<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ohal &#8211; Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi</title>
	<atom:link href="http://www.mimarist.org/tag/ohal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mimarist.org</link>
	<description>Mimarlar Odası Toplum Hizmetinde...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Mar 2026 09:26:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://www.mimarist.org?v=4.9.22</generator>
	<item>
		<title>Süreklileştirilmiş OHAL Düzenine Hayır</title>
		<link>http://www.mimarist.org/sureklilestirilmis-ohal-duzenine-hayir/</link>
		<pubDate>Mon, 23 Jul 2018 08:22:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ohal]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=15712</guid>
		<description><![CDATA[TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, OHAL&#8217;in kalkması ve TBMM&#8217;de görüşülmeye başlayan yasal düzenlemelere ilişkin 19 Temmuz 2018 tarihinde basın açıklaması gerçekleştirdi: SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR! 15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında “Darbe girişiminde bulunan terör örgütünün tüm unsurlarıyla ve süratle bertaraf edilebilmesi” amacıyla 3 aylığına ilan edilen Olağanüstü Hal tam]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p class="rtejustify"><em>TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, OHAL&#8217;in kalkması ve TBMM&#8217;de görüşülmeye başlayan yasal düzenlemelere ilişkin 19 Temmuz 2018 tarihinde basın açıklaması gerçekleştirdi:</em></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p class="rtecenter"><strong>SÜREKLİLEŞTİRİLMİŞ OHAL DÜZENİNE HAYIR!</strong></p>
<p class="rtecenter">15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında “Darbe girişiminde bulunan terör örgütünün tüm unsurlarıyla ve süratle bertaraf edilebilmesi” amacıyla 3 aylığına ilan edilen Olağanüstü Hal tam iki yıl sonra nihayet kaldırıldı.</p>
<p class="rtejustify">OHAL altında geçen 2 yıllık süreç, sadece kişisel hak ve özgürlüklerin baskı altında tutulduğu, hukuksuz ve keyfi yönetim anlayışının had safhada yaşandığı değil, Anayasa’nın değiştirildiği, parlamenter demokrasinin ortadan kaldırılarak tek adam rejiminin inşa edildiği dönem oldu.</p>
<p class="rtejustify">Aradan geçen 2 yıla rağmen bugün hala darbe girişiminin tam olarak aydınlatılmadığı, sorumlularının ortaya çıkartılmadığı göz önünde bulundurulduğunda, OHAL rejiminin asıl amacının tek adam rejiminin inşası olduğu gerçeğiyle yüz yüzeyiz.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-15713" src="http://www.mimarist.org/file/2018/07/ohal_son.png" alt="" width="688" height="550" srcset="http://www.mimarist.org/file/2018/07/ohal_son.png 688w, http://www.mimarist.org/file/2018/07/ohal_son-300x240.png 300w" sizes="(max-width: 688px) 100vw, 688px" /></p>
<p class="rtejustify">Bugün itibariyle OHAL uygulamasının ortadan kalkmış olması, OHAL’i gerektiren şartların ortadan kalktığının en açık ve resmi ifadesidir. Bu duruma rağmen OHAL’i sürekli kılacak yasal düzenleme yapılmak istenmesi kabul edilemez. Anayasamıza göre “OHAL Rejimi”, “neden, konu, amaç ve süre” bakımlarından sınırlandırılmış istisnai bir yönetim biçimidir. Herhangi bir nedene bağlı olmaksızın sürekli bir olağanüstü hal uygulaması söz konusu olamaz.</p>
<p class="rtejustify">Siyasal rejim tümüyle değiştirilmiş, devletin idari yapılanmasını baştan aşağı Cumhurbaşkanına bağlanmış olsa da, OHAL’in sürekli kılınmak istenmesi, siyasal iktidarın hiçbir biçimde hukuka ve anayasaya bağlı kalmak istemediğinin en açık ifadesidir. Bu durum kabul edilemez.</p>
<p class="rtejustify">OHAL dönemi boyunca anayasal hak ve özgürlüklere getirilen tüm sınırlandırmalar bugün itibariyle ortadan kalkmıştır. Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu, kamudan ihraç edilenlere ilişkin olarak 1989 tarihinde verdiği kararda “sıkıyönetim komutanlarının istemleri üzerine işlerine son verilen memurların, diğer kamu görevlilerinin ve kamu hizmetlerinde görevli işçilerin, ilk kez kamu görevine girdikleri tarihte bu görev için yasa ve yönetmeliklerde öngörülen nitelikleri kaybetmemiş olmaları koşuluyla, işlerine son verildiği bölgede sıkıyönetim kalktıktan sonra, kurumlarınca eski görevlerine iade edilmeleri gerektiğini” tartışmaya yer bırakmayacak biçimde ortaya koymuştur.</p>
<p class="rtejustify">Danıştay’ın bu kararı, Sıkıyönetim ve OHAL dönemlerinde alınan tüm kararlar için bağlayıcıdır. Bunun anlamı, OHAL döneminde alınan kararların da yürürlükten kalktığı, hukuksuz biçimde ihraç edilen ve haklarında kamu görevinden yasaklı olmalarını gerektirecek bir ceza verilmeyen herkesin görevlerine iade edilmesi gerektiğidir. Bu durumun takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz.</p>
<p class="rtejustify">Ülkemizin ihtiyacı olan OHAL’in süreklileştirilmesi değil, demokrasi ve özgürlüklerin sınırlarının genişletilerek, OHAL ve KHK rejimi ile yaratılan hak kayıplarının ortadan kaldırılmasıdır. Başta milletvekilleri olmak üzere tüm sorumluları bu ihtiyaca uygun davranmaya çağırıyoruz.</p>
<p class="rtejustify">
<p class="rtejustify"><strong>Emin Koramaz</strong><br />
<strong>TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Meslek Örgütlülüğümüz ve Meslek Alanlarımıza Yönelik Antidemokratik Müdahaleler Karşısında Boyun Eğmeyeceğiz</title>
		<link>http://www.mimarist.org/meslek-orgutlulugumuz-ve-meslek-alanlarimiza-yonelik-antidemokratik-mudahaleler-karsisinda-boyun-egmeyecegiz/</link>
		<pubDate>Tue, 17 Jul 2018 11:32:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ddk]]></category>
		<category><![CDATA[khk]]></category>
		<category><![CDATA[ohal]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=15707</guid>
		<description><![CDATA[OHAL KHK’leri ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile idari yapıda yapılan düzenlemelerle emek ve meslek örgütlerinin baskı altına alınmak istenmesine ilişkin TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından 17 Temmuz 2018 tarihinde basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklama şu şekilde: MESLEK ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZ VE MESLEK ALANLARIMIZA YÖNELİK...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p class="rtejustify">OHAL KHK’leri ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile idari yapıda yapılan düzenlemelerle emek ve meslek örgütlerinin baskı altına alınmak istenmesine ilişkin TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından 17 Temmuz 2018 tarihinde basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklama şu şekilde:</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p class="rtejustify"><strong>MESLEK ÖRGÜTLÜLÜĞÜMÜZ VE MESLEK ALANLARIMIZA YÖNELİK ANTİDEMOKRATİK MÜDAHALELER KARŞISINDA BOYUN EĞMEYECEK, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE ÜLKEMİZİN MUTLU YARINLARI İÇİN MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ</strong></p>
<p class="rtejustify">Bilindiği üzere 16 Nisan 2017 Anayasa değişikliği referandumunun ardından yapılan 24 Haziran 2018 seçimleri sonucunda ülkemizin anayasal rejimi, parlamenter sistemi ve kamu idari yapısında köklü değişiklikler öngören düzenlemeler yürürlüğe girmeye başlamıştır. Bu düzenlemeler arasında, Anayasa’nın 135. maddesi uyarınca özel kanunlarla kurulan, TMMOB gibi kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarıyla ve meslek alanlarımızla ilgili birçok kanunda yapılan değişiklikler de bulunmaktadır.</p>
<p class="rtejustify">Bu düzenlemeler 24 Haziran seçimlerinden sonra yayımlanan 700, 701, 702, 703 sayılı KHK’ler ile Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri, Cumhurbaşkanı Kararları ve Genelgeleri ile yapılmaktadır. KHK’lerin 701 sayılı olanı kamudan ihraçlar, iadeler vb. üzerine, 702 sayılı olanı Nükleer Düzenleme Kurumu’nun oluşumu üzerine, 700 ve 703 sayılı olanlar ise yüzlerce kanun ve KHK’de yapılan değişiklikleri kapsamakta; Cumhurbaşkanlığı Kararname, Karar ve Genelgeleri de bu değişikliklere dair yeni düzenlemeler ile ilgili atamaları vb. içermektedir.</p>
<p class="rtejustify">Öncelikle belirtmek isteriz ki, Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri hem Anayasa değişikliklerinin içeriğini hem de 700 ve 703 sayılı KHK’lerdeki değişiklikleri çok aşan geniş bir kapsama sahiptir.</p>
<p class="rtejustify">Örneğin Anayasa değişikliği referandumunda yapılan değişiklikle, Cumhurbaşkanına bağlı olan Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK), <em>tüm kamu kurum ve kuruluşları, sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı her türlü kuruluş, </em><em>kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında, her düzeydeki işçi ve işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerle vakıflarda</em><em>, her türlü inceleme, araştırma ve denetlemeleri </em>yapma yetkisine, <em>idari soruşturma</em> da eklenmişti. Ayrıca DDK’nin <em>görev ve yetkilerinin</em> <em>kanun ile</em> düzenlenmesi hükmü, <em>Cumhurbaşkanı kararnamesiyle</em> ibaresiyle değiştirilmişti.</p>
<p class="rtejustify">“<em>Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname 703</em>”ün 42. maddesi ile de 10 madde ve iki geçici maddeden oluşan “DDK Kurulması Hakkında Kanun”un adı “<em>Devlet Denetleme Kurulu Başkan ve Üyelerine İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun</em>” şeklinde değiştirilmiş, kanunun önceki dört maddesi, iki geçici maddesi ve altı fıkrası ile bir fıkrasındaki bir cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.</p>
<p class="rtejustify">28 maddeden oluşan 5 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ise ilgili kanunu hayli aşan bir kapsama sahiptir. Kararnamede “İdari soruşturma” hususu “her türlü idari soruşturma” olarak genişletilmiş, <em>kamu kurum ve kuruluşu niteliğindeki meslek kuruluşlarının özerk yerinden yönetim kuruluşu </em>olma özelliği görmezden gelinmiş ve yargı alanına giren “görevden uzaklaştırma” DDK’nin görev ve yetki kapsamına alınmıştır. Böylece Anayasa değişikliği referandumunda yer almayan <em>cezalandırıcı </em>hususlar da “fiili hukukta” yer almaya başlamıştır. Bu noktada bu düzenlemenin Cumhurbaşkanına bağlı Devlet Denetleme Kurulu’nun “inceleme ve denetim” işlevini aştığını, kurulun yargının yerine geçtiğini, emek ve meslek örgütlerini kendi &#8220;özel ve keyfi “ceza hukukuna!” tabi kılmaya yönelik olduğu açıklıkla görülebilmektedir.</p>
<p class="rtejustify">Bu düzenleme, 12 Eylül faşizminin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının “idari ve mali denetimini” ilgili bakanlıkların genel vesayeti altına sokan ancak uzun yıllar uygulanmayan düzenlemesini de aşan, açık ki emek ve meslek örgütlerini otoriter hiyerarşik vesayet altına sokmaya yönelik cezalandırıcı bir düzenlemedir.</p>
<p class="rtejustify">Diğer yandan son düzenlemelerde bakanlıklar ile bağlı, ilgili, ilişkili kuruluşların bünyelerinde kurulan ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının da dahil olduğu danışma kurulu, genel kurul, konsey vb. yapılardan TMMOB ve bağlı Odalarının katılımı dışlanmış ve meslek alanlarımızla ilgili birçok kanunda rant esaslı düzenlemeler yapılmıştır.</p>
<p class="rtejustify">Anayasa’da yer aldığı ve hatta Cumhurbaşkanının da belirttiği üzere “kanun ile” düzenlenmesi gereken konularda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çıkarılamaz. Ancak 5 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve birçok düzenleme, Cumhurbaşkanının Meclisin “kanun yapma” yetkisini kullandığını göstermektedir. Bu noktada, TBMM’yi etkisiz kılacak bütün düzenlemelere karşın <strong><em>Meclisi “kanun yapma” yetkisine sahip çıkmaya, emek ve meslek örgütlerini ve bütün demokratik kamuoyunu dayanışmaya </em></strong>çağırıyoruz.</p>
<p class="rtejustify">Emek ve meslek örgütlerine yönelik düzenlemeler açık bir şekilde kamu yararını, kamusal üretim hizmet ve denetim gerekliliklerini, bu yöndeki Anayasal örgütlenmeleri ve toplumsal muhalefeti etkisizleştirme, tasfiye etme ve cezalandırmaya yöneliktir. Ancak bilinmelidir ki ülkemize, Anayasal demokratik kazanımlarımıza, emeğimize, mesleklerimize, meslek alanlarımıza ve meslek örgütlerimize sahip çıkmaya devam edecek, baskılar karşısında boyun eğmeyecek, hukukun üstünlüğü ve ülkemizin mutlu yarınları için mücadeleye devam edeceğiz.</p>
<p class="rtejustify"><strong>Emin Koramaz</strong></p>
<p class="rtejustify"><strong>TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>TTB&#8217;NİN YANINDAYIZ</title>
		<link>http://www.mimarist.org/ttbnin-yanindayiz/</link>
		<pubDate>Tue, 30 Jan 2018 10:47:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ohal]]></category>
		<category><![CDATA[savaşa hayır]]></category>
		<category><![CDATA[ttb]]></category>
		<category><![CDATA[türk tabipler birliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=15052</guid>
		<description><![CDATA[TMMOB Yürütme Kurulu, 30 Ocak 2018 tarihinde sabah saatlerinde Türk Tabipleri Birliği&#8217;ne yönelik gerçekleştirilen operasyona ilişkin bir basın açıklaması yaptı. TTB’NİN YANINDAYIZ Bugün sabah saatlerinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarımızdan Türk Tabipler Birliği’ne (TTB) yönelik olarak gerçekleştirilen operasyonda, TTB’nin 11 Merkez Konsey üyesi gözaltına alınmış, evlerinde, işyerlerinde ve TTB Genel]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-15053" src="http://www.mimarist.org/file/2018/01/TTB-nin-yanindayiz.png" alt="" width="596" height="322" srcset="http://www.mimarist.org/file/2018/01/TTB-nin-yanindayiz.png 596w, http://www.mimarist.org/file/2018/01/TTB-nin-yanindayiz-300x162.png 300w" sizes="(max-width: 596px) 100vw, 596px" />TMMOB Yürütme Kurulu, 30 Ocak 2018 tarihinde sabah saatlerinde Türk Tabipleri Birliği&#8217;ne yönelik gerçekleştirilen operasyona ilişkin bir basın açıklaması yaptı.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p class="rtecenter"><strong>TTB’NİN YANINDAYIZ</strong></p>
<p class="rtejustify">Bugün sabah saatlerinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarımızdan Türk Tabipler Birliği’ne (TTB) yönelik olarak gerçekleştirilen operasyonda, TTB’nin 11 Merkez Konsey üyesi gözaltına alınmış, evlerinde, işyerlerinde ve TTB Genel Merkezinde kolluk güçleri tarafından arama yapılmıştır.</p>
<p class="rtejustify">TTB’ye yönelik bu sindirme operasyonunun nedeni, bilindiği üzere mesleki toplumsal sorumluluk gereği yaptığı “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” açıklamasıdır.</p>
<p class="rtejustify">Ancak bilinir ki, dünyanın her yerinde tabiplerin temel görevi insanları yaşatmaktır. Türk Tabipleri Birliği’nin de istediği; ölüme karşı yaşamın, savaşa karşı barışın, kısaca insan yaşamının sürekliliğinin sağlanmasıdır.</p>
<p class="rtejustify">Bu operasyonun nedeni bellidir: ülkede yaratılan korku atmosferini perçinlemek ve bütün muhalefetin sesinin kısılmasıdır.</p>
<p class="rtejustify">Kamu kurumu niteliğindeki Anayasal meslek kuruluşlarının görevi, yani kamunun bizlere verdiği görev, insan yaşamını, ülke ve halk çıkarlarını korumaktır. TTB, biz ve bütün emek ve demokrasi güçlerinin çabası da bu yöndedir.</p>
<p class="rtejustify">TTB’ye yönelik demokrasiyi, hukuku, mesleki-toplumsal hak ve görevleri ayaklar altına alan bu operasyonu kınıyor, TTB yöneticilerinin bir an önce serbest bırakılmasını istiyor; tüm TTB örgütlülüğüyle dayanışmamızı ifade ediyoruz.</p>
<p><strong>TMMOB Yürütme Kurulu </strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul Tabip Odası&#8217;ndan Basına ve Kamuoyuna Açıklama</title>
		<link>http://www.mimarist.org/istanbul-tabip-odasindan-basina-ve-kamuoyuna-aciklama/</link>
		<pubDate>Tue, 30 Jan 2018 09:10:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul tabip odası]]></category>
		<category><![CDATA[ohal]]></category>
		<category><![CDATA[operasyon]]></category>
		<category><![CDATA[ttb]]></category>
		<category><![CDATA[türk tabipler birliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=15054</guid>
		<description><![CDATA[Günlerdir TTB’ne yönelik saldırı, itibarsızlaştırma, sindirme kampanyasının yargı ayağı da  bugün devreye girdi. Sabah saatlerinden itibaren Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Eskişehir, Diyarbakır ve Van’daki TTB Merkez Konsey üyelerimizin evleri, işyerleri basılıyor, arama yapılıyor, gözaltına alınıyorlar. TTB’nin “Savaş bir halk sağlığı sorunudur!” başlıklı hekimliğin binlerce yıllık değerlerini savunmaktan başka hiçbir ifade]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-medium wp-image-15055 alignleft" src="http://www.mimarist.org/file/2018/01/isto-gozalti-2018-300x169.jpg" alt="" width="300" height="169" srcset="http://www.mimarist.org/file/2018/01/isto-gozalti-2018-300x169.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2018/01/isto-gozalti-2018.jpg 750w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />Günlerdir TTB’ne yönelik saldırı, itibarsızlaştırma, sindirme kampanyasının yargı ayağı da  bugün devreye girdi.</p>
<p>Sabah saatlerinden itibaren Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Eskişehir, Diyarbakır ve Van’daki TTB Merkez Konsey üyelerimizin evleri, işyerleri basılıyor, arama yapılıyor, gözaltına alınıyorlar.</p>
<p>TTB’nin “Savaş bir halk sağlığı sorunudur!” başlıklı hekimliğin binlerce yıllık değerlerini savunmaktan başka hiçbir ifade içermeyen basın açıklamasını hedef haline getirenlere, içinde hiçbir suç unsuru olmayan açıklama için soruşturma açanlara, her birinin adresi belli arkadaşlarımızı ifadeye davet etmek yerine evlerini bastırarak gözaltına aldıranlara, yıllardır siyasi iktidarın bütün olanaklarını kullandığı halde TTB seçimlerini kazanamayıp  muhbirliğe soyunanlara cevabımızdır:</p>
<p>Biz hekimiz, sağlıkçıyız.</p>
<p>Tıbbın kurucuları İstanköylü Hipokrates’ten, Bergamalı Galenos’tan bu yana burada, bu topraklarda VARDIK, VARIZ, VAR OLACAĞIZ!</p>
<p>Topluma adanmış bir mesleğin onurlu üyeleri olarak İNSAN YAŞAMINI sağlığı, barışı, demokrasiyi her zaman olduğu gibi bugün de, yarın da SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ.</p>
<p>TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ ÜYELERİ ONURUMUZDUR!</p>
<p><strong>İSTANBUL TABİP ODASI  </strong><strong>YÖNETİM KURULU</strong></p>
<p><strong>NOT:</strong> Konuyla ilgili ayrıntılı değerlendirmemizi basın ve kamuoyuyla paylaşmak üzere bugün (30.01.2018), 17.30’da İstanbul Tabip Odası Cağaloğlu binası 4. Kat toplantı salonunda bir basın toplantısı yapılacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>DİSK, KESK, TMMOB ve TTB&#8217;den OHAL&#8217;in Zararları Araştırması</title>
		<link>http://www.mimarist.org/disk-kesk-tmmob-ve-ttbden-ohalin-zararlari-arastirmasi/</link>
		<pubDate>Wed, 15 Nov 2017 08:49:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ohal]]></category>
		<category><![CDATA[ohal anketi]]></category>
		<category><![CDATA[ohal ne zaman kalkacak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=14323</guid>
		<description><![CDATA[DİSK, KESK, TMMOB ve TTB 15 Temmuz Darbe girişiminden doğan OHAL sürecinde yaşanan maddi ve manevi zararlara dair verileri derlemek amacıyla “OHAL&#8217;in Zararları Araştırması” başlattı. Kamuoyuna açık araştırmaya katılmak için lütfen linki tıklayınız. https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSeEA-ZY6a2ZDHLqB5oQMo4xMkvqV1aN0K73DXD9FeH6HwmEUg/viewform]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-image">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-image field-type-image field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even"><img class="img-responsive" src="http://tmmob.org.tr/sites/www.tmmob.org.tr/files/styles/icerik/public/ohal_anket_site.png?itok=DSar2JTY" alt="" width="688" height="550" /></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-separator">
<div class="pane-content">
<p>DİSK, KESK, TMMOB ve TTB 15 Temmuz Darbe girişiminden doğan OHAL sürecinde yaşanan maddi ve manevi zararlara dair verileri derlemek amacıyla “OHAL&#8217;in Zararları Araştırması” başlattı. Kamuoyuna açık araştırmaya katılmak için lütfen linki tıklayınız.</p>
</div>
</div>
<p><a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSeEA-ZY6a2ZDHLqB5oQMo4xMkvqV1aN0K73DXD9FeH6HwmEUg/viewform">https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSeEA-ZY6a2ZDHLqB5oQMo4xMkvqV1aN0K73DXD9FeH6HwmEUg/viewform</a></p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Haksız, Hukuksuz İhraçlara Karşı Arkadaşlarımızın Yanındayız</title>
		<link>http://www.mimarist.org/haksiz-hukuksuz-ihraclara-karsi-arkadaslarimizin-yanindayiz/</link>
		<pubDate>Thu, 03 Aug 2017 13:08:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[disk]]></category>
		<category><![CDATA[ihraç]]></category>
		<category><![CDATA[imok]]></category>
		<category><![CDATA[ito]]></category>
		<category><![CDATA[kesk]]></category>
		<category><![CDATA[khk]]></category>
		<category><![CDATA[ohal]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob]]></category>
		<category><![CDATA[ttb]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=13259</guid>
		<description><![CDATA[Ülkemiz ne yazık ki uzun bir süredir OHAL koşullarında çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetilmekte, binlerce arkadaşımız, meslektaşımız haksız, hukuksuz kararnamelerle işinden, kurumundan koparılmaktadır. Son olarak 14 Temmuz 2017 tarih ve 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile haksız, hukuksuz biçimde ihraç edilen 7 bin 348 kişi  arasında, TTB Merkez Konseyi]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div id="js_a1" class="_5pbx userContent" data-ft="{&quot;tn&quot;:&quot;K&quot;}">
<p>Ülkemiz ne yazık ki uzun bir süredir OHAL koşullarında çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetilmekte, binlerce arkadaşımız, meslektaşımız haksız, hukuksuz kararnamelerle işinden, kurumundan koparılmaktadır.</p>
<p>Son olarak 14 Temmuz 2017 tarih ve 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile haksız, hukuksuz biçimde ihraç edilen 7 bin 348 kişi  arasında, TTB Merkez Konseyi eski üyesi, İstanbul Tabip Odası eski Genel Sekreteri, mücadele arkadaşımız Dr. Hüseyin Demirdizen de yer almaktadır.</p>
<p>Açıkça ortadadır ki, süreklileştirilmeye çalışılan OHAL durumu fırsat bilinerek muhalif isimler ve bu isimlerin temsil ettiği kurumlar cezalandırılmaya, susturulmaya, sindirilmeye çalışılmaktadır.</p>
<p>İstanbul Meslek Odalar Koordinasyonu (İMOK), KHK ile ihraç edilen Dr. Hüseyin Demirdizen&#8217;in görevine iade edilmesi talebiyle dün Kadıköy Toplum Sağlığı Merkezi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.</p>
</div>
<div class="_3x-2"> <img class="alignleft size-full wp-image-13260" src="http://www.mimarist.org/file/2017/08/20479484_1920593368163974_1333039511461042672_n.jpg" alt="" width="960" height="720" srcset="http://www.mimarist.org/file/2017/08/20479484_1920593368163974_1333039511461042672_n.jpg 960w, http://www.mimarist.org/file/2017/08/20479484_1920593368163974_1333039511461042672_n-300x225.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2017/08/20479484_1920593368163974_1333039511461042672_n-768x576.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>(K)eyfi, (H)ukuksuz (K)ıyım Rejimi ve OHAL Derhal Kaldırılmalıdır!</title>
		<link>http://www.mimarist.org/keyfi-hukuksuz-kiyim-rejimi-ve-ohal-derhal-kaldirilmalidir/</link>
		<pubDate>Thu, 27 Jul 2017 08:20:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[aysun gezen]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[disk]]></category>
		<category><![CDATA[emin koramaz]]></category>
		<category><![CDATA[kesk]]></category>
		<category><![CDATA[khk]]></category>
		<category><![CDATA[khk ihraç]]></category>
		<category><![CDATA[ohal]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob]]></category>
		<category><![CDATA[ttb]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=13245</guid>
		<description><![CDATA[DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, OHAL/KHK rejimine karşı, geleceğimizi ipotek altına almaya çalışan bu adaletsiz düzene karşı mücadeleyi yükselteceğiz diyerek 26 Temmuz 2017 tarihinde TÜM BEL-SEN&#8217;de bir basın toplantısı düzenlediler. KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Sinan Adıyaman, DİSK Genel Başkanı Kani Beko,]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p class="rtejustify">DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, OHAL/KHK rejimine karşı, geleceğimizi ipotek altına almaya çalışan bu adaletsiz düzene karşı mücadeleyi yükselteceğiz diyerek 26 Temmuz 2017 tarihinde TÜM BEL-SEN&#8217;de bir basın toplantısı düzenlediler.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p class="rtejustify">KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Sinan Adıyaman, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, milletvekilleri ve Emek Meslek Örgütlerinin katılımıyla gerçekleşen basın açıklamasını  KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen okudu.</p>
<p class="rtejustify">Yapılan basın açıklamasının tam metni şöyle:</p>
<p class="rtecenter"><strong>OHAL DEĞİL, DEMOKRASİ VE ADALET İSTİYORUZ!</strong></p>
<p class="rtecenter"><strong>(K)eyfi, (H)ukuksuz (K)ıyım Rejimi ve OHAL Derhal Kaldırılmalıdır!</strong></p>
<p class="rtejustify">15 Temmuz 2016’da gerçekleşen darbe girişimi bir biçimde bastırılmıştır. Fakat AKP iktidarı darbeyle mücadele etmek için Türkiye’nin daha demokratik, laik bir ülke olması yolunda adımlar atmak yerine 20 Temmuz’da OHAL ilan etmiştir. OHAL’in ilan edildiği tarihten bugüne bir yılı aşkın bir süre geçmiş ve bu süre içerisinde Türkiye’de tam bir hukuksuzluk ve keyfiyet rejimi hakim olmuştur.</p>
<p class="rtejustify">Gelinen noktada OHAL ile sadece kişisel hak ve hürriyetler değil, halkın oylarıyla seçilen TBMM’nin yasama yetkisi de bütünüyle askıya alınmış durumdadır. Bu dönemde çıkartılan KHK’lar TBMM onayından geçirilmediği için, yargı süreçleri de işletilememektedir. AKP, OHAL yoluyla tek adam rejimini fiilen hayata geçirmiştir.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-13246" src="http://www.mimarist.org/file/2017/07/Keyfi-Hukuksuz-Kiyim-Rejimi-ve-OHAL-Derhal-Kaldirilmalidir-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></p>
<p class="rtejustify">Bugüne kadar çıkan 26 kanun hükmünde kararname ile 130 bine yakın kişi kamu görevinden ihraç edilmiş, 107 kanunda değişiklik yapılmıştır. Sınırlı bir süreyle ve belirli amaçlar için ilan edilmesi ve sadece bu dönemle sınırlı olabilecek düzenlemeler getirmesi gereken OHAL ile bütün bir geleceğimiz şekillendirilmektedir. Kamu personel rejiminde, eğitim ve sağlık sisteminde, çalışma yaşamında büyük değişimler getiren KHK’lar bir yönetim aracına dönüşmüştür. Parlamento işlevsiz kılınmış, anayasa askıya alınmış, KHK’lar bütün bu değişimleri her tür denetimden kaçırmak için sıklıkla kullanılır olmuştur. Hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerinin hiçbir kırıntısı kalmamıştır.</p>
<p class="rtejustify">Bugün açıktır ki AKP, siyasi projesini hayata geçirmek, kültürel hegemonyasını tesis etmek, neoliberal ihtiyaçlar doğrultusunda emek alanını düzenlemek için “Allahın lütfu” olarak gördüğü darbeyi fırsata çevirmiştir. OHAL uygulamasını ise tüm iktidar dönemi boyunca elde edemediklerini ele geçirmek, çıkaramadığı kanunları çıkarmak ve toplumsal muhalefeti susturmak için bulunmaz bir fırsat olarak görmektedir. Darbe girişimi ile ilgisi açık-seçik kurulmaksızın, hiçbir somut delile dayanmadan, adil yargılama süreçleri işletilmeden haksız hukuksuz biçimde yüz binin üzerinde kamu çalışanı, emekçi işinden, geleceğinden, vatandaşlık haklarından edilmiştir. Basın yayın organları, dernekler kapatılmış, aileleriyle birlikte yüzbinlerce kişi açlığa terk edilmiştir. Anayasal güvence altında olan çalışma ve yaşam hakkı gasp edilmiştir.</p>
<p class="rtejustify">Gülen cemaatinin devletin her kademesinde yerleşmesini, kadrolaşmasını ve palazlanmasını bilfiil sağlayan AKP iktidarıdır. Yüzlerce vatandaşın hayatını kaybetmesine yol açan darbe girişimine kalkışanların devlete yerleştirilmesindeki sorumluluğunun ve bu darbecilerle geçmişte kurduğu koalisyonun hesabını vermesi gereken AKP, siyasal projesinin önünde engel gördüğü kesimleri, OHAL dışında suç kabul edilmeyecek ve herhangi bir ceza yaptırımı  gerektirmeyecek etkinliklerini bahane ederek ihraç etmekte, susturmakta ve cezaevine göndermektedir.</p>
<p class="rtejustify">Hayatı darbelerle, Gülen Cemaati gibi cemaat ve tarikatlarla mücadele içinde geçmiş olan emek ve meslek örgütlerinden binlerce kişinin darbe ile ilişkilendirilerek atılması hiçbir biçimde kabul edilemez. Bugün DİSK üyesi 2000’e yakın işçi, KESK üyesi 4000 kamu çalışanı, 3315 hekim ve TMMOB üyesi 3000’in üzerinde mühendis, mimar ve şehir plancısı ihraç edilmiş durumdadır.</p>
<p class="rtecenter"><strong>OHAL/KHK Rejimi Emeğe ve Demokrasiye Zararlıdır</strong></p>
<p class="rtejustify">OHAL ve KHK rejiminin süreklileştirilmesi iş güvencesinin herkes için tamamen ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir. KHK’lar ile yapılan düzenlemelerle kurum yöneticilerine de kamu görevinden çıkarma yetkisi verilmiş, emekçilerin kaderi tamamen bir kişinin iki dudağı arasına terkedilmiştir.</p>
<p class="rtejustify">Halkın iradesi ile seçilmiş milletvekilleri, belediye başkanları, mesleğini icra eden gazeteciler, insan hakları mücadelesi yürütenler, yaşanan kötülüklere karşı çıkan, mesleğini meslek etiğine uygun olarak icra eden üyelerimiz tutuklanmıştır.</p>
<p class="rtejustify">AKP, OHAL sürecinde işten çıkarmayı kolaylaştıran uygulamaları hayata geçirmiş, kadrolaşmak amacıyla mülakat sistemini getirmiş, kendisinin sadık kulu olma potansiyelini sorgulayarak işe alımı yaygınlaştırmış, liyakati tamamen ortadan kaldırmıştır. Sadakatini sunmayan, kamuda çalışarak yaşamını kazananları ise “terörist” ilan edip “devlet bunları beslemeyecek” diyerek ihraç etmiştir. AKP Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, grevleri engellemek için OHAL’i kullandıklarını açıkça söyleyerek OHAL/KHK rejiminin amacını da tüm kamuoyu karşısında açıklamıştır.  2017 yılı boyunca beş grevi engelleyerek yaklaşık 25 bin işçinin hakkını gasp etmiş, grev ertelemelerinin kapsamını genişletmiştir.</p>
<p class="rtejustify">Bütün çalışma yaşamı, tamamen antidemokratik yollarla, meclisi işlevsiz kılıp halkın iradesini çiğneyerek düzenlenmektedir. İşçiler, emekçiler ve emekliler açlık sınırında yaşamaya mahkum edilmektedir. İhraç edilerek çalışma hakları gasp edilen 37 kişi intihar etmiştir. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça “işimizi geri istiyoruz” diyerek bütün ihraçların işlerine iadesi talebiyle başlattıkları açlık grevinde kritik aşamaya gelmişlerdir.</p>
<p class="rtejustify">Giderek içine sürüklendiğimiz bu karanlık girdaptan kurtulmak için OHAL ve KHK rejimine derhal son verilmelidir. KHK’lar iptal edilmeli, ihraç edilenler ve açığa alınanlar bütün haklarıyla birlikte işlerine iade edilmelidir.</p>
<p class="rtejustify">İşe iade talebiyle açlık grevine başlayan ve açlık grevinin kritik eşiğinde olan, sağlık durumları kötüleşen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın tutukluluk halleri derhal sonlandırılmalı, telafisi mümkün olmayan sonuçlar ortaya çıkmadan, bir an önce görevlerine iade edilmeleri sağlanmalıdır.</p>
<p class="rtejustify">Herkes için ulaşılabilir, eşit, parasız kamusal hizmet sağlanmalıdır.</p>
<p class="rtejustify">Kıdem tazminatı hakkının, iş güvencesinin gaspına son verilmeli; herkes için güvenceli iş, güvenceli gelecek ve insanca yaşanacak ücret sağlanmalıdır.</p>
<p class="rtejustify">Demokratik ve barışçıl yollarla hakkını arayanlara yönelik şiddet son bulmalıdır.</p>
<p class="rtejustify">Toplumsal barışın, bir arada yaşamın kurulduğu, demokratik, laik bir ülkede yaşamak hepimizin hakkıdır!</p>
<p class="rtecenter"><strong>Hayır Diyerek Adalet İçin Yollara Düşenler Bu Zorba Düzeni Yenecektir!</strong></p>
<p class="rtejustify">Emeğimize, çalışma ve yaşam hakkımıza yönelen, gerici-mezhepçi bir toplumsal yapı inşası için OHAL ve KHK rejiminin süreklileştirilmesine hayır diyoruz.</p>
<p class="rtejustify">Biz tüm renkleri ve çeşitliliği ile anayasa değişikliğine Hayır diyen milyonlarız.</p>
<p class="rtejustify">Adalet için yollara düşen, asfaltları aşındıran, herkes için adalet isteyen milyonlarız.</p>
<p class="rtejustify">Derelerine, ormanlarına, doğasına sahip çıkan halkız biz.</p>
<p class="rtejustify">“Savaşa hayır, barış hemen şimdi” diyenleriz.</p>
<p class="rtejustify">AKP’nin emek düşmanı politikalarına karşı sesini yükselten emekçileriz.</p>
<p class="rtejustify">Emeğine, bedenine sahip çıkan, mücadelenin en önünde yer alan kadınlarız.</p>
<p class="rtejustify">Bizler DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak geleceğimizi ipotek altına almaya çalışan bu adaletsiz düzene karşı geçmişten, mücadele birikimimizden aldığımız güçle OHAL/KHK rejimine karşı mücadeleyi yükselteceğiz.</p>
<p class="rtejustify">Taleplerimiz karşılanana kadar bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.</p>
<p class="rtejustify">Tüm renkleriyle Hayır’ı kazanan, adalet talebiyle yan yana yürüyen herkesi, bulundukları alanlarda emeğin taleplerini, barış içinde bir arada yaşam, laik, demokratik Türkiye mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz.</p>
<p class="rtejustify"><strong>Herkes İçin Adalet İstiyoruz!</strong></p>
<p class="rtejustify"><strong>OHAL/KHKlar Gidecek, Biz Kalacağız!</strong></p>
<p class="rtejustify"><strong>DİSK – KESK – TMMOB – TTB</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Adalet! Herkes İçin, Hemen Şimdi Adalet!..</title>
		<link>http://www.mimarist.org/adalet-herkes-icin-hemen-simdi-adalet/</link>
		<pubDate>Fri, 14 Jul 2017 12:48:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[C. Sami Yılmaztürk- TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[khk]]></category>
		<category><![CDATA[ohal]]></category>
		<category><![CDATA[sami yılmaztürk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=13207</guid>
		<description><![CDATA[“Bir kimsenin düşüncelerini konuşmaması esarettir.” Euripides (MÖ 485-406) Ülkemizde hak ve özgürlükler konusu her daim sorun olmuştur. Askeri dönemlerde özgürlükler askıya alınmış olmakla birlikte sivil dönemlerde baskıların hak ve özgürlük mücadeleleri ile genişletildiği bilinmektedir. Özellikle yargı askeri dönemlerde dahi aldığı birçok karar ile olabildiğince bağımsız bir çizgi koyabilmiştir. 12 Eylül]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><em>“Bir kimsenin düşüncelerini konuşmaması esarettir.”</em></p>
<p style="text-align: right;">Euripides (MÖ 485-406)</p>
<p>Ülkemizde hak ve özgürlükler konusu her daim sorun olmuştur. Askeri dönemlerde özgürlükler askıya alınmış olmakla birlikte sivil dönemlerde baskıların hak ve özgürlük mücadeleleri ile genişletildiği bilinmektedir.</p>
<p>Özellikle yargı askeri dönemlerde dahi aldığı birçok karar ile olabildiğince bağımsız bir çizgi koyabilmiştir. 12 Eylül askeri cuntası koşullarında yapılan ilk “sivil” seçimlerde askeri yönetimin işaret ettiği parti dışında bir parti seçimleri kazanmıştır.</p>
<p>Ancak hiçbir zaman bir parti başkanı, bir başbakan, bir cumhurbaşkanı, bir yargı kararı için, niyeti olsa bile, “Kim uygulatacakmış, görelim bakalım” deme cesaretini göstermediği gibi, yargı kararını uygulamamak Meclis araştırması konusu olmuş, kimse TBMM’nin denetiminden, kaçma girişiminde bulunsa bile, kaçamamıştır.</p>
<p>2002 yılında tek başına iktidar olan AKP’nin hükümetleri özellikle 12 Eylül 2010 Anayasa referandumundan sonra TBMM denetiminden olduğu gibi, yargının siyasallaşması ve baskı altına alınması ile yargı denetiminden de uzaklaşmıştır.</p>
<p>2002 yılında birlikte iktidar oldukları ve “Ne istediler de vermedik?” diye açıktan ilan ettikleri “paralel yapı” ile işbirliğinin bozulduğu ortamda AKP hükümeti geçmiş işbirlikçilerini tasfiyede dönüm noktası olan “15 Temmuz darbe girişimi” bugün hâlâ Meclisçe soruşturulamazken tüm muhalifler “paralel” ile işbirlikçi ilan edilebilmekte ve sorgusuz sualsiz tutuklanabilmektedir.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi, geçmişte almış olduğu onlarca karara rağmen temel insan haklarına aykırı yargılama ve uzun tutukluluklara yapılan itiraz konusunda aldığı kararda, kendisini Anayasal bir kurum olarak görmek yerine OHAL’e tabi bir idari kurum gibi tanımlamıştır. Böylece Anayasa Mahkemesi dahil cinayet, yolsuzluk, rüşvet, tecavüz ve taciz davalarında işleyen hızlı hukuku hak ve özgürlükler temelinde değerlendiren yargı, muhalif kimliği dışında hiçbir “suç” unsuru gösterilemeyen kişilerde uygulanmamasını OHAL’e bağlayarak evrensel hak ve özgürlükler konusunda Anayasal bir kurum olarak denetim yetkisini siyasi gücün emrine verdiğini ilan etmiştir.</p>
<p>Darbecilere karşı ilan edilen OHAL, tüm muhalefeti susturmanın aracına dönüşmüştür. OHAL koşulları tüm ülkede polis devleti koşullarının yolunu açmıştır. Muhalif tüm basın yayın kuruluşlarının FETÖ’cü suçlaması ile kapatıldığı ya da yazarlarının göz altına alındığı, tutuklandığı, siyasi parti temsilcilerinin, STK yöneticilerinin, meslek yöneticilerinin göz altına alındığı ya da yargılandığı OHAL koşullarında, 16 Nisan 2017 tarihinde gerçekleşen referandumda “hayır” oyları üstünlük kazanmışken, YSK marifeti ile yenik ilan edilmiş ve bu geçersiz sonuçlarla ülke bugün belli bir yönde dönüştürülmeye devam edilmektedir.</p>
<p><img class="alignleft size-medium wp-image-13208" src="http://www.mimarist.org/file/2017/07/adalet-5-300x214.jpg" alt="" width="300" height="214" srcset="http://www.mimarist.org/file/2017/07/adalet-5-300x214.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2017/07/adalet-5-768x549.jpg 768w, http://www.mimarist.org/file/2017/07/adalet-5-1024x731.jpg 1024w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Siyasi dönüşüm gerçekleştirilmiş, şimdi ise ülkenin sosyal ve kültürel dönüşümü tamamlanmaya çalışılmaktadır.</p>
<p>Dönüşümün yönü çok açıktır!</p>
<p>Referandum öncesinde c<strong>umhurbaşkanı, “Siz isteseniz de, istemeseniz de sistem artık değişmiştir. Şimdi adını koymak gerekir” demiş, referandum gecesi, daha resmi açıklama yapılmadan, “Atı alan Üsküdar’ı geçti” diye beyanda bulunmuştur.</strong></p>
<p>Bugün soruşturulması dahi sağlıklı yürütülemeyen FETÖ darbesi sonrasında ilan edilen OHAL, içine girdiğimiz ay ortasında birinci yılını dolduracaktır. Bu bir yıllık sürede FETÖ’cü suçlaması ile yargılanan “damatlar” için işleyen insan hakları, tüm yaşamı FETÖ ile mücadele ile geçen gazeteciler, siyasiler için işlemediği gibi, bu kişiler sırf muhalif oldukları için belgesi olmayan FETÖ suçlamaları ile içeride tutulmaktadırlar.</p>
<p>Kısaca bir yıllık OHAL süresince Türkiye Büyük Millet Meclisi KHK’lerle devre dışı bırakılmış, yargı açıkça ilan edilen talimatlar doğrultusunda işler hale gelmiş, hak ve özgürlüklerin ortadan kaldırıldığı süreç, YSK’nın açık ihlalleriyle sonuçlandırılan referandum sonrasında bizzat cumhurbaşkanı tarafından tırmandırılmaktadır.</p>
<p>OHAL sürecinde, OHAL gerekçesi ile hiçbir ilgisi olmayan, sadece muhalif oldukları ve barış istedikleri için işten çıkarılan ve aralarında meslektaşlarımızın da bulunduğu binlerce kamu personeli, üniversitelerden uzaklaştırılan akademisyenler, tutuklanan milletvekilleri, yargı mensupları ve gazeteciler için bugün yürürlükte bulunan anayasanın tanımladığı bağımsız, tarafsız, hızlı ve adil yargılanma hakkının yok edildiği bir ortamda, hak arayışına girenlerin her türlü baskı ve şiddete maruz kaldığı, hak aramak için başvurabileceği bir makam kalmadığı için açlık grevi başlatan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın  başlattıkları açlık grevlerinin 75. Gününde “terör” suçlaması ile gözaltına alınarak mahkemece tutuklanmaların yapıldığı bir ortamda  <strong>adalet,</strong> <strong>herkes için hemen şimdi adalet </strong>istiyoruz.</p>
<p>Tüm doğal, tarihi, kültürel ve toplumsal yaşam kaynaklarımız OHAL koşullarında, 16 Nisan referandumu sonrasında daha bir hız kazanarak, daha fazla rant uğruna “Ben ülkemi adeta pazarlamakla mükellefim” diyen anlayış tarafından yerli ve yabancı yatırımcılara sınırsız yetkilerle açılırken, bu süreci deşifre eden meslek odaları, sendikalar ve STK’ların susturulması için düzenlemeler gündeme getirilmektedir. Bu koşullarda doğal, tarihi, kültürel ve toplumsal yaşam kaynaklarımız için, ülkemizin laik ve demokratik bir toplum olarak çağdaş dünyada yerini alması için mücadele eden meslek odaları, sendikalar ve STK’ların susturulmasına karşı <strong>hemen şimdi adalet!</strong></p>
<p>Sınırsız inşaat yapılırken mimar, mühendis ve şehir plancılarının yapı üretim sürecinden dışlanması sürecinde, “bize teknik eleman değil, ara eleman lazım” diyen bir siyasi iktidar eli ile 2002 yılında 22 üniversitede mimarlık eğitimi verilirken, bugün kadrosu olmayan 51 üniversitede mimarlık bölümü açılması kararı alınmış, 93 bölümde ise 7.522 öğrenci kontenjanı ile toplam 33.974 öğrenci eğitim almaktadır. Bugün 54 bin civarındaki mimar arasında çok sayıda işsiz varken 3-4 yıl içinde 80 binlere ulaşacak yetersiz teknik eleman ile sağlıksız ve güvensiz yapı üretimi ve haksız rekabet ortamında daha fazla işsizlik ve sömürü karşımıza çıkacaktır. Niteliksiz eğitime, mesleki alanda işsizliğe, niteliksiz ve sağlıksız yapı üretim ortamına karşı <strong>hemen şimdi adalet!</strong></p>
<p>Temel, hak ve özgürlüklerin yargısal denetim ile korunamadığı, insanların yaşama hakkının elinden alındığı koşullarda temel insan haklarının, güvenli ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının gerçekleşemeyeceğinin bilinciyle, toplumun tüm kesimlerini ayrımsız, koşulsuz <strong>hemen şimdi, herkes için, her şey için adalet </strong>şiarı ile bir araya gelmeye, milletvekili Enis Berberoğlu’nun adil olmayan yargılama sonucunda mahkûm edilmesi sonrasında başlatılan  ve muhalefetin tüm kesimlerince destek gören ADALET Yürüyüşü’nü, Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi ile güvence altına alınmış bulunan direnme hakkı çerçevesinde değerlendiriyor ve destekliyoruz.</p>
<p><strong>“Hemen şimdi, herkes için, her şey için adalet” </strong>şiarının verilen ve verilmekte olan tüm hak ve özgürlük talepleri doğrultusunda tüm ülkeye yayılmasını diliyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			</item>
	</channel>
</rss>
