<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kanal istanbul tmmob &#8211; Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi</title>
	<atom:link href="http://www.mimarist.org/tag/kanal-istanbul-tmmob/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mimarist.org</link>
	<description>Mimarlar Odası Toplum Hizmetinde...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Mar 2026 09:26:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://www.mimarist.org?v=4.9.22</generator>
	<item>
		<title>Murat Kurum&#8217;u Kınıyoruz, Kanal İstanbul&#8217;a Karşı Mücadelemize Devam Edeceğiz</title>
		<link>http://www.mimarist.org/murat-kurumu-kiniyoruz-kanal-istanbula-karsi-mucadelemize-devam-edecegiz/</link>
		<pubDate>Tue, 06 Apr 2021 08:08:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul tmmob]]></category>
		<category><![CDATA[murat kurum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18815</guid>
		<description><![CDATA[Çevre Bakanı Murat Kurum tarafından yapılan sosyal medya paylaşımında Birliğimizi hedef alan suçlamalara karşı TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından 5 Nisan 2021 tarihinde basın açıklaması yapıldı. BİRLİĞİMİZİ HEDEF ALAN SUÇLAMALAR VE KULLANDIĞI YAKIŞIKSIZ İFADELER NEDENİYLE ÇEVRE BAKANI MURAT KURUM’U KINIYORUZ! KANAL...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-18816" src="http://www.mimarist.org/file/2021/04/bakan_kanal.png" alt="" width="688" height="550" srcset="http://www.mimarist.org/file/2021/04/bakan_kanal.png 688w, http://www.mimarist.org/file/2021/04/bakan_kanal-300x240.png 300w" sizes="(max-width: 688px) 100vw, 688px" />Çevre Bakanı Murat Kurum tarafından yapılan sosyal medya paylaşımında Birliğimizi hedef alan suçlamalara karşı TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından 5 Nisan 2021 tarihinde basın açıklaması yapıldı.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p><strong>BİRLİĞİMİZİ HEDEF ALAN SUÇLAMALAR VE KULLANDIĞI YAKIŞIKSIZ İFADELER NEDENİYLE ÇEVRE BAKANI MURAT KURUM’U KINIYORUZ!</strong></p>
<p><strong>KANAL İSTANBUL PROJESİ’NE KARŞI MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ!</strong></p>
<p>Başta İstanbullular olmak üzere halkın büyük çoğunluğunun karşı çıktığı, doğaya, ekolojik dengeye ve İstanbul’a geri dönüşü olmayan zararlar verecek olan Kanal İstanbul Projesinin, siyasi iktidar tarafından bir “beka” meselesine dönüştürülmek istenmesini hayret ve endişe ile izliyoruz.</p>
<p>TMMOB olarak, Kanal İstanbul Projesi ilk ortaya atıldığı günden bu yana, projenin yaratacağı coğrafik, ekolojik, ekonomik, sosyolojik, kentsel ve kültürel tahribatın boyutlarını bilimsel olarak ortaya koyduk. Bu yıkım projesinin durdurulabilmesi için projenin her aşamasında kamuoyunu aydınlattık ve hukuki yollara başvurduk.</p>
<p>Siyasi iktidar ise en başından bu yana bilimsel olmayan yaklaşımlar öne sürerek, kamuoyunun ve bilim insanlarının görüşlerini yok sayarak, hukuku atlatmaya çalışarak bu projeyi oldubittiye getirmek istemektedir.</p>
<p>Cumhurbaşkanı’nın, partisinin İstanbul İl Kongresi’nde kullandığı “onlara rağmen inadına yapacağız” ifadesi, siyasi iktidarın bu meseleye bakışının özeti niteliğindedir.</p>
<p>TMMOB olarak bizim defalarca dile getirdiğimiz endişe ve uyarılarımız hakkında hiçbir cevabı bulunmayan Çevre Bakanı, dün yayınladığı bildiri ile Birliğimizi ve bağlı odalarımızı “projeye takoz olmakla” suçlamıştır.</p>
<p>Anayasa’nın 135. Maddesi’nde belirtilen kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından biri olan Birliğimizi hedef alan bu suçlama ve kullandığı yakışıksız ifadeler nedeniyle Çevre Bakanı Murat Kurum’u kınıyoruz.</p>
<p>Buradan bir kez daha ifade ediyoruz: yandaş kesimlere ve uluslararası sermayeye kentsel rant alanları yaratmayı amaçlayan Kanal İstanbul Projesi, büyük ölçekli bir tahribat ve yıkım projesidir.</p>
<p>Bu proje bilimin ve aklın gereklerine, doğanın ve insanlığın sağlığına, her türden hukuki mevzuata ve kamu çıkarına aykırıdır.</p>
<p>TMMOB olarak Anayasa’dan aldığımız yetki ve mesleki-toplumsal sorumluluklarımız uyarınca, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkemizin geleceğini, halkımızın çıkarını ve doğanın yararını koruma doğrultusunda hareket etmeye devam edeceğiz.</p>
<p>Kanal İstanbul gibi yıkım ve rant projelerine karşı mücadelemizi hukuki ve meşru zeminlerde sürdüreceğiz.</p>
<p><strong>EMİN KORAMAZ</strong></p>
<p><strong>TMMOB YÖNETİM KURULU BAŞKANI</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği İtiraz Dilekçesi</title>
		<link>http://www.mimarist.org/kanal-istanbul-1-100-000-olcekli-cevre-duzeni-plani-degisikligi-itiraz-dilekcesi/</link>
		<pubDate>Tue, 21 Jan 2020 11:43:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul dava]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul dilekçe]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul tmmob]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=17748</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Plani Değişikliği&#8217;ne dair görüş ve itirazlarınızı 28 Ocak 2020 tarihine kadar Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü&#8217;ne iletebilirsiniz. İtiraz dilekçesi için buraya tıklayabilirsiniz. 20 Ocak 2020 tarihinde TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu tarafından yapılan, &#8220;Büyük İstanbul Yurttaş Davasına Çağrı&#8221; toplantısında paylaşılan basın açıklaması için buraya tıklayabilirsiniz.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Plani Değişikliği&#8217;ne dair görüş ve itirazlarınızı 28 Ocak 2020 tarihine kadar Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü&#8217;ne iletebilirsiniz.</p>
<p>İtiraz dilekçesi için <a href="http://www.mimarist.org/file/2020/01/itiraz_dilekcesi_son.pdf">buraya tıklayabilirsiniz.</a></p>
<p>20 Ocak 2020 tarihinde TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu tarafından yapılan, &#8220;Büyük İstanbul Yurttaş Davasına Çağrı&#8221; toplantısında paylaşılan basın açıklaması için <a href="http://www.mimarist.org/tmmob-istanbuldan-buyuk-istanbul-yurttas-davasina-cagri/">buraya tıklayabilirsiniz.</a></p>
<p><img class="aligncenter size-large wp-image-17749" src="http://www.mimarist.org/file/2020/01/whatsapp-image-2020-01-21-at-14.33.37-724x1024.jpeg" alt="" width="724" height="1024" srcset="http://www.mimarist.org/file/2020/01/whatsapp-image-2020-01-21-at-14.33.37-724x1024.jpeg 724w, http://www.mimarist.org/file/2020/01/whatsapp-image-2020-01-21-at-14.33.37-212x300.jpeg 212w, http://www.mimarist.org/file/2020/01/whatsapp-image-2020-01-21-at-14.33.37-768x1086.jpeg 768w, http://www.mimarist.org/file/2020/01/whatsapp-image-2020-01-21-at-14.33.37.jpeg 1131w" sizes="(max-width: 724px) 100vw, 724px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>TMMOB İstanbul&#8217;dan Büyük İstanbul Yurttaş Davası’na Çağrı</title>
		<link>http://www.mimarist.org/tmmob-istanbuldan-buyuk-istanbul-yurttas-davasina-cagri/</link>
		<pubDate>Mon, 20 Jan 2020 12:23:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul dava]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul dilekçe]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul tmmob]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=17742</guid>
		<description><![CDATA[17.01.2020 tarihinde Kanal İstanbul Projesi’nin Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporuna “ÇED Olumlu” kararı verildiği Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kamuoyuna duyurulmuştur. Kanal İstanbul projesi, gündeme geldiği günden beri birçok bilim ve meslek insanı tarafından incelenmiş, kanalın yapılması halinde oluşacak çevresel ve sosyal boyut tüm detaylarıyla ortaya konulmuştur. Yapılan çalışmalar neticesinde üniversiteler,]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>17.01.2020 tarihinde Kanal İstanbul Projesi’nin Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporuna “ÇED Olumlu” kararı verildiği Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından kamuoyuna duyurulmuştur.</p>
<p>Kanal İstanbul projesi, gündeme geldiği günden beri birçok bilim ve meslek insanı tarafından incelenmiş, kanalın yapılması halinde oluşacak çevresel ve sosyal boyut tüm detaylarıyla ortaya konulmuştur. Yapılan çalışmalar neticesinde üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve halk yöneticilere defalarca uyarıda bulunmuş; buna karşın yöneticiler ne bu projenin planlama aşamasına halkı dahil etmiş ne de yapılan uyarılara kulak asmıştır. Tepeden inme bir şekilde İstanbul halkına dayatılan bu proje başta İstanbul olmak üzere Marmara’dan Karadeniz’e uzanacak boyutuyla tüm bu coğrafyayı onarılmaz bir biçimde etkileyecek, ekosistemler arasında yarılma meydana getirecek, binlerce yılda oluşmuş doğal bir dengeyi alt üst edecektir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın “Olumlu” bulduğu durum işte budur.</p>
<p>Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın olumlu bulduğu durum; İstanbul gibi dünya mirası bir şehri büyük bir nüfus baskısı altına sokarak yaşanılmaz bir şehir haline getirmek, şehrin kültürel mirasını zedelemek, şehri koca bir şantiye alanı haline getirerek hafriyat kamyonların inisiyatifine terk etmek, büyük İstanbul depreminin yaklaşmakta olduğu bilimsel gerçeklerle ortaya konulmuşken, şehri böylesine bir afete hazırlamak yerine daha da kırılgan hale getirmek sorumsuzluğudur.</p>
<p>Bakanlığın ‘Boğazı Kurtarmak’ diye adlandırdığı bu projenin gerçekteki anlamı Marmara Denizi’nin Boğaz’ını sıkmaktır. Türkiye’nin ‘astımlı’ denizi Marmara’nın oksijen dengesinin bozulmasına neden olacak her müdahale Marmara’yı bir daha geri dönüşü olmayacak bir biçimde etkileme olasılığına sahiptir. Bu olasılığın gerçekleşmesi pamuk ipliğine bağlıdır ve ÇED raporunda öngörüldüğü gibi teorik olarak hesaplanmış, üstelik yanlış değerlendirilerek hesaplanmış, rakamlara tutunarak aşılabilecek bir sorun değildir.</p>
<p>İstanbul’un istatistiki verileri kanalın boğazdaki gemi trafiği ve kaza riskini azaltmak için yapıldığı iddiasını çürütmektedir. Gemi boyutlarının büyümesi ve petrol/doğalgaz gibi kaynakların boru hatlarıyla taşınması nedeniyle aksine gemi trafiği her yıl azalmakta, alınan tedbirlerle boğazdaki kaza riski olasılığı düşmektedir. Boğazın güvenliğini sağlamak yetkililerin görevidir, bu güvenlik açığının karşılığı Kanal İstanbul gibi bir riski riskle örtme projesi değildir.  Bu yapay su yolu, İstanbul Boğazı’ndan daha çok kaza riski barındırmaktadır.</p>
<p>Şehrin toplam su biriktirme kapasitesinin %29’u kanal güzergâhında bulunmaktadır. Bu kaynakların yok olması 6 milyon kişinin su ihtiyacına denk düşmektedir. İstanbul’un önemli su havzaları üzerinde bulunan kanal güzergâhı nedeniyle havza alanları büyük zarar görecek, İstanbul’a içme suyu sağlayan Sazlıdere barajı tamamen boşaltılacaktır. Terkos Gölü’nün tuzlanma olasılığı hala büyük bir risk olarak karşımızda durmaktadır. Küçükçekmece Gölü’nün Sazlıdere Baraj Gölüne kadar olan bölümü sulak ve bataklık alanları oluşturmaktadır. Gölün gelgitleri ile oluşan bataklık alan kuşların göç yolu üzerinde dinlenme ve üreme bölgesi durumundadır. İstanbul için üretilen bütün çevre düzeni planları için yapılan doğal yapı sentezlerinde; söz konusu alanı mutlak korunması gereken işlevlerinin bozulmaması gereken kritik önemdeki ekolojik sistemler, su döngüsüsün sürdürülebilmesi açısından birinci ve ikinci derecede kritik toprak ve kaynak alanları olarak tanımlanmıştır. Bölge barındırdığı dere ve doğal topografyası nedeniyle de çok önemli yer altı suyu ve bir yağmur suyu toplama havzası ve İstanbul’un en önemli ekolojik koridorudur.</p>
<p><img class="aligncenter size-large wp-image-17745" src="http://www.mimarist.org/file/2020/01/kanal_istanbul_basin_toplantisi-1-1024x768.jpeg" alt="" width="900" height="675" srcset="http://www.mimarist.org/file/2020/01/kanal_istanbul_basin_toplantisi-1-1024x768.jpeg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2020/01/kanal_istanbul_basin_toplantisi-1-300x225.jpeg 300w, http://www.mimarist.org/file/2020/01/kanal_istanbul_basin_toplantisi-1-768x576.jpeg 768w, http://www.mimarist.org/file/2020/01/kanal_istanbul_basin_toplantisi-1.jpeg 1599w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p>Küresel iklim değişikliğinin etkisini yakıcı bir şekilde göstermeye başladığı bir zamanda İstanbul’u susuz bırakmak doğa gerçekliği açısından oldukça cüretkar ve yanlış bir seçimdir. İstanbul gibi nüfusun ve üretimin çoğunu bünyesinde barındıran bir şehri su varlıklarından mahrum bırakmak, kayıpların başka illerin havzalarından su temin edilerek giderilebileceğini düşünmek büyük bir yanılgıdır. Plansız yapılaşma ve plansız projelendirme ile İstanbul’un su varlıkları neredeyse tükenmiştir. Bugün İstanbul, içme suyunun %70’ini başka illerden karşılamak zorunda olan bir şehirdir. Şehrin kendi su varlıklarının her geçen gün tahrip edilmekte, başka vadilerden su taşınarak İstanbul’un su sorunun çözüleceği sanılmaktadır. Bu durum başka su havzalarında da baskı yaratmakta, ekosistemin dengesini sistematik olarak bozmaktadır.</p>
<p>Bakanlığın daha önce onayladığı 2009 yılı İBB İstanbul Çevre Düzeni Raporunda küresel iklim değişikliğinin olası etkileri plana dahil edilmiş, yağış rejiminin değişmesi ve kuraklık ile temiz içme suyu temininin güçleşeceği, suya gereksinimin ise artacağı gerçeği plandaki yerini almıştır. 2020 yılına geldiğimizde tüm bu değerlendirmeler göz ardı edilerek  İstanbul halkı büyük bir tehlike altına sokulmuştur. Yöneticilerin sadece ekoloji değil tarih bilgilerini de sorgulamaları gerekmektedir: Tarihte her şehir su varlıklarına olan mesafesine göre kurulmuştur. Bir şehri ve ülkeyi su olmadan yönetemezsiniz.</p>
<p>İstanbul’un üst ölçekli planlamasının eklektik olarak yapılması nedeniyle şehirde yapılması planlanan projelerin kümülatif (katlanmış) etkisinin görülmesini engellemektedir. Kanal İstanbul projesine tek başına bir projeymiş gibi yaklaşmak ve projenin etki değerlendirmelerini yalnızca bu proje üstünden yapmak bütüncül bakış açısından yoksun, bilimsel olmayan bir metottur. “Çılgın projeler” ismiyle kamuoyunu yıllar önce duyurulan 3. Havalimanı, 3. Köprü ve Kanal İstanbul projesi entegre projelerdir. Tüm bu projelerle İstanbul’un kuzeyi taşıyabileceğinden çok fazla olumsuz çevresel yükün tesiri altındadır. İstanbul, yaşanılabilecek bir şehir olmaktan çıkarılmış, kısa vadeli siyasal ve ekonomik çıkarlarını her türlü yaşamsal değerin üstünde gören küresel ve yandaş sermayenin oyun ve rant alanı haline getirilmiştir.</p>
<p>Projenin etkileri yalnızca doğal alanlarla sınırlı kalmamakta, projenin kendisinden önce çıkan emlak reklamlarından da anlaşıldığı üzere sosyolojik bir etki de barındırmaktadır. Yapılaşmaya açılacak olan kanal güzergâhında yaşayan insanlar yerlerinden edilecek, yerlerine “Kanal Manzaralı” evlerde yaşama imtiyazına sahip kimseler getirilecektir. Kanalla birlikte İstanbul’un kuzeyi ek bir nüfus yoğunluğu altına daha girecek, şehir yönetilebilir olmaktan çıkacaktır.</p>
<p><img class="aligncenter size-large wp-image-17744" src="http://www.mimarist.org/file/2020/01/whatsapp-image-2020-01-20-at-11.19.45-1-1024x768.jpeg" alt="" width="900" height="675" srcset="http://www.mimarist.org/file/2020/01/whatsapp-image-2020-01-20-at-11.19.45-1-1024x768.jpeg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2020/01/whatsapp-image-2020-01-20-at-11.19.45-1-300x225.jpeg 300w, http://www.mimarist.org/file/2020/01/whatsapp-image-2020-01-20-at-11.19.45-1-768x576.jpeg 768w, http://www.mimarist.org/file/2020/01/whatsapp-image-2020-01-20-at-11.19.45-1.jpeg 1599w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p>Projenin ÇED raporunda projenin çevresel ve sosyal etki alanı neredeyse kanalın başlangıç ve bitiş noktasıyla sınırlandırılmıştır. Oysaki bu kanal; tüm İstanbul’u ve kanalın birleştirdiği iki denizin etrafında yer alan bölgeleri bir domino etkisiyle yıkma potansiyeline sahiptir.</p>
<p>Sadece Türkiye’yi değil Karadeniz’e sınırı olan tüm ülkeleri de ilgilendiren bu projenin stratejik değerlendirmeye tabi tutulmaması da ayrıca bir tartışma konusudur. Hiçbir gemiyi kanaldan geçmeye zorlayamayacakları gibi, projenin belirtilen maliyeti de gerçekçi değildir. Kamu kaynakları bu proje ile gereksiz kullanılacak olup üstüne üstlük İstanbul halkı bunun bedelini yaşam alanlarıyla ödeyecektir.</p>
<p>TMMOB ve bağlı odaları bu projenin yapılmaması gerektiğini ispatlayacak tüm bilimsel ve teknik alt yapıya sahiptir. Ancak projenin ilan edilişinden bu zamana kadar geçen sürede; karşısında tartışmak üzere hiçbir gerçekçi bilimsel ve teknik gerekçe ve açıklama görememiştir. Bu yüzden de Kanal İstanbul projesi yargıya taşınacaktır.</p>
<p><strong>Büyük İstanbul Yurttaş Davası’na Çağrı </strong></p>
<p>Projeye itiraz eden tüm İstanbullulara çağrımızdır: 17 Şubat 2020 tarihine kadar Kanal İstanbul Projesi’ne dava açma hakkınız bulunmaktadır. TMMOB, davaya gerekçe oluşturacak tüm bilimsel ve teknik altyapıyı halkın hizmetine sunmaya hazırdır. Gelin binlerce/yüzbinlerce insan bir arada bu davayı Türkiye tarihinin en büyük davasına dönüştürelim, tarihe İstanbul için almış olduğumuz bu yurttaş sorumluluğunu not düşelim. Bir başka İstanbul daha yok!</p>
<p><strong>TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>TMMOB İstanbul İKK&#8217;dan Kanal İstanbul Projesi İle İlgili Görüş ve İtiraz Dilekçesi Yönergesi</title>
		<link>http://www.mimarist.org/tmmob-istanbul-ikkdan-kanal-istanbul-projesi-ile-ilgili-gorus-ve-itiraz-dilekcesi-yonergesi/</link>
		<pubDate>Wed, 25 Dec 2019 09:17:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul dilekçe]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul itiraz dilekçesi]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul tmmob]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=17680</guid>
		<description><![CDATA[TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, Kanal İstanbul Projesi’nin ÇED raporu nihai halini almak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından görüşe açılması üzerine, yurttaşlarımızın projeye ilişkin görüş ve itirazlarını 2 Ocak 2020 tarihine kadar iletebilmelieri için bir dilekçe yönergesi hazırladı. TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu&#8217;nun konu hakkındaki mesajı ise şöyle; Sevgili]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-large wp-image-17681" src="http://www.mimarist.org/file/2019/12/kanal_istanbul_itiraz-724x1024.jpeg" alt="" width="724" height="1024" srcset="http://www.mimarist.org/file/2019/12/kanal_istanbul_itiraz-724x1024.jpeg 724w, http://www.mimarist.org/file/2019/12/kanal_istanbul_itiraz-212x300.jpeg 212w, http://www.mimarist.org/file/2019/12/kanal_istanbul_itiraz-768x1086.jpeg 768w, http://www.mimarist.org/file/2019/12/kanal_istanbul_itiraz.jpeg 1131w" sizes="(max-width: 724px) 100vw, 724px" /></p>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even"></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p>TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, Kanal İstanbul Projesi’nin ÇED raporu nihai halini almak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından görüşe açılması üzerine, yurttaşlarımızın projeye ilişkin görüş ve itirazlarını 2 Ocak 2020 tarihine kadar iletebilmelieri için bir dilekçe yönergesi hazırladı.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p class="rtejustify">TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu&#8217;nun konu hakkındaki mesajı ise şöyle;</p>
<p class="rtejustify"><strong>Sevgili İstanbul halkı,</strong></p>
<p class="rtejustify">Kanal İstanbul Projesi’nin ÇED raporu nihai halini almak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından görüşe açılmıştır. Projeye ilişkin görüş ve itirazlarınızı 2 Ocak 2019 tarihine kadar İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne ya da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’ne dilekçe ile iletebilirsiniz.</p>
<p class="rtejustify"><strong>TMMOB İSTANBUL İL KOORDİNASYON KURULU</strong></p>
<p>Detaylı bilgi ve dilekçe için<a href="http://www.mimarist.org/file/2019/12/kanal_istanbul_ced_itiraz_dilekcesi.pdf"> buraya tıklayabilirsiniz&#8230;</a></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>TMMOB: İstanbul Kanalı Çılgınlığına Derhal Son Verilmelidir</title>
		<link>http://www.mimarist.org/tmmob-istanbul-kanali-cilginligina-derhal-son-verilmelidir/</link>
		<pubDate>Thu, 07 Mar 2019 11:52:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul açıklama]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul projesi]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul tmmob]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=16535</guid>
		<description><![CDATA[Bu çalışma, TMMOB’ye bağlı Çevre Mühendisleri Odası, Elektrik Mühendisleri Odası, Gemi Makinaları İşletme Mühendisleri Odası, Gemi Mühendisleri Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, Jeofizik Mühendisleri Odası, Jeoloji Mühendisleri Odası, Kimya Mühendisleri, Makina Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası, Peyzaj Mimarları Odası, Şehir Plancıları Odası, Ziraat Mühendisleri Odası raporları ve Prof. Dr. Haluk Eyidoğan ile]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bu çalışma, TMMOB’ye bağlı Çevre Mühendisleri Odası, Elektrik Mühendisleri Odası, Gemi Makinaları İşletme Mühendisleri Odası, Gemi Mühendisleri Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, Jeofizik Mühendisleri Odası, Jeoloji Mühendisleri Odası, Kimya Mühendisleri, Makina Mühendisleri Odası, Mimarlar Odası, Peyzaj Mimarları Odası, Şehir Plancıları Odası, Ziraat Mühendisleri Odası raporları ve Prof. Dr. Haluk Eyidoğan ile Prof. Dr. Doğan Kantarcı’nın uzman raporlarından derlenerek hazırlanmıştır. Ayrıca konu ile ilgili kaynaklardan ve İstanbul Kanalı için hazırlanan ÇED başvuru dosyası raporundan bazı veriler ve haritalar kullanılmıştır.</em></p>
<p><img class="aligncenter size-large wp-image-16536" src="http://www.mimarist.org/file/2019/03/whatsapp-image-2019-03-07-at-14.41.31-1-1024x768.jpeg" alt="" width="900" height="675" srcset="http://www.mimarist.org/file/2019/03/whatsapp-image-2019-03-07-at-14.41.31-1-1024x768.jpeg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2019/03/whatsapp-image-2019-03-07-at-14.41.31-1-300x225.jpeg 300w, http://www.mimarist.org/file/2019/03/whatsapp-image-2019-03-07-at-14.41.31-1-768x576.jpeg 768w, http://www.mimarist.org/file/2019/03/whatsapp-image-2019-03-07-at-14.41.31-1.jpeg 1599w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p><strong>Tekrar Uyarıyoruz!</strong></p>
<p><strong>İSTANBUL KANALI ÇILGINLIĞINA </strong><strong>DERHAL SON VERİLMELİDİR</strong></p>
<p><strong>İstanbul ve Marmara Bölgesi için yüzlerce bilim ve meslek insanı, üniversite, meslek odaları, kamu kurum ve kuruluşları tarafından yılların birikimi ile üretilen sayısız planlama, bilimsel araştırma ve çalışma sonuçları yok sayılıp; bilimsel niteliği olmayan söylemler ve varsayımlar üzerinden tartışmaya açılarak meşrulaştırılmaya çalışılan “Kanal İstanbul“, tam anlamıyla coğrafik, ekolojik, ekonomik, sosyolojik, kentsel, kültürel kısacası yaşamsal bir yıkım ve felaket önerisidir.</strong></p>
<p>Marmara bölgesinin coğrafi, ekolojik ve jeolojik olarak en hassas ve korunması gereken bölgesinde, yaklaşık 45 km uzunluğunda, 25 m derinliğinde, 250 m genişlikte yapılması öngörülen söz konusu “Kanal”; Karadeniz’den Marmara Denizine kadar tüm coğrafyayı onarılmaz ve kestirimsiz bir biçimde etkileyecek hasar ve yarılma meydana getirme tehdidi taşımaktadır.</p>
<p>Söz konusu Kanal, Küçükçekmece Gölü, Sazlıdere barajı-Terkoz barajı doğusunu takip eden 45 km.lik bir güzergâh boyunca devam ederek Marmara denizini Karadeniz’e bağlamayı önermektedir.</p>
<p>Kanal’ın uzunluk olarak, 7 km’si Küçükçekmece, 3,1 km’si Avcılar, 6,5 km’si Başakşehir ve 28,6 km’si de Arnavutköy ilçeleri sınırları içindedir. Açıklanan Başvuru Raporuna göre 45 kilometrelik güzergâhın; orman, tarım vb. ve yerleşme alanlarını, dünyada örneği nadir kalmış coğrafik varlıklardan olan Küçükçekmece Lagün ve Kumul alanlarını, İstanbul’un içme suyu ihtiyacının bir kısmını karşılayan Sazlıdere Barajı ve havza alanlarını, yok ederek geçirilmesi öngörülmüştür.</p>
<p>Küçükçekmece Gölü’nün Sazlıdere Baraj Gölüne kadar olan bölümü sulak ve bataklık alanları oluşturmaktadır. Gölün gelgitleri ile oluşan bataklık alan kuşların göç yolu üzerinde dinlenme ve üreme bölgesi durumundadır. İstanbul için üretilen bütün çevre düzeni planları için yapılan doğal yapı sentezlerinde; söz konusu alanı mutlak korunması gereken doğal kaynak alanı, işlevlerinin bozulmaması gereken kritik önemdeki ekolojik sistemler, su döngüsüsün sürdürülebilmesi açısından birinci ve ikinci derecede kritik toprak ve kaynak alanları olarak tanımlanmıştır. Bölge barındırdığı dere ve doğal topografyası nedeniyle de çok önemli yer altı suyu ve bir yağmur suyu toplama havzası ve İstanbul’un en önemli ekolojik koridorudur.</p>
<p>Şimdiye kadar açıklanan verilerden dahi; Kanal projesi kapsamında; Terkoz havzası da dahil Üçüncü Havalimanı ve 3. Köprü bağlantı yollarından geriye kalan bütün orman alanları, tarım alanları, meralar, yeraltı ve üstü su toplama havzaları, havzadaki mahallelerle birlikte, Karadeniz ve Marmara denizi ve kıyıları dahil olmak üzere bütün coğrafyanın inşaat ve yıkım alanı olarak tasarlandığı anlaşılmaktadır.</p>
<p>İstanbul Boğazı’nın derinliği, genişliği ve doğal yapısının elverişli koşullarına ve Boğaz’da alınacak önlemlerle ilgili hiçbir uluslararası engel bulunmamasına rağmen, gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması, 100 yıllık ömür biçilen İstanbul Kanalı’nın en temel gerekçelerinden biri olarak gösterilmektedir.</p>
<p>Bitişiğinde yakıt kullanımı ve kaza riski açısından büyük tehlikeler taşıyan ve uluslar arası havacılık güvenlik Kurallarına göre 6 km içerisinde yakıt depolaması yapılamayacağı bilinen Üçüncü Havaalanı da varken¸ seyir, can mal ve çevre güvenliği açısından Kanal’da seyreden son derece kısıtlı ve sınırlı manevra imkanlarına sahip tankerlerin Kanal çevresinde yapılması planlanan yaşam alanları üzerinde öngörülemeyecek tehditler oluşturacaktır.</p>
<p><strong>Tekrar ve Önemle uyarıyoruz…</strong></p>
<p><strong>Bilimsel niteliği olmayan söylemler ve varsayımlar üzerinden tartışmaya açılarak meşrulaştırılmaya çalışılan “İstanbul Kanalı”, tam anlamıyla coğrafik, ekolojik, ekonomik, sosyolojik, kentsel, kültürel kısacası yaşamsal bir yıkım ve felaket önerisidir.</strong></p>
<p><strong>Derhal vazgeçilmeli ve gündemden düşürülmelidir.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #993300;"><em><strong>Hazırlanan rapor şu şekilde:</strong></em></span></p>
<h4>(1) İstanbul Kanalı Projesi Bir Eko-kırım Projesidir;</h4>
<h4>Uluslararası anlaşmalar kapsamında yapılaşma yasağı bulunan, 70 tür canlıya yuva olan sulak alanlar, akarsular, dereler ile Terkos Gölü’nün projeden etkilenmesi beklenmektedir. Kanal güzergahı içinde kalan sulak alanlar koruma statüsünden çıkarılarak kullanıma açılacaktır.</h4>
<h4>Küçükçekmece Gölü kanala dönüşecek, tek başına İstanbul’un su ihtiyacının % 29’unu karşılayan Sazlıdere Barajı ve diğer dereler tümüyle yok olacaktır. Böylelikle, Küçükçekmece Lagün havzasında kalan karasal alanın tamamı, kuzeydeki sulak alanlar ve orman alanları yapılaşmaya açılacaktır.</h4>
<h4>Karadeniz’in kıyı coğrafyası bütünüyle bozulacaktır.  Marmara Denizi ve Karadeniz kirlenecek, proje deniz ekosistemine, Karadeniz-Marmara dengesine ve iklime önemli etki yapacaktır.</h4>
<h4>Karadeniz’den Marmara Denizi’ne doğru akış sebebiyle tatlısu aktiferleri ve karasal eko sistem tuzlanacak, Karadeniz’deki tuzluluk değeri %0,17’lere çıkacak, sadece İstanbul ve çevresi değil, Trakya’ya kadar tatlı suların beslediği tarım alanları ve karasal ekosistem geri alınamaz şekilde bozulacak, yıkıma uğrayacak ve heyelan riski artacaktır. Proje, tüm Trakya bölgesini ekolojik olarak etkileyecektir. Marmara denizinde dip oksijen seviyesinin 4.5 ppm olması gerekirken kirlilikten dolayı 0.5 ppm civarında olması, Karadeniz’den Marmara’ya dökülen az tuzlu, daha soğuk ve besin değeri yüksek suyun, dipte bulunan bakterileri besleyerek, oksijenin tamamen tükenmesine neden olacak, mevcut “biyolojik koridor” bozulacak, 20 ile 30 yıl içinde bakteri ve mantarların faaliyeti sonucu denizel ekosistemin çökmesi ile hidrojen sülfürden kaynaklanan, çürük yumurta kokusu yayılarak, çevrede koku kirliği oluşacaktır.</h4>
<p>İstanbul Kanalı Projesi, Üçüncü Boğaz Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu ve Bağlantı Yolları ve Üçüncü Hava Limanı ile birlikte 42.300 hektar alanı kapsayan ve tarımsal üretimin yoğun olduğu bir bölgede yürütülmekte olan proje alanı içerisinde kalan yaklaşık, 12.000 hektar tarım alanı, 2.000 hektar çayır-mera alanı tarımsal vasfını yitirmiştir, yitirmeye de devam etmektedir.</p>
<p>Proje alanı Avrupa-Sibirya Fitocoğrafik Bölgesi içerisinde Marmara alt havzasında İstanbul ili sınırları içinde yer almaktadır. Bölgenin taşıdığı çeşitlilik, Kanal İstanbul inşaatı ve sonrasında oluşacak ekolojik tahribat ve mikro klima değişimlerinden olumsuz etkilenecektir. Planlanan alanın fitocoğrafik konumu, toprak yapısı ve arazi kullanım sınıflandırılması bakımından tarım ve hayvancılığa uygundur.</p>
<p>Proje alanı içinde yer alan mera alanları üzerinde, 4342 sayılı Mera Kanunu’na eklenen 13. Madde nedeniyle Kanun hükümleri uygulanmaz hale gelmiştir. Aynı şekilde proje alanındaki tarım arazilerinin, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu’nun 13. Maddesinin d) fıkrası gereğince Bakanlar Kurulu kararı ile Toprak Koruma Kurulundan geçirilerek amaç dışı kullanımına izin verilmiştir.</p>
<p>Proje, bölgede bugüne değin yaşamakta olan tüm flora ve faunayı (balıkları, endemik olan ve olmayan bitkileri, böcekleri, yabanılları, göçmen olan ve olmayan kuşları) yaşam alanlarından koparacaktır.</p>
<h4>Proje nedeniyle yaklaşık 20 bin futbol sahası büyüklüğünde, üçte biri meşe ve kayın karışımı doğal orman yok olacaktır. Yaban hayatı ve önemli kuş koruma alanları hızla tükenecektir.</h4>
<h4>Hat boyunca inşa edilecek köprüler, yollar, bağlantı yolları, vs. Kanal güzergahının yanısıra, İstanbul&#8217;un doğal yaşam alanı olan ve bu özelliği ile korunması gerekli olan Kuzey Batısının ulaşım projelerinin baskısı altında bir yerleşim alanı olarak gelişmesine sebebiyet verecektir. Böylelikle güzergahı içinde kalan İstanbul’un kuzey ormanlarını yüksek yoğunluklu yapılaşmaya açacaktır.</h4>
<p>Proje alanında yapılacak kazılarla Sazlıdere Barajı ve Karadeniz arasındaki kırsal bölgeden ve dere yamaçlarından en az 3 milyar m³ hafriyatın çıkarılması beklenmektedir. Bu hafriyatın, 600 milyon m³ kayacın patlatılması, patlama sonucu çevrede yapılarda hasar ve yıkımlar olması, buna bağlı olarak yörede yaşayanların barınma güvencelerinin ortadan kalkması, doğal koruma alanlarında telafisi imkansız hasarlar meydana gelmesi açığa çıkan partiküllerin 5 yıl havada salınmasına bağlı olarak hava kirliliğinin katlanarak artması ve yöredeki tüm canlılarda solunum problemlerinin ortaya çıkması gibi etkiler yaratması kaçınılmazdır.</p>
<p>100 yıllık ömür biçilen bu proje, kentte ve bölgede geri dönüşü neredeyse imkansız ekolojik hasarlara sebebiyet verecektir.</p>
<h4>(2) İstanbul Kanalı Projesi; planlama ve koruma ilke ve esaslarını hiçe sayan bir projedir;</h4>
<h4>Proje kentin üst ölçekli planına sonradan işlenmiştir ve plan ana kararlarıyla çelişmektedir.</h4>
<h4>&#8211; 1/100 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı;<em>“Kuzeydeki hassas ekosistemlerin korunması amacıyla kuzeye gelişme eğilimi gösteren kent gelişiminin kontrol altına alınarak,  doğu batı aksında ve Marmara Denizi boyunca kademelendirilmiş çok merkezli ve sıçramalı gelişimin sağlanmasından”</em> söz ederken, İstanbul Kanalı Projesi tam tersine, kentin tüm kuzey bölgesini ve hassas ekosistemlerini “Yok edici bir kentsel gelişme” baskısı altına almaktadır.</h4>
<h4>&#8211; 1/100 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı “<em>Plan kararlarının deprem başta olmak üzere, afet riskleri dikkate alınarak üretilmesi</em>” ne vurgu yaparken, İstanbul Kanalı Projesi tam tersine bir girişimdir.</h4>
<h4>&#8211; Proje alanı, “Rezerv Yapı Alanı” olmasına rağmen, güzergâhı üzerinde üç aktif fay hattı bulunmakta,  deprem ve tsunami riski de içermektedir.</h4>
<h4>&#8211; 1/100 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında; ”<em>İçme suyu havzalarının 1000 metrelik kuşağı içinde, mutlak ve kısa koruma alanlarında ve havzaları besleyen derelerin koruma kuşakları içinde yapılaşma reddedilmektedir.</em>” Buna karşılık İstanbul Kanalı Projesi su havzaları üzerine yoğun bir yapı ve nüfus baskısı getirmekte, havzaların koruma alanlarını yapılaşmaya açarak, havzalarla ilgili koruma kararlarını geçersiz saymaktadır. Bu bir “Rant” projesidir.</h4>
<h4>&#8211; 1/100 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında;“<em>Kentin iki yakasında nüfus ve istihdam dengesinin sağlanması öngörülmüştür.</em>” ve “Planın 2023 nüfus projeksiyonu 16 milyondur.”Buna karşılık İstanbul Kanalı Projesi ile tüm nüfus ve istihdam dengesi alt üst olacaktır.  “İstanbul Kanalı ve İki Yeni Şehir Projesi” üst ölçekli planın nüfus eşiğini de katlayarak artıracaktır.</h4>
<h4>&#8211; 1/100 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında;“<em>TEM’in kuzeyinin sanayi alanlarından arındırılması ve kentin doğal kaynaklarının yoğunlaştığı kuzey bölgesine kentsel gelişme baskısını önlenmesi</em>” ilkesini benimsenmiştir. İstanbul Kanalı Projesi’nin ise, diğer mega projelerle birlikte yoğun bir yerleşim ve nüfus baskısına neden olacağı açıkça anlaşılmaktadır.</h4>
<h4>&#8211; 1/100 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında;“<em>Metropoliten Alan’da karayolu ulaşım şebekesinin, demiryolu ve raylı sisteme yönlendirilmesi esastır</em>” denilirken, İstanbul Kanalı Projesi’nin karayolu odaklı ulaşım baskısı yaratması kaçınılmazdır.</h4>
<h4>&#8211; 1/100 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı;“<em>Büyükçekmece-Terkoz, Küçükçekmece-Terkoz, Haliç-Terkoz arası ile Ömerli Barajı-Riva Deltası arasında kalan ekolojik koridorların, doğal ve tarımsal karakterlerinin, yaban yaşamı hareketliliğini ve kentsel hava sirkülasyonu işlevini sürdürebilmesi için korunması, gerekiyorsa i</em><em>yileştirilmesi</em><em>ni öngören bir yaklaşımı</em>” benimsemiştir. İstanbul Kanalı Projesi Avrupa’nın acil korunması gereken 100 orman alanı arasında yer alan ve Çevre Düzeni Planı ile de korunması öngörülen kuzey ormanları üzerinde güçlü ve yok edici bir baskı oluşturacaktır. Projenin 45 km’lik güzergâhının yaklaşık 20 km’si orman alanından geçmektedir. 200 metre Kanal genişliği üzerinden yapılacak kabaca bir hesapla, yaklaşık 400 ha orman alanı, yalnızca kanalın etkisiyle yok olacaktır. Proje, kırsal yaşam üzerinde büyük bir tehdit oluşturmaktadır.</h4>
<h4>&#8211;       1/100 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda;<em>“Mutlak korunması gerekli tarım alanları ile tarımsal bütünlük açısından mutlak tarım arazilerindeki ürün deseninin devamlılığını sağlayan marjinal tarım alanları, tarımsal niteliği korunacak alan olarak gösterilmiştir</em>.” İstanbul Kanalı Projesi ile tarım alanları tükenecektir. Yaklaşık 102 milyon m² tarım arazisi yok olacaktır. İstanbul Kanalının etki alanı 130 milyon m²dir. ‘Mutlak tarım arazisi&#8217; olan korunması gereken yaklaşık 5 milyon 300 bin m²&#8217;lik tarım alanı, projenin etki alanında yer almaktadır. Buna bağlı olarak kırsal ekonomi sürdürülebilir olmaktan çıkacak, köylerin kırsal karakteri de tamamen yok olacaktır.</h4>
<ul>
<li>1/100 000 ölçekli planın ilkelerinin aksine, Kanal projesi, İstanbul’un kültürel ve arkeolojik mirası ile su havzalarını yapılaşma baskısına maruz bırakacaktır.</li>
<li><strong>İstanbul Kanalı Güzergahında Mevcut Olan Diri Faylar, Deprem Hareketini ve Yıkıcı Hasar Olasılığını Artıracaktır;</strong></li>
</ul>
<p>İstanbul’un son 2017 yıllık tarihinde Avrupa ve Anadolu yarımadasındaki yerleşimleri etkileyen M=6.8 veya daha büyük deprem sayısı 44’dür. Bunların çoğu Marmara Denizi’nin kuzey bölümünde olmuştur ve İstanbul’daki yerleşimleri de en fazla etkileyen bu depremlerdir (Şekil 1).</p>
<p><strong> Şekil 1. Kuzey Marmara Fayı</strong></p>
<p><img class="aligncenter size-large wp-image-16539" src="http://www.mimarist.org/file/2019/03/sekil-1-1024x731.jpg" alt="" width="900" height="642" srcset="http://www.mimarist.org/file/2019/03/sekil-1-1024x731.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2019/03/sekil-1-300x214.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2019/03/sekil-1-768x548.jpg 768w, http://www.mimarist.org/file/2019/03/sekil-1.jpg 1184w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p>Marmara Denizi’nin kuzeyinde doğu-batı doğrultusunda dizilen bu büyük depremleri yaratan fayın Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara Denizi içerisinde devamı olan Kuzey Marmara Fayı olarak adlandırdığımız kolu olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, güncel deprem verilerini haritaladığımızda bu fayın halen etkinliğini çok belirgin biçimde sürdürdüğünü ve geçmişteki büyük depremler için enerji biriktirdiğini öngörebiliriz. Avrupa Yakası’nda 1900-2017 yılları arasında büyüklüğü 3.0 ve daha fazla olan depremlerin bölgenin diri fayları açısından yorumlanması gerekir (Şekil 2).</p>
<h4>Şekil 2. Avrupa Yakası Fay Hatları</h4>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-16540" src="http://www.mimarist.org/file/2019/03/sekil-2.jpg" alt="" width="1001" height="707" srcset="http://www.mimarist.org/file/2019/03/sekil-2.jpg 1001w, http://www.mimarist.org/file/2019/03/sekil-2-300x212.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2019/03/sekil-2-768x542.jpg 768w" sizes="(max-width: 1001px) 100vw, 1001px" /></p>
<h4>Kanal İstanbul için öngörülen güzergâh üzerinde Küçükçekmece gölü Marmara Denizi giriş/çıkış alanı ve İstanbul’un su gereksinmesinin bir miktarını karşılayan Sazlıdere Barajı var. Bir zamanlar İstanbul’un içme suyu ihtiyacını karşılayan Küçükçekmece Gölü artık bu amaçla kullanılamayacak kadar kirlenmiştir. Marmara Denizi’nin kuzeyinde yaptıkları deniz sismiği araştırmaları sonucunda bir bölümü Küçükçekmece Gölü tabanında olmak üzere kuzey Marmara Denizi tabanında birçok diri fay bulunduğu tespit edilmiştir (Şekil 3 ve Şekil 4).</h4>
<h4>Şekil 3. Küçükçekmece Gölü İçindeki Fay Hatları</h4>
<p><img class="aligncenter size-large wp-image-16541" src="http://www.mimarist.org/file/2019/03/sekil-3-1024x746.jpg" alt="" width="900" height="656" srcset="http://www.mimarist.org/file/2019/03/sekil-3-1024x746.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2019/03/sekil-3-300x218.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2019/03/sekil-3-768x559.jpg 768w, http://www.mimarist.org/file/2019/03/sekil-3.jpg 1100w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p><strong>Şekil 4.Küçükçekmece Gölü’ndeki Diri Fay Hatları</strong></p>
<p><img class="aligncenter size-large wp-image-16542" src="http://www.mimarist.org/file/2019/03/sekil-4-1024x723.jpg" alt="" width="900" height="635" srcset="http://www.mimarist.org/file/2019/03/sekil-4-1024x723.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2019/03/sekil-4-300x212.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2019/03/sekil-4-768x542.jpg 768w, http://www.mimarist.org/file/2019/03/sekil-4.jpg 1112w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p>Küçükçekmece Gölü’ndeki bu aktif fay hatları Kuzey Marmara Fayı’nın hareketine bağlı olarak orta kuvvetli artı depremler yaratabileceği olasıdır.</p>
<ul>
<li>Kanal İstanbul ve çevresindeki diğer büyük inşaat projeleri nedeniyle Avrupa yakasında karada ve Marmara ile Karadeniz’de doğal ve çevresel dengeler geri dönülmez biçimde bozulacaktır.</li>
<li>Kanal güzergâh yer yapısına ve şev duyarlılığına bağlı olarak heyelan, toprak kaymaları ve sıvılaşma tehlikesi yüksektir.</li>
<li>İstanbul Kanalı’nı şiddetle etkileyecek en önemli deprem kaynağı kanalın güney bölgesinden 10-12 km uzaktaki deniz tabanında yatan Kuzey Marmara Fayı’nda beklenen büyük depremlerdir.</li>
<li>İstanbul’un güney bölgelerinin jeolojik-jeofizik yapısı nedeniyle deprem dalgaları aşırı büyümektedir. Bu büyütme değerleri yer yer 10 kat artabilmektedir.</li>
<li>Kanalın depremler sırasında olabilecek yanal ve düşey hareketlere karşı nasıl tepki vereceği hayati bir araştırma konusudur. Bu yapının deprem sırasında kayması, kırılması veya burulması çok büyük felaketlere neden olabilecektir.</li>
<li>Kanal İstanbul ve çevresindeki diğer projeler etkisiyle ortaya çıkacak yeni yerleşim alanlarıyla birlikte nüfus yoğunluğu aşırı derecede artacak ve buna bağlı olarak olası bir depremin neden olacağı can ve mal kaybı riski de yükselecektir.</li>
<li>Kanal kazısı sırasında kaldırılacak 4.5 milyar tona yakın hafriyat nedeniyle alandaki doğal gerilme ve yeraltı gözenek basıncı dengeleri bozulacağından, çeşitli büyüklüklerde tetiklenmiş depremsellik görülebilecektir.</li>
<li>Küçükçekmece Gölü içerisindeki diri faylar ve bu fayların çevredeki diğer jeolojik olgularla ilişkisi tetiklenmiş depremsellik ihtimalini arttırmaktadır.</li>
</ul>
<p><img class="size-medium wp-image-16537 alignleft" src="http://www.mimarist.org/file/2019/03/whatsapp-image-2019-03-07-at-14.41.31-2-300x225.jpeg" alt="" width="300" height="225" srcset="http://www.mimarist.org/file/2019/03/whatsapp-image-2019-03-07-at-14.41.31-2-300x225.jpeg 300w, http://www.mimarist.org/file/2019/03/whatsapp-image-2019-03-07-at-14.41.31-2-768x576.jpeg 768w, http://www.mimarist.org/file/2019/03/whatsapp-image-2019-03-07-at-14.41.31-2-1024x768.jpeg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2019/03/whatsapp-image-2019-03-07-at-14.41.31-2.jpeg 1599w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<h4>(4) İstanbul Kanalı Projesi; sosyo-ekonomik yaşama ve yöre halkının yaşam kalitesine büyük zarar verecektir;</h4>
<p>Proje ile, geçimini bugüne değin tarımdan, hayvancılıktan, balıkçılıktan sağlayan yöre halkının ekonomik yapısı dönüştürülecek ve yöre halkı tüm yaşam güvencesini kaybedecektir. Kırsal niteliğini kaybeden alanlarda, yer değiştirmeler kaçınılmaz olarak gerçekleşecek, bugüne değin kır yaşamı içinde varlık bulan nüfus, kent yaşamına uyum sorunları yaşayacaktır.</p>
<p>Bölgede oluşacak yüksek yoğunluklu yeni yapılaşma, alana yaklaşık 2 milyon nüfus çekecek,  bölgenin su rezervlerinin azalmasına bağlı olarak, temel yaşam haklarından olan suya erişim hakkı da kısıtlanacaktır.</p>
<h4>(5) İstanbul Kanalı Projesi; katılımı olanaklı kılmayan bir projedir;</h4>
<h4>Türkiye’nin tarım toprakları hızla kentsel arsaya dönüşmekte, çiftçi yoksullaşmakta ve her geçen gün daha fazla borçlu hale gelmektedir. Tarım alanları hızla daralmaktadır. Tarım Alanları; 1987 ile 2002 yılları arasındaki 15 yılda 1 milyon 348 bin hektar (% 5) azalırken, 2002 ile 2017 yılları arasındaki 15 yılda ise 3 milyon 203 bin hektar (% 12) tarım arazisi yok olmuştur. Tarımın istihdamdaki payı 1990’da % 47’den, 2002 yılında % 35, 2016 yılında ise % 20’ye düşmüştür. Ekili alanlarımız 2003’te 29.27.240 ha iken, 2016’da 23.943.053’a düşmüştür. Mera alanları son elli yılda yaklaşık % 50 gerilemiş, 14 milyar ha mera alanı kalmıştır. Hayvancılık uzun bir zamandır hazır yem üzerinden yürütülmektedir. Bu koşullarda, eli kolu tamamen bağlanmış, toprağından ekmek yiyemez hale gelmiş köylünün İstanbul Kanalı Projesine karşı çıkma olanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle, projeyi yerel halka danışma söylemleri, projeyi meşrulaştırmak için boş girişimden başka bir işe yaramayacaktır.</h4>
<h4>Bununla birlikte projenin etki alanına bakarak, tüm kent ve bölge halkının projeye katılım hakkını dikkate almak gerekmektedir. 27 Mart 2018 tarihinde yapılan ve katılmak isteyen toplumsal kesimlerin büyük bir bölümünün içeriye alınmadığı ÇED toplantısı, meşruluğunu ispatlayamamış, projenin katılım ayağı olması gerektiği gibi gerçekleşmemiştir.</h4>
<p><strong>(6) İstanbul Kanalı Bilimsel Teknik ve Standartlar Esas Alınmadan, Fizibilitesi Yapılmadan Ortaya Atılmıştır;</strong></p>
<p>Uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan sorunlar, seyir güvenliğinin sağlanamaması, Kanalın yapım, işletim maliyeti ve geri ödeme süresindeki dengesizlikler nedeniyle Kanal, telafisi imkansız sorunlar doğuracaktır.</p>
<p>Sayılan bu nedenlerle bizler, çevremizin, kentlerimizin, bölgemizin ve insanımızın geleceğini tehdit eden, yaşam haklarını gasp eden bir eko kırım projesi olan İstanbul Kanalı derhal gündemden düşürülmeli ve Kanal bahanesiyle yapılmakta olan arsa ve gayrimenkul spekülasyonlarına son verilmelidir.</p>
<p><strong>TMMOB Yönetim Kurulu</strong></p>
<p>Raporun pdf formatındaki hali için <a href="http://www.mimarist.org/file/2019/03/kanal_istanbul_07032019.pdf">buraya tıklayabilirsiniz&#8230;</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Kanal İstanbul&#8217;a İlişkin Basın Toplantısına Çağrı</title>
		<link>http://www.mimarist.org/kanal-istanbula-iliskin-basin-toplantisina-cagri/</link>
		<pubDate>Wed, 06 Mar 2019 11:07:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul tmmob]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=16533</guid>
		<description><![CDATA[Coğrafik, ekolojik, ekonomik, sosyolojik, kentsel, kültürel kısaca yaşamsal bir yıkım ve felaket oluşturacak olan “Kanal İstanbul” hakkında 7 Mart 2019 Perşembe günü saat 11:00’da yapacağımız basın toplantısına katılımınızı bekliyoruz. Yer: TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Kemankeş Karamustafapaşa Mahallesi, Kemankeş Caddesi No:31 PK:34425 Karaköy/Beyoğlu-İstanbul TMMOB Yönetim Kurulu]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">Coğrafik, ekolojik, ekonomik, sosyolojik, kentsel, kültürel kısaca yaşamsal bir yıkım ve felaket oluşturacak olan <strong>“Kanal İstanbul</strong>” hakkında 7 Mart 2019 Perşembe günü saat 11:00’da yapacağımız basın toplantısına katılımınızı bekliyoruz.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Yer:</strong> TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kemankeş Karamustafapaşa Mahallesi, Kemankeş Caddesi</span></p>
<p><span style="color: #000000;">No:31 PK:34425 Karaköy/Beyoğlu-İstanbul</span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">TMMOB Yönetim Kurulu</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;"><img class="size-medium wp-image-16534 alignleft" src="http://www.mimarist.org/file/2019/03/tmmob1-300x82.gif" alt="" width="300" height="82" /></span></p>
]]></content:encoded>
			</item>
	</channel>
</rss>
