<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>1 mayıs &#8211; Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi</title>
	<atom:link href="http://www.mimarist.org/tag/1-mayis/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mimarist.org</link>
	<description>Mimarlar Odası Toplum Hizmetinde...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Mar 2026 09:26:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://www.mimarist.org?v=4.9.22</generator>
	<item>
		<title>Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü&#8217;nü Kutluyoruz</title>
		<link>http://www.mimarist.org/birlik-mucadele-ve-dayanisma-gununu-kutluyoruz/</link>
		<pubDate>Fri, 30 Apr 2021 17:56:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs 2021]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs basın açıklaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18877</guid>
		<description><![CDATA[Ülkemizde uygulanan sermaye ve rant odaklı politikalar; emek istismarına ve insan onuruna yakışmayan çalışma koşullarına yol açmış, çalışma barışı bozulmuştur. Devlet, çalışanların yaşam seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli önlemleri almakla sorumludur.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-large wp-image-18879" src="http://www.mimarist.org/file/2021/04/202104301mayis-1024x733.jpg" alt="" width="900" height="644" srcset="http://www.mimarist.org/file/2021/04/202104301mayis.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2021/04/202104301mayis-300x215.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2021/04/202104301mayis-768x550.jpg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" />Ülkemizde uygulanan sermaye ve rant odaklı politikalar; emek istismarına ve insan onuruna yakışmayan çalışma koşullarına yol açmış, çalışma barışı bozulmuştur. Devlet, çalışanların yaşam seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli önlemleri almakla sorumludur.</p>
<p>Ülkemizde emekçilerin en basit hak arama mücadeleleri, örgütlenme, çalışma, toplantı ve gösteri hak ve özgürlükleri baskıyla, zorla, işten atılarak, sürgün edilerek, hukuk çiğnenerek yok edilmeye çalışılıyor.</p>
<p>Emekçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs kutlamalarına yasak getirilmekte; çalışma ve üretim alanı özelleştirme, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma ve giderek köleleştirme süreçleriyle şekillenmektedir.</p>
<p>Emekçilerin çalışma koşulları; nitelikli ve adil koşullarda, insanlık onuruna yaraşır bir yaşam sağlamak üzere düzenlenmeli, asgari ücret üzerindeki tüm vergi ve kesintiler kaldırılmalı, ülkemizde hızla artan işsizliğe karşı kamu istihdamı artırılmalı, hukuksuz olarak işten çıkartılan kamu emekçileri işlerine iade edilmeli ve çalışma süreleri azaltılmalı, örgütlenme, özgür toplu sözleşme ve grev hakkı önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.</p>
<p>Siyasi iktidar çalışma koşullarının, iş güvenliğinin güvencesi olan sendikaları bir tehdit olarak görüyor. İşçi sınıfını bölmeye, örgütlülüğünü zayıflatmaya, kendisine muhalif olarak gördüğü her odağı, meslek örgütlerini, basını, gazetecileri, doktorları, öğrencileri Pasifik’e etmeye, hatta yok etmeye çalışıyor.</p>
<p>Sermaye odaklı bu anlayış, azınlık bir grubun ülke gelirinin büyük bir kısmına sahip olmasını, çoğunluğun ise yoksullaşmasına, mülksüzleşmesine, işsizleşmesine neden olmakta; ülkede büyük bir gelir adaletsizliği ve hakça bölüşüm sorununu ortaya çıkarmaktadır. Çevreye, doğaya, tarihe, kültüre, genel olarak bütün yaşam alanlarına verilen zararlarla birlikte düşünüldüğünde, bu modelin uzun vadede ‘sürdürülebilir bir kalkınma modeli olmadığı’ görülmektedir.</p>
<p>Rant uğruna ülke kaynak ve olanakları; yerleşik alanları, doğayı, çevreyi, orman arazilerini, sit alanlarını, tarım ve su havzalarını, kıyılarımızı talan eden projelere; Kanal İstanbul’a aktarılmakta, sermayenin çıkarları uğruna tüm toplumun yaşam kalitesi ve sağlıklı geleceği feda edilmektedir.</p>
<p>Yaşadığımız salgın süreci de toplumda yaratılan adaletsizliği ve eşitsizlikleri gözler önüne sermiştir. Ekonomik etkileri azaltmak için iktidarın önlem olarak uygulamaya koyduğu 4857 sayılı İş Yasası’nın geçici 10. Maddesi ile işverenlere getirilen işten çıkarma yasağı, emekçileri işten tazminatsız atma yöntemine dönüşmüştür. İşçilerin işyerinde sendika istemeyen işveren tarafından kod-29 denilen “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranmak” gerekçesiyle, savunması alınmadan, iş güvencesi hükümlerinden ve işsizlik ödeneğinden yararlanmadan, haksızca ve hukuksuzca işten atılmalar yaşanmıştır.</p>
<p>Çalışanlar iş ve gelir kayıplarına karşı korunamadığı gibi, işyerlerinde de virüse karşı korunamamaktadır. Covid-19’a bağlı çok sayıda sağlık çalışanı yaşamını yitirmiştir. SGK, Covid-19’un iş kazası meslek hastalığı olarak bildirilmesini engelleyerek iş cinayetlerinin kaydının tutulmasını da engellemektedir.</p>
<p>Pandemi nedeniyle yurttaşlara sağlanan nakdi desteklerin ana kaynağı işsizlik sigortası fonudur. Temel amacı işsizlik sigortası ödemeleri ve işsiz kalanların yeniden işe kazandırılması olan İşsizlik Sigortası Fonu kaynakları son yıllarda adeta bir işveren destek fonuna dönüşerek amacı dışında kullanılmaktadır.</p>
<p>Pandemi sürecinde sosyal devlet ilkesi gereği vatandaşlarına asgari bir yaşam düzeyi sağlamakla mükellef olan devlet bu sorumluluğunu yerine getirememiş, salgın yaşamları tehdit eden büyük bir felakete dönüşmüştür. Yanlış politikalar nedeniyle çığ etkisiyle büyüyen sorunlar ve kayıplar, yasaklarla, sansürle, günden şaşırtmalarla ve ayrımcılıkla, sürdürülmek istenmektedir.</p>
<p>Mimarlar Odası olarak; emekçileri güvencesizlik, yoksulluk, işsizlik, sömürü ve ayrımcılığa terk eden sermaye odaklı politikalara karşı haklı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi vurguluyoruz.</p>
<p>Tüm temel insan hak ve özgürlüklerinin tanınmasını, kullanılmasını ve yararlanılmasını engelleyen hiçbir ayrım, mahrumiyet ve kısıtlamanın yaşanmadığı, insan onuruna yakışır çalışma koşullarının sağlandığı bir gelecek dileğiyle 1 Mayıs Emek, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz.</p>
<p><strong>TMMOB MİMARLAR ODASI</strong></p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>EMEĞİN BAYRAMI KUTLU OLSUN! YAŞASIN 1 MAYIS!</title>
		<link>http://www.mimarist.org/emegin-bayrami-kutlu-olsun-yasasin-1-mayis/</link>
		<pubDate>Fri, 30 Apr 2021 09:51:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs 2021]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob 1 mayıs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18871</guid>
		<description><![CDATA[TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin KORAMAZ, 1 Mayıs İşçi Bayramı nedeniyle basın açıklaması yaparak, salgın ve ekonomik kriz koşulları altında ezilen emekçilerin sorunlarını ve taleplerini dile getirdi. EMEĞİN BAYRAMI KUTLU OLSUN! YAŞASIN 1 MAYIS! Fabrikalarda, şantiyelerde, tersanelerde, santrallerde, inşaatlarda, tarlalarda, hastanelerde, ofislerde alın teri dökenlerin; yeryüzündeki insana ait tüm güzellikleri yaratanların; emeğin]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-18872" src="http://www.mimarist.org/file/2021/04/1mayis2021_ba.png" alt="" width="688" height="550" srcset="http://www.mimarist.org/file/2021/04/1mayis2021_ba.png 688w, http://www.mimarist.org/file/2021/04/1mayis2021_ba-300x240.png 300w" sizes="(max-width: 688px) 100vw, 688px" />TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin KORAMAZ,<strong> </strong>1 Mayıs İşçi Bayramı nedeniyle basın açıklaması yaparak, salgın ve ekonomik kriz koşulları altında ezilen emekçilerin sorunlarını ve taleplerini dile getirdi.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-separator"><strong>EMEĞİN BAYRAMI KUTLU OLSUN! YAŞASIN 1 MAYIS!</strong></div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p>Fabrikalarda, şantiyelerde, tersanelerde, santrallerde, inşaatlarda, tarlalarda, hastanelerde, ofislerde alın teri dökenlerin; yeryüzündeki insana ait tüm güzellikleri yaratanların; emeğin ve emekçilerin birlik, mücadele, dayanışma günü 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlu olsun!</p>
<p>Tüm insanlığı tehdit eden küresel salgın koşulları, emeğin değerini hepimize bir kez daha hatırlattı. Herkes evine kapanırken çalışmak zorunda kalanlar sayesinde bir kez daha gördük ki emek yoksa üretim yok, emek yoksa soframızda ekmek yok, emek yoksa iletişim yok, emek yoksa ulaşım yok, emek yoksa sağlık yok, emek yoksa hayat yok…</p>
<p>Hayatı var eden emekçiler ne yazık ki hayatları boyunca yokluk ve yoksulluk mücadelesi veriyor. Yıllardır devam eden ekonomik kriz, her gün artan hayat pahalılığı, giderek büyüyen işsizlik, katlanarak çoğalan borçlar nedeniyle emeğiyle geçinenler yaşamlarını sürdüremez hale geldi. Salgın nedeniyle uygulanan kısıtlamalar ve kapanmalar nedeniyle, milyonlarca emekçi ve küçük esnaf işinden, ekmeğinden oldu. İşini kaybetmeyenlerin çalışma koşulları ağırlaşıp mesaileri uzarken, aldıkları ücretler sefalet düzeyinde kalmaya devam etti.</p>
<p>Siyasal iktidar, ekonomik kriz ve salgın koşulları altında hayat mücadelesi veren emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarını iyileştirmek yerine, ülkenin tüm imkânlarını, sermaye kesimlerinin ihtiyaçlarını karşılayabilmek, uluslararası tekellerin gönlünü hoş tutabilmek, yandaşlarının cebini doldurabilmek için seferber ediyor.</p>
<p>İşsizlik Sigortası Fonu’ndan biriken paraları, işini kaybetme riskiyle yüz yüze kalan emekçilere destek olmak için kullanırken cimri olan iktidar, merkez bankasının ve hazinenin birikimlerini tefecilerin hizmetine sunarken bonkör davranıyor.</p>
<p>Salgınla kırılan yurttaşlarına aşı sağlamakta beceriksiz olan iktidar, salgını kendi ihtiyaçlarını karşılamak için fırsat olarak kullanmakta hünerli hale geliyor.</p>
<p>İşsizliği ve yoksulluğu engellemek için üretim tesisleri, fabrikalar, endüstriyel yapılar kurma konusunda hiçbir girişimde bulunmayan iktidar, halkın hiçbir derdine derman olamayacak çılgın projeleri, garanti paralarla yandaş inşaat firmalarına ihale etmek konusunda hevesle çabalıyor.</p>
<p>Ülke zenginliklerini, doğal güzellikleri ve ortak varlıklarımızı korumak konusunda adım atmakta gönülsüz davranan iktidar, kıyılarımızın, ormanlarımızın, madenlerimizin rantiyecilere peşkeş çekilmesinde aceleci oluyor.</p>
<p>Tek adam rejiminin bu tercihleri nedeniyle, hayatı yaratan emekçiler perişan halde yaşarken, emekçilerin hayatından çalanlar lüks ve şatafat içinde bir dünyada yaşıyorlar.</p>
<p>Emeğe, doğaya ve insanlığa düşman bu açgözlü sömürü düzeni hepimizin ortak geleceği için en büyük tehdittir. İnsanlığın ortak iyiliği ve dünyanın geleceği için bu sömürü düzenine karşı emekten, demokrasiden, özgürlüklerden ve barıştan yana bir toplumsal düzen kurmak hepimizin görevidir.</p>
<p>Emeğimizi ve alın terimizi çalanlara karşı, milyonları açlığa ve yoksulluğa mahkûm edenlere karşı, halkı baskı ve zorbalıkla sindirmeye çalışanlara karşı, faşizan tek adam rejimine karşı yan yana, omuz omuza mücadele edeceğimiz günlerin hasreti ve umuduyla, yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın emek, barış ve demokrasi mücadelemiz!</p>
<p><strong>Emin KORAMAZ</strong><br />
<strong>TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Yaşasın 1 Mayıs! &#8220;Umut Yan Yana&#8221;</title>
		<link>http://www.mimarist.org/yasasin-1-mayis-umut-yan-yana/</link>
		<pubDate>Wed, 21 Apr 2021 08:59:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs 2021]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs 2021 basın toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs disk kesk tmmob ttb]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18852</guid>
		<description><![CDATA[DİSK-KESK-TMMOB-TTB&#8217;nin ortak 1 Mayıs Programı 21 Nisan 2021 tarihinde TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi&#8217;nde gerçekleştirilen basın toplantısı ile kamuoyuna duyuruldu. TMMOB adına Yönetim Kurulu üyemiz Tores Dinçöz&#8217;ün katıldığı açıklamada 1 Mayıs 2021&#8217;in sloganı &#8220;Umut Yan Yana&#8221; olarak ilan edildi. UMUT YAN YANA İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p><img class="aligncenter size-large wp-image-18853" src="http://www.mimarist.org/file/2021/04/1_mayis_2021-1024x576.jpg" alt="" width="900" height="506" srcset="http://www.mimarist.org/file/2021/04/1_mayis_2021-1024x576.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2021/04/1_mayis_2021-300x169.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2021/04/1_mayis_2021-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" />DİSK-KESK-TMMOB-TTB&#8217;nin ortak 1 Mayıs Programı 21 Nisan 2021 tarihinde TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi&#8217;nde gerçekleştirilen basın toplantısı ile kamuoyuna duyuruldu. TMMOB adına Yönetim Kurulu üyemiz Tores Dinçöz&#8217;ün katıldığı açıklamada 1 Mayıs 2021&#8217;in sloganı &#8220;Umut Yan Yana&#8221; olarak ilan edildi.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p><strong>UMUT YAN YANA</strong></p>
<p>İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs, <strong>tarihte ilk kez</strong> geçtiğimiz sene büyük kitleler halinde kentlerin merkezi meydanlarında kutlanamamıştı. Dünya emekçileri <strong>“iş, gelir ve sosyal güvenlik”</strong>taleplerini pandemi koşullarında emeğin yaratıcı gücüyle buldukları yöntemlerle, tek ses tek yürek olarak dile getirmişlerdi. Evlerden, işyerlerinden, belirli sembolik merkezlerden yükselen irade ile dünyanın bu düzeninin değişmesi gerektiğini dünya emekçileriyle beraber hep beraber haykırmıştık.</p>
<p>Bizler de DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak, ülkemizi ve dünyamızı göz göre göre büyük bir felakete sürükleyen neoliberal kapitalist düzene karşı <strong>emek ve bilim ile kurulacak yeni bir toplumsal düzenin</strong> şart olduğunu ifade etmiştik.</p>
<p>Aradan bir yıl geçti. Mevcut düzenin insanlığın temel sorunlarının çözümünde ne kadar yetersiz olduğu çok acı bedeller ödeyerek bir kez daha görüldü. On yıllardır dünya halklarına sınırsız bir emek ve doğa sömürüsü, savaşlar, ekonomik krizler, artan eşitsizlikler, yoksulluk, işsizlik dışında hiçbir şey sunmayan bu düzen COVID-19 salgınıyla <strong>insanlığın geleceğini tehdit ediyor.</strong></p>
<p>Dünya kapitalist sisteminin yarattığı eşitsizliklerin ağır sonuçlarını her gün yaşıyoruz. Sağlık hizmetlerinin ve güncel olarak da COVID-19 aşısının bir ticari meta haline gelmesinin bedelini insanlık ağır biçimde ödüyor. Ve bu koşullar altında Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu 1 Mayıs 2021’de <strong>“Yeni bir toplumsal sözleşme ve herkese aşı hakkı”</strong> mücadelesini büyütme çağırısı yapıyor.</p>
<p>Bizler, bu topraklarda yaşayanlar, aklı, bilimi, emeği ve insan yaşamını öncelemeyen bir anlayışla yönetilenler, daha ağır bedeller ödüyoruz. Şeffaf olmayan ve tartışmalı resmi verilerle bile COVID-19 salgınıyla mücadelede dünyanın en başarısız ülkelerinden birinde hayatta kalmaya çalışıyoruz. Sermayenin ve patronların çıkarları için, akıl, bilim ve milyonların sağlığı yok sayılıyor. Açık alanlarda nefes almamız yasaklanıp kapalı ortamlarda çalışmaya zorlanıyoruz. Ne pahasına olursa olsun “çarklar dönecek” inadıyla, insan yaşamını piyasaya kurban eden bir anlayışla ve aşı tedarikindeki başarısızlıkla <strong>göz göre göre hastalanıyoruz, ölüyoruz ve tükeniyoruz!</strong> “Böyle salgın mücadelesi olmaz” diyor ve yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz.</p>
<p>Sadece sağlığımız değil; işimiz, aşımız, geçimimiz de tehdit altında. Pandemi sürecinde <strong>yurttaşlarına en az nakdi destek veren iki ülkeden biri Türkiye</strong> oldu. İşsizlik her gün yeni rekorlar kırıyor. Kod 29 ile tazminat bile alamadan işimizden ediliyoruz. Milyonlarca çalışan ve ailesi ücretsiz izin dayatmasıyla günde 50 liraya yaşamaya mahkum ediliyor. Gıda enflasyonu ile milyonlar açlık sınırının altına itiliyor. Evimize gelen faturalar kabarıyor, çarşı pazar alışverişi her gün bir öncekinden daha pahalı oluyor. Uzaktan çalışma gibi esnek çalışma biçimleriyle güvencesizlik yaygınlaşıyor.</p>
<p>Salgın koşullarında bile ülkenin tüm kaynakları bir avuç şirkete peşkeş çekiliyor. Halk yaşam mücadelesi verirken, şirketler pandemide kârlarını artırıyor. “Geçinemiyoruz” çığlıkları yükselen ülkemizde 26 dolar milyarderinin serveti son bir yılda 38,3 milyar dolardan 53,2 milyar dolara yükseliyor. Bir yanda açlık, yoksulluk ve işsizlik; diğer yanda servetler birikiyor. Ekonomik kriz ve pandemi koşullarında, <strong>adaletsizliğin en çirkin yüzü</strong> karşımıza çıkıyor.</p>
<p>Pandemi sürecinde <strong>sınıfsal eşitsizliklerin yanında toplumsal cinsiyet eşitsizliği de derinleşiyor.</strong> Salgında kadınların omuzlarına yıkılan hane içi iş ve bakım yükü artıyor, kadına yönelik şiddet tırmanıyor. Kadınlar bir yandan işsizliğin, bir yandan pandemide yaygınlaşan esnek çalışma biçimlerinin ve güvencesizliğin hedefi haline geliyor. Pandemi koşullarında kadınların güçlendirilmesi gerekirken, İstanbul Sözleşmesi gibi kazanımlar iktidarın hedefi oluyor.</p>
<p>Bu koşullar altında işimiz, aşımız ve sağlığımız için söyleyecek çok şeyimiz var. Taleplerimiz ve öfkemiz var. Emekçilerin umutlarını ifade edeceğimiz 1 Mayısımız var. Ancak ülkeyi yönetenler her zaman olduğu gibi <strong>talepleri, öfkeleri ve umutları yasaklarla susturmaya çalışıyor. </strong></p>
<p>Pandemiye dair aklın ve bilimin emrettiği tedbirleri almayanlar, zorunlu olmayan iş kollarında çalışmanın 28 gün durmasını reddedenler, hatta aldıkları kısıtlı tedbirleri bizzat kendileri çiğneyenler, lebalep kongrelerde halk sağlığı sorunu yaratanlar, 1 Mayıs yasaklarına pandemiyi gerekçe gösteriyor. Pandemi önlemleri alınarak, maske ve mesafeye dikkat ederek 30 Nisan ve 1 Mayıs 2021 tarihlerinde yapmak istediğimiz her türlü açık hava etkinliği yasaklanıyor. Kimi valilikler binalarımız başta olmak üzere kentlerin dört bir yanına asmak istediğimiz 1 Mayıs afişlerimiz ve pankartlarımızda bulaşan bir “mutasyon” keşfediyor<strong>. Bu ülkenin işçilerinin ve emekçilerinin aklıyla alay ediliyor.</strong></p>
<p>Açık açık söyleyelim: Bu ülkenin işçi, emekçi, mühendis, mimar ve hekim örgütleri olarak bizlere, işçi sağlığı ve halk sağlığı konusunda en son akıl verecek olan, ülkeyi yöneten siyasi iktidardır. Hastanelerin yoğun bakımları tıka basa dolmuşken, resmi rakamlarla her gün 300’ün üzerinde insanımızı kaybedip yüz kişiden en az biri enfekte iken; elbette bizler aklın ve bilimin emrettiği doğrultuda hareket edeceğiz. İktidar gibi sorumsuz davranmayacak, taleplerimizi pandemi koşullarına uygun olarak yükselteceğiz.<strong> Akıl ve bilim dışı siyasi yasaklara değil; aklın, bilimin ve mücadelemizin gereklerine uygun olarak hareket edeceğiz.</strong></p>
<p>Sağlıklı, güvenceli ve insanca bir yaşam için <strong>“Her gün 1 Mayıs</strong>” diyecek ve <strong>1 Mayıs haftası boyunca</strong> taleplerimizi ifade edeceğiz. “Her yer 1 Mayıs” diyecek, mümkün olduğunca yaygın bir biçimde işyerlerinin önlerinde ve meydanlarda olacağız.</p>
<p><strong>30 Nisan’da İstanbul Taksim’deki Kazancı yokuşunda</strong> her sene gerçekleştirdiğimiz anma etkinliğinde buluşacak, 1 Mayıs 1977 katliamında yitirdiğimiz canları anacak, tüm anma programlarımızı pandemi koşullarına uygun biçimde planlayacağız. Aynı gün <strong>ülkenin dört bir yanında</strong> -yine pandemi koşulları da dikkate alınarak- <strong>en yaygın biçimde</strong> işyerlerinde 1 Mayıs kutlamalarını ve alanlarda basın açıklamalarımızı gerçekleştireceğiz. <strong>1 Mayıs günü de</strong> çalışmakta olan emekçileri işyerlerinde, çalışmayan milyonları da evlerinde, balkonlarında, sokaklarında, sosyal medyada 1 Mayıs coşkusunu çeşitli biçimlerde büyütmeye çağıracağız.</p>
<p><strong>Ülkeyi yönetenlere çağrımız şudur:</strong> Akıl dışı, bilim dışı ve hukuk dışı engellemelere kalkışmayın. 1 Mayıs engellenemez! Çalışırken bulaşmayan ama 1 Mayıs kutlarken bulaşan bir virüs tespit edilmemiştir. Aklı başında herkesin teslim edeceği gibi çalıştığımız her gün ve çalıştığımız her yerde 1 Mayıs’ı da kutlayabiliriz ve kutlayacağız.</p>
<p>1 Mayıs afişlerimizi, pankartlarımızı binalarımıza, işyerlerimize, evlerimize, sokaklara, meydanlara asmaktan, taleplerimizi duyurmaktan da <strong>asla geri durmayacağız. </strong></p>
<p>1 Mayıs 2021 Birlik, Mücadele ve Dayanışma gününde büyük kitlelerle merkezi biçimlerde olmasa da <strong>çok yaygın biçimde</strong> sağlıklı, güvenceli ve insanca yaşam umutlarımızı yan yana getireceğiz. Aşağıdaki taleplerimiz ve hedeflerimiz için mücadeleyi yan yana büyüteceğiz.</p>
<ol>
<li>Herkese aşı, herkese gelir desteği sağlanmalı, acil ve zorunlu işler dışında 4 hafta çarklar durdurulmalıdır!</li>
<li>Çalışırken hastalanan emekçiler için COVID-19 iş kazası ve meslek hastalığı olarak kabul edilsin!</li>
<li>Kod 29 ve ücretsiz izin zulmüne son!</li>
<li>İşsizlik Sigortası Fonu kaynakları patronlara değil işçilere ve işsizlere!</li>
<li>Asgari ücret üzerindeki tüm vergi ve kesintiler sıfırlansın!</li>
<li>İşsizliğe karşı kamu istihdamı artırılsın, hukuksuz biçimde işten çıkarılan kamu emekçileri işlerine iade edilsin, çalışma süreleri azaltılsın.</li>
<li>Doğa katili projelere, Kanal İstanbul’a, betona, savaşa, silahlanmaya, sermayeye değil aşıya ve sosyal desteklere kaynak!</li>
<li>Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınsın! Zorunlu mallarda ve elektrik, su, doğalgaz, iletişim faturalarında dolaylı vergiler sıfırlansın.</li>
<li>Örgütlenme, özgür toplu sözleşme ve grev hakkı önündeki tüm engeller kaldırılsın!</li>
<li>İstanbul Sözleşmesi Yaşatır. 6284 sayılı yasa etkin şekilde uygulansın, Uluslararası Çalışma Örgütü&#8217;nün İşyerinde Şiddete Karşı 190 sayılı sözleşmesi onaylansın!</li>
</ol>
<p>2020 1 Mayıs’ında ifade ettiğimiz gerçek, 2021’de çok daha net bir biçimde ortadadır. Bu düzen yaşamı ve gezegeni tehdit eden <strong>büyük bir felakete dönüşmüştür</strong>. Felakete dönen bu düzen, baskılarla, yasaklarla, yalanlarla, sansürle, kışkırtılan ırkçılık ve ayrımcılıkla, toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle, kısacası zulümle ayakta tutulmak istenmektedir.</p>
<p>Bu felakete son vermek, insanlık için yeni bir başlangıç yapmak, eşitliğin, özgürlüğün, adaletin, demokrasinin egemen olduğu, kardeşçe, barış içerisinde yaşayacağımız <strong>yeni bir toplumsal düzen</strong> kurmak ellerimizdedir.</p>
<p><strong>Umudumuz birliğimizde, mücadelemizde ve dayanışmamızdadır!  </strong></p>
<p><strong>1 MAYIS’TA UMUT YAN YANA!</strong></p>
<p><strong>YAŞASIN 1 MAYIS!</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>1 Mayıs Baskı ve Gözaltılarını Kınıyoruz!</title>
		<link>http://www.mimarist.org/1-mayis-baski-ve-gozaltilarini-kiniyoruz/</link>
		<pubDate>Fri, 01 May 2020 12:55:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[basın açıklamaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18132</guid>
		<description><![CDATA[&#160; 1 Mayıs Emek, Mücadele ve Dayanışma Gününde; emekçilere uygulanan baskılara ve haksızlıklara karşı en temel insan haklarını kullanarak Taksim Cumhuriyet Anıtı’na yürüyen Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Yöneticileri ve yurttaşlar gözaltına alınmıştır. Mimarlar Odası olarak; eşitlikçi, özgürlükçü, adil ve insanca yaşam talebinin baskı yöntemleriyle yasaklanması girişimlerini reddediyoruz. Anayasa ve]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<div class="text_exposed_show">
<p><img class="aligncenter size-large wp-image-18133" src="http://www.mimarist.org/file/2020/05/ew7lckixqaauxkr-1024x683.jpeg" alt="" width="900" height="600" srcset="http://www.mimarist.org/file/2020/05/ew7lckixqaauxkr-1024x683.jpeg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2020/05/ew7lckixqaauxkr-300x200.jpeg 300w, http://www.mimarist.org/file/2020/05/ew7lckixqaauxkr-768x512.jpeg 768w, http://www.mimarist.org/file/2020/05/ew7lckixqaauxkr.jpeg 1368w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" />1 Mayıs Emek, Mücadele ve Dayanışma Gününde; emekçilere uygulanan baskılara ve haksızlıklara karşı en temel insan haklarını kullanarak Taksim Cumhuriyet Anıtı’na yürüyen Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Yöneticileri ve yurttaşlar gözaltına alınmıştır.</p>
<p>Mimarlar Odası olarak; eşitlikçi, özgürlükçü, adil ve insanca yaşam talebinin baskı yöntemleriyle yasaklanması girişimlerini reddediyoruz. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını kullanan DİSK Yöneticilerinin ve yurttaşların gözaltına alınmalarını, çalışanların hak ve çıkarlarını koruyan meslek kuruluşlarının ve sendikaların toplum nezdinde karalanmasına ve hedef gösterilmesine yönelik açıklamaları kınıyoruz.</p>
<p>Değerli kamuoyuna saygı ile duyurulur.</p>
<p><strong>TMMOB MİMARLAR ODASI</strong></p>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>İnsanca Yaşamak İçin Üreteceğimiz Yeni Bir Toplumsal Düzeni Emek ve Bilimle Kuracağız!</title>
		<link>http://www.mimarist.org/insanca-yasamak-icin-uretecegimiz-yeni-bir-toplumsal-duzeni-emek-ve-bilimle-kuracagiz/</link>
		<pubDate>Fri, 01 May 2020 12:40:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[basın açıklamaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18130</guid>
		<description><![CDATA[DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından hazırlanan “İNSANCA YAŞAMAK İÇİN ÜRETECEĞİMİZ YENİ BİR TOPLUMSAL DÜZENİ EMEK VE BİLİMLE KURACAĞIZ!” başlıklı 1 Mayıs 2020 deklarasyonu, kurum başkanlarının ortak yayını ile kamuoyuyla paylaşıldı.  İNSANCA YAŞAMAK İÇİN ÜRETECEĞİMİZ YENİ BİR TOPLUMSAL DÜZENİ EMEK VE BİLİMLE...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p><span style="color: #000000;"><img class="aligncenter size-full wp-image-18131" src="http://www.mimarist.org/file/2020/05/deklarasyon_2020.png" alt="" width="688" height="550" srcset="http://www.mimarist.org/file/2020/05/deklarasyon_2020.png 688w, http://www.mimarist.org/file/2020/05/deklarasyon_2020-300x240.png 300w" sizes="(max-width: 688px) 100vw, 688px" />DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından hazırlanan &#8220;İNSANCA YAŞAMAK İÇİN ÜRETECEĞİMİZ YENİ BİR TOPLUMSAL DÜZENİ EMEK VE BİLİMLE KURACAĞIZ!&#8221; başlıklı 1 Mayıs 2020 deklarasyonu, kurum başkanlarının ortak yayını ile kamuoyuyla paylaşıldı. </span></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p><span style="color: #000000;"><strong>İNSANCA YAŞAMAK İÇİN ÜRETECEĞİMİZ </strong><strong>YENİ BİR TOPLUMSAL DÜZENİ</strong><strong> EMEK VE BİLİMLE KURACAĞIZ! </strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bizler bu ülkenin işçileri, emekçileri, kamu emekçileri, mühendisleri, mimarları, hekimleri, avukatları, aydınları, akademisyenleri, sanatçıları, gençleri, kadınları, emeklileri….</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bizler bu dünyanın tüm değerlerini ve güzelliklerini, alın terimizle, aklımızla, bilgimizle, kısacası emeğimizle üretenler. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">2020 1 Mayısında her yıl olduğu gibi umutlarımızla, bilincimizle ve dayanışmamızla bir aradayız. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">On yıllardır dünya halklarına sınırsız bir emek ve doğa sömürüsü, savaşlar, ekonomik krizler, artan eşitsizlikler, yoksulluk, işsizlik dışında hiçbir şey sunamayan bu düzen küresel salgın ile beraber büyük bir uygarlık krizi yaşıyor. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Kapitalist sistem insanlığın, doğanın ve yaşamın üzerine çöküyor. Bu uygarlık krizi bir kez daha gösteriyor ki, bu düzenin çarkları bizleri, dünyanın tüm değerlerini ve güzelliklerini üretenleri insanca yaşatmak için kurulmamış.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Salgın koşullarında bile zorunlu olmayan işlerde, fabrikalarda, atölyelerde, kamu kurum ve kuruluşlarında, şantiyelerde çalışmamızı dayatan; zorunlu işlerde gerekli önlemleri almadan bizleri çalıştıran bu düzen, bizi üretimdeki herhangi bir araç gereçten farksız basit bir meta olarak görüyor. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Artık daha net görüyoruz ki, insani ihtiyaçlarımız için üretmiyoruz, insanca yaşamak için üretmiyoruz, toplumun geniş kesimlerine daha iyi bir yaşam kurmak için üretmiyoruz. Sadece ve sadece sermayenin bu akıldışı düzeninin çarkları dönsün diye üretiyoruz. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">İşte 2020 1 Mayıs&#8217;ı bu gerçekliğin en çıplak haliyle görüldüğü ve bunun karşısında işçi sınıfının başka bir dünya, yeni bir toplumsal düzen iradesinin dünya çapında haykırıldığı bir kırılma anı olarak tarihe geçecek. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biz yeni bir toplumsal düzen istiyoruz. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Eğer bugün biz emekçilerin  egemen olduğu bir düzen olsa idi salgına karşı toplumun sağlığını, işini ve geçimini koruyacak gerçek bir mücadele verirdik. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">1. Temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten işler dışında bütün işlerde salgın süresince çalışma acilen durdurulurdu. Çünkü yaşamaktan, insandan daha önemli hiçbir şey olmazdı. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">2. Salgın süresince herkesin işi ve geçimi devletin güvencesinde olurdu. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">3. İnsanlar yaşam savaşı verirken elektrik, su, doğalgaz faturalarından KDV, kredilerden faiz toplamak asla akla gelmeyeceği gibi, temel ihtiyaçlar salgın riski boyunca devlet tarafından karşılanırdı. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">4. Tümüyle kamu kontrolündeki sağlık kuruluşları, yurttaşların tamamına, istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız sağlık hizmeti sunardı.  </span></p>
<p><span style="color: #000000;">5. Salgına karşı önlemler üç beş patron örgütü ile değil, işçilerle, kamu emekçileriyle, hekimlerle, mühendislerle, akademisyenlerle beraber belirlenirdi. Ölçü patronların kârları değil aklın ve bilimin ışığında toplumun korunması olurdu.  </span></p>
<p><span style="color: #000000;">6. Başta hekimler, sağlık ve belediye çalışanları olmak üzere tüm zorunlu işlerde çalışanlar haftalarca koruyucu ekipman beklemez, insanlarımızın ölümü ve hastalanması engellenirdi. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">7. Tüm kadınlara iş ve gelir güvencesi sağlanır, evde kalınan dönemlerde ev içi şiddetin önlenmesi için devlet etkin önlemler alırdı. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">8. Tek kişinin dediği ferman olmaz, muhtarından belediyesine tüm kamu kurumları ile işbirliği içinde bir mücadele yürütülür, maskesinden ekmeğine tüm ihtiyaçlar beraber karşılanır, siyasi rekabet değil halkın sağlığı öncelikli olurdu. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bu anlatılan hayal değil. İnsanlık tarihi boyunca egemenler, toplumun çoğunluğunun çıkarına bir düzenin mümkün olmadığını anlattılar ve yalan söylediler. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bugün görüyoruz ki, asıl mümkün olmayan, asıl akıldışı olan bu düzendir. Toplumları hastalığa, dünyayı ekolojik krizlere, üretenleri açlığa, işsizliğe, güvencesizliğe mahkum eden bu düzen Türkiye ve dünya halklarının sırtında bir yüktür. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bu düzenin çarkları bizim emeğimizle, aklımızla, bilgimizle dönüyor, öyle ise biz bu düzeni emekten, demokrasiden, barıştan yana değiştirebiliriz. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Biz emekçiler sermaye değil halk egemenliğini esas alan, sömürüye karşı emeğin haklarını koruyan, toplumsal zenginliğe el koyan yüzde 1’in değil toplumun yararını esas alan yeni bir toplumsal düzeni kurmak için seferber olacağız.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">1.İnsan onuruna yaraşır bir iş ve ücret, kamusal sosyal güvenlik ve sendikal hakların eksiksiz güvence altına alındığı yeni bir toplumsal düzen kuracağız. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">2.Demokrasinin ve ifade özgürlüğünün tahrip edilmediği, laik, demokratik, özgürlükçü yeni bir toplumsal düzen kuracağız.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">3.Her türlü ayrımcılığa, cinsiyetçiliğe ve ötekileştirmeye karşı eşit yurttaşlığın, yurtta, bölgede ve dünyada barışın benimsendiği yeni bir toplumsal düzen kuracağız. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">2020 1 Mayıs&#8217;ında tarihin bu kırılma anında ilan ediyoruz: </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Birliğimizi, mücadelemizi ve dayanışmamızı böylesi bir toplumsal düzeni kurmak için güçlendireceğiz. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yeni bir toplumsal düzeni emek ile bilim ile kuracağız!</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>DİSK-KESK-TMMOB-TTB</strong></span></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>DİSK Yöneticileri Serbest Bırakılsın</title>
		<link>http://www.mimarist.org/disk-yoneticileri-serbest-birakilsin/</link>
		<pubDate>Fri, 01 May 2020 08:47:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs gözaltı]]></category>
		<category><![CDATA[disk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18127</guid>
		<description><![CDATA[ 1 Mayıs İşçi Bayramı nedeniyle Taksim Anıtı&#8217;na çelenk koymak isteyen DİSK Genel Başkanı ve yöneticilerinin gözaltına alınmasına ilişkin TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından basın açıklaması yapıldı. DİSK YÖNETİCİLERİ SERBEST BIRAKILSIN! Tüm dünya emekçilerinin birlik mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta, İşçi Bayramı’nı kutlamak için Taksim Anıtı’na çelenk bırakmak]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-node-created"></div>
<div class="panel-separator"> <img class="aligncenter size-full wp-image-18128" src="http://www.mimarist.org/file/2020/05/ew6w0ntwaaa9nxe.jpeg" alt="" width="750" height="496" srcset="http://www.mimarist.org/file/2020/05/ew6w0ntwaaa9nxe.jpeg 750w, http://www.mimarist.org/file/2020/05/ew6w0ntwaaa9nxe-300x198.jpeg 300w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" />1 Mayıs İşçi Bayramı nedeniyle Taksim Anıtı&#8217;na çelenk koymak isteyen DİSK Genel Başkanı ve yöneticilerinin gözaltına alınmasına ilişkin TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz tarafından basın açıklaması yapıldı.</div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p class="rtecenter"><strong>DİSK YÖNETİCİLERİ SERBEST BIRAKILSIN!</strong></p>
<p class="rtejustify">Tüm dünya emekçilerinin birlik mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta, İşçi Bayramı’nı kutlamak için Taksim Anıtı’na çelenk bırakmak isteyen DİSK Genel Başkanı ve yöneticilerinin yaka paça gözaltına alınmasını kınıyoruz.</p>
<p class="rtejustify">Sokağa çıkma yasağına rağmen milyonlarca emekçiyi sağlıksız koşullarda çalışmaya zorlayan siyasi iktidar, söz konusu emekçilerin taleplerini dile getirmek olduğunda, sokağa çıkma yasağının arkasına sığınıyor. En başından itibaren salgının yarattığı toplumsal duyarlılık ve hassasiyeti kendi baskıcı iktidarını tahkim etmek için kullanan AKP’nin emek ve halk düşmanı yüzü bir kez daha görülmüştür.</p>
<p class="rtejustify">Gözaltına alınan tüm arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır. Emekçileri ve emek güçlerini hedef alan baskı ve zorbalıklara son verilmelidir.</p>
<p class="rtejustify"><strong>Emin KORAMAZ<br />
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>İnsan Onuruna Yaraşır Bir Yaşam İçin 1 Mayıs&#8217;ı Kutluyoruz</title>
		<link>http://www.mimarist.org/insan-onuruna-yarasir-bir-yasam-icin-1-mayisi-kutluyoruz/</link>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2020 08:59:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs mimarlar odası]]></category>
		<category><![CDATA[basın açıklamaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18119</guid>
		<description><![CDATA[1 Mayıs tüm dünyada insan onuruna yaraşır yaşam koşulları, örgütlenme ve çalışma haklarına eşit erişim için; emekçilere uygulanan baskılara ve haksızlıklara karşı birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak kutlanmaktadır. Ülkemizde ise emekçilerin 1 Mayıs&#8217;ı Emekçi Bayramı olarak kutlamalarına yasaklamalar getirilmekte, çalışma hayatı; emekçilerin en insani ve en temel özlük hakları]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter wp-image-18120" src="http://www.mimarist.org/file/2020/04/1mayis-1024x756.jpg" alt="" width="709" height="489" />1 Mayıs tüm dünyada insan onuruna yaraşır yaşam koşulları, örgütlenme ve çalışma haklarına eşit erişim için; emekçilere uygulanan baskılara ve haksızlıklara karşı birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak kutlanmaktadır.</p>
<p>Ülkemizde ise emekçilerin 1 Mayıs&#8217;ı Emekçi Bayramı olarak kutlamalarına yasaklamalar getirilmekte, çalışma hayatı; emekçilerin en insani ve en temel özlük hakları da özelleştirme, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma ve köleleştirme süreçleriyle şekillenmektedir. Ekonomik krizin etkileri ile giderek ağırlaşan ve güvenceden uzaklaşan çalışma koşullarında işsizlik, kayıt dışı istihdam ve sömürü giderek artmaktadır.</p>
<p>Son yirmi yıl içinde benimsenen finans ve sermaye odaklı yapılanma ve politikalar emek sömürüsüne ve insanlık onuruna yakışmayan çalışma koşullarına yol açmış, çalışma barışı sağlanamamıştır. Emekçilerin tüm özlük haklarını ve çalışma koşullarını güvence altına alması gereken hukuki ve kamusal denetim özel sektöre devredilmiş; örgütlenme ve grev hakları kısıtlanmış; taşeron işçi istihdamı kalıcı hale getirilmiş; kıdem, ihbar tazminatı ve iş güvencesi ortadan kaldırılmış; işçilerin kiralanmasının, yoksullaşmasının, işverenlerin iş cinayetlerinin sorumluluğundan kurtarılmalarının önü açılmıştır. Nitelikli mimarlık ve planlama hizmetlerine erişim engellenirken; niteliksiz, yetersiz ve eşit olmayan mesleki hizmet yasallaştırılmış, mesleki hak ve yetkiler kısıtlanmıştır.</p>
<p>Tüm dünyada ve ülkemizde hızla yayılan Covid 19 salgını ve çok yönlü kriz koşullarında dahi iktidar sermaye grupları ile işverenlere yönelik kolaylaştırıcı ve destekleyici uygulamaları yürürlüğe sokmuş, çalışanları gerekli önlemlerin alınmadığı güvencesiz ortamlarda çalışmaya zorlayarak üretimin ve ticaretin devamlılığını esas almıştır.</p>
<p>Bugüne kadar; sağlıklı çalışma koşullarının oluşturulmasına, çalışan, işsiz ve yoksul yurttaşların salgından korunmalarına yönelik yeterince önlem alınmamış; salgın sürecinde işten çıkarmaların yasaklandığı iddiasıyla çalışanların iş güvencelerini, ve kıdem tazminatlarını ortadan kaldırarak yoksulluğa mahkûm eden, işverenleri ise yükümlülüklerinden kurtaran yasal düzenlemelerle kriz koşulları fırsata dönüştürülmüştür.</p>
<p>Emeğe dayalı ve işgücünün yoğun olduğu inşaat sektöründe; salgın sürecinde yapıların hızla tamamlanması baskısıyla denetim ve güvenlik önlemleri yok sayılarak, kamu ve özel sektörde yapı üretiminin sürdürülmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı genelgesi ile inşaat sektöründe sermaye grupları ve işverenler desteklenmiş, şantiyelerde ve yapı denetim alanında sokağa çıkma yasağı kapsamında kalan çalışanların ve meslek mensuplarının işten çıkarılmaları veya istifa etmeleri istenmiş, iş güvenceleri ortadan kaldırılarak, işsiz kalmalarının önü açılmıştır.</p>
<p>Asgari çalışma ortamı sağlanmayan, yeterli iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı salgının yayılmasında yüksek risk taşıyan şantiyelerde ve denetim alanlarında çalışan emekçilerin, mimar ve mühendislerin çalışma koşulları her geçen gün ağırlaşmaktadır.</p>
<p>Devlet, çalışanların yaşam standartlarını yükseltmek, çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemek ve çalışma barışını sağlamak için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Çalışma koşulları; nitelikli, eşitlikçi, özgürlükçü, adil ve insanlık onuruna yaraşır bir yaşam sağlamak üzere düzenlenmelidir. Yaşamsal ve zorunlu kamu hizmetleri dışındaki yapı üretim süreçleri durdurulmalı, hastalığa yakalanma riski yüksek meslek grupları ve tüm çalışanlar idari/ücretli izin kullanmaları sağlanarak yaşam hakları korunmalıdır.</p>
<p>Mimarlar Odası olarak; tüm çalışanların ve meslektaşlarımızın sağlığı için gerekli önlemlerin ivedilikle alınması gerektiğini; emekçileri güvencesizlik, yoksulluk, işsizlik, sömürü ve ayrımcılığa terk eden sermaye odaklı politikalara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi vurguluyoruz.</p>
<p>İnsan onuruna yaraşır demokratik, özgür, emekten ve emekçiden yana olan, çalışma ve yaşam koşullarının sağlandığı güvenli, sağlıklı ve barış içinde bir gelecek dileğiyle 1 Mayıs Emek, Mücadele ve Dayanışma Günü&#8217;nü kutluyoruz.</p>
<p><strong>TMMOB MİMARLAR ODASI</strong></p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Emek ve Bilim İle Kurulacak Yeni Bir Toplumsal Düzen İçin: Yaşasın 1 Mayıs!</title>
		<link>http://www.mimarist.org/emek-ve-bilim-ile-kurulacak-yeni-bir-toplumsal-duzen-icin-yasasin-1-mayis/</link>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2020 10:30:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs 2020]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18099</guid>
		<description><![CDATA[1 Mayıs 2020 hazırlıkları kapsamında bir araya gelen DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve 1 Mayıs Bileşenleri 22 Nisan 2020 Çarşamba günü saat 12.00’da online basın toplantısı ile 1 Mayıs programını açıkladı.  DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun okuduğu ortak basın metni:  İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p class="rtejustify"><img class="aligncenter size-full wp-image-18100" src="http://www.mimarist.org/file/2020/04/1mayis2020.jpg" alt="" width="600" height="338" srcset="http://www.mimarist.org/file/2020/04/1mayis2020.jpg 600w, http://www.mimarist.org/file/2020/04/1mayis2020-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" />1 Mayıs 2020 hazırlıkları kapsamında bir araya gelen DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve 1 Mayıs Bileşenleri 22 Nisan 2020 Çarşamba günü saat 12.00’da online basın toplantısı ile 1 Mayıs programını açıkladı.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-separator"> <strong>DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun okuduğu ortak basın metni: </strong></div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p class="rtejustify">İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs bu sene Covid-19 koşullarında kutlanacak. Tarihte ilk kez 1 Mayıs’ta dünya işçi sınıfı büyük kitleler halinde kentlerin merkezi meydanlarında buluşamayacak. <strong>Ancak bu koşullara rağmen Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun ilan ettiği insan onuruna yaraşır bir iş, gelir ve sosyal güvenlik talepleriyle dünya emekçileri tek ses, tek yürek olacak.</strong></p>
<p class="rtejustify">1 Mayıs 2020’de dünyanın dört bir yanı, insanlığın ortak umutlarını ifade eden işçi sınıfının, büyük meydanlarda olmasa da evlerinde, iş yerlerinde, belirli sembolik merkezlerde dünyanın bu düzeninin değişmesi gerektiğine dair iradesine tanıklık edecek.</p>
<p class="rtejustify">Evet yeni bir toplumsal düzen şart! Çünkü neoliberal kapitalizm ülkemizi ve dünyamızı göz göre göre büyük bir felakete sürüklüyor.  Bu düzen on yıllardır dünya halklarına sınırsız bir emek ve doğa sömürüsü, savaşlar, ekonomik krizler, artan eşitsizlikler, yoksulluk, işsizlik dışında hiçbir şey sunmuyordu.  Covid-19 salgını düzenin nasıl çürüdüğünü ve çöktüğünü en açık hali ile gösterdi.</p>
<p class="rtejustify">Bu düzen salgına karşı işçileri, emekçileri, yoksulları ve ezilenlerin sağlığını işini, geçimini koruyamadı. Aksine sermayenin ve patronların çıkarları için akıl, bilim ve milyonların sağlığı yok sayıldı.</p>
<p class="rtejustify">Dünyanın dört bir yanında ve ülkemizde sermaye/iktidarlar, temel hak ve özgürlükleri hedef alarak, halkın düzene karşı tepkilerini ve siyasi muhaliflerini daha fazla baskı altına alarak, demokrasiyi yok ederek, otoriter rejimleri sağlamlaştırarak salgını fırsata çeviriyor.</p>
<p class="rtejustify"><strong>Kapitalizm ülkemizde de en vahşi haliyle hüküm sürüyor.</strong></p>
<p class="rtejustify">İşçilerin ölümü pahasına “çarklar dönecek” ısrarı ile virüs iş yerlerinden ve toplu taşıma araçlarından evlerimize taşınıyor.  Aklın ve bilimin söyledikleri değil bir avuç patronun çıkarları için tüm toplum tehlikeye atılıyor.  Virüs sadece hafta sonu yayılıyormuş gibi, hafta içi işe gitme mecburiyeti getirenler, hafta sonu da işçileri çalıştırmak için akıl dışı kararlara imza atıyor.</p>
<p class="rtejustify">Açılan paketlerde işverenlere her türlü destek ve hatta ücretsiz izin dayatma hakkı bile var ama işçi yok, emekçi yok, emekli yok, küçük esnaf yok, çiftçi yok, kadın yok, çocuk yok…</p>
<p class="rtejustify">Salgının yarattığı ağır ekonomik sonuçlar karşısında milyonlarca işçi, emekçi, işsiz, emekli,küçük esnaf değil bir avuç şirket korunuyor.</p>
<p class="rtejustify">İşverenler ve müteahhitler için milyonluk paketler açıklanırken, AKP’nin yasa değişikliğiyle “ücretsiz izin” dayatılan işçiler 1168 TL ile yaşamaya mahkum ediliyor.</p>
<p class="rtejustify">Milyonlarca insanın işinden olduğu bir dönemde KDV’li yüksek faturalar hane bütçelerini sarsmaya, bankalar tüketici kredilerinden ve kredi kartlarından tıkır tıkır faiz almaya devam ediyor.</p>
<p class="rtejustify">Özel hastaneler kamunun hizmetine sunularak, tüm halkın sağlığı için devlet güvencesi sağlanmıyor.</p>
<p class="rtejustify">Zorunlu işlerde çalışan hekimlerin, sağlık ve belediye çalışanlarının, PTT ve kargo çalışanlarının sesine, taleplerine kulak verilmiyor.</p>
<p class="rtejustify">Marketlerden inşaatlara fabrikalardan madenlere üretim zorlaması can alıyor. Evde çalışmaya başlayan emekçiler için mesai hiç bitmiyor, 24 saate yayılıyor.</p>
<p class="rtejustify">Çocukların ve aile büyüklerinin evde kalmasıyla kadınların omuzlarındaki yük ağırlaşıyor, evde şiddet haberleri giderek artıyor.</p>
<p class="rtejustify">İktidar bu ağır koşullarda yaşamda kalmaya çalışan halkın sağlığını, işini ve geçimini güvence altına almazken bir avuç patronun bir dediğini iki etmiyor. Bu düzenin çarkları “neşesi yerinde” bir avuç ayrıcalıklı elit için dönüyor.</p>
<p class="rtejustify">Onların vergileri indiriliyor, onların kredileri gevşetiliyor, onların yağma projeleri için ihaleler sürüyor, onların köprülerine yollarına hiç geçmesek de milyon dolalar akıtılıyor, doğamız, su kaynaklarımız, tarım alanlarımız salgın fırsatçılığı ile ranta,talana açılıyor.</p>
<p class="rtejustify">Bu yağma ve sömürü düzeninin sahipleri, bir avuç patrona hizmet ederken sadece on milyonlarca emekçiyi ve ailelerini değil ülkemizin geleceğini de tehlikeye atıyor. Salgın ile uğraşması gerekenler, halka hizmet götürmek isteyen belediyeleri engellemekle, seçilmişlerin yerine kayyum atamakla, beğenmediği haberleri yapan gazetecileri tutuklatmakla, kendini eleştiren tweet atanların peşine düşmekle meşgul.</p>
<p class="rtejustify">Covid-19 salgını hepimize göstermiştir ki<strong>bu düzenin sahibi bir avuç ayrıcalıklı kesim ile Türkiye nüfusunun yüzde 99’unun çıkarları aynı değildir. Covid-19 salgını süresince halkın sağlığını, işini ve aşını korumak için alınması gereken önlemler bellidir:</strong></p>
<ol>
<li class="rtejustify">Temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten işler dışında bütün işlerde salgın süresince çalışma acilen durdurulmalıdır.</li>
<li class="rtejustify">Salgın süresince işten çıkarmalar yasaklanmalı, ücretsiz izin dayatmasından vazgeçilmeli çalışanlara ücretli izin verilmeli, işsizler için koşulsuz işsizlik maaşı ödenmeli, küçük esnaf ve çiftçi desteklenmelidir.</li>
<li class="rtejustify">Tüketici, konut ve taşıt kredileri ile kredi kartı borçları faiz işletilmeden ertelenmeli, elektrik, su, doğalgaz ve iletişim faturaları salgın riski boyunca devlet tarafından karşılanmalıdır.</li>
<li class="rtejustify">Bu süreçte özel sağlık kuruluşları kamu kontrolüne geçirilmeli, yurttaşların sağlık hizmetlerine erişimi istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız olmalıdır.</li>
<li class="rtejustify">Salgınla mücadelede koordinasyonda katı bir disiplin uygulanmalı, bilimsel yaklaşım ve bilgi paylaşımında açık ve şeffaf olunmalıdır. Covid-19 Testleri konusunda bilimsel-yaygın-hakkaniyetli ve sonuçların hızla açıklandığı bir işleyiş hakim kılınmalıdır. Yerel yönetim kuruluşlarının, sağlık, emek ve meslek örgütlerinin de temsil edildiği bütünlüklü bir kurul oluşturulmalıdır. Bu kurul tüm süreci halkın sağlığını ve kamunun çıkarını önceleyecek biçimde şeffaf biçimde yürütmelidir.</li>
<li class="rtejustify">Başta hekimler, sağlık ve belediye çalışanları olmak üzere, tüm zorunlu işlerde koruyucu ekipman başta olmak üzere bütün eksiklikler giderilmeli, herhangi bir aksama yaşanmayacağına dair güven verilmeli ve bu işlerde çalışan herkes düzenli olarak testten geçirilmelidir.</li>
<li class="rtejustify">Salgın dönemlerinde dezavantajlı kesimler olarak kabul edilen; hiçbir geliri ve birikimi olmayan yoksullar, EYT’liler, göçmenler ve tutuklu/hükümlüler için yaşamlarını ve sağlıklarını koruyacak fiili ve yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.</li>
<li class="rtejustify">Tüm kadınlara iş ve gelir güvencesi sağlanmalı, artan şiddete karşı İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Yasa etkin bir biçimde uygulanmalıdır.</li>
</ol>
<p class="rtejustify">Aklın ve bilimin emrettiği bu önlemler büyük ölçüde alınmamaktadır. Çünkü ülkeyi yönetenler, yandaş patronları beslemeye ve siyasi rekabete odaklanmıştır<strong>. </strong>Halkın sağlığını, işini ve geçimini güvence altına almayan, alamayan iktidar, siyasi sorumluluğu üstlenerek hesap vermeli, ilk adım olarak sağlık, içişleri ve ekonomi bakanları istifa etmelidir.</p>
<p class="rtejustify">Bu düzen sağlığa zararlıdır. Bugün dünyanın da memleketin de sağlığı ve geleceği yeni bir toplumsal düzenin kurulmasına bağlıdır.</p>
<p class="rtejustify">Sermaye değil halk egemenliğini esas alan, sömürüye karşı emeğin haklarını koruyan, toplumsal zenginliğe el koyan yüzde 1’in değil <strong>toplumun yararını esas alan yeni bir toplumsal düzenin kurulması şarttır.</strong></p>
<ol>
<li class="rtejustify">İnsan onuruna yaraşır bir iş ve ücret, kamusal sosyal güvenlik ve sendikal hakların eksiksiz güvence altına alındığı yeni bir toplumsal düzen istiyoruz.</li>
<li class="rtejustify">Demokrasinin ve ifade özgürlüğünün tahrip edilmediği yeni bir toplumsal düzen istiyoruz.</li>
<li class="rtejustify">Her türlü ayrımcılığa, cinsiyetçiliğe ve ötekileştirmeye karşı eşit yurttaşlığın, yurtta, bölgede ve dünyada barış politikasının benimsendiği yeni bir toplumsal düzen istiyoruz.</li>
</ol>
<p class="rtejustify">Halkın sağlığının, işinin ve geçiminin güvence altında olduğu yeni bir toplumsal düzen için 1 MAYIS’ta sesimizi yükseltiyoruz.</p>
<p class="rtejustify">2020 1 Mayıs’ına kadar tüm meydanları, caddeleri, sokakları 1 Mayıs afişlerimizle donatacak, ses ve görüntü araçlarıyla 1 Mayıs coşkusunu meydanlara taşıyacağız.</p>
<p class="rtejustify">Evlerimizin ve iş yerlerimizin sokaklara dönük yüzünü taleplerimizi ifade eden pankartlarla, afişlerle donatacağız!</p>
<p class="rtejustify">1 Mayıs 1977’de Taksim’de yitirdiğimiz mücadele arkadaşlarımızı Kazancı Yokuşu&#8217;nda anacağız.</p>
<p class="rtejustify">1 Mayıs günü bulunduğumuz her yerin balkonlarından pencerelerinden 1 Mayıs Marşı&#8217;nı okuyacak, pankartlarımızı asacak, balonlarımızı uçuracak, yeni bir toplumsal düzen için aynı anda tüm Türkiye’den ses vereceğiz.</p>
<p class="rtejustify">Yine 1 Mayıs günü sosyal medya üzerinden yayınlanacak “1 Mayıs Mitingi”nde buluşacağız.</p>
<p class="rtejustify">Birliğimizi, mücadelemizi ve dayanışmamızı tüm gücümüzle bulunduğumuz her yerden göstereceğiz!</p>
<p class="rtejustify"><strong>Yeni bir toplumsal düzeni biz kuracağız!</strong></p>
<p class="rtejustify"><strong>Yeni bir toplumsal düzeni emek ile bilim ile kuracağız!</strong></p>
<p class="rtejustify"><strong>YAŞASIN 1 MAYIS!</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Emek İstismarına, Güvencesizliğe ve İnsan Onuruna Yakışmayan Koşullara Karşı Mücadele ve Dayanışma Gününü Kutluyoruz</title>
		<link>http://www.mimarist.org/emek-istismarina-guvencesizlige-ve-insan-onuruna-yakismayan-kosullara-karsi-mucadele-ve-dayanisma-gununu-kutluyoruz/</link>
		<pubDate>Tue, 30 Apr 2019 12:19:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs mimarlar odası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=17018</guid>
		<description><![CDATA[30 Nisan 2019 Emekçilere uygulanan zulüm ve baskıya karşı 1886 yılında birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak ilan edilen 1 Mayıs; tüm dünyada örgütlenme ve çalışma haklarına eşit erişim taleplerinin iletildiği bayram olarak kutlanmaya devam etmektedir. Ülkemizde ise örgütlenme, çalışma, toplantı ve gösteri hak ve özgürlükleri baskı altına alınarak kısıtlanmakta;]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><strong>30 Nisan 2019</strong></p>
<p>Emekçilere uygulanan zulüm ve baskıya karşı 1886 yılında birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak ilan edilen 1 Mayıs; tüm dünyada örgütlenme ve çalışma haklarına eşit erişim taleplerinin iletildiği bayram olarak kutlanmaya devam etmektedir.</p>
<p>Ülkemizde ise örgütlenme, çalışma, toplantı ve gösteri hak ve özgürlükleri baskı altına alınarak kısıtlanmakta; emekçilerin 1 Mayıs&#8217;ı kutlamalarına yasaklamalar getirilmekte; çalışma hayatı özelleştirme, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma ve köleleştirme süreçleriyle şekillenmektedir.</p>
<p>2003 yılından bu yana; çalışma hayatını düzenleyen 4857 sayılı İş Kanunu, 5763, 5920, 5921, 6111 sayılı Torba Yasalarla getirilen değişiklikler ve Kanun Hükmünde Kararnamelerle; iktidarın ekonomik büyümeye odaklanan politikalarıyla biçimlenmiştir.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-17019" src="http://www.mimarist.org/file/2019/04/1mayis5.jpg" alt="" width="604" height="432" srcset="http://www.mimarist.org/file/2019/04/1mayis5.jpg 604w, http://www.mimarist.org/file/2019/04/1mayis5-300x215.jpg 300w" sizes="(max-width: 604px) 100vw, 604px" /></p>
<p>Ulusal ve uluslararası mevzuatta “iş güvenliği ve sağlığı” ile ilgili düzenlemeler yapılmış olmasına karşın gerekli hukuki ve kamusal denetimlerin yapılmaması nedeniyle yaşanan iş cinayetleri toplumsal sorun haline gelmiş; Devletin asli görevlerinden olan denetim ve gözetim; gerçekleştirilen yasal düzenlemelerle özel sektöre devredilmiş; ağırlaşan ve güvencesizleşen çalışma koşullarında kayıt dışı istihdam ve sömürü artmıştır.</p>
<p>2014 yılında Cumhuriyet tarihimizin en can yakıcı iş cinayetleri Soma, Mecidiyeköy ve Ermenek felaketlerine sebep olan koşullar maden ocaklarında, şantiyelerde ve sektörlerde devam etmesine karşın; hizmet alımı, taşeronlaşma, üretim zorlaması, bilim ve teknolojiye aykırı işletme yöntemleri ve denetim yetersizliği giderek ağırlaştırılmış bir biçimde sürdürülmektedir.</p>
<p>Yaşanan felaketlere karşın o tarihten sonra; çalışma hayatına dair düzenlemeler içeren 6552, 6645 ve 6715 sayılı Torba Yasalar ve 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu yürürlüğe sokulmuştur. Özel sektörde ve kamuda taşeron işçi istihdamını yaygınlaştıran alt işveren sözleşmelerini ve uygulamalarını yasallaştırarak kalıcı hale getiren; taşeron sistemini güçlendiren, işverenleri iş cinayetlerinin sorumluluğundan kurtaran, işçilerin kiralanması ve köleleştirilmesinin; yabancıların ise denetimsiz biçimde istihdam edilmesinin ve hizmet sunmasının önünü açan yasal düzenlemeler yapılmıştır.</p>
<p>Mayıs 2016’da Kiralık İşçi Yasası olarak bilinen 6715 sayılı Torba Yasa yürürlüğe konmuş; yapılan düzenleme ile kıdem tazminatı fiilen yok edilmiş, ihbar tazminatı ve iş güvencesi kaldırılmış, emeklilik ve sağlık hakları fiilen kullanılamaz duruma getirilmiş, fazla mesai ve yıllık izin gibi haklar yok sayılmıştır.</p>
<p>Temmuz 2016’dan sonra ise; OHAL kapsamında çıkarılan KHK’lar aracılığı ile kamu kurumlarının yapıları değiştirilmiş veya kapatılmış, çalışanları tasfiye edilmiştir. Emekçilerin yalnızca örgütlenme ve çalışma hakları değil; toplantı, gösteri ve grev hakları da kısıtlanmıştır. Grevler ertelenerek yasaklanmış; hatta “OHAL’in grev tehdidi altındaki yerlere müdahale için kullanıldığı” bizzat Cumhurbaşkanı tarafından ifade edilmiştir.</p>
<p>Ağustos 2016’da; yabancı mimar ve mühendislerin Türkiye’de denetimsiz bir biçimde serbestçe hizmet sunmalarına akademik ve mesleki yeterlilik ölçütleri aranmaksızın ve karşılıklılık ilkesi gözetilmeksizin olanak tanıyan, haksız rekabet ortamı yaratan ve işsizliğin artmasına sebep olacak olan 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu niteliksiz, yetersiz ve eşitsiz mesleki hizmeti yasallaştırmış, kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı düzenlemeleri hayata geçirmiştir.</p>
<p>2018 yılı sonunda ise; çalışanların uzun mücadeleler sonunda kazandığı kıdem tazminatının fona devredilmesine yönelik çalışmalar yeniden gündeme taşınmış, yasal düzenlemeler hazırlanmaya başlamıştır. Eylül 2018’de açıklanan Yeni Ekonomi Programı’nda ve Ekim 2018’de yayımlanan 2019 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda kıdem tazminatı reformu gerçekleştirileceği belirtilmiş ve düzenlemelerin 2019 Aralık sonuna kadar tamamlanacağı düzenlenmiştir.</p>
<p>Çalışanların güvencesi olan kıdem tazminatını; işveren yükümlülüğü olmaktan çıkararak bireysel hesaba dayanan bir kıdem tazminatı sisteminde fona devretmeyi öngören düzenleme; kıdem tazminatının iş güvencesi işlevini ortadan kaldıracak ve güvencesizliği artıracak, otuz günlük kıdem tazminatını belirsiz hale getirecek, tazminat hesabının son ücret ve toplu sözleşme düzeniyle bağını koparacaktır.</p>
<p>Siyasi iktidarın göreve geldiği 2002 yılından bu yana; sermaye odaklı ve azami kar hırsı ile oluşturulan politikalar; emek istismarına ve insan onuruna yakışmayan çalışma koşullarına yol açmış, çalışma barışı bozulmuştur. Oysa Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Çalışma koşulları; nitelikli ve adil, insanlık onuruna uygun bir yaşayış sağlamak üzere düzenlenmelidir.</p>
<p>Mimarlar Odası olarak; emekçileri güvencesizlik, yoksulluk, işsizlik, sömürü ve ayrımcılığa terk eden sermaye odaklı politikalara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi vurguluyor hiçbir ayrım, mahrumiyet ve kısıtlamanın yaşanmadığı, insan onuruna yakışır çalışma koşullarının sağlandığı bir gelecek dileğiyle 1 Mayıs Emek, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz.</p>
<p><strong>TMMOB MİMARLAR ODASI</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Emeğimize, Ekmeğimize, İşimize, Geleceğimize ve Memleketimize Sahip Çıkmak İçin 1 Mayıs&#8217;ta Bakırköy&#8217;e!</title>
		<link>http://www.mimarist.org/emegimize-ekmegimize-isimize-gelecegimize-be-memleketimize-sahip-cikmak-icin-1-mayista-bakirkoye/</link>
		<pubDate>Mon, 29 Apr 2019 14:11:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs 2019]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs mimarlar odası]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs tmmob]]></category>
		<category><![CDATA[bakırköy 1 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul 1 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[meslek örgütleri 1 mayıs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=17001</guid>
		<description><![CDATA[1 Mayıs’ta Bakırköy Pazar Alanı’nda Buluşuyoruz! Mühendisi, mimarı, şehir plancı, işçisi, kamu çalışanı, işsizi, emekçisi, emeklisi, aydını, sanatçısı, gazetecisi, öğrencisi, esnafı, kadını, genci, yaşlısıyla dolduracağımız 1 Mayıs meydanlarında nasıl bir memleket istediğimizi kol kola, omuz omuza dile getireceğiz. 1 Mayıs Birlik Mücadele ve Dayanışma günümüzü taleplerimizle...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>1 Mayıs’ta Bakırköy Pazar Alanı’nda Buluşuyoruz!</p>
<p>Mühendisi, mimarı, şehir plancı, işçisi, kamu çalışanı, işsizi, emekçisi, emeklisi, aydını, sanatçısı, gazetecisi, öğrencisi, esnafı, kadını, genci, yaşlısıyla dolduracağımız 1 Mayıs meydanlarında nasıl bir memleket istediğimizi kol kola, omuz omuza dile getireceğiz.</p>
<div class="text_exposed_show">
<p>1 Mayıs Birlik Mücadele ve Dayanışma günümüzü taleplerimizle, rengârenk bayraklarımızla, türkülerimizle, halaylarımızla, karanfillerimizle tek yürek olarak, en kitlesel ve en coşkulu biçimde kutlamak istiyoruz.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-17002" src="http://www.mimarist.org/file/2019/04/58835361_2287621228127851_4981588930039119872_n.jpg" alt="" width="689" height="960" srcset="http://www.mimarist.org/file/2019/04/58835361_2287621228127851_4981588930039119872_n.jpg 689w, http://www.mimarist.org/file/2019/04/58835361_2287621228127851_4981588930039119872_n-215x300.jpg 215w" sizes="(max-width: 689px) 100vw, 689px" /></p>
<p>Bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini yaratanlar, yaşamı var edenler, bugün baskıcı ve akıldışı bir rejimin harap ettiği memleketimizi ve demokrasiyi yeniden kuracak olan emekçiler olarak; baharın en güzelini örgütleyecek olan, istibdadı yıkıp hürriyeti kuracak olan, demokrasiye gerçek anlamını kazandıracak olan, mutlu bir hayatı filizlendirecek olan milyonlar olarak 1 Mayıs meydanlarında buluşacağız.</p>
<p>Emeğin ve alınterinin baharını örgütleyecek olan mücadelemizle, işçi sınıfının ve emekçi halklarımızın birliğinden gelen gücümüzle, dayanışma ruhumuzla; ekmek, gül ve hürriyet günlerine olan inancımızla, HAYDİ 1 MAYIS’A!</p>
<p>Halkın yüzde 99’una ekonomik krizin bedelini ödetip, bir avuç patronu besleyenlere karşı,</p>
<p>İşsizlik Sigortası Fonu’ndaki paraları 7.5 milyon işsiz için değil, patronları ve bankaları kurtarmak için kullanan adaletsiz düzene karşı,</p>
<p>Kıdem tazminatı hakkımıza “fon” adı altında göz koyanlara, işten çıkarmaları kolaylaştırmaya çalışanlara dur demek için,</p>
<p>Bireysel Emeklilik Sistemini zorunlu hale getirip ücretlerimizden kesinti yapmak isteyenlere “çek elini cebimden” demek için,</p>
<p>Mühendis, mimar ve şehir plancılarının asgari ücretlerine ilişkin protokolün tekrar yürürlüğe konulması için,</p>
<p>Kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının ücretleri ve özlük hakları iyileştirilmesi için,</p>
<p>OHAL KHK’ları ile ihraç edilen mühendis, mimar ve şehir plancıları bütün hakları ile işlerine iade edilmeleri için,</p>
<p>TMMOB yasasını değiştirmeyi amaçlayan girişimlere karşı,</p>
<p>“Bedenimiz, kimliğimiz, emeğimiz bizimdir” diyen kadınlar; işyerinde ayrımcılığa, tacize, tecavüze ve kadın cinayetlerine karşı,</p>
<p>Doğayı yok eden, tarımı bitiren, kentleri yağmalayanlara karşı,</p>
<p>Emeğimize, ekmeğimize, işimize, geleceğimize ve memleketimize sahip çıkmak için 1 Mayıs’ta Bakırköy Pazar Alanı’nda buluşuyoruz!</p>
<p><strong>TMMOB İSTANBUL İL KOORDİNASYON KURULU</strong></p>
<p>Toplanma Yeri ve Saati: Bakırköy Dikilitaş(İncirli Cad.) &#8211; 12.00</p>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
	</channel>
</rss>
