<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gezi parkı devir &#8211; Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi</title>
	<atom:link href="http://www.mimarist.org/tag/gezi-parki-devir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mimarist.org</link>
	<description>Mimarlar Odası Toplum Hizmetinde...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Mar 2026 07:56:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://www.mimarist.org?v=4.9.22</generator>
	<item>
		<title>Mimarlar Odası Gezi Parkı’nın mülkiyet devrine karşı dava açtı</title>
		<link>http://www.mimarist.org/mimarlar-odasi-gezi-parkinin-mulkiyet-devrine-karsi-dava-acti/</link>
		<pubDate>Sat, 01 May 2021 11:56:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>
		<category><![CDATA[gezi parkı dava]]></category>
		<category><![CDATA[gezi parkı devir]]></category>
		<category><![CDATA[gezi parkı mimarlar odası]]></category>
		<category><![CDATA[gezi parkı vakıf]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlar odası dava]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18882</guid>
		<description><![CDATA[TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, Gezi Parkı’nın mülkiyetinin “Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri” adlı vakfa geçirilmesinin iptali istemiyle dava açtı. İstanbul 14. İdare Mahkemesi’ne sunulan dava dilekçesinde Gezi Parkı’nın müşterek kamusal bir açık alan haline gelmesiyle ilgili tarihsel bilgiler verildi. Parkın tarihsel gelişimi gözardı edilerek bir mazbut vakfa devredilmesinin]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="adn ads" data-message-id="#msg-f:1698460108618823621" data-legacy-message-id="179224784f6577c5">
<div class="gs">
<div class="">
<div id=":nq" class="ii gt">
<div id=":np" class="a3s aiL ">
<div dir="ltr">
<div class="gmail_quote">
<div dir="ltr">
<p><img class="aligncenter  wp-image-18883" src="http://www.mimarist.org/file/2021/05/gezi_devir_dava-1024x538.png" alt="" width="748" height="414" />TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, Gezi Parkı’nın mülkiyetinin “Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri” adlı vakfa geçirilmesinin iptali istemiyle dava açtı.</p>
<p>İstanbul 14. İdare Mahkemesi’ne sunulan dava dilekçesinde Gezi Parkı’nın müşterek kamusal bir açık alan haline gelmesiyle ilgili tarihsel bilgiler verildi. Parkın tarihsel gelişimi gözardı edilerek bir mazbut vakfa devredilmesinin şehircilik ilkelerine ve hukuka aykırı olduğunun kaydedildiği dilekçede, devir işleminin başta Cumhuriyet dönemi olmak üzere tüm Anayasal demokrasinin üstüne konumlandırma çabası olarak nitelendirildi. Dilekçeden öne çıkan kısımlar şöyle:</p>
<p><b>“Vakıf yoluyla elde edildiği iddiasının akli bir yanı yok” </b></p>
<p><i>“1920’lerden bu yana donatı/rekreasyon alanı olarak kullanılmış olan ve 1939 itibari ile İstanbul Belediyesi tarafından satın alınan, 1942’den bu yana park olarak kullanılan bir alanın ‘vakıf yoluyla elde edildiği’ iddiasının hukuki bir değeri olmamasının yanı sıra akli bir yanı dahi bulunmamaktadır.”</i></p>
<p><b>“Kamulaştırmasız el atma davası”</b></p>
<p><i>“Dönemin İstanbul Belediyesi tarafından bedeli ödenerek satın alınan ve müşterek yeşil açık kamusal alan olarak yurttaşların hizmetine sunulan bir alanın “mazbut” bir vakfın mülkiyetine geçirilmesi ise açıkça kamu yararına aykırıdır. Tersinden söyleyecek olursak; aslında olmayan bir vakfın aslında bulunmayan bir vakfiyesi olduğu iddiası ile özelleştirilerek mülkiyeti kamu idaresinin elinden çıkarılan Taksim Gezi Parkı ile ilgili olarak söz konusu Vakfın nasıl belirlendiği belirsiz yöneticileri taşınmazlarından istifade edemediklerini ileri sürülebilecek, İstanbul’un en önemli parkı ile ilgili olarak ‘kamulaştırmasız el atma’ davası açarak tazminat talep etmek yoluna dahi gidebileceklerdir.”</i></p>
<p><b>“Mülkiyet hakkının ihlali”</b></p>
<p><i>“1939 yılında İstanbul Belediyesi tarafından satın alınan söz konusu taşınmazın, bedelsiz şekilde var olmayan bir vakfa devri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ve 16 milyon İstanbullunun mülkiyet hakkının ihlali niteliğindedir. İstanbul’un en önemli parkının haksız ve dayanaksız olarak olmayan bir vakfa devri sonrasında kamu idaresi (Belediye) eşdeğer bir müşterek kamusal açık yeşil alan tahsis etmek yükümlülüğünü yerine getiremeyecektir.”</i></p>
<p><b>“Kamu düzenine aykırı”</b></p>
<p><i>“Mazbut bir vakfın Taksim Gezisi gibi müşterek kamusal yeşil alanın bakımını gereği gibi yapamayacak olduğu da açıktır. İstanbul’un afet sonrası toplanma alanı yahut en basit ifadesi ile park yoksunu bir kentsel bölgesinde eşdeğer bir alan tahsisi olanaksızdır ancak bir an olsun bunun mümkün olduğunu kabul etsek bile böylesi bir “kamulaştırma”nın içinden geçtiğimiz ekonomik koşullar göz önünde bulundurulduğunda ekonomik kamu düzenine aykırılığı açıktır.”</i></p>
<p><b>Ne olmuştu?</b></p>
<p>Vakıflar Genel Müdürlüğü, 19 Mart’ta Gezi Parkı&#8217;nın mülkiyetinin Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı&#8217;na geçtiğini duyurmuştu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, katıldığı bir yayında söz konusu vakfın artık aktif olmadığını söylemişti. Müdürlük, 22 Mart’ta bir açıklama daha yayınlayarak Türkiye çapında 1014 taşınmazın mazbut vakıflara devredildiğini kaydetmişti. Bunun ardından İstanbul’da devredilen yapıların Gezi Parkı ile kalmadığı, aralarında Selimiye Kışlası, Pera Palas, Sultanahmet, Ayasofya, Süleymaniye, Fatih ve Teşvikiye camileri, Galata Kulesi, Akaretler, Paşakapısı Cezaevi, Sansaryan Han, Sepetçiler Kasrı ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin bulunduğu 76 yapının devredildiği ortaya çıkmıştı.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Gezi Parkı&#8217;nın Vakıflara Devri ile İlgili Kamuoyuna Zorunlu Açıklama!</title>
		<link>http://www.mimarist.org/gezi-parkinin-vakiflara-devri-ile-ilgili-kamuoyuna-zorunlu-aciklama/</link>
		<pubDate>Tue, 06 Apr 2021 14:13:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>
		<category><![CDATA[gezi parkı]]></category>
		<category><![CDATA[gezi parkı devir]]></category>
		<category><![CDATA[gezi parkı mimarlar odası]]></category>
		<category><![CDATA[gezi parkı vakıf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18827</guid>
		<description><![CDATA[Sadece bizim toplumumuzun değil, dünyanın ortak değerleri olan kültür ve doğa varlıklarımız üzerinde yıllardır bilinçli bir ısrarla sürdürülen talan oyununun farkındayız! Başta Gezi Parkı olmak üzere toplumumuzun yaşamsal önemi olan tüm doğal ve kültürel varlıklarını korumak ve kollamak yolunda anayasal görevlerimizden asla vazgeçmeyeceğiz! Hangi hileli oyuna başvurursanız vurun; Gezi Parkı]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="aligncenter  wp-image-18829" src="http://www.mimarist.org/file/2021/04/gezi-2-819x1024.jpg" alt="" width="605" height="885" /></strong></p>
<p><strong>Sadece bizim toplumumuzun değil, dünyanın ortak değerleri olan kültür ve doğa varlıklarımız üzerinde yıllardır bilinçli bir ısrarla sürdürülen talan oyununun farkındayız!</strong></p>
<p><strong>Başta Gezi Parkı olmak üzere toplumumuzun yaşamsal önemi olan tüm doğal ve kültürel varlıklarını korumak ve kollamak yolunda anayasal görevlerimizden asla vazgeçmeyeceğiz!</strong></p>
<p><strong>Hangi hileli oyuna başvurursanız vurun;</strong></p>
<p><strong>Gezi Parkı parktır ve park olarak kalacaktır. </strong></p>
<p>Bilindiği gibi, Galata Kulesi’nde restorasyon adı altında yapılan hoyrat müdahalelerin kamuoyuna yansıması, önemli bir kültür varlığının özgün nitelikleriyle korunmadığı konusunda endişelere ve tartışmalara yol açarken, iktidar tarafından Vakıflar Kanunu&#8217;nun amaç ve esasına da aykırı olarak sessizce yürütülen mülkiyet devri işlemlerinin ortaya çıkmasına da neden olmuştur. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetinde ve tasarrufunda bulunan Galata Kulesi’nin, İBB’den alınarak Kule-i Zemin Vakfı’na, yani Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildiği öğrenilmiştir.</p>
<p>27.2.2008’de <em>Resmi Gazete</em>’de yayımlanan 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesine dayandırılarak alınan bu karar, “<em>Vakıf yoluyla meydana gelip de her ne suretle olursa olsun hazine, belediye, özel idarelerin veya köy tüzel kişiliğinin mülkiyetine geçmiş vakıf kültür varlıkları mazbut vakfına devrolunur</em>” hükmünü esas almıştır. 14. yüzyıl ortasında inşa edilen ve vakıf yoluyla meydana gelmiş bir kültür varlığı olmayan Galata Kulesi’nin de bu maddeye dayanılarak Vakıflara devredilmesi, yoruma ve istismara açık bir durum olarak ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yapılan bir açıklama ile “evveliyat kayıtları”nın incelenmesiyle Türkiye genelinde 1014 taşınmazın, vakıfları adına tescil edildiği ve bu taşınmazlar arasında Selimiye Kışlası, Adile Sultan Sarayı, Pera Palas Oteli, Vefa Lisesi, Şişli Etfal Hastanesi ve Sait Halim Paşa Yalısı’nın da bulunduğu bildirilmiştir.</p>
<p>Devredilen bu değerli kültür varlığı taşınmazlar arasında, üzerinde hiçbir kültür varlığı taşınmaz olmaması bir yana, depremini bekleyen ve nefes alamayan İstanbul için yaşamsal, toplumsal, tarihsel ve kentsel öneme sahip Gezi Parkı&#8217;nın yer aldığı Beyoğlu İlçesi, Gümüşsuyu Mahallesi, 751 Ada, 1, 2, 3 ve 4 parseller de bulunmaktadır.</p>
<p>Hiçbir mantıksal ve hukuksal anlam içermeyen bu karar, 80 yıl içinde gelişmiş bir parkı ve İstanbul’un endişeyle beklediği büyük bir deprem sonrasında kullanılabilecek etkili bir toplanma alanını ortadan kaldırarak, eldeki sınırlı verilerle ve tüm toplumsal muhalefete rağmen Taksim Topçu Kışlası’nı, yeni işlevler vererek yeniden inşa etme inadının bir kez daha gündeme gelebileceğini düşündürmektedir.</p>
<p>13 yıldan beri yürürlükte olan 5737 sayılı yasanın 30. maddesine, son 1-2 yılda yoğun bir şekilde işlerlik kazandırılmasının arka planında başka niyetler olduğu son derece açıktır. Her ne kadar Vakıflar Genel Müdürlüğü, “<em>kendisine emanet edilen vakıf mallarına sahip çıkmayı, vakıf kurucularının emanet ettiği, her biri bir şaheser olan eserleri koruyup ihya etmeyi ve bu köklü mirası gelecek nesillere aktarmayı</em>” amaçladığını bildirse de; özellikle esasen toplumsal kullanışa ayrılmış kamu malı yaşamsal ve toplumsal bir donatı alanı olarak kullanılan ve üzerinde yaşayan kültür varlığı yapı bulunmayan Gezi Parkı&#8217;nın da bu devir işlemine konu olması, söz konusu idarenin, kör bir siyasi hesaplaşma ve iktidara güç katma girişimine aracı olarak amacını kötüye kullandığının bir göstergesi olmuştur.</p>
<p>Temmuz 2018’de Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Vakıflar Genel Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanmıştı. 26 Mart 2021 tarihinde yayımlanan ve 2005 tarihli yönetmeliğe değişiklikler getiren Kültür ve Turizm Bakanlığı Yönetmeliği’ne (Alan Yönetimi ile Anıt Eser Kurulunun Kuruluş ve Görevleri ile Yönetim Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik) de bakıldığında, bu bakanlığın yetki ve sorumluluklarını ölçüsüzce artırma yönünde bir eğilim olduğu görülmektedir. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2021 genel bütçesinden aldığı payın yalnızca binde 5 olduğu hatırlandığında da, kültür varlıkları için daha da çok endişe duymak kaçınılmaz olmaktadır. Ayrıca, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne “emanet” edilen Galata Kulesi’nde yapılan ve kültür varlığına kalıcı zarar veren yanlış müdahaleler de bu endişemizin haklılığını ortaya koymaktadır.</p>
<p>Birçok vakıf mülkünün, yasanın aynı maddesine dayanılarak el değiştirmesi, bir vakıfla ilişkilendirilebilecek pek çok taşınmaz için de benzer uygulamalar olabileceğine işaret etmektedir. Bu vesile ile Türkiye genelinde vakıfları adına tescil edildiği bildirilen 1014 taşınmazın ivedilikle kamuoyuna açıklanmasını talep ediyoruz.</p>
<p>TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi olarak bu konuya dikkat çekmeyi ve gerekli uyarıları yapmayı temel sorumluluklarımızdan biri sayıyoruz. Gelişmeleri yakından izlediğimizi, halkın yararını gözetmeyen ve kültür &#8211; doğa varlıklarını tehlikeye atan her türlü adıma karşı anayasal görevimizden ve sorumluluklarımızdan asla vazgeçmeyeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.</p>
<p>Saygılarımızla.</p>
<p><strong>TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi </strong></p>
]]></content:encoded>
			</item>
	</channel>
</rss>
