<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ali hacıalioğlu &#8211; Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi</title>
	<atom:link href="http://www.mimarist.org/tag/ali-hacialioglu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mimarist.org</link>
	<description>Mimarlar Odası Toplum Hizmetinde...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Mar 2026 09:26:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://www.mimarist.org?v=4.9.22</generator>
	<item>
		<title>“Sandık Demokrasisi” ve “Yargı Mücadelesi”</title>
		<link>http://www.mimarist.org/sandik-demokrasisi-ve-yargi-mucadelesi/</link>
		<pubDate>Wed, 10 Jul 2019 08:42:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ali Hacıalioğlu / TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Sekreteri]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[ali hacıalioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[gezi davası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=17165</guid>
		<description><![CDATA[16 Mayıs 2017 Anayasa referandumu, ülkemizin siyasal dönüşüm sürecindeki en önemli uğrak noktalarından biriydi. Anayasal rejimdeki bu temel değişiklik 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimiyle yürürlüğe girmiş oldu ve her geçen gün toplum, Cumhuriyet kazanımlarından ne denli uzaklaştığını ve nasıl adım adım totaliter rejime doğru yol alındığını kendi hücrelerinde hissetmeye başladı.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>16 Mayıs 2017 Anayasa referandumu, ülkemizin siyasal dönüşüm sürecindeki en önemli uğrak noktalarından biriydi. Anayasal rejimdeki bu temel değişiklik 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimiyle yürürlüğe girmiş oldu ve her geçen gün toplum, Cumhuriyet kazanımlarından ne denli uzaklaştığını ve nasıl adım adım totaliter rejime doğru yol alındığını kendi hücrelerinde hissetmeye başladı.</p>
<p>Parlamenter sistemden vazgeçilip tüm yetkilerin merkezileştirildiği ve devlete itaatin mutlak kabul edildiği, güçler ayrılığı ilkesinin terk edildiği “yeni” yönetim sisteminde artık tek muktedir cumhurbaşkanıydı.</p>
<p><img class="wp-image-17166 alignleft" src="http://www.mimarist.org/file/2019/07/basyazi-1-1024x768.jpg" alt="" width="542" height="384" /></p>
<p>İnsan hakları, düşünce ve ifade özgürlüğü, demokrasi, hukuk, adalet gibi kavramlar sadece vaktiyle imzalanmış uluslararası anlaşmaların sayfaları arasında unutulmuştu.</p>
<p>KHK soruşturmaları ile binlerce mağdur yaratılıyor, demokratik yöntemlerle bile olsa “iktidarı yıpratmak” savcılık iddianamelerinde suç sayılıyor, demokratik hak arayışları ve eylemler suçmuş gibi gösteriliyor ve sürekli siyasi kovuşturma, tutuklama ve davalarla toplum baskı altında tutulmaya çalışılıyordu.</p>
<p>Yazarlar, sanatçılar, gazeteciler, bilim insanları, kısacası düşünen, yazan, çizen, sorgulayan ve iktidarın her isteğine körü körüne itaat etmeyen hemen herkes iktidarın hedefindeydi ve toplum adeta iktidar yanlısı ve diğerleri olarak ayrıştırılıyordu.</p>
<p>“Demokrasi”yi sadece sandığa indirgeyen ve kazanmak için bütün devlet imkânlarını ve gücünü kullanan siyasi iktidarın karşısında, her şeye rağmen sandıktan vazgeçmeyen ve demokrasinin, hukukla, adaletle, özgürlüklerle kurumsal olarak güçlenebileceğine inanan kesimlerin, azgınlaşmış iktidar baskısına rağmen mücadelesi sürüyordu.</p>
<p>Meşruluğu ikinci seçim sonuçlarıyla da tescillenen 31 Mart 2019 seçim sonuçlarını kabullenemeyen iktidar, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini 23 Haziran’da yeniledi ve hiç beklemediği kadar büyük bir oy farkıyla karşılaştı. Sonuçlar demokrasiye inanların zaferiydi.</p>
<p>Demokrasi mücadelesini sürdürenler Cumhuriyet tarihimizdeki birikimlerinden beslendiler. Çalkantılı tarihimiz çok şeyi biriktirmişti. Hak arama mücadelesinin en görkemlisi belki de Haziran 2013 “Gezi Direnişi” olmuştu.</p>
<p><img class="wp-image-17167 alignright" src="http://www.mimarist.org/file/2019/07/basyazi-2-1024x640.jpg" alt="" width="419" height="281" /></p>
<p>Gezi’yi bir türlü hazmedemeyen iktidar yargıyı da araçsallaştırarak mücadele tarihimizi yeniden yazmaya kalktı ve Gezi davası 6 yıl sonra yeniden açıldı.</p>
<p>Aralarında Mimarlar Odası’nın emektarı Mücella Yapıcı ve avukatımız Can Atalay ile Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi eski Başkanı Tayfun Kahraman’ın da bulunduğu Gezi davası sanıklarının Silivri’deki ilk duruşmasından, onurlu direnişin baskılarla, yargılamalarla, havuz medyasının kara propagandasıyla lekelenemeyeceği gerçeği ortaya çıktı. Tutuklu yargılanan Yiğit Aksakoğlu tahliye edilirken 20 aydır tutuklu bulunan Osman Kavala’nın tahliye umudu 18-19 Temmuz’da yapılacak ikinci duruşmaya kaldı.</p>
<p>Bir tesadüf müdür bilinmez ama her birinin özel anlamı olan farklı davaların duruşmaları, peş peşe, temmuz ayının 17, 18 ve 19. günlerinde devam edecek. HDP’nin eski genel başkanı Selahattin Demirtaş, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, önceki dönem CHP milletvekili Eren Erdem ve Gezi davası sanıkları, bu tarihlerde tekrar yargılanacak. Umut ederim ki bu tarihler hukukun saygınlığını yeniden kazanmasının miladına dönüşür.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>“Türk”, “Türkiye” ve Oda Genel Kurulları</title>
		<link>http://www.mimarist.org/turk-turkiye-ve-oda-genel-kurullari/</link>
		<pubDate>Thu, 15 Mar 2018 07:50:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ali Hacıalioğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[ali hacıalioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=15280</guid>
		<description><![CDATA[&#160; TMMOB’ye bağlı odaların genel kurullar süreci, savaş, OHAL, baskı ve şiddet ortamında devam ediyor. Mimarlar Odası ile diğer odalara bağlı şubelerin genel kurul ve seçimleri tamamlandı. Büyük ölçüde mevcut yöneticilerin devamı niteliğindeki listeler, önümüzdeki dönem için de yönetim sorumluluğunu üstlendiler. Mimarlar Odası’nın da içinde bulunduğu meslek odaları Anayasa’nın 135.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>TMMOB’ye bağlı odaların genel kurullar süreci, savaş, OHAL, baskı ve şiddet ortamında devam ediyor. Mimarlar Odası ile diğer odalara bağlı şubelerin genel kurul ve seçimleri tamamlandı. Büyük ölçüde mevcut yöneticilerin devamı niteliğindeki listeler, önümüzdeki dönem için de yönetim sorumluluğunu üstlendiler.</p>
<p><img class="aligncenter  wp-image-15281" src="http://www.mimarist.org/file/2018/03/mart-başyazı-yeni-1024x575.jpg" alt="" width="601" height="322" /></p>
<p>Mimarlar Odası’nın da içinde bulunduğu meslek odaları Anayasa’nın 135. Maddesinde açıkça ifade edildiği gibi kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları olup ‘kamu tüzel kişiliği’ne sahiptirler. Bu özelliklerinden dolayı isimlerinin başında ‘Türk’ ya da ‘Türkiye’ ifadeleri yer almaktadır. Bilindiği gibi yine kamu yararı amacıyla çalışan dernek, vakıf ve benzeri kuruluşlara da Bakanlar Kurulu kararıyla bu adlar verilebilmektedir.</p>
<p>Özellikle TTB, Barolar Birliği ve TMMOB hedef gösterilerek, odaların başındaki ‘Türk’ ve ‘Türkiye’ kelimelerinin kaldırılacağı yönündeki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarını emir telakki eden hükümet yetkilileri, çalışmalara hızla başladılar. Şubemiz genel kurulunda da mevcut oda yöneticilerinin siyaset yaptığı eleştirisini, bütünüyle siyasi bir duruş sergileyerek, en iyimser deyişle ikiyüzlülükle ifade eden bazı üyeler, daha da ileri giderek, siyasi iktidardan aldıkları güçle, genel kurul katılımcılarını tehdit etmiş ve kendi meslek birliklerini kuracaklarını söylemişlerdir.</p>
<p>Bütün bu açıklamalardan anlaşılmaktadır ki, Anayasaya aykırı olarak yeni bir KHK ile muhtemelen aynı meslek grubunda birden fazla meslek odasının kurulması amaçlanmaktadır. Böylece siyaset yapmakla suçladıkları, ancak bilfiil siyaseten var olmak ve kendi siyasi hesapları doğrultusunda kullanmak isteyip de bir türlü elde edemedikleri meslek odalarını etkisizleştirip kendi siyasi güdümlerinde yeni meslek örgütleri kurmak istemektedirler.</p>
<p>Kuruluşlarından bugüne kamu ve toplum hizmetinde mesleki faaliyetleri güvence altına alma mücadelesi içinde olan ve bu amaçla mesleki politikalar üreten meslek odaları, işte böylesi bir düzenlemeden sonra gerçek anlamda siyasallaşır ve hatta tam anlamıyla siyasetin arka bahçesi haline dönüşür.</p>
<p>Odalar üzerinden yapılmak istenen bu düzenleme esasta toplumsal, ekonomik ve kültürel hayatın bütünüyle partileştirilmesi, tek bir partinin siyasi ve ideolojik hegemonyası altına alınması girişimidir. Böylece “yerli ve milli” vurgusu ile maskelenerek tüm yerli ve milli değerlerimizin yabancılaştırılması sürecinde engel görünen meslek odaları, artık iktidarın emrinde ve hizmetinde olacaktır.</p>
<p>Bir taraftan odalara ilişkin bu senaryolar hazırlanırken diğer taraftan da oda yöneticileri toplumsal ve yönetsel sorumlulukları gereği, kuruluş amaçlarına uygun gündemlerle genel kurullarını yapmaktadırlar.</p>
<p>Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi olarak, genel kurul sürecine teknik kongre ile başladık. Ülkemizin içinde bulunduğu ortamda mimarlığımızı ve mimarlığın geleceğini ‘Alacakaranlıkta Mimarlık’ temasıyla değerlendirdik. 45. dönem çalışmalarına ‘Çağdaş Demokrat Toplumcu Mimarlar’ olarak hazırlanan meslektaşlarımızla ‘Mimarlığın Gündemi Mimarlar Odası’nda Belirlenir’ diyerek geleceğimizi kurgulamaya çalıştık.</p>
<p>Mimarlar Odasının 64 yıllık birikimine sahip çıkarak şubemiz organlarına aday olanlar ile genel kurul ve seçimlere katılan tüm meslektaşlarımıza teşekkür ederiz.</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>İhanetin Bedeli</title>
		<link>http://www.mimarist.org/ihanetin-bedeli/</link>
		<pubDate>Tue, 14 Nov 2017 11:55:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ali Hacıalioğlu]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[ali hacıalioğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=14328</guid>
		<description><![CDATA[Kamuoyu, büyükşehir belediye başkanlarının güya hukuken ‘istifa etmelerine’, esasta ise ‘görevden alınmalarına’ yoğunlaşmışken, devletin tepe noktasından “İstanbul’a ihanet” itirafları geldi. Hemen ardından İçişleri Bakanı ‘yaylaları koruyamadıkları’ örneğini vererek itirafa katıldı. Ardından da Çevre ve Şehircilik Bakanı, kentlerimizden şikâyet ederek daha çok ‘yeni’ inşaat yapılması için belediyelere telkinde bulundu. İktidarı elinde]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mimarist.org/file/2017/11/ali-hacialioglu-1.jpg"><img class=" wp-image-14330 alignleft" src="http://www.mimarist.org/file/2017/11/ali-hacialioglu-1.jpg" alt="" width="346" height="456" srcset="http://www.mimarist.org/file/2017/11/ali-hacialioglu-1.jpg 386w, http://www.mimarist.org/file/2017/11/ali-hacialioglu-1-228x300.jpg 228w" sizes="(max-width: 346px) 100vw, 346px" /></a>Kamuoyu, büyükşehir belediye başkanlarının güya hukuken ‘istifa etmelerine’, esasta ise ‘görevden alınmalarına’ yoğunlaşmışken, devletin tepe noktasından “İstanbul’a ihanet” itirafları geldi.<br />
Hemen ardından İçişleri Bakanı ‘yaylaları koruyamadıkları’ örneğini vererek itirafa katıldı. Ardından da Çevre ve Şehircilik Bakanı, kentlerimizden şikâyet ederek daha çok ‘yeni’ inşaat yapılması için belediyelere telkinde bulundu.</p>
<p>İktidarı elinde bulunduranlar adeta hep bir ağızdan sözde ‘samimi itirafta’ bulunarak toplumsal bir algıyla güven tazeleme gayretine girdiler. Başka bir deyişle aslında kendilerini ‘resetlemek’ istediler.</p>
<p>Bir taraftan “İstanbul’a ihanet”ten söz edilirken diğer taraftan “Kanal İstanbul” ısrarı, hukuken açıkça suç olduğu halde AKM’yi yıkma çabası samimiyet sorgulamasını zorunlu kıldı.</p>
<p>Belli ki “İstanbul’a ihanet”ten aynı şeyi anlamıyoruz. Kanımca ihanet, bilimsel, mesleki ve uzmanlık alanlarının mutlaka korunması gereken ‘özerk kurumlarına’ müdahale ile başladı. Özerk yapısı bozulan kurumların özgürlük ve bağımsızlık güvencesi de böylece yok edildi.</p>
<p>“Kanuni” düzenlemelerle getirilen kentsel sürece müdahaleler de “ihanette” önemli bir rol oynadı. Yenileme Kanunu, Kentsel Dönüşüm Yasası, Kamu İhale Kanunu, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve torba yasalarla getirilen düzenlemeler, ayrıcalıklı imar koşulları sağlayarak ‘planlama hakkaniyetini’ ve planlamadaki bilimsel ve mesleki zemine dayanan gelecek kurgusunu ortadan kaldırdı. Sürekli değişen yasa ve yönetmelikler, fiili durumun normalleşmesini sağladı. Belediyelerdeki ‘plan tadilatı’ kültürü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın plan yapma yetkisiyle bütünleşince, plan bütünlüğünden bağımsız binlerce parsele ‘plan’ yapılarak kentler aslında plansızlaştırıldı.</p>
<p>İstanbul Nâzım İmar Planı’nda olmayan Kuzey Marmara Otoyolu, Üçüncü Köprü, Üçüncü Havaalanı, Yenikapı ve Maltepe dolgu alanları ve diğer birçok özel proje ile yapılanlar, İstanbul’un tarihsel kimliğine, doğal ve kültürel mirasına ‘ihanet’ olarak ortaya çıktı.</p>
<p>Özel ya da toplumsal yaşamda ihanetin bir bedeli olmalıdır. İhanet edenler bu bedeli mutlaka ödemelidir. Toplumsal adalet anlayışımız bunu zorunlu kılar. Aksine bir durum adalet duygumuza derin yaralar açar ki bu da toplumsal, siyasal ve kültürel açıdan topyekûn bir çürüme sürecini başlatır.</p>
<p>İstanbul’a yapılan ihanetin bedelini maalesef kent ve kentliler ödemekte, ihanet, yapanın yanına kâr kalmaktadır.</p>
<p>Kentlerimizin ihanete uğramayacağı aydınlık bir gelecek umuduyla&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ali HACIALİOĞLU<br />
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi<br />
Yönetim Kurulu Sekreteri</p>
]]></content:encoded>
			</item>
	</channel>
</rss>
