<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hasan çakır &#8211; Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi</title>
	<atom:link href="http://www.mimarist.org/tag/hasan-cakir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mimarist.org</link>
	<description>Mimarlar Odası Toplum Hizmetinde...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Mar 2026 09:26:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://www.mimarist.org?v=4.9.22</generator>
	<item>
		<title>DAM’da İki Sergi</title>
		<link>http://www.mimarist.org/damda-iki-sergi/</link>
		<pubDate>Tue, 10 Jan 2023 13:39:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Çakır / Dam Notları]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[dam notları]]></category>
		<category><![CDATA[hasan çakır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=21459</guid>
		<description><![CDATA[Mimari Dönüşüm ve 2022/23 Ülkeler Arası Gökdelen Ödülü Arsa spekülasyonu, göç, kentleşme, dijitalleşme gibi türlü çeşitli nedenlerle işlevini yitiren yapılar yıkılır, yerine yeni bir bina dikilir çoğu kez ama artık yıkyapçılık bir norm olmaktan çıkıyor. Şimdilerde rağbet mevcut binaları dönüştürmeye. Mevcut, sağlam bir binayı – tamir ve tadil ederek –]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_21460" style="width: 463px" class="wp-caption aligncenter"><img class=" wp-image-21460" src="http://www.mimarist.org/file/2023/01/sergiden-qq-kulesi-maketi-1024x768.jpg" alt="" width="453" height="619" /><p class="wp-caption-text">Sergiden QQ Kulesi maketi</p></div>
<p><strong>Mimari Dönüşüm ve 2022/23 Ülkeler Arası Gökdelen Ödülü</strong></p>
<p>Arsa spekülasyonu, göç, kentleşme, dijitalleşme gibi türlü çeşitli nedenlerle işlevini yitiren yapılar yıkılır, yerine yeni bir bina dikilir çoğu kez ama artık yıkyapçılık bir norm olmaktan çıkıyor. Şimdilerde rağbet mevcut binaları dönüştürmeye.</p>
<p>Mevcut, sağlam bir binayı – tamir ve tadil ederek – dönüştürmek, kuşkusuz yeni bir yapı eylemi değil ama ekonomik, ekolojik krizler son yıllarda mimari dönüşüm eylemini canlandırdı.</p>
<p>DAM’da Eylül’de açılan “Mimari Dönüşüm Sergisi” yeniden canlanan bu yapı eylemini, mevcut yapıları dönüştürüp yeniden kullanmanın yapı sektörüne katkılarını ve getirilerini ilginç örnekleriyle gözler önüne seriyor.</p>
<p>16 Eylül’de açılan sergi 15 Ocak 2023’e kadar sürecek.</p>
<p>***</p>
<div id="attachment_21465" style="width: 650px" class="wp-caption aligncenter"><img class="size-full wp-image-21465" src="http://www.mimarist.org/file/2023/01/gokdelen-odulu-finalistler.jpg" alt="" width="640" height="215" srcset="http://www.mimarist.org/file/2023/01/gokdelen-odulu-finalistler.jpg 640w, http://www.mimarist.org/file/2023/01/gokdelen-odulu-finalistler-300x101.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><p class="wp-caption-text">Gökdelen Ödülü Finalistler</p></div>
<p>2022/22 – Ülkeler Arası Gökdelen Ödülü, Sydney kentinin merkezindeki Quay Quarter Kulesi’ni projelendiren 3XN mimarlık bürosuna ve binanın finansçısına verildi. Jüri, ekolojik sorunların arttığı bir zamanda, mevcut bir gökdeleni dönüştürmedeki “mimari yaratıcılığı” ödüle değer bulmuş.</p>
<p>QQ Kulesi Mimari Dönüşüm hareketi için de ilgi çekici bir örnek:</p>
<p>Mimarlar ve mal sahibi arsa üzerindeki 1970’lerden kalma gökdeleni yıkıp atmamış, yerine yeni bir gökdelen dikmemiş. Tadilat ve eklemelerle yeni bir gökdelene dönüştürmüş. Mevcut gökdelenin iskeletini yeni binaya entegre etmiş ve yapı elemanlarının ve malzemelerinin üçte ikisini yeniden kullanmış.  Katlarını birbirine bağlayan ışıklı, düşey atriumlarıyla; Sydney limanına değişik açılardan bakan seyirlikleri, ekolojik façası ve kentin kamusal alanına entegre edilmiş giriş ve teras katlarıyla çevresine uyumlu yeni bir gökdelen yaratmış.</p>
<p>Süregenleşen iklimsel kriz ortamında gökdelen dikmenin ve gökdelenlerde yaşama ve çalışmanın git gide çekiciliğini yitirdiği günümüzde Sydney’in QQ Kulesi ilginç bir mimari yelteniş. Epeydir süregelen gökdelenleri n’etmeli tartışmaları yeniden alevlenecek. Öyle görünüyor.</p>
<p>10 Kasım’da açılan sergi 22 Ocak 2023’e kadar sürecek.</p>
<p>DAM’ın sergilerinde görüntüsel bir gezinti için:</p>
<p><em>www.dam-online.de</em></p>
<p><em>www.international-highrise-award.com</em></p>
<div id="attachment_21463" style="width: 650px" class="wp-caption aligncenter"><img class="size-full wp-image-21463" src="http://www.mimarist.org/file/2023/01/mimari-donusum.jpg" alt="" width="640" height="480" srcset="http://www.mimarist.org/file/2023/01/mimari-donusum.jpg 640w, http://www.mimarist.org/file/2023/01/mimari-donusum-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><p class="wp-caption-text">Mimari Dönüşüm</p></div>
<div id="attachment_21464" style="width: 650px" class="wp-caption aligncenter"><img class="size-full wp-image-21464" src="http://www.mimarist.org/file/2023/01/mevcut-durum.jpg" alt="" width="640" height="480" srcset="http://www.mimarist.org/file/2023/01/mevcut-durum.jpg 640w, http://www.mimarist.org/file/2023/01/mevcut-durum-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><p class="wp-caption-text">Mevcut Durum</p></div>
<div id="attachment_21462" style="width: 480px" class="wp-caption aligncenter"><img class=" wp-image-21462" src="http://www.mimarist.org/file/2023/01/qq-kulesi-zemin-kat-maket-1024x768.jpg" alt="" width="470" height="756" /><p class="wp-caption-text">QQ Kulesi zemin kat, maket</p></div>
<div id="attachment_21461" style="width: 377px" class="wp-caption aligncenter"><img class=" wp-image-21461" src="http://www.mimarist.org/file/2023/01/qq-kulesi.jpg" alt="" width="367" height="352" /><p class="wp-caption-text">QQ kulesi</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Antika Radikal</title>
		<link>http://www.mimarist.org/antika-radikal/</link>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2021 11:43:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dam Notları / Hasan Çakır]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[dam notları]]></category>
		<category><![CDATA[hasan çakır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=19101</guid>
		<description><![CDATA[DAM’ın yaz programı 25 Haziran&#8217;da açılan &#8220;Antika Radikal – H. Bienefeld’in Kilise ve Villaları&#8221; sergisiyle başladı. DAM bu sergiyle Mimar H. Bienefeld’in (1926 – 1995) yapıtlarına bir göz gezdirme olanağı sunuyor. Sergide mimarın maket çalışmaları, çizimleri ve yapıtlarının güncel fotoğrafları yer alıyor. Mimar H. Bienefeld’in plastilin ve balmumu maketleri ilginç.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter wp-image-19102" src="http://www.mimarist.org/file/2021/07/antika_radikal-1-1024x737.jpg" alt="" width="463" height="417" /> DAM’ın yaz programı 25 Haziran&#8217;da açılan &#8220;Antika Radikal – H. Bienefeld’in Kilise ve Villaları&#8221; sergisiyle başladı.</p>
<p>DAM bu sergiyle Mimar H. Bienefeld’in (1926 – 1995) yapıtlarına bir göz gezdirme olanağı sunuyor. Sergide mimarın maket çalışmaları, çizimleri ve yapıtlarının güncel fotoğrafları yer alıyor.</p>
<p>Mimar H. Bienefeld’in plastilin ve balmumu maketleri ilginç. &#8220;İlk bakışta kaba saba ve özensiz görünen bu maketler, mimarın düşünce tarzı ve mimarlık anlayışına tanıklık ediyor&#8221; diyor DAM‘ın basın bildirisi.</p>
<p>&#8220;Mimarın maketleri onun sadece kentle ilişkideki proporsiyon anlayışını değil, aynı zamanda antika yapı tipleri ile yerel ve modern yapı tipleri arasında oynayışını gösteriyor; çoğu plastilin (plastik kitten) ve balmumundan yapılmış bu maketlerdeki el ve tasarım süreci izlerinden onun yapıyı çevresi ile birlikte tasarlamaya verdiği önem okunuyor.&#8221;</p>
<p>Sergide maketler arasında dolanırken mimarlık fakültesinin zemin katındaki modelaj atölyesini, Heykeltıraş Rudolf Belling’in modelaj derslerini anımsıyorum.</p>
<p>Düşünceyi biçime dönüştürme… Mimar Bienefeld bu işi el ile kolayca biçimlendirebilen kit ve kil ile yapmış. Bunu dijital olarak yapmak bana olanaksız görünüyor.</p>
<p>Mimar H. Bienefeld’i düşünüyorum…</p>
<p>Antik Roma ve yöresel geleneksel mimari yapı tiplerinden esinlenmiş Mimar Bienefeld. Esinlenmiş ama yapıtları ne Antik Roma ne de yöresel mimarinin kuru kuruya taklidi. H. Bienefeld’in mimari yapıtları, onun kendi eseri, kendi araştırmasının ürünü. Evet, antika radikal…</p>
<p>Sergiyi gezerken epeydir bizde mimarları &#8216;meşgul&#8217; eden Selçuklu – Osmanlı biçemi zorlamasını düşünüyorum… Bu zorlamanın yaratığı taklit, sahte, uyduruk, zorlama mimari gülünçlükler gözümün önüne geliyor:</p>
<p>&#8220;Osmanlı biçemi mi, Selçuklu biçemi mi olsun… Yoksa Selçuklu – Osmanlı biçemi mi?&#8221;</p>
<p>Mimar H. Bienefeld bu soruya şöyle bir karşılık verirdi sanırım:</p>
<p>&#8220;Nasıl isterseniz öyle olsun, ama uyduruk olmasın, basmakalıp olmasın, kuru kuruya taklit olmasın, biçimsel zorlama olmasın… Temelinde bir mimari araştırması, bir mimari buluş olsun.&#8221;</p>
<p>Siz ne dersiniz?</p>
<p><em>28 Temmuz 2021</em></p>
<p><em>Frankfurt</em></p>
<p><img class="aligncenter  wp-image-19106" src="http://www.mimarist.org/file/2021/07/antika_radikal-5-746x1024.jpg" alt="" width="504" height="762" /></p>
<p><img class="aligncenter wp-image-19105" src="http://www.mimarist.org/file/2021/07/antika_radikal-4-698x1024.jpg" alt="" width="500" height="818" /></p>
<p><img class="aligncenter wp-image-19104" src="http://www.mimarist.org/file/2021/07/antika_radikal-3-784x1024.jpg" alt="" width="501" height="683" /></p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Dünyayı Gülmek Kurtarabilir</title>
		<link>http://www.mimarist.org/dunyayi-gulmek-kurtarabilir/</link>
		<pubDate>Thu, 01 Jul 2021 12:34:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dam Notları / Hasan Çakır]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[dam notları]]></category>
		<category><![CDATA[hasan çakır]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlara mektup]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=19061</guid>
		<description><![CDATA[Yeni ‘Dam Notları’ için eski dosyaları karıştırırken tiyatro ve sinema sanatçısı, düşünür, yazar Peter Ustinov’un bir gazetede yer alan “dünyayı gülmek kurtarabilir” sözü üzerine tuttuğum notlar ve ayırdığım gazete kesikleri ilgimi çekti. ‘İşte’ dedim, yeni ‘Dam Notları’ ve o notlardan (1993) ve her biri bir gülmece konusu olabilecek gazete haberlerinden]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni ‘Dam Notları’ için eski dosyaları karıştırırken tiyatro ve sinema sanatçısı, düşünür, yazar Peter Ustinov’un bir gazetede yer alan “dünyayı gülmek kurtarabilir” sözü üzerine tuttuğum notlar ve ayırdığım gazete kesikleri ilgimi çekti.</p>
<p>‘İşte’ dedim, yeni ‘Dam Notları’ ve o notlardan (1993) ve her biri bir gülmece konusu olabilecek gazete haberlerinden bir bölük:</p>
<p>***</p>
<p>Geçenlerde bir gazetede okudum. Peter Ustinov, İstanbul’da bir söyleşide “Dünyayı gülmek kurtarabilir” demiş. Bana göre yüzyılımızın en mega sözlerinden biridir bu. Geçtiğimiz on yılın, gazetelerde yer alan çevre haberlerine bir göz gezdirmek bile bu sözün ne kadar mega bir söz olduğunu anlamaya yeter de artar bile. Ben bu gazete haberlerini kesip saklama işine “sevdi, vermediler, vurdu” veya “762 yerinden bıçakladı, hâkim niye 762 diye sorunca, çok seviyordum” dedi gibi cinsel münasebetsizliklerin yol açtığı ‘aşk’ cinayetleri haberini kesmekle başladım. Sonra çevre felaketleri ile ilgili haberlere dadandım.</p>
<p>İşte birkaç örnek…</p>
<p>1978’den bir gazete kesiği:</p>
<p>Denizler sürekli kirletiliyor… Orman yağması devam ediyor. Tropik ormanlar keresteleştiriliyor. Karaların üçte biri çölleşmekte. Sahra Çölü yılda 20 metre hızla Akdeniz’e ilerliyor.</p>
<p>6 yıl sonra, 1993…</p>
<p>Doğa ve Çevre Koruma Birliği’ne göre, tropik ormanların keresteleştirilmesi süregidiyor. Birliğin uzmanları bir yıl önce Rio’da, Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda alınan kararların da bir sonuç vermediğini söylüyorlar.</p>
<p>Yıl 1989. Bir söyleşi; bir uzmanla:</p>
<p>-Ara sıra şöyle büyük sarsıcı bir kitap daha yazmayı canınız çekiyor mu?</p>
<p>-Yıllardır süren dervişliğim, abdallığım, bana dünyayı değiştirmeyeceğimi öğretti. Ayrıca insanoğlu sanki kendisini yok etmeye karar vermiş. Kendisini pencereden atmışa dur demenin ne anlamı var?</p>
<p><img class="aligncenter size-large wp-image-19062" src="http://www.mimarist.org/file/2021/07/cakir_haziran_21-1-1024x768.jpg" alt="" width="900" height="675" srcset="http://www.mimarist.org/file/2021/07/cakir_haziran_21-1-1024x768.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2021/07/cakir_haziran_21-1-300x225.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2021/07/cakir_haziran_21-1-768x576.jpg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /> <img class="aligncenter size-large wp-image-19063" src="http://www.mimarist.org/file/2021/07/cakir_haziran_21-2-1024x768.jpg" alt="" width="900" height="675" srcset="http://www.mimarist.org/file/2021/07/cakir_haziran_21-2-1024x768.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2021/07/cakir_haziran_21-2-300x225.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2021/07/cakir_haziran_21-2-768x576.jpg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /> <img class="aligncenter size-large wp-image-19064" src="http://www.mimarist.org/file/2021/07/cakir_haziran_21-1024x768.jpg" alt="" width="900" height="675" srcset="http://www.mimarist.org/file/2021/07/cakir_haziran_21-1024x768.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2021/07/cakir_haziran_21-300x225.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2021/07/cakir_haziran_21-768x576.jpg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Yeşil Damlar, Yeşil Balkonlar</title>
		<link>http://www.mimarist.org/yesil-damlar-yesil-balkonlar/</link>
		<pubDate>Thu, 29 Apr 2021 08:33:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dam Notları / Hasan Çakır]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[dam notları]]></category>
		<category><![CDATA[hasan çakır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18860</guid>
		<description><![CDATA[Yeşil duvarlar, yeşil teraslar, düşey ormanda konutlar… DAM’da bu yılın ilk sergisi: kent yeşillendirme (Greening The City). *** Kent Yeşillendirme Sergisi’nde dijital gezinti yaparken, antika kent Babil’i betimleyen resim ve gravürlerde basamak basamak yükselen teras bahçeler geldi gözümün önüne. Romalı bir şairin yaydıǧı söylentiye göre Kraliçe Semiramis yaptırmış bu bahçe]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Yeşil duvarlar, yeşil teraslar, düşey ormanda konutlar… DAM’da bu yılın ilk sergisi: kent yeşillendirme (Greening The City).</p>
<p>***</p>
<div id="attachment_18861" style="width: 484px" class="wp-caption alignleft"><img class=" wp-image-18861" src="http://www.mimarist.org/file/2021/04/19-mart-cuma-gelecek-icin-cuma-gunleri-fridays-for-futur-hareketinin-ulkelerarasi-eylem-gunu-frankfurt-romer-meydani..jpg" alt="" width="474" height="362" /><p class="wp-caption-text">19 Mart Cuma Gelecek için Cuma Günleri ( Fridays for Futur) hareketinin ülkelerarası eylem günü &#8211; Frankfurt Römer Meydanı</p></div>
<p>Kent Yeşillendirme Sergisi’nde dijital gezinti yaparken, antika kent Babil’i betimleyen resim ve gravürlerde basamak basamak yükselen teras bahçeler geldi gözümün önüne. Romalı bir şairin yaydıǧı söylentiye göre Kraliçe Semiramis yaptırmış bu bahçe zigguratları. Başka söylentiler de var tabi… Kral Nabukadnezar, kraliçesinin doğup büyüdüğü yerdeki bağ bahçelere, yeşil tepelere özlemini gidermek için Fırat Nehri kıyısına Babil’in “harika” asma bahçelerini kondurmuş. 2500 yıl önceki bir antika aşk hikayesi?  Ama, belki de yazları cehenneme dönen Babil’i serinletmek için veya hem kraliçesini mutlu etmek hem de havası temiz, yeşil, serin bir kent yaratmak için… Kim bilir? Yöresel bir iklim krizi mi acaba?</p>
<p>***</p>
<p>İleri görüşlü belediye(ci)ler,  önlem almak için bir “musibet” &#8211; aniden gelen bir felaket – beklemiyor; iklim krizinin sürüklediği olası felaketlere, afetlere karşı çeşitli projeler geliştiriyor ve uyguluyor:</p>
<ul>
<li>Yeşil kent, serin kent, kentlerde insanlara, ağaçlara, yeşile yer açma;</li>
<li>İklime uyumlu, ekolojik, demokratik, açık kentsel planlama;</li>
<li>Kamusal alanları canlandırma ve yeni kamusal alanlar yaratma;</li>
<li>Toplu taşımaya, yaya ve bisiklet trafiğine öncelik verme…</li>
</ul>
<p>***</p>
<p>DAM’daki Kent Yeşillendirme Sergisi, kentlerde yeşil alanları çoğaltma olanak ve örneklerini, yeşil dokunun kentin mikroklimasına olumlu etkilerini gösteriyor; kent ahalisini, mal sahiplerini havası temiz, gürültüsüz ve yazları serin bir kent için binalarını yeşillendirmeye özendiriyor.</p>
<p>Damlarında seracılık, arıcılık, bağcılık, bahçecilik yapılan kentler; balkon bahçeli, yüzleri sarmaşıklı, mor salkımlı binalar; begonvil örtülü teraslar, bahçeli gökdelenler, düşey ormanlar içinde konutlar… Neden olmasın.</p>
<p>Ama, kent yeşillendirme ile iş bitmiyor; iklim bilimciler, küresel iklim krizinin önlenmesi için ülkelerarası iklim doruklarında öngörülen önlemlerin hemen ve bütünüyle uygulanmasını ve tüm ülkelerde gerekli ekonomik, sosyal reformlar -öncelik ve ivedilikle- yapılmasını öneriyor.</p>
<p>***</p>
<div id="attachment_18862" style="width: 266px" class="wp-caption alignleft"><img class=" wp-image-18862" src="http://www.mimarist.org/file/2021/04/dusey-ormanda-balkon-bahceli-konutlar.jpg" alt="" width="256" height="372" /><p class="wp-caption-text">Düşey ormanda balkon bahçeli konutlar.</p></div>
<p>19’uncu yüzyılın düşünce önderlerinden -kapitalist, komünist, feminist, eko-sosyalist, marksist, bilge F. Engels sermayenin büyüme zorlaması ve kıran kırana kapitalist rekabeti, doğayla akılcı bir ilişkinin önünde en büyük engel olarak görüyordu.</p>
<p>İşte dünyanın hali ortada: sürekli kirletilen ve zehirlenen gökyüzü, yeryüzü, ovalar, dağlar, ırmaklar, göller, çöplüğe dönüşen denizler, yok edilen ormanlar; insanların üst üste yığıldığı, yeşilini yitirmiş, yazın sıcaktan kavrulan suratsız kentler; salgınlar, savaşlar ve gitgide büyüyen iklim krizi, küresel ısınmayla sürüklenen doğal felaketler…</p>
<p>***</p>
<p>19 Mart Cuma… “Gelecek için Cumalar” (Fridays for Futur) hareketinin eylemci çocukları, 60 ülkenin 800 kentinde iklim krizi karşısında küresel vurdumduymazlıǧı protesto ettiler; politikacıları, sorumluları küresel iklim doruklarında verdikleri sözü tutmaya, küresel ısınmayı önlemek için aldıkları kararları uygulamaya çağırdılar, bir kez daha… Bir kez daha Frankfurt’un Römer Meydanı’nda çocuklarla beraber…</p>
<p>Çocuklar, bugüne kadar yapılanları yeterli bulmuyor; “ülkelerarası iklim doruklarında alınan kararların çoğu lafta kalıyor” diyor çocuklar. “Kapitalizmde iklim için iyi bir gelecek görmüyoruz; küresel uyarı eylemlerimizi tüm insanların gözleri açılana kadar sürdüreceğiz” diyor çocuklar…</p>
<p>Daha ne desinler!</p>
<p>***</p>
<p>DAM’daki Sergi: Greening The City &#8211; Einfach Grün, 23 Ocak’ta açıldı ve 11 Haziran’a kadar sürecek. Sergide dijital bir gezinti yapmak isteyenlere:</p>
<p>www.dam-online.de veya www.facebook.com/architekturmuseum</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-18863" src="http://www.mimarist.org/file/2021/04/dam-sergi.jpg" alt="" width="480" height="640" srcset="http://www.mimarist.org/file/2021/04/dam-sergi.jpg 480w, http://www.mimarist.org/file/2021/04/dam-sergi-225x300.jpg 225w" sizes="(max-width: 480px) 100vw, 480px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Açık Planlama</title>
		<link>http://www.mimarist.org/acik-planlama/</link>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2021 13:21:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dam Notları / Hasan Çakır]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[dam notları]]></category>
		<category><![CDATA[hasan çakır]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlara mektup]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18801</guid>
		<description><![CDATA[Bir mimarlık öǧrencisinin isteǧi ve önerisi üzerine, Açık Planlama Notları’nı derlemek için dosyaları karıştırırken, ilk “Dam Notları” yazım gözüme ilişti: “Barok İdeal Plan’dan Aksonometriye Mimari Çizim Sergisi”, 30 Aralık 1985… 35 yıl… Ne güzel… Açık Planlama Adı üstünde, açık planlama: gizli kapaklı yapılan planlama deǧil kamuoyuna açık; tartışma toplantıları, kent]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Bir mimarlık öǧrencisinin isteǧi ve önerisi üzerine, Açık Planlama Notları’nı derlemek için dosyaları karıştırırken, ilk “Dam Notları” yazım gözüme ilişti: “Barok İdeal Plan’dan Aksonometriye Mimari Çizim Sergisi”, 30 Aralık 1985… 35 yıl… Ne güzel…</p>
<p><strong>Açık Planlama</strong></p>
<p>Adı üstünde, açık planlama:</p>
<ul>
<li>gizli kapaklı yapılan planlama deǧil kamuoyuna açık;</li>
<li>tartışma toplantıları, kent gezileri vb. ile ahalinin katılımına; mimari yarışmalarla mimarların görüş ve önerilerinin alınmasına açık;</li>
<li>deǧişime, yeni, iyi fikir ve önerilere açık.</li>
</ul>
<p>Açık planlama düşünce ve davranışı yaygınlaşıyor. Vizyoner belediye(ci)ler epeydir imar planlarını bir açık planlama sürecinde geliştirmeyi yeğliyor.</p>
<p>Açık Planlama konusunda bildiğim en kısa, açık ve duru tanımlamayı Frankfurt Belediyesi Kamusal Mekân Müdürü M. Hootz yapmıştır:</p>
<p><em>“Biz, önce bir fikir ortaya koyuyoruz. Fikrimizi aktarmak, sınamak, tartışmak ve ikna olmak için ahaliyle yoğun bir diyalog kuruyoruz. Çok önemli: ahalinin istemediği hiçbir plan ahaliye dayatılmamalı.”</em></p>
<p>“Kentimizde en iyisine ulaşmak için ahalinin katıldığı açık tartışmalar, mimari yarışmalar, atölye çalışmaları, toplantılar, kent gezileri düzenliyoruz. Ancak açık ve duru bir planlama eylemiyle inandırıcılık sağlanabilir.” (Planen+Bauen 37, s.10, Mayıs 2012)</p>
<p>Açık Planlama’nın faydaları:</p>
<ul>
<li>Mimari kültür sorunlarına duyarlı bir kamuoyunun oluşmasına farklı katkılar sunuyor.</li>
<li>Belediyeye elindeki planlama yetkisini toplum yararına özenli bir planlama için kullanabilme olanağı sağlıyor, imarda kamuoyu desteğini ve belediyenin etkisini artırıyor.</li>
<li>Belediye ile kent ahalisi, mahalle örgütleri, muhtarlıklar, meslek kuruluşları arasında diyaloğu geliştiriyor; kentin demokratik hayatına katkıda bulunuyor.</li>
<li>Süren gerçek mimari güzellikleri; arsa vurgunculuğunun yıkıcılığı ve imar hatalarından koruma kısmında etkili oluyor, koruma bilincinin geliştiriyor.</li>
<li>Kent ve yöre ahalisini, kentinin ve yöresinin imarına ilgi göstermeye özendiriyor.</li>
<li>Mal sahibini, finansçıyı topluma ve kente karşı sorumlu davranmaya yönlendiriyor, yeryüzüne yararlı ve güzel bir mimarlık sanatı eseri bırakma arzusunu artırıyor.</li>
<li>Katı ve değişmez imar planları yerine gelişmeye, yeni ve iyi fikirlere açık imar planlarının yapılmasına yol açıyor.</li>
<li>Yeni ve ilginç fikirleri ortaya çıkarıyor, planlamayı zenginleştiriyor.</li>
</ul>
<p><strong>Frankfurt Suriçi Nâzım İmar Planı –Bir Açık Planlama Girişimi</strong></p>
<p>Frankfurt Belediyesi, Suriçi Nâzım İmar Planı’nı 4 yıl süren (2010 – 2014) -benim de baştan sona izleyip katıldığım- bir açık planlama sürecinde oluşturdu.</p>
<p>Belediye ilk olarak hazırladığı imar planı taslağını kamuoyuna sundu ve ahaliyi bu taslağı tartışmaya çağırdı; on bir tane bilgilendirme ve diyalog toplantısı yapıldı; mimarların katıldığı grup toplantılarında taslak tartışıldı ve değerlendirildi; birlikte kent gezileri düzenlendi. Bu toplantılarda ve gezilerde ortaya çıkan öneriler belediyenin teknik bürolarınca, iklime uygunluk vb. yönünden gözden geçirildi…</p>
<p>Açık Planlama süreci 4 yıl sürdü ve bu süreçte geliştirilen imar planı 2014’te belediye meclisinde görüşülüp onaylandı. Frankfurt Suriçi İmarı’nın ana yönünü belirleyen, daha iyi görüş ve önerilere açık Suriçi Nâzim İmar Planı ortaya çıktı.</p>
<p><strong>İlkbahar 2010</strong></p>
<p>Avrupa’nın gökdelenli finans merkezi Frankfurt kentinin ahalisi bu bahara canlı coşkulu, heyecanlı bir tartışmayla girdi. Frankfurt Belediyesi İmar ve Planlama Müdürü Frankfurt ahalisini, Frankfurt Suriçi (eski kent merkezi) Nâzım İmar Planı’nı tartışmaya; dileklerini, hoşnutsuzluklarını ve eleştirilerini ortaya dökmeye çağırdı. Çağrı şöyle:</p>
<p><em>Sayın Frankfurtlular,</em></p>
<p><em>Frankfurt Suriçi, canlı bir merkez olarak hizmet, ticaret, konut ve kültür sektörleri için daha çekici olmalı. Buna bir imar planı yön vermelidir. Suriçi’ndeki mevcut planlamaları bir araya getiren, yeni projeler öneren; kent merkezini çok yönlü kullanma amacıyla düzenlemeye odaklanan bir imar planı.</em></p>
<p><em>Hazırladığımız Suriçi İmar Planı taslağının bir açık planlama sürecinde, geniş bir katılımla tartışılması, geliştirilmesi, somutlanması ve tamamlanması gerekiyor. Biz önce çeşitli konuları ele alan atölye toplantılarında sizin fikirlerinizi dinlemek istiyoruz. Bu toplantılarda önerilerinizi sunabilirsiniz. Atölyelerin bir ortak toplantısında ortaya çıkan ilk tasarım kamuoyuna sunulacak ve daha sonra üzerinde çalışmalar sürdürülecek. </em></p>
<p><em>Komşularınızla, konuklarınızla, diğer Frankfurtlularla, bölge ahalisiyle, uzmanlarla kent merkezimizin geleceği üzerinde görüşün.</em></p>
<p><em>Önerileriniz bizi sevindirecek.</em></p>
<p><em>Dostça selamlar, Frankfurt İmar ve Planlama Müdürü, E.Schwarz</em></p>
<p>***</p>
<p>Açık Planlama süreci ilk aşama programı:</p>
<p>8 Mart: Perakende Ticaret ve Lokantacılık Atölyesi</p>
<p>10 Mart: Kültür, Turizm ve Otelcilik Atölyesi</p>
<p>17 Mart: Konut Atölyesi</p>
<p>18 Mart: Bürolar Atölyesi</p>
<p>8 Mayıs: Suriçi Kentsel Tasarım Atölyesi. Bu toplantıda tüm atölyeler bir araya gelecek, görüşmelerde elde edilen sonuçlar toparlanacak ve kent merkezi için ilk tasarım tartışılacak.</p>
<p>1 Haziran: Herkese açık bir toplantıda, ilk tasarım kamuoyuna sunulacak.</p>
<p><strong>Sonbahar 2010 </strong></p>
<p>Açık Planlama sürecini yöneten şehirci mimar söze şöyle başladı:</p>
<p>“Şehircilik, kentte gezinti yapmanın bilimidir” ve şöyle sürdürdü sözünü:</p>
<p>Bu yılbaşında Frankfurt Belediyesi, Suriçi Nazım İmar Planı’nı bir Açık Planlama sürecinde geliştirme işine girişti; belediyenin kamuoyuna sunduğu Suriçi İmar Planı taslağı toplantılarda enikonu tartışıldı.</p>
<p>Açık Planlama sürecinin ilk aşaması 25 Ağustos’ta çalışma gruplarının ortak toplantısıyla sona erdi. Toplantıda, bu ilk aşamada geliştirilen ara planlar – yapılaşma, kamusal mekân ve kent içi ulaşım planı– tartışıldı ve ikinci aşama programı yapıldı. Yıl sonuna kadar sürecek ikinci aşamada ara planlar sergilenecek ve kamuoyuna sunulacak.</p>
<p>Açık planlama sürecinin yöneticisi sözlerini şöyle bitirdi:</p>
<p>“Kuşkusuz, planda kent merkezinin tüm dertlerinin çaresi bulunmuyor. Planının sürekli eleştiriye ihtiyacı var. Tartışmaları sürdürmeliyiz. Plan yeni fikirlere açık olmalı&#8230;”</p>
<p>***</p>
<p>Tartışmalar sürüyor, plan yeni fikirlere açık…</p>
<p>Ne dersiniz? Kent sakinleriyle birlikte keyifli bir kentçilik gezisi yapmanın başka yolu var mı?</p>
<p><em>Mart 2021</em></p>
<div id="attachment_18802" style="width: 910px" class="wp-caption aligncenter"><img class="size-large wp-image-18802" src="http://www.mimarist.org/file/2021/03/img_1924-1024x768.jpg" alt="" width="900" height="675" srcset="http://www.mimarist.org/file/2021/03/img_1924-1024x768.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2021/03/img_1924-300x225.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2021/03/img_1924-768x576.jpg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /><p class="wp-caption-text">Belediyenin açık planlama sürecinde tartışmak üzere hazırladığı Suriçi Nazım İmar Planı taslağı. Bu taslak gazetelerde, sosyal medyada kamuoyuna sunuldu.</p></div>
<div id="attachment_18803" style="width: 910px" class="wp-caption aligncenter"><img class="size-large wp-image-18803" src="http://www.mimarist.org/file/2021/03/img_1775-1024x842.jpg" alt="" width="900" height="740" srcset="http://www.mimarist.org/file/2021/03/img_1775-1024x842.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2021/03/img_1775-300x247.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2021/03/img_1775-768x632.jpg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /><p class="wp-caption-text">Suriçi Kamusal Mekân Planı</p></div>
<div id="attachment_18804" style="width: 910px" class="wp-caption aligncenter"><img class="size-large wp-image-18804" src="http://www.mimarist.org/file/2021/03/img_1776-1024x842.jpg" alt="" width="900" height="740" srcset="http://www.mimarist.org/file/2021/03/img_1776-1024x842.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2021/03/img_1776-300x247.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2021/03/img_1776-768x631.jpg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /><p class="wp-caption-text">Suriçi Yapılaşma Planı</p></div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Mimarlıǧımız Nereye?</title>
		<link>http://www.mimarist.org/mimarli%c7%a7imiz-nereye/</link>
		<pubDate>Fri, 22 Jan 2021 14:50:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dam Notları / Hasan Çakır]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[dam notları]]></category>
		<category><![CDATA[hasan çakır]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlara mektup]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18670</guid>
		<description><![CDATA[Modern, geç modern, postmodern derken mimarlar sormaya başladılar Batı’da: “Mimarlıǧımız nereye?” Bu tür sorularla kafaları karıştırmanın belki bizde zamanı deǧil ama sormayıp da Batı’dan geri mi kalacağız? Kalmayalım ama bu konuda kafa patlatmadan önce mimarlıǧımızın modern gidişinde nerelere vardıǧına bir bakalım. Görmek için öyle gözümüzü dört açmaya, seyyah olup diyar]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Modern, geç modern, postmodern derken mimarlar sormaya başladılar Batı’da: “Mimarlıǧımız nereye?”</p>
<p>Bu tür sorularla kafaları karıştırmanın belki bizde zamanı deǧil ama sormayıp da Batı’dan geri mi kalacağız? Kalmayalım ama bu konuda kafa patlatmadan önce mimarlıǧımızın modern gidişinde nerelere vardıǧına bir bakalım.</p>
<p>Görmek için öyle gözümüzü dört açmaya, seyyah olup diyar diyar dolaşmaya gerek yok. Yakın çevremizdeki modern mimari gelişmelere, hatta yalnızca ev kültürümüzün ve cami kültürümüzün modernine şöyle bir göz gezdirmek yeter de artar bile.</p>
<p>İşte fotografisi:</p>
<p><img class="aligncenter  wp-image-18671" src="http://www.mimarist.org/file/2021/01/f1-1024x754.jpg" alt="" width="661" height="553" /></p>
<p>Bu modern mimari gelişme hangi kentimizde acaba?</p>
<p>Siz deyin İstanbul, ben diyeyim İzmir, Ankara… Antalya diyelim. Yani fotoǧraftaki şu konut sitesi – divan, oda, sofa, avlu, sokak, mahalle, kent bütünlüǧü‘ne örnek bir mimari estetiǧi hala gözlere batıran – Kaleiçi’nin yanıbaşında; şu modern cami, antika Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı mimari kültürlerinin temelleri üzerine konduruluvermiş.</p>
<p>Diyelim ki burası Edirne… Öyleyse, şu site o Edirne Evlerimizin yerlerine konmamışsa karşılarına dikilivermiş, modern cami de Selimiye’nin kapı komşusu…</p>
<p>Lafı uzatmayalım. Mimarlıǧımızın akıllara durgunluk veren modern gidişinin dışavurumlarını saymakla bitiremeyiz. Kısacası, ‘mimarlıǧımız modern modern giderken kültür dışına düşüvermiş. Neden?’</p>
<p>Birincisi, soysop önyargılarının ve doǧu-batı baǧnazlıklarının zorlamasıyla toplumca kültür dışına itiliyoruz. İkincisi, üzerinde yaşadıǧımız toprakların mimari kültürünü çaylak turistler kadar olsun tanımıyoruz, benimsemiyoruz ve bu yüzden:</p>
<p>-Modernimiz temelsiz yapının üst katları gibi havada kalıyor, bir orijinal mimari, modern estetik yaratamıyoruz; batı modernini kuru kuruya taklitten kurtulamıyoruz; Kaleiçi’lerin yanında yöresinde o biçim uyduruk modernlikler yer alabiliyor;. Isidoros’ların, Sinan’ların mimari kültür temelleri üzerine konduruluveren modern, taklit gülünçlüklere toplum aldırmıyor; burnumuzun dibinde Çatalhöyük’lerin ev kültüründen habersiz, çadırdan Türk Evi’ne atlama cambazlıklarına düşüyoruz. Memleketlimiz, Miletli Hippodamus’u aydan gelenlerden öǧreniyoruz; biraz kubbe ruhu, biraz kemer tozu, biraz minare gölgesi ile hoppadak ‘postmodernleşiverebiliyoruz’ ve o lafı pek hoşafımıza giden Uygarlıklar Beşiǧi’mizde hala daha tıngır mıngır vaziyetlerdeyiz.</p>
<p>Kuşkusuz, kültür ne Doǧu’ya ne de Batı’ya aittir ve ne de bir soyun bir boyun ana-babasının malıdır. Kültür insanlıǧın imecesiyle yaratılı ve insanlıǧın anamalıdır. Kültür, onu tanıyan, bilen, anlayanlara aittir. Bu aitliǧe, anlayana sivrisinek saz misali bir kaç mimari örnek verelim:</p>
<p><img class="aligncenter size-large wp-image-18672" src="http://www.mimarist.org/file/2021/01/f2-380x1024.jpg" alt="" width="380" height="1024" srcset="http://www.mimarist.org/file/2021/01/f2-380x1024.jpg 380w, http://www.mimarist.org/file/2021/01/f2-111x300.jpg 111w, http://www.mimarist.org/file/2021/01/f2-768x2070.jpg 768w, http://www.mimarist.org/file/2021/01/f2.jpg 838w" sizes="(max-width: 380px) 100vw, 380px" /></p>
<p>İşte Muǧla’nın bir sokaǧındaki avlulu evler ve Mies van der Rohe’nin avlulu evleri; işte Bolu’daki, Filibe’deki, Cihangir‘deki orta sofalı evler ve Berlin‘de, Schinkel (Şinkel) Meydanı‘nda Mimar Rob Krier’in orta sofalı apartmanları…</p>
<p>Mimarlıǧımız Nereye?</p>
<p>Artık baǧnazlıkların, soy sop ön- ve ‘bönyargılarının&#8217; sürüklediǧi mimarlık tartışmalarıyla bir yerlere varamayacaǧımız ortada. Bugün bize her şeyden önce, o türlü ön yargılardan ve baǧnazlıklardan baǧımsız bir kültür anlayışı, insanlıǧın kültür birikimini ‘özbeöz’ sayan bir kültür bilinci gerekiyor. Yoksa mimarlıǧımızın, piyasa koşulları ve kültür anlayışsızlıklarının tutsaklıǧında, yeni düşünce ve görüşler geliştirmesi zor iş.</p>
<p>“Dünya benim rızkımdır, halkı benim halkımdır” demiş Yunus Emre.</p>
<p>1995 Notları’ndan…</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Ülkeler Arası Gökdelen Ödülü 2020</title>
		<link>http://www.mimarist.org/ulkeler-arasi-gokdelen-odulu-2020/</link>
		<pubDate>Fri, 01 Jan 2021 15:24:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Çakır / Dam Notları]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[dam notları]]></category>
		<category><![CDATA[hasan çakır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18637</guid>
		<description><![CDATA[DAM’ın sergiliǧinde, koca koca gökdelen maketleri arasında dolanırken… Gökdelenler kenti Hong Kong’u düşündüm. Yıllar önce DAM’da bir fotoǧraf sergisi açılmıştı: Darlıǧın Mimarisi-Hong Kong. Bir fotoğrafçı Hong Kong’un gökdelen ormanındaki konutlarda darlık ve sıkıntı içinde hayatı gözler önüne seriyordu. Gökdelen ormanında hayat “Oooh ne rahat!” deǧildi. DAM’ın sergiliǧinde koca koca gökdelen]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>DAM’ın sergiliǧinde, koca koca gökdelen maketleri arasında dolanırken… Gökdelenler kenti Hong Kong’u düşündüm. Yıllar önce DAM’da bir fotoǧraf sergisi açılmıştı: Darlıǧın Mimarisi-Hong Kong. Bir fotoğrafçı Hong Kong’un gökdelen ormanındaki konutlarda darlık ve sıkıntı içinde hayatı gözler önüne seriyordu. Gökdelen ormanında hayat “Oooh ne rahat!” deǧildi.</p>
<p>DAM’ın sergiliǧinde koca koca gökdelen maketleri arasında dolanırken birkaç yıl önce DAM’da açılan ‘Mimar Richard Neutra’nın (1892-1970) sergisini anımsadım. Sergideki bir yazıtta okumuştum. Şöyle demiş Mimar R. Neutra:</p>
<p>“Elbette piyasa koşullarını, durmadan artan arsa fiyatlarını hesaba katmalıyız ama toplu konutun amacı insanları bir binaya tıkmak ve üst üste yığmak değildir.”</p>
<p>***</p>
<p>2020 Ülkeler Arası Gökdelen Ödülü, İsveç’in Stokholm kentine dikilen Norra Tornen‘in (Kuzey Kuleleri’nin) tasarımcısı mimarlık bürosuna ve üstencisi firmaya verildi.</p>
<p>DAM, ödül verilen ve ödüle aday seçilen tüm projeleri bir sergi ile tanıtıyor. Sergi, 31 Ekim’de açıldı, 21 Şubat’a kadar sürecek.</p>
<p>Ödül Jürisi, Kuzey Kuleleri’nin kent dokusuna uyumunu ve kentsel yaşama mimari katkısını ödülle deǧerlendirmiş.</p>
<p>***</p>
<p>“Bir gökdelen ödülü almak aklımdan bile geçmiyordu” diyor, Norra Tornen’in tasarımcısı Mimar Reinier de Graef; “çünkü Kuzey Kuleleri’ne asla gökdelen gözüyle bakmadım;  tasarımı basmakalıp gökdelen tasarımından çok farklı; en yüksek, en büyük değil; heybetli ve azametli değil, biçimsel zorlamasız bir estetiği var, monotonluk değil bir mimari çeşitlilik oluşturuyor.”</p>
<p>Ödül verilen üstenci firmanın projelerinde mimarlık ve dizayn belirleyici. “Oscar Engelbert’in firması modern ve alışılmamış binalar yapmayı amaç edinmiş; konut için güçlü mimari tasarımlar yaratmaya odaklanmış”, diyor DAM‘ın basın bildirisi.</p>
<p>Evet, Kuzey Kuleleri’nin temelinde bir mimari araştırma, bir yaratıcı çalışma var; dahası yaratıcı çalışmaya destek ve özendirme var, mal sahibinin ve mimarın yeryüzüne yararlı ve güzel bir mimarlık yapıtı dikme isteği var, mimarlık kültürüne duyarlılık var… Öyle görünüyor.</p>
<p>***</p>
<p>DAM’ın sergiliǧinde koca koca gökdelen maketleri arasında dolanırken… &#8216;Gökdelenlenen&#8217; kentleri düşündüm.</p>
<p>Banka, şirket, otel, büro, konut gökdelenleri çoktan beri kentlerin hayatına girmişti. Epeydir yeni kuşak, konut gökdelenleri kentlerin gök çizgilerinde boy gösteriyor; kent merkezlerinde, balkon bahçeli lüks konut kulelerinde oturma modası yaygınlaşıyor. Kentler gökdelenleniyor. Geleceǧin kenti deyince gökdelen ormanı kent resimleri göz önüne geliyor…   Gökdelen ormanlarının konut kulelerinde mi yaşayacak insanlar acaba?</p>
<p>Sanıyorum, küresel iklim krizine ve küresel salgınlara karşı mimarlık ve kent tasarımı sanatı da bir tavır almak zorunda. Şimdi her şeyi yeniden düşünmek zamanı; mimarlıǧı da kentçiliǧi de gökdelenleri de…</p>
<p>3 Aralık 2020, Frankfurt.</p>
<p>Görüntüsel bir gezi için:</p>
<p><a href="http://www.international-highrise-award.com/presse/bild-und-videomaterial/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://www.international-highrise-award.com/presse/bild-und-videomaterial/&amp;source=gmail&amp;ust=1609600877520000&amp;usg=AFQjCNFEotQvidENn-E_EQNLgmImmjh1eg">www.international-highrise-<wbr />award.com/presse/bild-und-<wbr />videomaterial/</a></p>
<p><img class="aligncenter size-large wp-image-18638" src="http://www.mimarist.org/file/2021/01/hasancakir_aralik_2-704x1024.jpg" alt="" width="704" height="1024" srcset="http://www.mimarist.org/file/2021/01/hasancakir_aralik_2-704x1024.jpg 704w, http://www.mimarist.org/file/2021/01/hasancakir_aralik_2-206x300.jpg 206w, http://www.mimarist.org/file/2021/01/hasancakir_aralik_2-768x1118.jpg 768w" sizes="(max-width: 704px) 100vw, 704px" /></p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Hura, batsın bu dünya</title>
		<link>http://www.mimarist.org/hura-batsin-bu-dunya/</link>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2020 13:19:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Hasan Çakır / Dam Notları]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[hasan çakır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18573</guid>
		<description><![CDATA[Bu bir şarkı. K.I.Z. müzik grubunun bir şarkısı, epeydir Gelecek İçin Cuma Günleri Hareketi’nin (“Fridays for Futur”) şarkısı olarak ünlendi. “Atom sıǧınaǧında şarkılar söylüyoruz Hura, batsın bu dünya Hura, batsın bu dünya Yıkıntıların üstünde cennet” Bu şarkı, 25 Eylül Cuma günü Frankfurt’un Römer Meydanı’nda yankılanırken; Avustralya’dan Japonya’ya, Kenya’dan İsveç’e dünyanın yedi]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div dir="ltr"></div>
<div dir="ltr">Bu bir şarkı. K.I.Z. müzik grubunun bir şarkısı, epeydir Gelecek İçin Cuma Günleri Hareketi’nin (“Fridays for Futur”) şarkısı olarak ünlendi.</div>
<div dir="ltr">
“Atom sıǧınaǧında şarkılar söylüyoruz<br />
Hura, batsın bu dünya<br />
Hura, batsın bu dünya<br />
Yıkıntıların üstünde cennet”</div>
<div dir="ltr">
Bu şarkı, 25 Eylül Cuma günü Frankfurt’un Römer Meydanı’nda yankılanırken; Avustralya’dan Japonya’ya, Kenya’dan İsveç’e dünyanın yedi iklim dört köşesinde Gelecek İçin Cuma Günleri Hareketi&#8217;nin eylemci çocukları, gençleri, nineleri, dedeleri iklim krizine kulak asmayan politikacıları protesto gösterileri yapıyordu.</p>
</div>
<div dir="ltr">Gazetelerin yazdıǧına göre, çok sayıda ülkede 3000 gösteri yapılmış. Yalnızca Almanya’da 400 yerde gösteri yapmış eylemci çocuklar.</p>
</div>
<div dir="ltr">Gelecek İçin Cuma Günleri Hareketi’nin 25 Eylül&#8217;deki küresel eylemi de salgınının sürüklediǧi küresel panik ile sarsılan dünyada sıradan önemsiz bir olayın haberi gibi geçiştirildi.</div>
<div dir="ltr">
***<br />
25 Eylül Cuma günü çocuklarla beraberdik Römer Meydanı&#8217;nda.</div>
<div dir="ltr">
“Korona krizi, iklim krizini gölgeledi ama iklim krizinin sürüklediǧi felaketler süregidiyor, göz yummaya devam edersek daha büyük felaketlerle karşılaşacaǧız” diyor çocuklar.</p>
</div>
<div dir="ltr">Korona somut bir tehlike. Herkesi tehdit ediyor. Korona tehlikesini atlatmak için hemen somut önlemler alındı. Politika ve bilimin birlikte ve uyumlu davrandıǧı yerlerde durum görece düzeldi.</p>
</div>
<div dir="ltr">İklim krizi henüz herkesi tehdit etmiyor. Yol açacaǧı büyük felaketler henüz kavranmadı. Kavranması için çok uzun zaman gerekiyor. Küresel yangın henüz bacayı sarmadı, kopmadı. Henüz ateş düştüǧü yeri yakıyor…</p>
</div>
<div dir="ltr">Çocuklar salgın krizine karşı gösterilen hemen önlem alma tavrının iklim krizine karşı da takınılmasını istiyor; politikacıları, iklim krizine karşı gevşek, ertelemeci tavırlarını deǧiştirmeye ve bilimle birlikte davranmaya çaǧırıyor ve cuma eylemlerini yeryüzünde herkes gözünü açana ve davranışa geçene kadar sürdüreceklerini söylüyor.</p>
</div>
<div dir="ltr">Dünyanın hal ve gidişini beǧenmiyor, çocuklar dünyayı deǧiştirmek istiyor, “politikacılar bir “normale dönüş”ten söz ediyor. Sizin normaliniz baskı, terör, cinsel taciz, ırkçılık, savaş, mülteci kampları demektir. Biz bunların olmadıǧı bir dünya istiyoruz. Sizin “normaliniz, bizim krizimiz” diyor çocuklar.</p>
<p>“Şimdi iklim krizine, cinsel tacize, ırkçılıǧa karşı eylem birliǧi zamanı. Çünkü hepimiz barış içinde beraber yaşamak istiyoruz; insanın ve doǧanın sömürülmesini<br />
durdurmalıyız” diyor çocuklar.</p></div>
<div dir="ltr">
***</div>
<div dir="ltr">
Korona krizi gösterdi ki İNSAN, hayatın devam etmesinin, üretimin ve ekonominin anahtarıdır. Kırlarında, kentlerinde salgın gezen, cehenneme dönüşen bir dünyada, karun kadar malın olsa ne fayda…</div>
<div dir="ltr"></div>
<div dir="ltr">Geçen yüzyılın başlarında, 1920’li yılların parlayan kelimesi “yeni” idi. Şimdi yüzyıl sonra yeryüzü insanlıǧı yine “deǧişim” diyor. Hayatın her alanında bir deǧişim bir yenilik istemi kabarıyor. Gelecek için Cuma Günleri’nin eylemci çocuklarının protesto gösterileri bu büyük dalganın öncüleri gibi… Çocuklar “eski normal”e dönmek istemiyor. İnsanlık “yeni normal” arayışında.</div>
<div dir="ltr"></div>
<div dir="ltr">25 Eylül Cuma günü çocuklarla beraber…</div>
<div dir="ltr">
&#8220;Atom sıǧınaǧında şarkılar söylüyoruz<br />
Hura, batsın bu dünya<br />
Hura, batsın bu dünya<br />
Yıkıntıların üstünde cennet&#8221;</div>
<div dir="ltr">
28 Eylül 2020, Frankfurt</p>
<div class="yj6qo"> <img class="aligncenter size-full wp-image-18574" src="http://www.mimarist.org/file/2020/12/img_1706-1.jpg" alt="" width="640" height="480" srcset="http://www.mimarist.org/file/2020/12/img_1706-1.jpg 640w, http://www.mimarist.org/file/2020/12/img_1706-1-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul’un derdi bir değil beş değil, ama&#8230;</title>
		<link>http://www.mimarist.org/istanbulun-derdi-bir-degil-bes-degil-ama/</link>
		<pubDate>Fri, 11 Sep 2020 08:31:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Dam Notları / Hasan Çakır]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[dam notları]]></category>
		<category><![CDATA[hasan çakır]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlara mektup]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18441</guid>
		<description><![CDATA[1930’lu yılların başında İstanbul’un imar planı için davet edilen şehircilik mimarı Hermann Elgötz, 1934 yılında birinci seçilen, ana hatlarıyla onaylanan ve basılan İstanbul İmar Raporu‘nda İstanbul’un imar stratejisini şöyle belirlemiş: &#8220;Bu şehrin emsalsiz güzelliǧini istikbale kadar devam ettirebilmek için eski kültür, bugünün ihtiyaçları ile ahenkli bir şekilde birleştirilmelidir. İstanbul’un 2000]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img class=" wp-image-18443 alignleft" src="http://www.mimarist.org/file/2020/09/yasanir-istanbul-601x1024.jpeg" alt="" width="379" height="908" /></p>
<p>1930’lu yılların başında İstanbul’un imar planı için davet edilen şehircilik mimarı Hermann Elgötz, 1934 yılında birinci seçilen, ana hatlarıyla onaylanan ve basılan İstanbul İmar Raporu‘nda İstanbul’un imar stratejisini şöyle belirlemiş:</p>
<p>&#8220;Bu şehrin emsalsiz güzelliǧini istikbale kadar devam ettirebilmek için eski kültür, bugünün ihtiyaçları ile ahenkli bir şekilde birleştirilmelidir. İstanbul’un 2000 senelik geçmişi her köşesinde hissedilmektedir… Şehirdeki yenileme hareketi esnasında eski abidelerin ve eski İstanbul havasının dikkatle muhafazası icap eder…&#8221; (Mimarlık Dergisi 1970-5)</p>
<p>Ama İstanbul’un yenileşmesi öyle olmadı.</p>
<p>1950’lerden beri İstanbuldaki her &#8220;yenileme hareketi esnasında&#8221;, 1930’lu yıllarda &#8220;2000 senelik geçmişi her köşesinde hissedilen&#8221; İstanbul’un tarihsel dokusu büyük ölçüde yok edildi; &#8220;eski İstanbul havası&#8221; ve süren eski güzellikler bozuldu; İstanbul’un &#8220;emsalsiz güzelliǧi“&#8221;nden &#8220;eski abideler&#8221;den başka eser kalmadı, neredeyse…</p>
<p>1950&#8217;lerden sonra İstanbul’un arsalarında (kent topraklarında) milyonların dansı gözleri kamaştırınca, güzelliǧin hükmü geçmez oldu; mimarlık, şehircilik eseriymiş; İstanbul’un süren, tarihi güzellikleriymiş, eski İstanbul havasıymış…Kimin umrunda!</p>
<p>Şu satırları, Edebiyat Tarihçisi Yazar Nihad Sami Banarlı‘nın 1968 yılında yayınlanan &#8220;Kaybolan Şehir&#8221; yazısından alıyorum; 1950’li yllardaki &#8220;büyük&#8221; imar hareketlerini önceleri &#8220;İstanbul’u İstanbul olarak yaşatmak&#8221; hareketi olarak gören ve öven N.S.Banarlı, imar hareketlerinin İstanbul‘u giderek bir &#8220;şahsi menfaatler harabesi&#8221; (N.S.B.) haline getirilişini üzülerek izliyor ve şöyle yeriyor:</p>
<p>&#8220;Asıl İstanbul, camiler, medreseler ve türbeler yanında, Türk halkının zevkinin asırlarca işleyerek vücudâ getirdiǧi bir milli mimari şehridir. Bu şehir şimdi her gün biraz daha kayboluyor.&#8221;</p>
<p>&#8220;(&#8230;) Hangi anlayışsız el ve hangi yalnız menfaate uzanır eller bu şehri mahvediyor.&#8221;</p>
<p>&#8221; Sahte bir mimari ve zevksiz şehir çizgileri içinde İstanbul’u artık tanımak kolay değildir.&#8221;</p>
<p>&#8220;Bir şehrin mimarisi, şunun bunun keyfine göre vücud bulamaz. Bu derin bir vukuf meselesidir&#8230;&#8221;</p>
<p>&#8220;En fenası, İstanbul&#8217;a kastettikleri için, bu vatanın en adi çocukları sayılması gereken şunun, bunun kesesi dolacak diye, başta İstanbul gibi dünya güzeli  bir şehri feda ederek, bütün vatanda girişilen bir sahte mimari ile milli zevki de bozmaya başlamış olmasıdır.&#8221; (1)</p>
<p>***</p>
<p>İstanbul’da her yenileme hareketi &#8211; 1950’li, 1980’li yıllardakiler ve 2000’li yıllarda başlayan &#8220;kentsel dönüşüm hareketi&#8221; &#8211; yalnızca eski kent dokusunu; süren, eski güzellikleri bozmakla kalmadı, İstanbul’un dertlerine dert kattı: &#8220;Yenileme hareketleri&#8221;yle, 50’li yıllardan beri İstanbul’a dikilen yeni binaların çoǧu (yaklaşık yüzde 80’i ) depreme dayanıksız.  Yapılan araştırma ve incelemelere göre, olası 7 şiddetindeki bir deprem esnasında bu binaların ayakta kalması kuşkulu&#8230;</p>
<p>İstanbul’un derdi bir değil beş değil ama bugün İstanbul’un en büyük derdi budur ve bu derdin çaresi kentsel yenileme ve kentsel onarımdır.</p>
<p>Kuşkusuz bugün İstanbul’un her şeyden önce gerçek ve kapsamlı bir kentsel yenilenme ve kentsel onarım hareketine ihtiyacı var.</p>
<p>İstanbul şimdi, kentsel dönüşüm gibi her yöne çekilebilen imar stratejileri ile daha fazla oyalanmadan gerçek bir kentsel yenileme ve kentsel onarım hareketine cesaret etmelidir.</p>
<p>Böyle bir kentsel yenileme ve kentsel onarım hareketiyle, İstanbul’un tarihi semtlerinde geçmişin bozulan güzellikleri yeniden yaratılabilir. Yağmalanan kamusal alanlar, yeşil alanlar yeniden kente kazandırılabilir; yeni semtlerde yapılan imar hataları düzeltilebilir ve her şeyden önce İstanbul &#8220;depremini bekleyen kent&#8221; bunalımından kurtulur.</p>
<p>İstanbul ahalisi: mimarları, mühendisleri, marangozları, yer bilimcileri, şairleri, yazarları, çizerleri, düşünürleri, medyası, kentine karşı sorumluluk duyan finansçıları, inşaatçıları, mal mülk sahipleriyle kentini yenileme ve onarmayı başaracak güce, bilgiye ve teknik donanıma sahiptir.</p>
<p>Ağustos 2020</p>
<p>(1) Nihad Sami Banarlı, İstanbul’a Dair, s21-23, Kaybolan Şehir, Kubbealti Nesriyati, 1986</p>
<p>İstanbul’un imarını düşünürken merakla göz attıǧım kitaplardan biri de edebiyat tarihçisi, yazar Nihad Sami Banarlı’nın &#8220;İstanbul’a Dair&#8221; kitabı; kitapta N.S.B&#8217;nin 1950’li yıllardan 1970’li yılların başına kadar yazdıǧı İstanbul ve İstanbul’un imarına dair yazıları bulunuyor.</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Frankfurt Römer Meydanı</title>
		<link>http://www.mimarist.org/frankfurt-romer-meydani/</link>
		<pubDate>Wed, 29 Jul 2020 12:37:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[DAM Notları / Hasan Çakır]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[hasan çakır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18374</guid>
		<description><![CDATA[Frankfurt deyince akla üç tepelikli Römer’in silueti gelir. O siluet eski posta kartlarında Frankfurt’un tipik simgesiydi. Yeni posta kartlarında Römer siluetinin arkasında gökdelenler boy gösteriyor. Gökdelen taçları Frankfurt’un yeni simgesi sayılıyor. Sayılıyor ama o kartlardan Römer’in silueti çıkarsa geriye Frankfurt kalmıyor. *** Römer, o üç tepelikli belediye binası ve meydanı,]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">Frankfurt deyince akla üç tepelikli Römer’in silueti gelir. O siluet eski posta kartlarında Frankfurt’un tipik simgesiydi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yeni posta kartlarında Römer siluetinin arkasında gökdelenler boy gösteriyor. Gökdelen taçları Frankfurt’un yeni simgesi sayılıyor. Sayılıyor ama o kartlardan Römer’in silueti çıkarsa geriye Frankfurt kalmıyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">***</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Römer, o üç tepelikli belediye binası ve meydanı, Frankfurt’un özgün simgesi ve kalbidir; dahası hatırasıdır. Frankfurt’un çağırdığı ruhlar orada meydana çıkar. Varlığıyla bir kenti yüzyıllara serpilmiş anılarına bağlayan sayılı mimari eserden biridir Römer.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Römer, önceleri üçüz binalardan ortadakinin adıymış. Fuara gelen İtalyan tüccarlar hep o binayi mekân tuttukları için ahali ona Römer (Romalı) adını takmış. Sonradan belediyenin üçüz binaları da Römer adıyla ünlenmiş.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Frankfurt altı yüzyıldan beri Römer’den idare ediliyor. Römer’in önü altı yüzyıldan beri Frankfurt’un politika meydanıdır. Frankfurt, türlü çeşitli gösterisini bu meydanda yapar. Kralların taç giyme şölenleri de Römer’in önünde yapılmış günümüzün seçim gösterileri de orada yapılıyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">***</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Her bina gibi Römer’de zaman içinde değişmiş. 19 yüzyılın sonunda klasik biçimini almış üç tepelikli cephesi 1896 –1900 yıllarında Yeni Gotik tarzda yenilenmiş. 1930’lu yıllarda yapılan Nazi (faşist rejimin) makyajı 22 Mart 1944’e kadar yüzünde kalmış.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">22 Mart 1944’te Frankfurt bombalandı; tarihi kent merkezi yıkıldı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kralların taç giyme törenleriyle ünlü Frankfurt Katedrali, ilk Alman Ulusal Meclisi’nin toplandığı Aziz Paulus Kilisesi, şair Goethe’nin evi gibi anıt binalar ve Römer harap oldu.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">***</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Savaş sonrası yıllarda Frankfurt, tarihi kent merkezinin imarına girişiyor: Belli ki eski kent merkezini yeni baştan yapmak olanaksız; merkez yeniden imar edilecek, ama nasıl? 1950’li yıllar harap olmuş eski kent merkezinin yeniden imarı “nasıl olmalı”nın her köşede tartışıldığı yıllar.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yeniden imar tarzı üzerine en çok tartışılan bina Römer:</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kimileri Römer’in olduğu gibi restore edilmesini istiyor; kimileri Römer’de dünyaya açık, modern tarzda, radikal bir yenilemeyi; kimileri de başka bir yerde yeni bir “belediye sarayı” yapılmasını…</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Sonunda, bir mimari yarışmayla, Römer’in Yeni Gotik mimarisi korunarak modern tarzda imarına karar veriliyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Römer, 1975 yılında, yüzü Nazi makyajından temizlenmiş, 1897’deki Yeni Gotik tarzda üç tepelikli görünüşüyle yeniden meydana çıkıyor ve modern giriş holünü meydana açıyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Römer’siz bir Frankfurt belleğini (hafızasını) yitirmiş bir insana dönerdi.</span></p>
<p><em><span style="color: #000000;"> 20 Ağustos 2003</span></em></p>
<div id="attachment_18375" style="width: 587px" class="wp-caption aligncenter"><img class=" wp-image-18375" src="http://www.mimarist.org/file/2020/07/ffm-romer-1-1636.jpg" alt="" width="577" height="405" /><p class="wp-caption-text">FFM RÖMER 1636</p></div>
<div id="attachment_18376" style="width: 575px" class="wp-caption aligncenter"><img class="wp-image-18376 " src="http://www.mimarist.org/file/2020/07/ffm-romer-1-1900.jpg" alt="" width="565" height="379" srcset="http://www.mimarist.org/file/2020/07/ffm-romer-1-1900.jpg 424w, http://www.mimarist.org/file/2020/07/ffm-romer-1-1900-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 565px) 100vw, 565px" /><p class="wp-caption-text">FFM RÖMER 1 1900</p></div>
<div id="attachment_18377" style="width: 670px" class="wp-caption aligncenter"><img class=" wp-image-18377" src="http://www.mimarist.org/file/2020/07/ffm-romer-1-1927-1024x684.jpg" alt="" width="660" height="446" /><p class="wp-caption-text">FFM RÖMER 1 1927</p></div>
<div id="attachment_18378" style="width: 663px" class="wp-caption aligncenter"><img class=" wp-image-18378" src="http://www.mimarist.org/file/2020/07/ffm-romer-1-1944-1024x683.jpg" alt="" width="653" height="435" srcset="http://www.mimarist.org/file/2020/07/ffm-romer-1-1944-1024x683.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2020/07/ffm-romer-1-1944-300x200.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2020/07/ffm-romer-1-1944-768x512.jpg 768w" sizes="(max-width: 653px) 100vw, 653px" /><p class="wp-caption-text">FFM RÖMER 1 1944</p></div>
<div id="attachment_18379" style="width: 674px" class="wp-caption aligncenter"><img class=" wp-image-18379" src="http://www.mimarist.org/file/2020/07/ffm-romer-1-1990-1024x683.jpg" alt="" width="664" height="445" /><p class="wp-caption-text">FFM RÖMER 1 1990</p></div>
<div id="attachment_18380" style="width: 678px" class="wp-caption aligncenter"><img class=" wp-image-18380" src="http://www.mimarist.org/file/2020/07/ffm-romer-1-2018-1024x682.jpg" alt="" width="668" height="440" /><p class="wp-caption-text">FFM RÖMER 1 2018</p></div>
]]></content:encoded>
			</item>
	</channel>
</rss>
