursuzluk gider…</p>
<p>Savaş çığırtkanları gider. Gericilik, mezhepçilik, ırkçılık gider. Kadın düşmanları, Göçmen karşıtları, Homofobikler gider&#8230;</p>
<p>Fetva veren şeyhler, hacamatçılar ve sülükçüler gider… Karanlık sokaklardaki palalı, sopalı saldırganlar gider…</p>
<p>Ankara’nın meydanında, Gülsuyu’nun, Lice’nin sokaklarında kurşun sıkan katiller gider. Otobanlarda arabaları öldüresiye kullananlar gider. Antakya’nın Armutlu’sunda biber gazı fişekleri ile gençleri öldüren caniler gider…</p>
<p>Emirleri uygulayan İçişleri Bakanları, Valiler, Emniyet Müdürleri gider…</p>
<p>Ve herkes bilsin ki emri ben verdim diyenler de gider… Ama GEZİ kalır!</p>
<p>Tüm bu kötülüklerin, şiddetin ve hukuksuzluğun hesabını soracak, yargılanmalarını sağlayacak olan GEZİ kalır!</p>
<p><img class="aligncenter size-large wp-image-17100" src="http://www.mimarist.org/file/2019/05/photo-2019-05-31-20-42-13-1024x768.jpg" alt="" width="900" height="675" srcset="http://www.mimarist.org/file/2019/05/photo-2019-05-31-20-42-13-1024x768.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2019/05/photo-2019-05-31-20-42-13-300x225.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2019/05/photo-2019-05-31-20-42-13-768x576.jpg 768w, http://www.mimarist.org/file/2019/05/photo-2019-05-31-20-42-13.jpg 1600w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p><strong>Çünkü Gezi Umuttur, Umut Kalır…</strong></p>
<p>Dayanışma kalır. Paylaşma kalır. Emek kalır…</p>
<p>Paranın geçmediği komünler, bir günde oluşturulan kütüphaneler, özveriyle hasta bakan revirler kalır&#8230;</p>
<p>Gençlerin enerjisinin, öfkesinin, coşkusunun yansıdığı konserler, tiyatrolar, şenlikler kalır&#8230;</p>
<p>Doğrudan demokrasinin işletildiği forumlar, cinsiyet eşitsizliğini reddeden toplantılar kalır&#8230;</p>
<p>Yeryüzü sofraları, alternatif medya kanalları kalır…</p>
<p>Tribünlerden caddelere yayılan “ biber gazı oley” sesleri kalır…</p>
<p>Duvar yazılarını yazan gençler, biz de varız diyen LGBTI bireyler kalır…</p>
<p>Annelerin zinciri, Kürtlerin halayı, Lazların horonu, Trakya’nın karşılaması, Egenin zeybeği kalır…</p>
<p>Duran Adamlar-Kırmızılı kadınlar, piyano çalan müzisyenler, sokak çalgıcıları kalır…</p>
<p>Laikliğin önemine ve ancak demokratik rejimlerde yaşam bulabileceğine dair bir miras kalır&#8230;</p>
<p>Kadınların, gençlerin, işçilerin, yoksulların, ötekileştirilenlerin taşıdığı meşaleler kalır&#8230;</p>
<p>Gezide simgeleşen değerlerle özdeşleşen yitirdiğimiz canlar, ülkenin geleceğini aydınlatan birer deniz feneri olarak kalır…</p>
<p>Çünkü Gezi umuttur, <strong>GEZİ Kalır!</strong></p>
<p>Her açıklamamızda ve her anmamızda ısrarla tekrarladığımız gibi:</p>
<p>Bizler, Taksim Dayanışması ve Gezi Direnişinde demokratik ve barışçıl tepkisini gösteren milyonlarca yurttaş olarak;</p>
<p>2012 yılının Şubat ayında ilk toplantımızı yaptığımız andaki taleplerimizin de,</p>
<p>Gezi Parkı’ndaki ağaçların kesildiği ve çadırlarımızın yakıldığı günlerdeki tepkimizin de,</p>
<p>Gencecik çocuklarımıza kıyan polis şiddetinden hesap soran tutumumuzun da,</p>
<p>Parklarda, meydanlarda, sokaklarda özgürlük, demokrasi ve insanca yaşam için direnen milyonların taleplerinin de kararlılıkla arkasında durmaya devam ediyoruz.</p>
<p>Bu taleplerimizi bir kez daha dillendirmek ve savunmak için herkesi 24-25 Haziran’da Silivri duruşma salonlarında görülecek GEZİ davasına bekliyoruz.</p>
<p>Çünkü biliyor ve inanıyoruz ki,</p>
<p><strong>Gezi Umuttur, Umut Bitmez…</strong></p>
<p><strong>Karanlık Gider GEZİ Kalır!</strong></p>
<p><strong>TAKSİM   DAYANIŞMASI               </strong></p>
<p><strong> 31 Mayıs 2019</strong></p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Basın Açıklaması: &#8220;Gezi  5 Yaşında! Karanlık Gider, Gezi Kalır!&#8221;</title>
		<link>http://www.mimarist.org/basin-aciklamasi-gezi-5-yasinda-karanlik-gider-gezi-kalir/</link>
		<pubDate>Tue, 29 May 2018 10:31:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[AKM]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[gezi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[gezi parkı]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlar odası gezi]]></category>
		<category><![CDATA[taksim dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[taksim meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[topçu kışlası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=15520</guid>
		<description><![CDATA[Tam 5 yıl önce bugünlerde Taksim Meydanı ve Gezi Parkı başta olmak üzere, yaşamımız ve yaşam alanlarımıza amansız bir şiddetle saldıranların karşısında; omuz omuza verdik… Dayanışma olduk… Umut olduk&#8230; Barış olduk… Dayanışmamız ve verdiğimiz mücadele; etik, bilim, teknik ve hukuk tanımaz iktidarın Taksim Meydanı ve Gezi Parkı’nı yok etme konusundaki]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">Tam 5 yıl önce bugünlerde Taksim Meydanı ve Gezi Parkı başta olmak üzere, yaşamımız ve yaşam alanlarımıza amansız bir şiddetle saldıranların karşısında; omuz omuza verdik… Dayanışma olduk… Umut olduk&#8230; Barış olduk…</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Dayanışmamız ve verdiğimiz mücadele; etik, bilim, teknik ve hukuk tanımaz iktidarın Taksim Meydanı ve Gezi Parkı’nı yok etme konusundaki ısrarlı çabalarının, 27 Mayıs 2013 tarihinde amansız bir şiddete dönüşmesi ile birlikte 31 Mayıs 2013 tarihinden itibaren,  ülkenin dört bir yanına yayılarak, dünya, toplum, kent ve demokrasi tarihinde izi silinemez,yepyeni ve evrensel bir boyut kazandı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bu onurlu direniş ve evrensel dayanışma karşısında çaresizlerin ve korkakların günden güne daha da kirlenen politikalarına, günden güne tırmandırılan şiddetine, adaletsizliğine karşı;  bıkmadan usanmadan meydanlarımıza yaşam alanlarımıza sahip çıkacağımızı tekrar ettik.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>&#8216;MEYDANDAYIZ&#8217;</strong> dedik.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>&#8216;HER YERDEYİZ&#8217;</strong> dedik.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>&#8216;BİR ARADAYIZ, BURADAYIZ&#8217;</strong> dedik</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>&#8216;HAYIR, BİTMEDİ MÜCADELE SÜRÜYOR&#8217;</strong> diye uyardık…</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Milyonlarca yurttaşın güzel bir geleceğe dair umudunu yeşerten Gezi Direnişi, en zor zamanlarımızda dahi bizlere yaşam enerjisi olurken; iktidarlarının devamı uğruna bütün insani değerleri yok etmeye çalışan siyasi iktidarın bir türlü unutamadığı en büyük kâbusu olmayı sürdürüyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">70 binden fazla öğrencinin, 140’tan fazla gazetecinin, milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve on binlerce siyasinin tutuklu olduğu;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Onlarca gazete, televizyon ve basın organının kapatıldığı veya baskı altında yayın yaptığı;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">KHK’larla iki yüz bine yakın insanın ihraç edildiği, akademinin neredeyse tamamen yok edildiği; üniversitelerin bölündüğü,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Fabrikalarımızın, tersanelerimizin, limanlarımızın satıldığı</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Mega projeler, enerji ve altyapı inşaatları adı altında kıyılarımızın, ormanlarımızın, tarım alanlarımızın, derelerimizin talan edildiği,</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Başta İstanbul, Diyarbakır olmak üzere ülkemizin kadim kentlerinin ve mahallelerinin, kentsel ve kırsal alanlarının yağmalandığı;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Her gün canımızı yakan işçi ve kadın katliamlarının, tacizlerin, tecavüzlerin cezasız bırakılarak sıradanlaştırıldığı;</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Demokrasiden, hukuktan, adaletten, insanlıktan, barıştan ve doğadan yana her türlü sesin giderek artan bir baskı ve şiddetle kısılmaya çalışıldığı 2018 yılının Mayıs ayında; her şeye rağmen yaşamın sesi gürleşmeye başlıyor ve bir umut iklimi ülkemizi sarıyorsa bu dayanışmamızın ve direnişimizin gücünden ve haklılığındandır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Gezi Direnişi,  hepimize öyle bir ruh üfledi ki; her yerimizden enerji ve yaratıcılık fışkırdı! Tüm dünyaya örnek olan bu barışçı ve yaratıcı direniş öylesine akıl almaz ve amansız şiddetle bastırılmaya çalışıldı ki;  36 canımız gözlerini yitirdi, binlercesi yaralandı, onlarca canımızı sonsuzluğa uğurladık.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Onlar bize Gezi’yi emanet ettiler.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Geziden &#8216;umut&#8217; doğdu, &#8216;dayanışma&#8217; doğdu, &#8216;bir arada yaşam arzusu&#8217; doğdu, &#8216;kardeşlik&#8217; doğdu, &#8216;paylaşmak&#8217; doğdu… Aynı zamanda kararlılık doğdu; irade doğdu ve en önemlisisevgi doğdu…</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Gezide doğan bütün bu güzelliklere gözümüz gibi bakacağız, büyüteceğiz…</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Evet, Gezi 5 yaşında!</span></p>
<p><span style="color: #000000;">2013 Mayıs-Haziran aylarında bütün güzellikleriyle hayatımıza giren Gezi Direnişi&#8217;nin 5. yılındayız! </span><br />
<span style="color: #000000;"> Bugünden itibaren, her zerresi içimize işleyen anları, kare  kare,  görüntü  görüntü, slogan slogan, duygu duygu, tekrar yaşayacağız!</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Taksim Dayanışması olarak çocuklarımızın hatıralarına ve taleplerine sahip çıkmak için ellerimizde çiçekler, yüreklerimizde taşıdığımız barış ve kardeşlik duygularıyla 31 Mayıs saat 19.00&#8217;da parkımıza gideceğiz.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Buradan, bütün Türkiye&#8217;ye sesleniyoruz:</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bulunduğunuz her yerde;</span><br />
<span style="color: #000000;"> Bir slogan söyleyin, </span><br />
<span style="color: #000000;"> Bir döviz yazıp resmini çekin, paylaşın;</span><br />
<span style="color: #000000;"> Bir ağaca çaput bağlayın;</span><br />
<span style="color: #000000;"> Parklara çıkın, forum yapın, sohbet edin, şarkılarımızı söyleyin.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Çünkü biliyoruz ve eminiz ki…</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Gezi bulunduğumuz her yerde&#8230;</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Çünkü biliyoruz ve eminiz ki…</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Abdullah Cömert, Mehmet Ayvalıtaş, Ali İsmail Korkmaz, Medeni Yıldırım, Ahmet Atakan, Hasan Ferit Gedik, Ethem Sarısülük, Berkin Elvan ve Mehmet İstif  </strong>hala bize bakıyor…</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Çünkü biliyoruz ve eminiz ki…</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Güneş yüzlü çocukların son nefesiyle yıkanmış</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>İnsan selinden kalan kumdur GEZİ…</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Çünkü biliyoruz ve eminiz ki…</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><em>Karanlık Gider, Gezi Kalır!</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Taksim Dayanışması<br />
</strong></span></p>
<p><img class="aligncenter size-large wp-image-15521" src="http://www.mimarist.org/file/2018/05/a3-gezi-2018-bildiri-1024x724.jpg" alt="" width="900" height="636" srcset="http://www.mimarist.org/file/2018/05/a3-gezi-2018-bildiri-1024x724.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2018/05/a3-gezi-2018-bildiri-300x212.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2018/05/a3-gezi-2018-bildiri-768x543.jpg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>AKM İçin Adalet ve Demokrasi!</title>
		<link>http://www.mimarist.org/akm-icin-adalet-ve-demokrasi/</link>
		<pubDate>Mon, 07 Aug 2017 11:38:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>
		<category><![CDATA[AKM]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk kültür merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[taksim meydanı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=13266</guid>
		<description><![CDATA[Cumhuriyetin simgesel değerlerinden ve bir kültür varlığı olan AKM (Atatürk Kültür Merkezi), koruma, restorasyon ve yargı kararlarına karşın yıkım tehdidi altında. Toplumsal duyarlılıklarla birlikte bütün koruma ve hukuk normları yok sayılarak anıtsal yapının yıkımı ısrarla ve yeniden gündeme getirilmektedir. Üstelik bu tehdit, kamu adına bu çok değerli sanat fabrikasını korumakla]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyetin simgesel değerlerinden ve bir kültür varlığı olan AKM (Atatürk Kültür Merkezi), koruma, restorasyon ve yargı kararlarına karşın yıkım tehdidi altında. Toplumsal duyarlılıklarla birlikte bütün koruma ve hukuk normları yok sayılarak anıtsal yapının yıkımı ısrarla ve yeniden gündeme getirilmektedir. Üstelik bu tehdit, kamu adına bu çok değerli sanat fabrikasını korumakla görevli Cumhurbaşkanlığı adına yapılmaktadır…</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-13267" src="http://www.mimarist.org/file/2017/08/akm-son-hali-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" srcset="http://www.mimarist.org/file/2017/08/akm-son-hali-300x199.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2017/08/akm-son-hali.jpg 550w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Yapıldığından bugüne kadar kültür-sanat etkinlikleri toplumsal olaylarla da gündeme gelen ve dünyada bu denli uzun süre ve geniş toplum kesimlerinin tartışmaya katılmasının pek mümkün olmadığı AKM, Cumhuriyetin kültürel mirasına, kültür ve sanat mekanlarına karşı yürütülen hasmane tutum nedeniyle 2003 yılından beri “yıkım” tartışmalarının odağına oturmuştur.</p>
<p>Erken Cumhuriyet Dönemi modern mimari yapıtları arasında yerini alan AKM’nin, İstanbul’a büyük bir opera yapısı yapılması amacıyla 1930&#8217;lu yıllarda çalışmalar başlamış ve 1946 yılında temeli atılmıştır. 1969 yılında yapı tamamlanarak hizmete açılmıştır. 1970 yılında bir yangın geçiren yapıdaki tahribatlar giderilerek 1978 yılında yeniden hizmete başlamıştır.<br />
Yılda yaklaşık iki milyon izleyicinin sanatla buluştuğu AKM, bütün dünyanın gözü önünde 2008 yılından beri tadilat gerekçesiyle kültüre, sanata, sanatçılara ve yurttaşlara kapatılmıştır…</p>
<p><strong>AKM neden yıkılmak isteniyor ?</strong></p>
<p>Genel olarak kültür &#8211; sanat mekânlarına ve erken Cumhuriyet dönemi mimari mirasına yönelik “yıkım süreci” öneren, “otokratik ve rantçı” bir yönetim için her şeyi yapmayı göze alabilen bir anlayış çerçevesinde AKM ile ilgili girişimleri değerlendirmek ve R.Tayyip Erdoğan’ın AKM fobisini anlamak mümkündür.</p>
<p>AKP iktidarı Cumhuriyetin simgeleri, kültürel mirası, toplumsal gelişime kaynaklık eden mekanları üzerinden Cumhuriyetle hesaplaşma düşüncesi ile “çarpık ve ilkel” bir tarih anlayışını ülkeye ve toplumumuza dayatılmaktadır.</p>
<p>Bu dönemde sistemli ve ısrarlı bir şekilde kültür varlıkları ile birlikte kültürün ve sanatın üretildiği mekanlar kıyıma uğramaktadır…<br />
İstanbul’da Emek Sineması ve Muhsin Ertuğrul Sahnesinin yıkılması, Gezi Parkı’na olmayan Topçu Kışlasının yapılması girişimleri, AKM’nin yıkılmak istenmesi; Ankara’da Atatürk Orman Çiftliği’ne “Kaçak Saray” yapılması, Etibank, Atatürk Köşkü, Ankara AKM ve İller Bankası binasının yıkılması, son olarak Anıtkabir’e yönelik uygulamaları ile Cumhuriyetin kültürel mirasının ve izleri ortadan kaldırılmaktadır…</p>
<p>Bunun yerine TOKİ kontrolünde “dogmatik ve kar maksimizasyonu” çerçevesinde uygarlığın ulaştığı düzeyin çok gerisinde bir üretim şeklinde yeni yapılaşmalar gerçekleşmektedir.<br />
Kendi dönemini üretememenin verdiği kompleks içersinde; Osmanlının kötü taklidi, yaratıcılığı körleştiren, estetik yoksunu, kentlerin siluet değerlerini bozan, insan yaşamına yabancılaşmayı temsil eden, kamu hizmetlerine erişimi engelleyen ve var olan sorunları daha da büyüten ve kaosa dönüştüren “betonlaşma alanları” inşa edilmektedir</p>
<p><strong>AKM neden korunmalıdır?</strong></p>
<p>Kimi kültür mekânları, bulundukları kentle özdeşleşmiş olarak anılırlar. Söz konusu olan İstanbul AKM ise, bu betimleme daha da güçlü bir şekilde karşımıza çıkar. İstanbul denince akla ilk gelen mekânlardan biri hiç şüphe yok ki, AKM’dir. Taksim ve İstanbul onsuz düşünülemez.</p>
<p>Türkiye’nin ilk çağdaş opera yapısı olan AKM, yapıldığı dönemde Avrupa’nın en büyük ve dünyanın ikinci büyük opera yapısıdır. Bulunduğu Cumhuriyet Meydanı (Taksim) ve İstanbul’la bütünleşmiş, toplumsal bellekte son derece önemli bir yere sahip olan ve “Cumhuriyetin simgesi” nitelemesini hak etmiş bir kültür yapısıdır.</p>
<p>AKM’nin simgesel bir yapı haline gelmesini kültüre, sanata bakış ve yaşanan sürecin özellikleri ile birlikte ele alarak değerlendirmek gerekir. Salt tekil yapı ölçeğinde konunun ele alınması, Cumhuriyet açısından önemi, toplumsal bellekteki yeri, kültür ve sanat ilişkisi, mimarlık ve çağdaş kentleşme içersindeki yerinin doğru bir şekilde ortaya konması mümkün değildir.<br />
Uluslararası koruma ilkeleri bakımından AKM’nin simgesel özellik taşıması veya ilk çağdaş opera yapısı olması bile tek başına korunması için yeterlidir. Buna karşın yapının korunması için önemli başka özellikleri de bulunmaktadır.</p>
<p>Cumhuriyet Meydanı, Taksim Anıtı ve alanın devamında bulunan Taksim Gezisi ile bütünleşerek tarihî Dolmabahçe Vadisi’ne uzanan AKM, İstanbulluların buluşma noktası ve bir önemli aidiyet referansı özelliğine sahiptir. Kamusallık fikrinin korunması ve yaşatılmasına önemli bir mekânsal ve simgesel destek sağlamaktadır. AVM’ler, gökdelenler, portlar vb özelleştirme destekli mekân örgütlenmeleri ile geriletilen kamusal yaklaşımların yerine, “rant”ın kutsandığı dönemlerde bu tür kültür ve sanat mekânlarının varlığı daha da önemli hale gelmektedir.<br />
AKM’nin mimari özellikleri üzerine “özgünlük” değerini yok sayan pek çok haksız ve spekülasyon ölçüsünü aşamayan kimi değerlendirmeler yapılmaktadır. Oysa mimari yapıt olarak yapıldığı dönemin mimari özelliklerini yansıtmaktadır. “İşlevsellik” ve “yalınlık” tasarım ilkeleri bakımından öncelikli bir durum oluşturmaktadır. Hem ilk yapıldığında, hem de geçirdiği yangından sonra yapılan müdahalelerde bu ilkesel yaklaşımı yapı üzerinde izleme olanağı bulunmaktadır.</p>
<p>Yapıldığı tarihten itibaren 40 yılı aşkın süredir çağdaş toplumun beklentilerine yanıt vermesi bakımından “süreklilik”, toplumsal olaylarla tartışma konusu olması ile “anı”, fiziki olarak İstanbul’un belleğinin bir parçası olması ile “kimlik” değeri taşıması yapının önemli nitelikleri arasındadır.</p>
<p><strong>AKM hukuken yıkılamaz!</strong></p>
<p>AKM koruma hukuku ve Türkiye’nin altına imza attığı uluslararası sözleşmelerle güvence altındadır. Bu çerçevede taşıdığı değerler nedeniyle; başta 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası olmak üzere, bölgenin “sit alanı” ve yapının “1. grup anıtsal yapı” olarak tescilli olması ile yasal olarak korunması zorunluluğu vardır.</p>
<p>Bu nitelik ve dayanaklara karşın AKM’nin yıkılması yönünde girişimler ısrarla devam ettirilerek; yıkımın önünde engel olarak görülen “tescil” kararının kaldırılması yönündeki baskılar karşısında Koruma Kurulu aldığı kararlarla anıtsal yapının korunmasının güvencesi olmuştur.</p>
<p>Sakarya Üniversitesi’nden yapının “yıkılması gerektiği” yönünde bir öngörü ile statik rapor istenmesi üzerine; bilim insanlarının “yapının güçlendirilmesi gerektiği” yönünde rapor vermesi ile “yıkım talebinin” mimari, teknik ve yasal hiçbir dayanağın olmadığı açıkça anlaşılmıştır.<br />
Yıkımın gerçekleştirilemeyeceği anlaşılınca; tarihi eserin kimlik değeri ile bağdaşmayan kimi fonksiyonları ve eklentileri içeren bir proje hazırlatılarak 2 Numaralı Kültür Varlıkları Bölge Koruma Kurulu’na başvurmuştur. Kurul, daha önce aldığı tescil kararı ile çelişen 24.12.2008 gün ve 2268 sayılı bir karar alarak “AKM’nin Dönüşümü” niteliğindeki projeyi “koruma ilkelerine” aykırı olarak onaylamakta bir sakınca görmemiştir!</p>
<p>Bu aşamada Kültür Sanat-Sen tarafından hukuka, koruma ilkelerine ve mimarlık değerlerine açıkça aykırılık teşkil eden kararın ve eki proje onayının “yürütmesinin durdurulması ve iptali” amacıyla konu yargıya taşımıştır. 9. İdare Mahkemesi önce yürütmenin durdurulması, ardından 16.12.2010 tarihinde ise “Kurul’un ilke kararlarına uygun davranmadığı, anıtsal yapının özgün konumunun korunmadığı ve yapılan işlemde hukuka ve mevzuata duyarlılık bulunmadığı” gerekçesi ile iptal kararı vererek AKM’nin korunması yargı güvencesine kavuşmuştur.<br />
20 Aralık 2009 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın daveti üzerine Bakanlık, 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul Ajansı ve Büyükşehir Belediyesi ve Mimarlar Odası temsilcilerinin katıldığı bir toplantıda;</p>
<p>1. AKM’nin aslına uygun olarak restore edilmesi,<br />
2. Yapının Sakarya Üniversitesi’nden alınan rapora göre depreme karşı güvenli hale getirmesi karara bağlanarak binanın korunması kurumsal güvenceye alınmıştır.<br />
Kararın hemen ardından hazırlanan restorasyon projeleri 2 Numaralı Kültür Varlıkları Bölge Koruma Kurulu’nun onayına sunulmuş ve onaylanmıştır. 2010 Ocak ayında Beyoğlu Belediyesi tarafından ruhsat verilerek uygulamanın önü açılmıştır.</p>
<p><strong>AKM yeniden toplumla buluşmalıdır!</strong></p>
<p>Bütün bu güvencelere rağmen; Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kendilerine kamu adına teslim edilen “Cumhuriyetin Simgesi” niteliğindeki AKM’nin uygulamaya konan restorasyon işlerinin 2013 yılında dönemin başbakanı R. T. Erdoğan’ın talimatıyla durdurulması ve değişik zamanlarda yıkılacağı yönünde tehditler savrulması açık bir “hukuk ve Anayasa” ihlalidir.<br />
TC. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi kamusal sorumlulukları doğrultusunda; AKM’nin aslına uygun restorasyon işlerini tamamlamak ve binanın biran önce yeniden hizmete açılmasını sağlamakla yükümlüdürler. 10 yılı aşkın süredir; hukuksuz talimatlarla hareket etmek ve Anayasal sorumluluklarını yerine getirmekten imtina etmek suretiyle suç işlemektedirler. Türkiye’de “bağımsız yargı” bir miktar kalmışsa eğer; bu hukuksuzlukların mutlaka giderilmesi gerekir.<br />
2013 Mayıs’ta güçlendirme ve restorasyon işlerinin durdurulması ve hiçbir önlem alınmaması üzerine yapıda hasarlar oluşmaktadır. AKM’yi korumakla görevli kamu yöneticilerinin kendi sorumsuzlukları nedeniyle oluşan birtakım hasarlar bahane edilerek 15 Temmuz “darbe girişimi” sonrası ilan edilen OHAL ortamında AKM’nin yıkımının yeniden gündeme getirilmesi toplumsal duyarlılıkların ilgisi kapsamında yakından izlenmektedir.</p>
<p>Sonuç olarak; AKM için de “adalet ve demokrasi” talebinin yükseltilmesi bütün toplumsal kesimlerin ortak sorumluluğudur. Bu tartışma ve değerlendirme sürecinde, sanatçıların, kültür insanlarının ve geniş toplum kesimlerinin anıtsal yapıya sahip çıkma çabasının, onun varlığını sürdürmesinin, geleceğe taşınmasının ve yeniden toplumla buluşmasının asıl güvencesi olduğunu bu vesileyle bir kez daha anımsamakta ve anımsatmakta sayısız yarar vardır…</p>
<p>Eyüp MUHCU<br />
<strong>Mimarlar Odası Genel Başkanı</strong></p>
<p><em>07.08.2017</em></p>
]]></content:encoded>
			</item>
	</channel>
</rss>
