<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>diyarbakır surları &#8211; Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi</title>
	<atom:link href="http://www.mimarist.org/tag/diyarbakir-surlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mimarist.org</link>
	<description>Mimarlar Odası Toplum Hizmetinde...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 18 Aug 2026 08:29:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://www.mimarist.org?v=4.9.22</generator>
	<item>
		<title>Diyarbakır Mimarlık ve Kent Sempozyumu Sonuç Bildirisi</title>
		<link>http://www.mimarist.org/diyarbakir-mimarlik-ve-kent-sempozyumu-sonuc-bildirisi/</link>
		<pubDate>Thu, 01 Aug 2019 06:36:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>
		<category><![CDATA[diyarbakır kentsel sit alanı]]></category>
		<category><![CDATA[diyarbakır sur]]></category>
		<category><![CDATA[diyarbakır surları]]></category>
		<category><![CDATA[hevsel bahçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlık ve kent sempozyumu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=17195</guid>
		<description><![CDATA[31 Temmuz 2019 Mimarlar Odası tarafından Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde 27 Nisan 2019 tarihinde “Diyarbakır Mimarlık Ve Kent Sempozyumu” düzenlenmiştir. Sempozyum “Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı” teması ile Suriçi’nin korunması için sürdürülen mücadele sırasında yaşamını kaybeden Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi anısına gerçekleştirilmiştir. Sur]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p align="right">31 Temmuz 2019</p>
<p>Mimarlar Odası tarafından Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde 27 Nisan 2019 tarihinde “Diyarbakır Mimarlık Ve Kent Sempozyumu” düzenlenmiştir. Sempozyum “Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı” teması ile Suriçi’nin korunması için sürdürülen mücadele sırasında yaşamını kaybeden Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi anısına gerçekleştirilmiştir.</p>
<p>Sur içi bölgesinde yaşanan yıkım ve tahribatın incelenmesi, tescilli yapıların mevcut durumlarının tespit edilmesi ve zarar gören mimari ve kültürel mirasın korunmasına yönelik çözüm önerilerinin ele alındığı etkinlikte yapılan değerlendirmeler ışığında; Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı ile kentin geleceğine yönelik bu bildiri kamuoyu ile paylaşılmaktadır.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-17196" src="http://www.mimarist.org/file/2019/08/surson.jpg" alt="" width="604" height="432" srcset="http://www.mimarist.org/file/2019/08/surson.jpg 604w, http://www.mimarist.org/file/2019/08/surson-300x215.jpg 300w" sizes="(max-width: 604px) 100vw, 604px" /></p>
<p><strong>“DIYARBAKIR SURLARI VE HEVSEL BAHÇELERI KÜLTÜREL PEYZAJ ALANI”NIN KORUNMASI İÇİN ÇAĞRI</strong></p>
<p>Antik uygarlıkların buluşma noktasında yer alan, doğal, kültürel ve tarihi zenginliklerin, mimarlık ve sanatın beşiği olan ülkemizde; kültürel ve doğal miras alanları,  sermaye odaklı politikaların rehberliğinde dönüştürülmekte, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakılmaktadır.</p>
<p>“Diyarbakır Kentsel Sit Alanı” olarak Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 29.09.1988 tarih ve 38 sayılı kararıyla tescillenen Suriçi Bölgesi (İçkale dâhil) için 1990 yılında ilk kez Koruma Amaçlı İmar Planı hazırlanmış; plan 2012 yılında revize edilerek yürürlüğe girmiştir.</p>
<p>Koruma amaçlı imar planı yürürlüğe girdikten sonra, “Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı”nın Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Mirası Listesi’ne adaylık çalışmalarına başlanmış; alan, 28 Haziran &#8211; 8 Temmuz 2015 tarihleri arasında Almanya&#8217;nın Bonn kentinde yapılan UNESCO Dünya Miras Komitesi 39. Toplantısının ardından Dünya Kültür Mirası Listesine alınarak tescillenmiştir.</p>
<p>Bölgede 2015 yılında yaşanan çatışmalar ve kentsel dönüşüm kapsamında gerçekleşen yıkımlar; kentlerin, tarihsel, kültürel ve doğal mirasın geri dönülemez biçimde zarar görmesine neden olmuştur. Zarar gören ve yıkımdan en çok etkilenen alan ise; yüzün üzerinde anıtsal yapının yanı sıra bir kısmı tescilli olmak üzere bölgeye özgü pek çok sivil mimari yapı örneklerini barındıran  “Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı” olmuştur.</p>
<p>2012 yılında bölgenin riskli alan ilan edilmesine bağlı olarak 2016 Martında Sur ilçesinde 16 mahallenin neredeyse tamamının acele kamulaştırılmasına karar verilmiş, yıkım süreci başlamıştır. Tarihi kent merkezi kamusal alan ve konut bölgesi olmaktan çıkarılarak, ticaret ve finans merkezi olarak kurgulanmış, yerinde iskânı sağlanmayan yurttaşlar kentin çeperlerine gitmeye zorlanmış ve nüfusun çoğunluğu bölgeyi terk etmiştir. Yıkıma uğrayan yerleşim yerleri üzerinde uygulanan dönüşüm projesiyle mimari miras yok edilmiş, toplumun sosyo-kültürel yapısı ayrıştırılmıştır.</p>
<p>Ardından kent merkezi ve kültürel miras alanları sermayenin yeni yatırım alanı olarak belirlenmiş; kentsel dönüşüm projesi kapsamında Koruma Amaçlı İmar Planlarında yapılan değişikliklerle mevcut imar planlarına yapılaşma kararları işlenmiştir. Bu plan değişikliği sonucunda bazı kamu parsel ve yapıları Emniyet hizmet alanına dönüştürülmüştür. Koruma yerine yeni projelerin inşasına ve yeni fonksiyonların eklenmesine odaklanan plan değişikliğinde bütüncül kararlar yerine parçacıl yaklaşımla plan bütünlüğü bozularak geleneksel kent dokusuna müdahalenin önü açılmıştır. Sur bölgesinde mevcut tarihi doku ve tescilli yapılar yok sayılarak kentsel donatı alanlarının kaldırılması öngörülmüş, güvenlik ve savunma gerekçesiyle birçok yapının yıkım kararı alınmıştır.</p>
<p>Mimarlar Odası, barınma ve sağlıklı çevrede yaşama hakkının, tarihi ve kültürel mirasın korunması çerçevesinde; binlerce yurttaşı ve birçok kültür varlığını etkileyen kamu yararına aykırı riskli alan ve acele kamulaştırma kararlarını yargıya taşımıştır. Bu bağlamda sağlıksız ve düzensiz kentleşmeye yol açacak, şehircilik ilkelerine, bilime ve hukuka aykırı kararların iptali istenmiş, hukuki süreç takip edilmektedir.</p>
<p>Ancak 2015 yılında bölgede ilan edilen sokağa çıkma yasağının 2016 yılı Mart ayında resmen bittiği duyurulsa da, bölgeye halen serbestçe girilememekte, alandaki tahribatın incelenmesi ve tescilli yapıların mevcut durumlarının tespit edilmesi amacıyla çalışma yapmak üzere iletilen izin talepleri de reddedilmektedir.</p>
<p><strong>Tarihi, kültürel ve doğal varlıklar yok edilmektedir.</strong></p>
<p>2015 yılında 15 mahalleden oluşan ve 148 hektarlık bir alanı kapsayan Suriçi’nde 147 tanesi anıtsal 452 tanesi ise sivil yapı olmak üzere toplam 599 adet tescilli yapı bulunurken; toplam nüfus ise 50 bin 341’dir. Sokağa çıkma yasağı ilan edilen Cevatpaşa, Savaş, Hasırlı, Cemal Yılmaz, Fatihpaşa ve Dabanoğlu mahallelerinde ise 79 anıtsal, 261 sivil mimari, toplam; 340 adet tescilli yapı bulunmaktaydı.</p>
<p>Riskli alan ilan edilerek bölgenin neredeyse tamamının acele kamulaştırılmasına karar verilmesinden sonra başlayan süreçte Suriçi’nde toplam 89 adet tescilli ve onlarca tescile değer yapının yıkıldığı yıkılan tescilli yapıların 76 sının sivil, 13 ünün anıtsal olduğu; 40 adet tescilli yapının kısmen yıkıldığı, 41’inin hasar gördüğü uydu fotoğrafı ve kadastral paftaların incelenmesi sonucu 2016 yılı Ağustos ayında tespit edilmiştir. Kurşunlu Camii, Hacı Hamit Camii, Paşa Hamamı, Mehmet Uzun Evi, Ermeni Katolik Kilisesi gibi kimi Tescilli Sivil Mimari yapıların ağır hasarlı olduğu görülmüştür.</p>
<p>TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu tarafından 2017 yılında yapılan çalışmalarda; yıkılan alanın 46,3 hektara ulaştığı; yasak ilan edilen altı mahallede bulunan toplam 4985 adet yapıdan 3569 tanesinin tamamen yıkıldığı, alanda henüz yıkılmamış 1416 adet yapının kaldığı tespit edilmiştir. Yıkımların ardından ise hafriyatlarının herhangi bir bilimsel çalışma ve değerlendirme yapılmaksızın kaldırıldığı belirlenmiştir.</p>
<p>Yasaklı Cevatpaşa, Savaş, Hasırlı, Cemal Yılmaz, Fatihpaşa ve Dabanoğlu mahallelerinde 2014 yılı verilerine göre 26.084 olan nüfusunun neredeyse tamamının yerinden edilerek yaşam çevrelerini terk etmek zorunda kaldıkları gözlemlenmiştir.</p>
<p>Yıkımın tamamlanmasıyla Diyarbakır Sur İlçesinde uygulanmasına başlanan dönüşüm projesi ile tarihi kent merkezi kamusal alan ve konut bölgesi olmaktan çıkarılmış; yeni inşa edilen yapılar için temiz ve atık su kanalları, doğalgaz hattı, elektrik ve internet hatları gibi alt yapı projeleri nedeniyle ağır iş makineleri ile derin ve çok sayıda kazılar yapılarak kentsel sit alanı tahrip edilmiştir.</p>
<p>Riskli alan ilan edilen Sur İlçesinde yapılaşma sürerken; rezerv alan ilan edilen Hevsel Bahçeleri’nde Dicle Vadisi Projesi ve Millet Bahçesi inşaatı başlamıştır. Bu projelerle de Hevsel Bahçeleri ve Dicle nehrinin doğal yapısına zarar verilmektedir. Dicle nehrinde yürütülen ıslah uygulamaları ile nehrin kara ile bağı koparılmakta, sazlık ve bataklıklar tahrip edilmekte, birçok canlının yaşam alanı yok edilirken; endemik türler ve yaban hayatı olumsuz etkilenmektedir.</p>
<p>Yaşanan tahribata rağmen; bölgede gerekli çalışmaların ve eylem planlarının uygulanmasıyla korunabilecek durumda olduğu bilinmektedir.</p>
<p><strong>Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlamakla yükümlüdür.</strong></p>
<p>Türkiye’nin 1965 yılında imzaladığı “Lahey Silahlı Çatışma Halinde Kültür Varlıklarının Korunmasına Dair Sözleşme” ile 1983 yılında imzaladığı “Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme” gereği devlet; kültürel varlıkların tespiti, korunması ve gelecek nesillere aktarılması için gerekli tedbirleri almakla; ayrıca çatışma etkilerine karşı bu varlıkları güvence altına almakla yükümlüdür.</p>
<p>Tarafı olunan uluslararası sözleşmeler ve anayasa gereği; Devlet kültürel varlıkların tespiti, korunması ve gelecek nesillere aktarılması için gerekli tedbirleri almakla ve herhangi bir anda veya durumda kendilerini çatışma altında bulan tüm yurttaşların ve bu yurttaşlara ait yerleşim yerlerinin korunması ile sorumludur.</p>
<p>Dünya Mirası Listesi; evrensel değer olarak tanımlanan, insanlığın ortak geçmişine ait varlıkların, ortak bir kararlılıkla ve sözleşmeye bağlı olarak gelecek kuşaklara aktarılmasını hedeflemektedir. Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme bu nitelikteki doğal ve kültürel varlıkların korunmalarını garanti almak üzere planlanmıştır. Dünya Miras Merkezi&#8217;ne belirli aralıklarla sunulan koruma ve ilerleme raporları ile bu alanların sürdürülebilir şekilde korunmasının sağlanması amaçlanmaktadır.</p>
<p>“Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşmenin Uygulanmasına Yönelik Usul ve Esaslar” ile belirtildiği üzere Reaktif İzleme kapsamında; Dünya Miras Komitesi üyeleri tarafından incelenmesi öncesinde, bir evvelki yılın 1 Aralık tarihine kadar taraf devletler; koruma altındaki alanın “koruma durumu”nu veya “üstün evrensel değer”ini etkileyebilecek olağanüstü koşullara ve yürütülecek her türlü çalışmaya dair özel raporlar sunmakla yükümlüdürler. Bu raporların alanın Dünya Mirası Komitesi tarafından inceleneceği tarihten önceki yılın 1 Aralık tarihine kadar sunulması gerekmektedir.</p>
<p>Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri, 2015 yılında Dünya Mirası Komitesi 39. Toplantısında UNESCO Dünya Mirası Listesi kriterlerinden (iv) çerçevesinde kültürel peyzaj alanı olarak Dünya Mirası Listesine  alınmıştır;<br />
&#8220;Nadir ve etkileyici Diyarbakır Kalesi ve beraberindeki Hevsel Bahçeleri, Roma döneminden günümüze, geniş şehir surları ve geçitleri (birçok onarım ve ilaveler dâhil), yazıtlar, bahçeler / tarlalar ve Dicle Nehri etrafındaki peyzaj aracılığıyla bu bölge içerisinde çok sayıda önemli tarihi dönemleri göstermektedir.&#8221;</p>
<p>Bölgede 2015 yılında başlayan yıkım süreciyle birlikte Dünya Mirası alanında yaşanan tahribata ilişkin ilgili kesimler ve medya kanalıyla ulaşan bilgilerin ardından; Dünya Mirası Merkezi tarafından Türkiye&#8217;den bilgi talep eden ve alanın koruma durumunun teyit edilmesini isteyen dört yazı gönderilmesinin ardından Türkiye adına Hükümet tarafından gönderilen ve gerçeği yansıtmayan raporda;</p>
<ul>
<li>Diyarbakır Kalesi, İçkale ve Hevsel Bahçeleri gibi alanlarda mülk üzerinde önemli bir hasar olmadığı,</li>
<li>Mülkiyetin terör olayları nedeniyle korunması için geçici koruma önlemleri alınması gerektiği,</li>
<li>Burçlardaki ve burçlar arasındaki duvarlardaki hasarların doğal ve çevresel faktörlerden kaynaklandığını belirtmiştir.</li>
</ul>
<p>2016 yılı 40. Toplantısında Dünya Mirası Komitesi; Diyarbakır&#8217;da devam eden durumla ilgili kaygılarını iletmiş, bölgeye daha fazla zarar verilmemesi gerektiğini belirterek Türkiye&#8217;den alanın koruma durumuna güncel raporu bir sonraki toplantısından önce iletmesini istemiştir. Komite, alandaki tehdidin niteliğini ve kapsamını belirleyerek uygun önlemleri almak üzere tavsiyelerde bulunulabilmesi için ayrıca Dünya Mirası Merkezi ve Danışman Organlardan oluşan ortak bir Reaktif İzleme Komitesinin davet edilmesini talep etmiştir. 2017 yılında Türkiye Komite’ye, bir önceki raporuna benzer bir rapor göndermiştir.</p>
<p>2017 yılı 41. Toplantısında Dünya Mirası Komitesi Türkiye&#8217;den; restorasyon ve rehabilitasyon çalışmaları için Master Plan hazırlıklarının başlatılması; mülkün Olağanüstü Değerini tehdit edebilecek “Cevatpaşa Mahallesi İç Kale Vadisi Kentsel Tasarım Projesi” gibi kentsel tasarım projeleri için Miras Etki Değerlendirmesi yapılması; alandaki tehdidin niteliğini ve kapsamını belirleyerek uygun önlemleri almak üzere tavsiyelerde bulunulabilmesi için ayrıca Dünya Mirası Merkezi ve Danışman Organlardan oluşan ortak bir Reaktif İzleme Komitesinin davet edilmesini yeniden talep etmiştir.</p>
<p>Mimarlar Odası 2018 yılı Kasım ayında UNESCO Dünya Mirası Komitesi’ne yaşanan tahribatı durdurmak, Dünya Miras Alanı olan Suriçi’ni korumak üzere sorumluluk almak ve harekete geçmek üzere bir çağrı iletmiş; UNESCO tarafından bir izleme heyeti oluşturularak, “Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı” ile tampon bölgesinde inceleme yapılması ve mevcut durumun değerlendirilmesini talep etmiştir.</p>
<p>Türkiye 2018 yılı Aralık ayında gönderdiği raporda önceki raporlarda ilettiği bilgileri tekrarlamış; Dünya Miras Komitesi’nin önerdiği Reaktif İzleme Komitesi’ni davet etmemiştir.</p>
<p>Mimarlar Odası olarak; insanlık mirası Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı’nın korunabilmesi için; Dünya Mirası Listesi’ne alınmasından bugüne kadar geçen sürede yaşananların tüm boyutlarıyla değerlendirilmesinin ve raporlanmasının gerekli olduğuna inanıyoruz.</p>
<p><strong>Mimarlar Odası olarak bu tespit ve değerlendirmeler ışığında;</strong></p>
<p>İçinde bulundukları ekonomik ve toplumsal yapının tüm özelliklerini yansıtan kentler için kamusal politikaların oluşturulmasında tüm ilgililerin rol alması, kentler ve bölgeler arasında eşgüdüm ve işbirliği sağlanması, kentlilerin yaşam ortamlarıyla ilişkilerinin güçlendirilerek çevrelerine ve kentsel değerlerine yabancılaşmalarının önlenmesi gerektiğini belirtmekteyiz.</p>
<p>Diyarbakır’da; toplumların sağlıklı ve güvenli yaşamasını, hayatın “normale dönmesi”ni sağlamayı amaçlayan;  iyileştirici şehircilik ve planlama ilkelerinin esas alınması gerektiğini belirtiyoruz.</p>
<p>Toplumun; dayanıklılık, değişimle başa çıkma ve uyum sağlama, iyileşme ve esneklik becerilerinin desteklenmesi, yeniden inşa etmekten fazlasının yapılarak kültürel ve sosyal sürekliliğin sağlanması gerektiğini vurguluyoruz.</p>
<p>Kültürel, sosyal ve coğrafi farklılıkların sürdürülebilirliğinin sağlanması, kültürel varlıkların korunarak gelecek nesillere aktarılmasının ilgili tüm kesimlerin ve kurumların ortak sorumluluğu olduğunu hatırlatıyoruz.</p>
<p>Mimarlık evrensel değerleri bağlamında insancıldır, yaşam hakkına saygılı ve barıştan yanadır.  Bizler, en temel insan hakkı olan sağlıklı ve güvenlikli bir çevrede yaşama hakkını ödünsüz savunuyor; sahip olduğumuz mesleki uzmanlık kapsamında, zarar gören mimari ve kültürel mirasın korunması için katkı ve yardımlarımızı sunmaya hazır olduğumuzu vurguluyoruz.</p>
<p>Bu bağlamda; “Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı”nda yaşanan tahribatı durdurmak, yerleşim yerlerini terk etmek zorunda kalan kentlilerin yaşam alanlarına sahip çıkmak ve insanlığın ortak mirasını koruyarak gelecek nesillere aktarmak üzere; tüm ilgili taraflar ve sorumluları harekete geçmeye çağırıyoruz</p>
<p><strong>TMMOB MİMARLAR ODASI</strong></p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Suriçi&#8217;nde Yerinden Etme, Mülksüzleştirme ve Soylulaştırma Projesinden Vazgeçilmelidir</title>
		<link>http://www.mimarist.org/suricinde-yerinden-etme-mulksuzlestirme-ve-soylulastirma-projesinden-vazgecilmelidir/</link>
		<pubDate>Wed, 22 Nov 2017 07:50:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>
		<category><![CDATA[basın açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[diyarbakır suriçi]]></category>
		<category><![CDATA[diyarbakır surları]]></category>
		<category><![CDATA[hevsel bahçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[sur]]></category>
		<category><![CDATA[suriçi]]></category>
		<category><![CDATA[unesco]]></category>
		<category><![CDATA[yıkım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=14354</guid>
		<description><![CDATA[22 Kasım 2017 TMMOB Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu ve Şube Yönetim Kurulları 27 Ekim 2017 tarihinde Suriçi’ndeki yıkım ve uygulamalar ile bunların kente, kentlilere ve mimarlığa etkilerini değerlendirmek üzere Diyarbakır’da toplanmıştır. Toplantıda yapılan ortak değerlendirme, tespit ve yerinde incelemeler ışığında; Suriçi’nde yaşananların ve gerçeklerin kamuoyu ile bir açıklama yapılarak]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><strong>22 Kasım 2017</strong></p>
<p>TMMOB Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu ve Şube Yönetim Kurulları 27 Ekim 2017 tarihinde Suriçi’ndeki yıkım ve uygulamalar ile bunların kente, kentlilere ve mimarlığa etkilerini değerlendirmek üzere Diyarbakır’da toplanmıştır. Toplantıda yapılan ortak değerlendirme, tespit ve yerinde incelemeler ışığında; Suriçi’nde yaşananların ve gerçeklerin kamuoyu ile bir açıklama yapılarak paylaşılması benimsenmiştir.</p>
<p><img class="size-full wp-image-14355 alignleft" src="http://www.mimarist.org/file/2017/11/p1.jpg" alt="" width="302" height="216" srcset="http://www.mimarist.org/file/2017/11/p1.jpg 302w, http://www.mimarist.org/file/2017/11/p1-300x215.jpg 300w" sizes="(max-width: 302px) 100vw, 302px" /></p>
<p>2011 yılında TOKİ, Diyarbakır Valiliği, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Sur Belediyesi arasında imzalanan protokolle “Diyarbakır Tarihi Sur Koruma Bandı Kentsel Yenileme Projesi” başlatılmıştır. Proje ile Suriçi’nde yaşayan kentliler hak sahibi kabul edilip TOKİ konutlarına taşınmak borçlandırılmış, hak sahibi kabul edilmeyenlerin ise zorla tahliyesine başlanmıştır. Konutların zamanında tamamlanmaması, borçluların ödeyemeyecekleri kredi taksitlerine mecbur edilmesi nedeniyle tepkilerin artması, bölgede yaşayanların evlerini terk etmemesi ve yıkımlara direnmesi nedeniyle projenin durması üzerine ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2012’de Sur ilçesinde riskli alan ve 2013’te Hevsel Bahçelerini de kapsayan alanda rezerv alanı ilan etmiştir.</p>
<p>Basın yayın organlarında çıkan ve Bakanlığın Dicle Nehri ile bütünleşen yeni bir şehir kurma planından bahseden haberlerde “Diyarbakır’da yeni şehir kurulacağı” belirtilerek,” turizm potansiyeli”nin ortaya çıkarılacağı paylaşılmıştır. Projede tarihi kent merkezini konut bölgesi olmaktan çıkarılarak ticaret ve finans merkezi olarak kurgulayacak yeni yapılaşma programları öngörülmüş, ticaret-finans odağı haline gelerek kamusal alan olmaktan çıkarılması planlanmıştır.</p>
<p>Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı; Temmuz 2015’te Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Miras Komitesi 39. Toplantısı ardından Dünya Kültür Mirası Listesine dolayısıyla da koruma altına alınmış, dönüşüm projelerinin tamamlanması önünde engel olarak görülen uluslararası yükümlülükler devreye girmiştir.</p>
<p>Bu sırada ülkemizin güneydoğusunda, Haziran 2015 Genel Seçimlerinin ardından başlayan ve giderek şiddetlenen; sivil yurttaşların ve güvenlik görevlilerinin ölümüne, sakat kalmasına, yaşam çevrelerini terk ederek göç etmelerine sebep olan, sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkını gasp eden saldırı ve çatışmalar; bölge coğrafyasının ve kentlerin, tarihsel, kültürel ve doğal mirasın geri dönülemez biçimde zarar görmesine neden olmuştur.</p>
<p>Zarar gören ve yıkımdan en çok etkilenen alan ise; yüzün üzerinde anıtsal yapının yanı sıra bir kısmı tescilli olmak üzere bölgeye özgü pek çok sivil mimari yapı örneklerini barındıran  “Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı” olmuştur. İstenilen hızda ilerlemeyen ve kısmen duran Kentsel Dönüşüm Projesi; çatışmalar sonucu oluşan yıkımdan yararlanılarak yeniden gündeme getirilmiştir.</p>
<p>Bazı ulusal basın yayın organlarında 2015 yılı Aralık ayında çıkan haberlerde; Dünya Kültür Mirası Listesine alınan Sur bölgesindeki yerleşim yerlerinin “…çatışma ve saldırılara mekânsal olanak sağladığı, kentsel dönüşüm projelerinin ise terör olaylarını engelleyeceğine…”; bölgede yaşayan yaklaşık yirmi iki bin kişinin büyük çoğunluğunun göç ettiği Suriçi’nin, “afet bölgesi” ya da “acil kamulaştırma bölgesi” ilan edilmesi yoluyla dönüştürülebileceğine dair haberler yayımlanmış ve ilçede sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir.</p>
<p>Korunması gereken bir alan iken Hükümet tarafından “kentsel ihya” projesi olarak açıklanmasının ardından Mart 2016’da; Sur ilçesinde 16 mahalle riskli alan ilan edilerek yaklaşık 50 bin nüfusun yaşadığı bölgenin neredeyse tamamının acele kamulaştırılmasına karar verilmiş, nüfusun çoğunluğu bölgeyi terk etmiş ve kamulaştırma kararlarına açılan davalar ise halen devam etmektedir.</p>
<p>Temmuz 2016’da ilan edilen Olağanüstü Hal koşulları merkezi-yerel yönetimlerce bir fırsat olarak değerlendirilmiş, saldırı ve çatışmaların yaşandığı yerleşim yerlerine erişim kapatılarak yıkıma başlanmış, bölgenin dönüştürülmesi için mimarlık ve planlama bir araç olarak görülmüştür.</p>
<p>Mevcut imar planları hazırlanan projelerde öngörülen yapılaşmayı içermediğinden; 2016 yılı Ekim ve Aralık aylarında “Diyarbakır İli, Sur İlçesi Sınırları İçerisinde Bulunan 187 Hektarlık Alanda 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliği” ile “Diyarbakır İli, Sur İlçesi, Yukarı Kızıltaş Mahallesi Sınırları İçerisinde Bulunan Dicle Vadisi Rekreasyon Alanı (Doğa Parkı) Ve Ağaçlandırma Alanı 1. Uygulama Etabına İlişkin 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği Ve 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği” yapılmıştır.</p>
<p>Koruma Amaçlı İmar Planı Değişikliği ile Sur bölgesinde mevcut tarihi doku ve tescilli yapıların yok sayılmış kentsel donatı alanlarının kaldırılması, birçok yapının yıkımı öngörülmüş, güvenlik ve savunma odaklı kararlar alınmıştır. Koruma yerine yeni projelerin inşasına ve yeni fonksiyonların eklenmesine odaklanan plan değişikliğinde bütüncül kararlar yerine parçacıl yaklaşımla plan bütünlüğü bozularak geleneksel kent dokusuna müdahalenin önü açılmıştır. Değişiklik ile daha önce sosyal tesis, yeşil alan, eğitim ve konut alanı olarak belirlenmiş olan altı alan emniyet hizmet alanları olarak düzenlenmiş, bu alanlar arası ulaşım kararlarında yolların genişletilmesi benimsenerek halen ayakta olan tescilli ve tescilsiz korunması gerekli yapılı çevrenin zarar görmesinin önü açılmıştır.</p>
<p>Plan uygulama hükümlerinde yer alan yol genişlikleri, bina ve duvar maksimum yükseklikleri, bahçe mesafeleri, yapı malzemeleri ve benzeri konulara ilişkin alınan kararlar Sur’da;</p>
<ul>
<li>geleneksel sokak dokusunun ve perspektifinin bozulmasına sebep olacak,</li>
<li>cephe uzunluğu yapı yüksekliği ve yol genişliği oranlarını insan ölçeğinden çıkararak sağır cephe uygulamaları ile şehircilik ve planlama ilkelerine aykırı sokaklar oluşturacak,</li>
<li>duvar, çit, direk yapılamayacak ve ağaç dikilemeyecek olan ön bahçelerde konut özel alanlarını kamuya açık hale getirerek mahremiyeti ortadan kaldırılacak ve ticari kullanıma yönlendirecek,</li>
<li>taşıt yollarında yerel malzeme yerine asfalt kullanımına izin vererek özgün dokuyu bozacak ve yol kotlarının yükselmesine sebep olarak yapıları su baskını riskine açık hale getirecek,</li>
<li>yeni yol açılması ve mevcut yolların genişletilmesi sonucu oluşacak artık parsellerin kullanımı belirsiz bırakarak plan bütünlüğünü bozacaktır.</li>
</ul>
<p>Kent merkezlerinin, tarihi, doğal ve kültürel miras alanlarının sermayenin yeni yatırım alanları olarak değer kazandığı günümüzde; emlak geliştiricilerinin ilgisini çeken, göç edilerek terk edilen ve yıkıma uğrayan Suriçi’nde yeni yapılar inşa edilmiş, var olan yerleşim yerleri üzerinde dönüşüm projeleri uygulanarak mimari miras yok edilmiş, toplumun sosyo-kültürel yapısında ayrışmaya neden olunmuştur.</p>
<p>Kenti ihya edeceği söylenen dönüşüm projesi ile tarihi kent merkezi kamusal alan ve konut bölgesi olmaktan çıkarılarak, ticaret ve finans merkezi olarak kurgulanmış, yerinde iskânı sağlanmayan yurttaşlar kentin çeperlerine gitmeye zorlanmıştır.</p>
<p>Oysa 1965 ve 1983 yıllarında kabul edilen “Silahlı Çatışma Halinde Kültür Varlıklarının Korunmasına Dair Lahey Sözleşmesi” ile “Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme”nin getirdiği yükümlülüklerinin yanı sıra anayasada tanımlandığı üzere Devlet;  kültürel varlıkların tespiti, korunması ve gelecek nesillere aktarılması için gerekli tedbirleri almakla ve herhangi bir anda veya durumda kendilerini çatışma altında bulan tüm yurttaşların ve bu yurttaşlara ait yerleşim yerlerinin korunması ile sorumludur.</p>
<p>Mimarlar Odası olarak; kültürel, sosyal ve coğrafi farklılıkların sürdürülebilirliği konusundaki sorumluluğumuz ve sahip olduğumuz mesleki uzmanlık kapsamında; Kentsel Sit Alanı olan Suriçi bölgesinde yaşanan yıkım ve tahribatın incelenmesi, tescilli yapıların mevcut durumlarının tespit edilmesi ve zarar gören mimari ve kültürel mirasın korunması amacıyla çalışmalar yapmak üzere değişik zamanlarda Diyarbakır Valiliği’ne bölgeye giriş izni için başvuru yapılmıştır. Son olarak Temmuz 2017’de yapılan başvurumuz Valilik ve Emniyet Müdürlüğü’nce koruma ve planlama alanında uzmanların da katılacağı heyet üyelerinin bir kısmının incelemede bulunmasının  “sakıncalı olduğu”  gerekçesi ile kabul edilmemiş, bu hususun yazılı olarak bildirilmesi talebimiz ise reddedilmiştir.</p>
<p>Kentler, içinde bulundukları ekonomik ve toplumsal yapının tüm özelliklerini yansıtan birer parçasıdırlar. Dolayısıyla kentsel çevre için yeni politikaların oluşturulmasında tüm ilgililerin rol alması, kentler ve bölgeler arasında eşgüdüm ve işbirliği sağlanması, kentlilerin yaşam ortamlarıyla ilişkilerinin güçlendirilerek çevrelerine ve kentsel değerlerine yabancılaşmalarının önlenmesi gereklidir.</p>
<p>Mimarlık evrensel değerleri bağlamında insancıldır, yaşam hakkına saygılı ve barıştan yanadır.  Bizler, en temel insan hakkı olan sağlıklı ve güvenlikli bir çevrede yaşama hakkını ödünsüz savunmaktayız. Bu bağlamda, insanlığın mirası olan kültür mirasının korunması için duyarlı tüm kesimleri ve sorumluları harekete geçmeye, bölgede uygulanan soylulaştırma projesinden vazgeçmeye çağırıyoruz.</p>
<p><strong>TMMOB MİMARLAR ODASI</strong></p>
]]></content:encoded>
			</item>
	</channel>
</rss>
