<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ikk kadın &#8211; Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi</title>
	<atom:link href="http://www.mimarist.org/tag/ikk-kadin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mimarist.org</link>
	<description>Mimarlar Odası Toplum Hizmetinde...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Mar 2026 09:26:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://www.mimarist.org?v=4.9.22</generator>
	<item>
		<title>Çıplak Arama İşkencedir, Meslektaşlarımızın Yanındayız</title>
		<link>http://www.mimarist.org/ciplak-arama-iskencedir-meslektaslarimizin-yanindayiz/</link>
		<pubDate>Tue, 09 Nov 2021 11:25:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[çıplak arama]]></category>
		<category><![CDATA[çıplak arama dava]]></category>
		<category><![CDATA[çıplak arama mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[ikk kadın]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlar odası kadın]]></category>
		<category><![CDATA[taksim dayanışması çıplak arama]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=19703</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Gezi Direnişi sürecinde gözaltına alınan Taksim Dayanışmasından kadınların, 2013 yılının Temmuz ayında gözaltında maruz bırakıldıkları “çıplak arama”ya karşı açtıkları davanın ilk duruşması için buradayız. Bu dava ile birlikte, 7 yıl sonra çıplak arama ilk kez “işkence “ olarak nitelendirilmiş oldu ve 3 polis hakkında dava açıldı. Bir baskı mekanizması olarak yıllardır uygulandığını bildiğimiz, son dönemde Boğaziçi Üniversitesi’ndeki...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><img class="aligncenter wp-image-19704" src="http://www.mimarist.org/file/2021/11/ciplak_arama_dava-1024x577.jpeg" alt="" width="621" height="355" />2013 Temmuz ayında Taksim Dayanışması&#8217;ndan kadınlara gözaltı esnasında yapılan çıplak arama davasının ilk duruşması için TMMOB İstanbul İKK Kadın Komisyonu üyeleri Çağlayan Adliyesi&#8217;nde bir araya geldi. &#8220;Çıplak arama işkencedir, insanlık suçudur&#8221; diyen kadın komisyonu adına basın açıklamasını TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Aysel Durgun okudu.</p></blockquote>
<p>Bugün Gezi Direnişi sürecinde gözaltına alınan Taksim Dayanışmasından kadınların, 2013 yılının Temmuz ayında gözaltında maruz bırakıldıkları “çıplak arama”ya karşı açtıkları davanın ilk duruşması için buradayız. Bu dava ile birlikte, 7 yıl sonra çıplak arama ilk kez “işkence “ olarak nitelendirilmiş oldu ve 3 polis hakkında dava açıldı.</p>
<p>Bir baskı mekanizması olarak yıllardır uygulandığını bildiğimiz, son dönemde Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrenciler ve Uşak’taki 30 kadının gözaltındayken çıplak aramaya maruz bırakıldıkları beyanlarının kamuoyuna yansıması, yeniden bu insanlık dışı uygulamayı gündeme taşıdı.</p>
<p>TBMM’den bir kadın milletvekilinin “gözaltılarda ve cezaevlerinde çıplak arama olduğuna inanmıyorum” açıklamasına karşı bu işkenceyi yaşayan birçok kadın sosyal medya platformlarından paylaşım yaparak suskunluğunu bozdu. Karakollardaki gözaltılarda, cezaevi görüşmelerinde, her yaşta kadına, hatta çocuklara yapılan işkence ifşa edildi. Bu toplumda kadınların tacizi, şiddeti, işkenceyi şikayet için bile dillendirebilmesi çok kolay değil. Travma, işlemeyen başvuru mekanizmaları, ataerkil baskı ve inkar nedeniyle süreç uzuyor, çözümsüz bırakılıyor. Biz bu dava vesilesi ile bir kez daha diyoruz ki çıplak arama işkencedir, bir insanlık suçudur! Ve bu işkenceye maruz kalan binlerce kadın vardır. Hiçbir kadın, hiçbir insan bu çirkinliğe maruz kalmamalı, sorumlular cezalandırılmalıdır.</p>
<p>Tüm sorumlular cezalandırılıncaya kadar meslektaşlarımızın haklı davalarında yanında olmaya devam edeceğiz.</p>
<p><strong>TMMOB İstanbul İKK Kadın Komisyonu</strong></p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Mühendis, Mimar, Şehir Plancı Kadınların Gözünden Pandemi Süreci Raporu</title>
		<link>http://www.mimarist.org/muhendis-mimar-sehir-planci-kadinlarin-gozunden-pandemi-sureci-raporu/</link>
		<pubDate>Wed, 05 Aug 2020 08:02:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ikk kadın]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi rapor]]></category>
		<category><![CDATA[pandemide kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18389</guid>
		<description><![CDATA[2020 yılına damgasını vuran Covid-19 salgını hayatlarımızı bütünüyle abluka altına almışken, bu süreçte yaşananlar pek çok yazının konusu olmaya devam ediyor. TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Kadın Komisyonu olarak bizler de bu süreç içinde yaşadıklarımız ve tanık olduklarımız üzerinden tarihe not düşmek niyetindeyiz. Özel olan politiktir diyoruz ve her birimizin]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="entry-content notopmargin">
<p>2020 yılına damgasını vuran Covid-19 salgını hayatlarımızı bütünüyle abluka altına almışken, bu süreçte yaşananlar pek çok yazının konusu olmaya devam ediyor. TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Kadın Komisyonu olarak bizler de bu süreç içinde yaşadıklarımız ve tanık olduklarımız üzerinden tarihe not düşmek niyetindeyiz. Özel olan politiktir diyoruz ve her birimizin öyküsünün, deneyiminin aslında kadınların üzerine çöken bu süreçte ortaklaştığını biliyoruz.</p>
<p>16 Temmuz 2020 tarihinde, fiziksel mesafe kurallarına uygun biçimde düzenlendiğimiz buluşmamız, istatistikler üzerinden sürecin hafif seyrettiği, yaşadığımız kaygıların bir nebze azaldığı ancak geleceğe dair belirsizliğin tüm can yakıcılığı ile sürdüğü bir döneme denk geliyor.</p>
<p>Deneyim aktarımları, hâlihazırda yüz yüze olduğumuz ekonomik krizin pandemi sürecinde de katlanarak devam ettiğini gösteren yaşanmışlıklarla başlıyor, toplumsal cinsiyet rolleri açısından bu deneyimleri sorguluyoruz. “Kadınlar sokağa özgürleşmeye”, “Ev işini bırak dünya dursun” sloganlarımıza karşı COVID-19 sürecinde evlere kapandığımız, her zamankinden çok temizlik, ev işi, bakım emeği verdiğimiz bu süreçten kadın dayanışması, mücadelesi ile çıkabileceğimiz bu forumumuzun da temel sonuçlarından biri oldu.</p>
<p><b>Pandemi ile derinleşen ekonomik kriz ortamında neler yaşıyoruz?</b></p>
<ul>
<li>İnşaat sektöründe çalışırken geçtiğimiz yıl doğum izni dönüşü, artık aşina olduğumuz şekilde işten çıkarılan bir meslektaşımız pandemi döneminin yeni iş aramalar açısından zorluğunu aktarıyor. Halihazırda kriz ile boğuşan bir sektörde sınırlı sayıda ilana başvuru yaparken, yeni belirsizliklerin mevcut ilanları da boşa düşürdüğünü vurguluyoruz.</li>
<li>30 yıl ara vermeden mesleğini yapmış, emeklilik sonrası da işe devam eden finans sektöründe çalışan bir meslektaşımız, pandemi ile birlikte işverenlerinin kendisine işten ayrılmayı dayattığını, bu noktada bir şirket geleneği olarak verilen teşviklerin de gündemden kaldırıldığını belirtiyor. Çünkü emekli çalışanlar kısa çalışma ödeneğinden faydalanamıyor ve işverene “ilave maliyet” olarak görülüyor. İşe iade davası için geçerli sürenin de yaşanan olağanüstü şartlarda pratik olarak mümkün olmaması sebebiyle işverenlerin iki dudağı arasında işten ayrılma hikâyesini dinliyoruz.</li>
<li>Ardından söz alan bir mimarın aktarımları sistemin yılların deneyimli personelleri ile yeni mezun meslektaşlarımızı bu noktada eşitlediğini gösteriyor. Öyle ki pandemi sürecinin başında alelacele işten çıkarılan bir diğer kesim, işverenlerin kısa çalışma ödeneğinden faydalanamayacağını anladığı yeni mezunlar oluyor. Kayıtlarında ödenekten faydalanabilecek kadar sigorta primi olmayan meslektaşlarımızın işten çıkarılma hikâyeleri birbirine çok benziyor. Tazminatsız, işsizlik maaşı ya da işe girme umudu olmayan genç meslektaşlarımızın gerçekliğini görüyoruz.</li>
<li>Yerel bir dayanışma ağının zor durumda olanlar için başlattığı erzak kampanyasına destek çağrısı yaparken, yanı başımızda kimya sektöründen bir meslektaşımızın bu pakete ihtiyacı olduğunu öğrenmekle sarsılıyor, birbirine temas etmenin önemine değiniyoruz. Yine uzun yıllar deneyimli olan bu meslektaşımızın, pandemi sürecinde iş bulamadığını, pozisyonların da deneyimli kişiye maaş vermektense, daha ucuz işgücü ile kapatıldığını paylaşıyor.</li>
</ul>
<p><b>Halen çalışabilen kesim için ise şartlar pek parlak değil</b></p>
<ul>
<li>Fiziksel mesafe ve gerekli önlemlerin sağlanmadığı, risk analizlerinin gerçekleştirilmediği ya da gerçekleştirilmişse dahi gerekliliklerin uygulanmadığı şantiyelerde, fabrikalarda, laboratuvarlarda, ofislerde veya hastanelerde hız kesmeden çalışanlar, yaşanan gerçekliğin sahayla örtüşmediğini aktarıyor.</li>
</ul>
<p>“Evde kal” çağrılarına uyabilmenin lüks olduğu saha çalışanları için, salgının en kritik aşamasında ortaya çıkan sokağa çıkma yasaklarında dahi özel izin ile çalışıldığını görüyoruz.</p>
<ul>
<li>İşten çıkarmalar yasaklanmadan öncesinde, pandemi süreci kriz kapıda o yüzden şirkette küçülmeye gidiyoruz bahanesi ile lgbti+ meslektaşlarımızdan işten çıkarılanlar oldu.</li>
</ul>
<p><b>Peki bu süreçte evden çalışanlar? Yan hakların tırpalanması ve gönüllü/gönülsüz esnek çalışmayı bizler nasıl deneyimliyoruz? </b></p>
<p>Söz alan meslektaşlarımız aktarıyor:</p>
<ul>
<li>Mesai saatlerinin belirsizleşmesi ve işverenlerin “zaten evdesin…” ile başlayan ilave iş talepleri ile bedelsiz, bitmek bilmeyen fazla mesailerin arttığı bir dönem yaşıyoruz. Kısa çalışma ödeneğine başvuru sırasında belirtilen resmi saatler değil işverenin keyfiyetiyle çalışıyoruz. Haftalık izinler ve resmi tatiller “zaten evde” olan çalışanın boş zamanlarının da gaspı anlamına geldiğini görüyoruz.</li>
<li>İşverenlerin sorumluluğunda olan elektrik, internet, ısıtma-soğutma giderleri üzerimize yıkılıyor. İş hattı yoksa buna telefon giderleri de dâhil oluyor. Evden çalışmanın getirdiği mobilizasyon yükünü zamlanmış faturalarla biz karşılıyoruz.</li>
<li>Yemek kartlarımız alınıyor, ücretleri ödenmiyor; bunun maliyeti de üzerimize yıkılıyor, maaşlarımızdan ödüyoruz.</li>
<li>Tam zamanlı çalışmamıza rağmen, eksik maaş alıyoruz, sigortalarımız eksik yatıyor.</li>
<li>Zam dönemleri es geçiliyor, her şeye zam gelirken işverenler pandemiyi zam yapmamanın gerekçesi olarak gösteriyor, zamsız çalışıyoruz.</li>
<li>Yıllık izinlerimiz zorunlu olarak kullandırılarak şirket üzerindeki finansal yük azaltılmaya çalışılıyor. Yıllık izinde gösterildiğimiz dönemde ise pek çoğumuz evden çalışmaya devam ediyoruz.</li>
<li>Mevcut iş yükünün yanında, bizleri kontrol altında tutabilmeyi hedefleyen, saatler süren online toplantılar ile muhatap oluyoruz.</li>
<li>İşverenin üzerinden ofis kirası, yol-yemek ücreti gibi yükleri alan esnek çalışma modeli bu süreç sonrasında norm haline gelebilecek düzeyde benimsetildi. Bazılarımız için sabah erken kalkmamak, işyeri ortamının gereklilikleri olan kıyafetlere hapsolmamak, hatta sütyenden kurtulmak, saatlerini kendisinin ayarladığı bir süreç gibi görünüp gönüllü hale gelirken; bazılarımız içinse yukarıda sıraladığımız üzere emek sömürüsünü derinleştiren, çalışanların bir araya gelip örgütlenmesinin önüne geçen, bir çok hak kaybına sebep olan esnek çalışma üzerine emek ve meslek örgütlerinin daha fazla eğilmesi gerekiyor.</li>
</ul>
<p><b>Pandemide kadın olmak: Toplumsal cinsiyet rolleri açısından neler yaşıyoruz?</b></p>
<p><b>“Pandemi ile modern kadın miti çöktü”</b></p>
<ul>
<li>COVID-19 süreci özellikle ev içerisinde kadın emeği sömürüsünü yoğunlaştırdı. Heteroseksüel aile yapılarında işyükü kadınların omzuna yüklendi.</li>
<li>Pandemi sürecinde artan ev içi hijyen ihtiyacı toplum genelinde olduğu gibi mühendis, mimar, şehir plancısı kadınlar açısından da kadına yıkıldı. Daha öncesinde evine temizlik hizmeti alanların alamadığı, alabildiği durumlarda da tüm organizasyonu (evde nerelerin temizlenmesi gerektiği, gerekli malzemelerin nerede olduğu, ek hizmet istenip istenmeyeceği vs. gibi detaylar), erkek partner evde olsa dahi, kadına kaldığını görüyoruz.</li>
<li>Dışarıdan yemek söylenebilirken, pandemi sebebiyle evde üretimin arttığı bir dönem oldu. Bir meslektaşımızın özetiyle “ Her iki partner de işe gidiyoruz, ev temizliği için hizmet alıyoruz, çocuğu kreşe gönderiyoruz, yemeği dışarıdan söylüyoruz. Standart bir zamanda her şey bu durumlarda çok eşit görünüyor. Ancak pandemi ile tüm bu hizmet alımlarının durması, evden çalışma, kreşin kapanması, çocuğun evden derslere katılması gibi işler gün yüzüne çıktığında aslında o kadar da eşit olmadığımızı işler yeniden kadına yüklenince fark ettik. Bu koşullar devam ederse çocuğu gönderecek kreş de yokken erkeğin maaşı daha yüksek olduğu için işten ayrılmayı düşünmeye başladım. Yani aslında o işe de gidiyorum, ailem de eşitlikçi, sosyal hayata da katılıyorum tadındaki modern kadın masalı pandemi ile yıkıldı. Gerçekler su yüzüne çıktı ”.</li>
<li>“Evde kal” çağrısına uyabilen kesimin ev içi emek ile mesaisinin birbirine girdiği, evde olunan zamanlarda aile bireylerinin ihtiyaçlarını da karşılamakla kadının yükümlü olduğunu görüyoruz. “Kendine ait bir oda”nın kalmadığı, tüm emek süreçlerinin içiçe geçtiği evden çalışma sürecinde babanın çocuk yanına geldiği anda “çalışıyorum annene git” dediğini deneyimledik.</li>
<li>Yine herkesin evden çalışması sürecinde internet kullanımın da hem sınıfsal hem de toplumsal cinsiyet açısından dağılımında eşitsizlik söz konusu oldu. Hem çalışan ebeveynler hem çocuklar için bilgisayar ihtiyacı doğdu. İş dışında internet kullanımında da yine ana kullanıcının heteroseksüel ailelerde erkek olduğunu görüyoruz.</li>
<li>COVID pozitif çıkan ya da şüphelenilen, ya da bu süreçte hasta olup hastanelere gitmeyen/gidemeyen ev ahalisinin bakımı da kadınlardaydı.</li>
<li>Sahada çalışmaya devam eden meslektaşlarımızdan çocukları olanların, okulların kapanması ile çocuk bakım desteği ihtiyacının ortaya çıktığını, çocuğu ve işi arasında kaldığını görüyoruz. Halihazırda devletin/belediyelerin yükümlülüğü olan kreş sayısının azlığı malumken olanların da kapatılması, okulların evden online eğitime geçmesi, pandemi sebebiyle evde bakım hizmeti verecek birisinin olamayışı ya da yaşı daha büyük aile bireylerinin covid riski olması sebebiyle çocuk bakımı kadın çalışanlar için oldukça kriz haline geldi.</li>
<li>Çocukların online eğitim sürecinde çoğu zaman annelerin aktif katılımının istenmesi ilave bir iş yükü oluşturdu. Eğitimdeki cinsiyetçiliğin evlere bir yansıması oldu bu. Online eğitim esnasında bazı öğretmenlerin “ödevlerinizi annenizle yapın”, “annenizi ekrana çağırır mısınız” gibi erkek ebeveyni görmeyen söylem ve yaklaşımlar da hem çocuklar için cinsiyetçi bir algı oluşmasına hem de kadının üzerine ekstra iş yüküne sebep oluyor.</li>
</ul>
<p>Dışarıdan yemek tüketme alışkanlıklarının azalması ile eşlerin / partnerlerin öğle yemeklerinin kadınlar tarafından hazırlanmasına şahitlik ediyoruz.</p>
<ul>
<li>Maaşların eksik yatması, yatmaması, işten çıkarılma, sürece bağlı iş bulamama vs sebepler ile evde yalnız yaşayan kadınlar/lgbti+’lar kira sorunu yaşadı, bu sorunu çözemeyen bazı arkadaşlar aile evlerine dönmek durumunda kaldı. Bu da denetimli aile yapısına geri dönüşle yeni problemler yarattı.</li>
</ul>
<p><b>Bir yandan kişisel kaygılarımızın yoğunlaştığı, yakın çevremiz ile dahi aylarca görüşemediğimiz, yalnızlaşmanın psikolojik yükü ile yüzleştiğimiz pandemide sosyal, politik yaşamımız nasıl etkilendi? </b></p>
<ul>
<li>Rutin koşturmacaları olan sosyal bireyler olarak yalnızlaştığımızı, kaygılarımız ve yaşadığımız hak gasplarına karşı bireysel mücadelenin zorluğunu yaşadığımızı görüyoruz.</li>
<li>Bazı yalnız yaşayan kadın meslektaşlarımız pandemi sürecinde de kadın dayanışmasının önemine, birbirine desteğin bu süreçte iyileştirici olduğuna değindi.</li>
<li>Yalnızlaşmanın bir getirici olarak her türlü hak gaspına açık olduğumuzu, korunma refleksinin ağırlıklı olarak işveren ve yöneticilerle uzlaşma olarak deneyimlendiğini tespit ediyoruz.</li>
<li>65 yaş üstü meslektaşlarımızın, “koruma” iddiasındaki önlemler ve kullanılan dil sonucu toplumda ayrımcılığa maruz bırakıldıklarını; günlük ihtiyaçlarının bu dönemlerde nasıl karmaşık bir hal aldığını dinliyoruz. Maaşların eve geleceği belirtildiği halde defalarca başvuru yapılmasına rağmen gelmediğini, yasağı delip banka ziyareti yapmak zorunda kalanlar olduğunu, günlük ihtiyaçlarını karşılamak için komşularından destek alma çabalarını öğreniyoruz.</li>
<li>Yakın zamana kadar yükselttiğimiz “sokağa, özgürleşmeye” şiarının, her türlü hak gaspı karşısında nasıl zayıfladığını konuşuyor, bunun en çok da iktidarın elini güçlendirdiğinin altını çiziyoruz.</li>
<li>Pandemiye karşın yine de mücadeleyi sürdürenin kadın hareketi olduğunun altı çizildi.</li>
<li>İstanbul Sözleşmesine saldırılar, TMMOB Yasası tartışmaları, kentsel talan uygulamalarına karşı mücadelenin sosyal medya sınırında kalmasının politik olarak bizi geriye düşürdüğünü tespit ediyoruz.</li>
<li>Pandemi bahane edilerek 6284 adeta rafa kaldırıldı. Kadınlar ev içerisindeki şiddet failleri ile çözümsüz bırakıldı.</li>
<li>Muhalefetin her alanına olduğu gibi, bu süreçte kadın hareketinin kurumlarına yapılan saldırıları, gözaltıları, tutuklamaları değerlendirdik. İnfaz yasasında hayatını savunan kadınlar, siyasi tutsak kadınların tutukluluğu devam ederken kadın ve çocuğa karşı suçları olan erkekler serbest bırakıldı. Bu kişilerin serbest bırakılması esnasında da bu kişilerin şiddetine maruz kalmış kişilere bir bilgilendirme gerçekleştirilmedi.</li>
<li>Cezaevinde bulunan yakınının tedbir alınmadan, pozitif vakalarla aynı araçta dağıtılmasına şahit olan meslektaşlarımızın yaşadıklarına şahitlik ediyoruz.</li>
<li>İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmayı tartıştıran, çocuk istismarını aklamak anlamına gelecek olan “erken yaşta evlilik” tartışmalarını ısıtıp ısıtıp önümüze getiren iktidar; diğer yandan kadın örgütlerine saldırılarını artırdı, bir çok kadın aktivisti tutukladı. Bu saldırıların tüm kadın hareketine olduğunu görüyor ve arkadaşlarımızın yanında olduğumuzun altını çiziyoruz.</li>
</ul>
<p>Son olarak TMMOB Kadın çalışmasında birlikte yer aldığımız arkadaşımız Makine Mühendisi Arin Zümrüt’ün kadın mücadelesindeki eylemlilikleri gerekçe gösterilerek sağlık sorunlarına rağmen keyfi tutukluluğunu hatırlatıyor, yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.</p>
<p><b>TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Kadın Komisyonu</b></p>
<p><b>Temmuz 2020</b></p>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>İKK Kadın Komisyonu Geleneksel 8 Mart Etkinliğine Davet</title>
		<link>http://www.mimarist.org/ikk-kadin-komisyonu-geleneksel-8-mart-kokteyline-davet/</link>
		<pubDate>Wed, 28 Feb 2018 08:34:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[8 mart]]></category>
		<category><![CDATA[ikk kadın]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=15212</guid>
		<description><![CDATA[Kadınların birlik, dayanışma ve mücadele günü 8 Mart yaklaşırken; biliyoruz ki her alandaki hak ihlallerine, cinsiyetçi söylem ve uygulamaların artmasına ve  tüm saldırılara karşı kadınlar isyanı kuşanıp sokakları dolduracaklar. TMMOB İstanbul İKK Kadın Komisyonu olarak her yıl yaptığımız gibi; bu yıl da sokaklarda, alanlarda olmanın yanı sıra, bir arada olup]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-large wp-image-15213" src="http://www.mimarist.org/file/2018/02/8_mart_ikk_2018-724x1024.jpg" alt="" width="724" height="1024" srcset="http://www.mimarist.org/file/2018/02/8_mart_ikk_2018-724x1024.jpg 724w, http://www.mimarist.org/file/2018/02/8_mart_ikk_2018-212x300.jpg 212w, http://www.mimarist.org/file/2018/02/8_mart_ikk_2018-768x1086.jpg 768w, http://www.mimarist.org/file/2018/02/8_mart_ikk_2018.jpg 1000w" sizes="(max-width: 724px) 100vw, 724px" /></p>
<p>Kadınların birlik, dayanışma ve mücadele günü 8 Mart yaklaşırken; biliyoruz ki her alandaki hak ihlallerine, cinsiyetçi söylem ve uygulamaların artmasına ve  tüm saldırılara karşı kadınlar isyanı kuşanıp sokakları dolduracaklar.</p>
<p>TMMOB İstanbul İKK Kadın Komisyonu olarak her yıl yaptığımız gibi; bu yıl da sokaklarda, alanlarda olmanın yanı sıra, bir arada olup kendimize ve gündeme dair sohbet etmek, paylaşmak, dayanışmayı büyütmek üzere 8 Mart&#8217;a Çağrı&#8217;nın bir parçası olarak gördüğümüz <strong><em>geleneksel kokteylimizde</em></strong> buluşmayı istiyoruz.</p>
<p>Gitarı ve müzikleri ile Bahariye Alpman&#8217;ın da bizlerle olacağı etkinlikte; Kadın Mimar, Mühendis, Şehir plancısı meslektaşlarımızı ve tüm dostlarımızı <strong>2 Mart saat 19.30&#8217;da</strong> Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi&#8217;ne bekliyoruz.</p>
<p>Yaşasın Kadın Dayanışması&#8230;</p>
<p>TMMOB İstanbul İKK Kadın Komisyonu</p>
<p><strong>Tarih:</strong> 2 Mart 2018</p>
<p><strong>Saat:</strong> 19.30-22.00</p>
<p><strong>Adres:</strong> Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi</p>
<p>Kemankeş Karamustafa Paşa Mahallesi, 34425 Karaköy/Beyoğlu/Beyoğlu/İstanbul</p>
<p><strong><em>Not:</em> Etkinlik sadece kadın üyelerin katılımına açıktır.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>TMMOB İstanbul İKK Kadın Yerel Kurultayı</title>
		<link>http://www.mimarist.org/tmmob-istanbul-ikk-kadin-yerel-kurultayi/</link>
		<pubDate>Wed, 20 Sep 2017 08:29:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[ikk kadın]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul ikk]]></category>
		<category><![CDATA[kadın kurultayı]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=13428</guid>
		<description><![CDATA[Program 12:30 – 13:00 – Kayıt 13:00 – 13:30 – Açılış 13:30 – 14:20 – TMMOB&#8217;de Kadın Örgütlenmesi 14:30 – 15:20 – Kamu Kurumları ve Özel Kuruluşlarda Çalışan MMŞP Kadınlarının karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri 15:30 – 16:20 – Eğitimde Cinsiyetçilik 16:30 – 17:20 – OHAL, KHK ile yapılan düzenlemeler]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Program</strong></p>
<p>12:30 – 13:00 – Kayıt<br />
13:00 – 13:30 – Açılış<br />
13:30 – 14:20 – TMMOB&#8217;de Kadın Örgütlenmesi<br />
14:30 – 15:20 – Kamu Kurumları ve Özel Kuruluşlarda Çalışan MMŞP Kadınlarının karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri<br />
15:30 – 16:20 – Eğitimde Cinsiyetçilik<span class="text_exposed_show"><br />
16:30 – 17:20 – OHAL, KHK ile yapılan düzenlemeler ve işten atmalar, Anayasa değişikliği, Savaş Koşulları, Zorunlu Göç vb. Güncel siyasal gelişmelerin TMMOB örgütlülüğüne ve MMŞP kadınlarına yansımalar</span>ı</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-13429" src="http://www.mimarist.org/file/2017/09/21686285_684753631730391_2734515524152829651_n.jpg" alt="" width="678" height="960" srcset="http://www.mimarist.org/file/2017/09/21686285_684753631730391_2734515524152829651_n.jpg 678w, http://www.mimarist.org/file/2017/09/21686285_684753631730391_2734515524152829651_n-212x300.jpg 212w" sizes="(max-width: 678px) 100vw, 678px" /></p>
<h1 id="seo_h1_tag" class="_5gmx" data-testid="event-permalink-event-name"></h1>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Şehir Plancısı Büşra Kaleli Yalnız Değildir</title>
		<link>http://www.mimarist.org/sehir-plancisi-busra-kaleli-yalniz-degildir/</link>
		<pubDate>Wed, 23 Aug 2017 14:16:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[büşra kaleli]]></category>
		<category><![CDATA[büyükçekmece belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[ikk kadın]]></category>
		<category><![CDATA[kadın komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob ikk]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=13323</guid>
		<description><![CDATA[TMMOB İstanbul İKK Kadın Komisyonu bugün Büyükçekmece Belediyesi önünde işten çıkarılan şehir plancısı  Büşra Kaleli için basın açıklaması düzenledi. Büşra Kaleli için yapılan basın açıklamasına Büyükçekmece Belediyesi zabıtaları müdahale etmeye çalışarak pankartı yırttı. Yapılan müdaheleye rağmen kadın komisyonu basın açıklamasını tamamlayarak, sürecin takipçisi olacağını ifade etti. Basın açıklaması metni; Kadın]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>TMMOB İstanbul İKK Kadın Komisyonu bugün Büyükçekmece Belediyesi önünde işten çıkarılan şehir plancısı  Büşra Kaleli için basın açıklaması düzenledi.</p>
<p>Büşra Kaleli için yapılan basın açıklamasına Büyükçekmece Belediyesi zabıtaları müdahale etmeye çalışarak pankartı yırttı. Yapılan müdaheleye rağmen kadın komisyonu basın açıklamasını tamamlayarak, sürecin takipçisi olacağını ifade etti.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-13324" src="http://www.mimarist.org/file/2017/08/20953651_1929178167305494_2676825303880455573_n.jpg" alt="" width="960" height="564" srcset="http://www.mimarist.org/file/2017/08/20953651_1929178167305494_2676825303880455573_n.jpg 960w, http://www.mimarist.org/file/2017/08/20953651_1929178167305494_2676825303880455573_n-300x176.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2017/08/20953651_1929178167305494_2676825303880455573_n-768x451.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></p>
<p><em>Basın açıklaması metni;</em></p>
<div class="text_exposed_show">
<p>Kadın Mühendisler, Mimarlar, Plancılar Var!</p>
<p>Kadın düşmanlığı her gün beslenir hale geldi. Tacizciler, tecavüzcüler, katiller cezasız bırakıldı, iyi halden faydalandı. Böylelikle kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri hız kesmedi. Kadın düşmanlığı çeşitlenir oldu. Kadınlar şort giydiği için, kahkaha attığı için, sigara içtiği için hedefte artık.</p>
<p>AKP iktidarının 15 yıldır büyüttüğü kadın düşmanlığı ve kadına yönelik ayrımcılıkla birlikte kadın emeği sömürüsü de büyüdü. Kadınlar için esnek istihdam paketleri düzenlendi, kadın emeği ile ilgili düznelemeler torba yasalara sıkıştırıldı. Kadınların hem ev işini, çocuk bakımını, yaşlı bakımını üstlenebilmeleri, hem de esnek çalışmaları öngörüldü bu düzenlemelerde. Yani kadın istihdamı denilince sosyal güvenceden yoksun ucuz emek geldi hep sermayenin ve yönetenlerin aklına.</p>
<p>Kadın emeğini yok sayan, kadın düşmanı, cinsiyetçi ayrımcılığa bir örnek de İstanbul Büyükçekmece Belediyesi’nden geldi. Büyükçekmece Belediyesi yönetimi kadın şehir plancısı çalıştırmak istemedi. Belediyenin hizmet aldığı taşeron firma Master Gayrı Menkul ve Şehircilik Hizmetleri de belediye imar müdürlüğündeki çalışanı, şehir plancısı Büşra Kaleli’yi 1 Eylül’de işten çıkaracağını söyledi.</p>
<p>Meslektaşımız, şehir plancısı Büşra Kaleli bu haksızlığa karşı çıkınca, mesleğine, emeğine sahip çıkacağını ifade edince, bu sefer de Büyükçekmece Belediyesi Başkan Yardımcısı Nuraydın Sak’ın tehdidine, hakaretine maruz kaldı.</p>
<p>Bugün burada, Büyükçekmece Belediyesi önündeyiz çünkü Büşra Kaleli yalnız değil. Çünkü evde, sokakta, dolmuşta, işyerlerimizde uğradığımız ayrımcılığı, şiddeti kabul etmiyoruz.</p>
<p>‘Ofiste, şantiyede, plazada, madende, belediyede kadın mühendisler, mimarlar, plancılar var!’ demeye geldik. Çalışma hayatında cinsiyetçi uygulamalara karşı mesleğimiz ve emeğimiz için mücadelemiz ve dayanışmamız büyüyor, duyurmaya geldik.</p>
<p>Henüz işe girmek üzere gittiğimiz mülakatlarda karşılaştığımız cinsiyetçi sorulara,</p>
<p>Erkeklerce belirlenen kadınlara uygun iş pozisyonlarına,</p>
<p>Erkek çalışma arkadaşlarımızla aynı işi yapsak bile düşük ücretlerle çalıştırılmaya,</p>
<p>Hamile olduğumuz için ya da herhangi bir sebeple kolaylıkla işten çıkarılmaya,</p>
<p>Ve hatta kadın olduğumuz için çalışma hakkımızın, yaşam hakkımızın yok sayılmasına izin vermeyeceğiz.</p>
<p>İşyerlerimizde, yaşam alanlarımızda tacize, hakarete, mobbinge izin vermeyeceğiz, emeğimize sahip çıkacağız.</p>
<p>Çalışma yaşamındaki cinsiyeçi uygulamalara, yaşam alanlarımızdaki kadın düşmanlığına karşı kadın dayanışmasıyla direneceğiz, eşit ve özgür bir yaşam kuracağız.</p>
<p><strong>TMMOB İstanbul İKK Kadın Komisyonu</strong></p>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
	</channel>
</rss>
