<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>istanbul depremi &#8211; Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi</title>
	<atom:link href="http://www.mimarist.org/tag/istanbul-depremi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mimarist.org</link>
	<description>Mimarlar Odası Toplum Hizmetinde...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Mar 2026 09:26:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://www.mimarist.org?v=4.9.22</generator>
	<item>
		<title>Kaçak Yapılaşmaya Getirilen İmar Afları Afet Risklerini Arttırıyor!</title>
		<link>http://www.mimarist.org/kacak-yapilasmaya-getirilen-imar-aflari-afet-risklerini-arttiriyor/</link>
		<pubDate>Fri, 17 Aug 2018 09:21:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>
		<category><![CDATA[1999 deprem]]></category>
		<category><![CDATA[99 deprem]]></category>
		<category><![CDATA[afet toplanma alanı]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[imar affı]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul depremi]]></category>
		<category><![CDATA[marmara deprem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=15792</guid>
		<description><![CDATA[17 Ağustos 2018 Ülkemizde; Cumhuriyetin ilk yıllarında modern planlama ve mimarlık uygulamaları yoluyla biçimlenen kentlerimiz, ilerleyen yıllarda izlenen ekonomik politikaların sonucunda önce göç, kaçak yapılaşma ve gecekondulaşma; ardından imar afları, kentsel dönüşüm ve yenileme süreçleri ile bozulmuştur. Kırdan kente göç ile başlayan kaçak yapılaşma; ilk olarak hazine arazilerinin işgaliyle başlamış]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><em><span style="color: #000000;">17 Ağustos 2018</span></em></p>
<p><span style="color: #000000;">Ülkemizde; Cumhuriyetin ilk yıllarında modern planlama ve mimarlık uygulamaları yoluyla biçimlenen kentlerimiz, ilerleyen yıllarda izlenen ekonomik politikaların sonucunda önce göç, kaçak yapılaşma ve gecekondulaşma; ardından imar afları, kentsel dönüşüm ve yenileme süreçleri ile bozulmuştur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kırdan kente göç ile başlayan kaçak yapılaşma; ilk olarak hazine arazilerinin işgaliyle başlamış daha sonra tarım alanlarına, kıyılara, ormanlara, meralara, yaylak ve kışlaklar ile doğa koruma alanlarına doğru genişlemiştir. Ancak bugüne kadar, yetmiş yıl içinde on iki kez çıkarılan imar affı ile yapılı çevrenin kaçak ve kanunlara aykırı yapılaşmayla biçimlenmesi adeta kamusal politika haline gelmiştir.</span></p>
<p><img class="aligncenter size-large wp-image-15793" src="http://www.mimarist.org/file/2018/08/2018-17-agustos-deprem-1024x768.jpg" alt="" width="900" height="675" srcset="http://www.mimarist.org/file/2018/08/2018-17-agustos-deprem-1024x768.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2018/08/2018-17-agustos-deprem-300x225.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2018/08/2018-17-agustos-deprem-768x576.jpg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p><span style="color: #000000;">1950’li yılların başında köylüler kentlerde gelişen sanayinin ucuz işgücü haline gelmiş ve kentlerimizde gecekondulaşma başlamıştır. Bu dönemde, 1948 yılından 1966 yılına kadar; gecekondu yapımının önlenmesi, ruhsatsız yapıların yıktırılması, bina yapımını teşvik gibi gerekçelerle altı kez imar affı getirilmiş, kaçak yapılar affedilmiştir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">1980’li yıllarda tüm dünyada ekonomik sistemde yaşanan neo-liberal değişim ile kentsel alanlar sermaye üretim aracı olarak belirlenmiş; kentsel rantı kamu yararı önceliğinin yerine alan merkezi ve yerel yönetim politikaları egemen olmuştur. 1973 yılından 1988 yılına kadar altı kez daha “kanunları binalara uydurmak” üzere imar affı çıkarılmış, kamu yöneticileri kaçak yapıları affetmiştir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">1999 yılına gelindiğinde ise ülkemizin son yüzyılda yaşadığı en büyük kayıplara neden olan Marmara ve Düzce Depremleri yaşanmış; bu felaketlerde, yıllar boyunca çıkarılan kanunlarla affedilen yapıların çoğu yıkılmış, binlerce yurttaş hayatını kaybetmiştir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Milat olarak kabul edilen Marmara Depremlerinden 12 yıl sonra 2011’de Van’da meydana gelen deprem; kentlerimizde kentsel dönüşüm ve yenileme sürecini başlatan “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun”un yürürlüğe sokulması için bir gerekçe olarak gösterilmiş ve uygulama sorumluluğu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verilmiştir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ancak geçen sürede kentlerimiz afetlere karşı hazırlanmadığı gibi Bakanlık ve TOKİ tarafından yürütülen dönüşüm amaçlı proje ve uygulamalar, bilimsel şehircilik ve planlama ilkelerine uymadığı gibi, kamu yararına aykırı rant amaçlı uygulamaların önünü açmıştır. Ne kentlerimizde ne de kırsal alanlarda bütüncül bir yaklaşımla afet riskini azaltmak, gelecek nesillere sağlıklı ve yaşanabilir bir yapılı çevre bırakmayı hedefleyecek hiç bir gerçekçi proje üretilmemiştir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">On altı yıldır devam eden siyasi iktidar, var olan kentsel düzen içinde egemen sermaye sınıfları ile işbirliği yoluyla ekonomik sürekliliği sağlamaya odaklanmış, tüm bu alanlarda yapılaşmanın önünü açacak yasal düzenlemeleri getirmiştir. Kentler ve kırsal alanlar, tabiat varlıkları, koruma alanları, ormanlar, kıyılar, milli parklar, doğal sit alanları, meralar, yaylalar ve kışlaklar; taşıdıkları doğal ve kültürel değerlerle birlikte hızla, yıkımın ve plansız yatırımların şantiyesi haline gelmiş; mesleki hak ve yetkiler kısıtlanıp meslek mensupları dışlanarak sağlıklı ve güvenli yapı üretim sürecinin koşulu olan nitelikli mimarlık ve planlama hizmetleri engellenmiştir. Kısa zamanda ve çok sayıda yapı üretilmesi baskısıyla kentlerimiz, deprem ve tüm diğer afetler karşısında güvencesiz hale gelmiştir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">1999 Marmara ve 2011 Van Depremlerinin ardından bugüne kadar gündeme gelmeyen imar affı; 2018 yılı başında seçim sürecine girilen günlerde kıyı alanları, tarım arazileri, orman alanları, içme suyu havzaları ve tarihi, doğal, arkeolojik sit alanları üzerine inşa edilen bina ve tesisler dâhil olmak üzere, bütün kaçak yapıları yasal hale getirmek üzere imar barışı adı altında yeniden yürürlüğe sokulmuştur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Devletin kamu adına denetim sorumluluklarını yok sayan bir anlayış ile sermaye odaklı ve finans merkezli ekonomik yapılanmaya dönük değişime yol verilmiş; kentsel alanlarda sermaye ve rant paylaşımını merkezi ve yerel idarelerin karar mekanizmalarına bağlayan, çoklu imar uygulamalarına izin veren mevzuat yeniden düzenlenmiş; yapı denetimi özel sektöre devredilmiştir. Kamusal ve hukuki denetimi yok sayan bu düzenlemelerle ilgili; meslek kuruluşları, üniversiteler ve hatta kamu kurumları tarafından düzenlenen raporlar göz ardı edilmiştir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Güvenli ve sağlıklı yapılaşmanın güvencesi olan kamu denetimini ortadan kaldıran politikalar ve gerekli tedbirlerin alınmaması ülkemizde bugüne kadar pek çok yurttaşın hayatına mal olmuş ve olmaya devam etmektedir. Gelinen aşamada sağlıklı, güvenli ve yaşanabilir bir yapılı çevre için, toplumsal duyarlılık en önemli güvence haline gelmiştir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Afet ve afet sonrası süreçlerin yönetimi hakkında geliştirilecek politikaların bilim insanlarını, meslek odalarını, akademik kuruluşları ve ilgili tüm kesimleri dikkate alarak oluşturulması, toplumsal ve yönetimsel hafızanın korunarak gelecek kuşaklara aktarılması zorunludur. Yaşanan yıkım ve kayıplara sebep olan rant odaklı planlama, kentleşme ve yapılaşma politikaları terk edilmelidir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Mimarlar Odası olarak, toplumun tüm kesimlerini, her aşaması ile afet risklerini arttıran bu politikalara karşı bilinçli ve duyarlı olmaya çağırıyoruz. Bu bağlamda doğal afetlerin tahribata ve can kaybına yol açmasının temelinde yer alan, mimarlık ve şehircilik ilkelerine aykırı gerçekleştirilen planlama, yapılaşma ve denetleme süreçleri karşısında mücadelemizi sürdüreceğimizi; bu konudaki deneyim, birikim ve bilgilerimizi kentsel dönüşüm baskısı altındaki kentlerimiz için toplum yararına kullanacağımızı değerli kamuoyumuzla paylaşıyoruz.</span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">TMMOB MİMARLAR ODASI</span></strong></p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Afetlerin Habercisi Sermaye ve Finans Odaklı Yapılaşma Politikaları Terk Edilmelidir</title>
		<link>http://www.mimarist.org/yeni-afetlerin-habercisi-sermaye-ve-finans-odakli-yapilasma-politikalari-terk-edilmelidir/</link>
		<pubDate>Thu, 17 Aug 2017 08:18:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>
		<category><![CDATA[17 ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul depremi]]></category>
		<category><![CDATA[marmara depremi]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlar odası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=13301</guid>
		<description><![CDATA[17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 tarihlerinde Kocaeli-Gölcük ve Bolu-Düzce’de ülkemizin yakın dönem tarihindeki en büyük felaketlerinden olan Marmara Depremleri yaşanmıştır. Yirmi binin üzerinde can kaybının yaşandığı bu depremlerin ardından 2011’de ise Van Depremi meydana gelmiştir. Büyük bir bölümü birinci ve ikinci derece deprem bölgesi olan ülkemizde sık aralıklarla büyük]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 tarihlerinde Kocaeli-Gölcük ve Bolu-Düzce’de ülkemizin yakın dönem tarihindeki en büyük felaketlerinden olan Marmara Depremleri yaşanmıştır. Yirmi binin üzerinde can kaybının yaşandığı bu depremlerin ardından 2011’de ise Van Depremi meydana gelmiştir. Büyük bir bölümü birinci ve ikinci derece deprem bölgesi olan ülkemizde sık aralıklarla büyük şiddette depremler yaşanmaya devam etmekte; geçtiğimiz Şubat ayında Çanakkale’de ve Temmuz ayında Bodrum’da meydana gelen depremler yeni felaketler konusunda bir uyarı niteliği taşımaktadır.</p>
<p>Depremlerin ardından; kentsel ve kırsal alanlardaki mevcut yapılaşmanın güvenli hale getirilmesi; tehlike arz eden yapıların tespit edilerek yenilenmesi gerekçeleri ile “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” 2012 yılında yürürlüğe sokulmuş ve uygulama sorumluluğu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verilmiştir. Ancak aradan geçen sürede Bakanlık ve TOKİ tarafından yürütülen hem afet risk altındaki yapıları ilgilendiren hem de kentsel dönüşüm amaçlı proje ve uygulamalar, şehircilik ilkelerine, bilimsel ve teknik bilgi ve uygulamalara uymadığı gibi, kamu yararına aykırı uygulamaların da önünü açmıştır.</p>
<p><img class="alignright size-large wp-image-13302" src="http://www.mimarist.org/file/2017/08/20861530_1653181761372216_4595021858012836742_o-1024x768.jpg" alt="" width="900" height="675" srcset="http://www.mimarist.org/file/2017/08/20861530_1653181761372216_4595021858012836742_o-1024x768.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2017/08/20861530_1653181761372216_4595021858012836742_o-300x225.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2017/08/20861530_1653181761372216_4595021858012836742_o-768x576.jpg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
<p>Geçen on sekiz yılda; kentlerimiz afetlere karşı hazırlanmamış; kamuya ait taşınmazlar, orman, otlak, mera ve tarım arazileri, kıyılar, kısacası tüm kırsal ve kentsel alanlar yağmacı uygulamalara açılmış ve yapılı çevremiz afetlere karşı daha da güvensiz hale gelmiştir. İstanbul örneğinde olduğu gibi Afete Yönelik Acil Eylem Planı’na göre olası bir depremde kullanılması planlanan toplanma alanlarında; imar planlarında yapılan değişikliklerle iş merkezi, alışveriş merkezi, toplu konut ve stat inşa edilmesinde bir sakınca görülmemiştir.</p>
<p>Afet riski gerekçesiyle gerçekleştirilen dönüşüm projeleri yoluyla yapılan rant paylaşımının artırılarak sürdürülebilmesi için nitelikli planlama ve mimarlık hizmeti üretim süreçleri kısa zamanda ve çok sayıda yapı üretilmesi baskısıyla önemsizleştirilmiş; 2012’den bu yana her yıl yaklaşık bir milyon yeni konut üretimi için yapı ruhsatı düzenlenmeye başlanmıştır. Nüfusun çoğunluğunun artık kırsal alanlar yerine kentlerde yaşadığı ülkemizde; yüksek kentleşme hızı, biyolojik çeşitliliğin tehdit altında olması, doğal yaşam alanlarının tahrip edilmesi yalnızca deprem değil; artık dünya için çok açık bir tehdit olan küresel iklim değişikliğinin sebep olduğu afetler karşısında da ülkemizi savunmasız bırakmaktadır.</p>
<p>Devletin kamu adına denetim sorumluluklarını yok sayan bir anlayış ile sermaye odaklı ve finans merkezli ekonomik yapılanmaya dönük değişime yol verilmiş; kentsel alanlarda sermaye ve rant paylaşımını merkezi ve yerel idarelerin karar mekanizmalarına bağlayan, çoklu imar uygulamalarına izin veren mevzuat yeniden düzenlenmiş; yapı denetimi özel sektöre devredilmiştir. Kamusal ve hukuki denetimi yok sayan bu düzenlemelerle ilgili; meslek kuruluşları, üniversiteler ve hatta kamu kurumları tarafından düzenlenen raporlar göz ardı edilmiştir.</p>
<p>Afet ve afet sonrası süreçlerin yönetimi hakkında geliştirilecek politikaların bilim insanlarını, meslek odalarını, akademik kuruluşları ve ilgili tüm kesimleri dikkate alarak oluşturulması, toplumsal ve yönetimsel hafızanın korunarak gelecek kuşaklara aktarılması zorunludur. Yaşanan yıkım ve kayıplara sebep olan rant odaklı planlama, kentleşme ve yapılaşma politikaları terk edilmelidir.</p>
<p>Mimarlar Odası olarak doğal afetlerin tahribata ve can kaybına yol açmasının temelinde yer alan, mimarlık ve şehircilik ilkelerine aykırı gerçekleştirilen planlama, yapılaşma ve denetleme süreçleri karşısında mücadelemizi sürdüreceğimizi; bu konudaki deneyim, birikim ve bilgilerimizi kentsel dönüşüm baskısı altındaki kentlerimiz için toplum yararına kullanacağımızı değerli kamuoyumuzla paylaşıyoruz.</p>
<p>TMMOB MİMARLAR ODASI</p>
<p><em>17 Ağustos 2017</em></p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Basın Toplantısı: İstanbul Depreme Hazır Mı? </title>
		<link>http://www.mimarist.org/basin-toplantisi-istanbul-depreme-hazir-mi/</link>
		<pubDate>Thu, 10 Aug 2017 11:12:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul depremi]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob ikk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=13278</guid>
		<description><![CDATA[Basın Toplantısı; İstanbul Depreme Hazır Mı? 16.08.2017 / 11.00 MMO İstanbul Şube Binası Konferans Salonu]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><img class="alignleft size-large wp-image-13279" src="http://www.mimarist.org/file/2017/08/WhatsApp-Image-2017-08-10-at-13.58.06-1024x1024.jpeg" alt="" width="900" height="900" srcset="http://www.mimarist.org/file/2017/08/WhatsApp-Image-2017-08-10-at-13.58.06-1024x1024.jpeg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2017/08/WhatsApp-Image-2017-08-10-at-13.58.06-150x150.jpeg 150w, http://www.mimarist.org/file/2017/08/WhatsApp-Image-2017-08-10-at-13.58.06-300x300.jpeg 300w, http://www.mimarist.org/file/2017/08/WhatsApp-Image-2017-08-10-at-13.58.06-768x768.jpeg 768w, http://www.mimarist.org/file/2017/08/WhatsApp-Image-2017-08-10-at-13.58.06.jpeg 1600w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" />Basın Toplantısı;<br />
İstanbul Depreme Hazır Mı?</p>
<p style="text-align: left;">16.08.2017 / 11.00<br />
MMO İstanbul Şube Binası Konferans Salonu</p>
]]></content:encoded>
			</item>
	</channel>
</rss>
