<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>1 mayıs 2021 &#8211; Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi</title>
	<atom:link href="http://www.mimarist.org/tag/1-mayis-2021/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mimarist.org</link>
	<description>Mimarlar Odası Toplum Hizmetinde...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Mar 2026 09:26:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://www.mimarist.org?v=4.9.22</generator>
	<item>
		<title>Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü&#8217;nü Kutluyoruz</title>
		<link>http://www.mimarist.org/birlik-mucadele-ve-dayanisma-gununu-kutluyoruz/</link>
		<pubDate>Fri, 30 Apr 2021 17:56:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs 2021]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs basın açıklaması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18877</guid>
		<description><![CDATA[Ülkemizde uygulanan sermaye ve rant odaklı politikalar; emek istismarına ve insan onuruna yakışmayan çalışma koşullarına yol açmış, çalışma barışı bozulmuştur. Devlet, çalışanların yaşam seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli önlemleri almakla sorumludur.]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-large wp-image-18879" src="http://www.mimarist.org/file/2021/04/202104301mayis-1024x733.jpg" alt="" width="900" height="644" srcset="http://www.mimarist.org/file/2021/04/202104301mayis.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2021/04/202104301mayis-300x215.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2021/04/202104301mayis-768x550.jpg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" />Ülkemizde uygulanan sermaye ve rant odaklı politikalar; emek istismarına ve insan onuruna yakışmayan çalışma koşullarına yol açmış, çalışma barışı bozulmuştur. Devlet, çalışanların yaşam seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli önlemleri almakla sorumludur.</p>
<p>Ülkemizde emekçilerin en basit hak arama mücadeleleri, örgütlenme, çalışma, toplantı ve gösteri hak ve özgürlükleri baskıyla, zorla, işten atılarak, sürgün edilerek, hukuk çiğnenerek yok edilmeye çalışılıyor.</p>
<p>Emekçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs kutlamalarına yasak getirilmekte; çalışma ve üretim alanı özelleştirme, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma ve giderek köleleştirme süreçleriyle şekillenmektedir.</p>
<p>Emekçilerin çalışma koşulları; nitelikli ve adil koşullarda, insanlık onuruna yaraşır bir yaşam sağlamak üzere düzenlenmeli, asgari ücret üzerindeki tüm vergi ve kesintiler kaldırılmalı, ülkemizde hızla artan işsizliğe karşı kamu istihdamı artırılmalı, hukuksuz olarak işten çıkartılan kamu emekçileri işlerine iade edilmeli ve çalışma süreleri azaltılmalı, örgütlenme, özgür toplu sözleşme ve grev hakkı önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.</p>
<p>Siyasi iktidar çalışma koşullarının, iş güvenliğinin güvencesi olan sendikaları bir tehdit olarak görüyor. İşçi sınıfını bölmeye, örgütlülüğünü zayıflatmaya, kendisine muhalif olarak gördüğü her odağı, meslek örgütlerini, basını, gazetecileri, doktorları, öğrencileri Pasifik’e etmeye, hatta yok etmeye çalışıyor.</p>
<p>Sermaye odaklı bu anlayış, azınlık bir grubun ülke gelirinin büyük bir kısmına sahip olmasını, çoğunluğun ise yoksullaşmasına, mülksüzleşmesine, işsizleşmesine neden olmakta; ülkede büyük bir gelir adaletsizliği ve hakça bölüşüm sorununu ortaya çıkarmaktadır. Çevreye, doğaya, tarihe, kültüre, genel olarak bütün yaşam alanlarına verilen zararlarla birlikte düşünüldüğünde, bu modelin uzun vadede ‘sürdürülebilir bir kalkınma modeli olmadığı’ görülmektedir.</p>
<p>Rant uğruna ülke kaynak ve olanakları; yerleşik alanları, doğayı, çevreyi, orman arazilerini, sit alanlarını, tarım ve su havzalarını, kıyılarımızı talan eden projelere; Kanal İstanbul’a aktarılmakta, sermayenin çıkarları uğruna tüm toplumun yaşam kalitesi ve sağlıklı geleceği feda edilmektedir.</p>
<p>Yaşadığımız salgın süreci de toplumda yaratılan adaletsizliği ve eşitsizlikleri gözler önüne sermiştir. Ekonomik etkileri azaltmak için iktidarın önlem olarak uygulamaya koyduğu 4857 sayılı İş Yasası’nın geçici 10. Maddesi ile işverenlere getirilen işten çıkarma yasağı, emekçileri işten tazminatsız atma yöntemine dönüşmüştür. İşçilerin işyerinde sendika istemeyen işveren tarafından kod-29 denilen “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranmak” gerekçesiyle, savunması alınmadan, iş güvencesi hükümlerinden ve işsizlik ödeneğinden yararlanmadan, haksızca ve hukuksuzca işten atılmalar yaşanmıştır.</p>
<p>Çalışanlar iş ve gelir kayıplarına karşı korunamadığı gibi, işyerlerinde de virüse karşı korunamamaktadır. Covid-19’a bağlı çok sayıda sağlık çalışanı yaşamını yitirmiştir. SGK, Covid-19’un iş kazası meslek hastalığı olarak bildirilmesini engelleyerek iş cinayetlerinin kaydının tutulmasını da engellemektedir.</p>
<p>Pandemi nedeniyle yurttaşlara sağlanan nakdi desteklerin ana kaynağı işsizlik sigortası fonudur. Temel amacı işsizlik sigortası ödemeleri ve işsiz kalanların yeniden işe kazandırılması olan İşsizlik Sigortası Fonu kaynakları son yıllarda adeta bir işveren destek fonuna dönüşerek amacı dışında kullanılmaktadır.</p>
<p>Pandemi sürecinde sosyal devlet ilkesi gereği vatandaşlarına asgari bir yaşam düzeyi sağlamakla mükellef olan devlet bu sorumluluğunu yerine getirememiş, salgın yaşamları tehdit eden büyük bir felakete dönüşmüştür. Yanlış politikalar nedeniyle çığ etkisiyle büyüyen sorunlar ve kayıplar, yasaklarla, sansürle, günden şaşırtmalarla ve ayrımcılıkla, sürdürülmek istenmektedir.</p>
<p>Mimarlar Odası olarak; emekçileri güvencesizlik, yoksulluk, işsizlik, sömürü ve ayrımcılığa terk eden sermaye odaklı politikalara karşı haklı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi vurguluyoruz.</p>
<p>Tüm temel insan hak ve özgürlüklerinin tanınmasını, kullanılmasını ve yararlanılmasını engelleyen hiçbir ayrım, mahrumiyet ve kısıtlamanın yaşanmadığı, insan onuruna yakışır çalışma koşullarının sağlandığı bir gelecek dileğiyle 1 Mayıs Emek, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz.</p>
<p><strong>TMMOB MİMARLAR ODASI</strong></p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>EMEĞİN BAYRAMI KUTLU OLSUN! YAŞASIN 1 MAYIS!</title>
		<link>http://www.mimarist.org/emegin-bayrami-kutlu-olsun-yasasin-1-mayis/</link>
		<pubDate>Fri, 30 Apr 2021 09:51:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs 2021]]></category>
		<category><![CDATA[tmmob 1 mayıs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18871</guid>
		<description><![CDATA[TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin KORAMAZ, 1 Mayıs İşçi Bayramı nedeniyle basın açıklaması yaparak, salgın ve ekonomik kriz koşulları altında ezilen emekçilerin sorunlarını ve taleplerini dile getirdi. EMEĞİN BAYRAMI KUTLU OLSUN! YAŞASIN 1 MAYIS! Fabrikalarda, şantiyelerde, tersanelerde, santrallerde, inşaatlarda, tarlalarda, hastanelerde, ofislerde alın teri dökenlerin; yeryüzündeki insana ait tüm güzellikleri yaratanların; emeğin]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-18872" src="http://www.mimarist.org/file/2021/04/1mayis2021_ba.png" alt="" width="688" height="550" srcset="http://www.mimarist.org/file/2021/04/1mayis2021_ba.png 688w, http://www.mimarist.org/file/2021/04/1mayis2021_ba-300x240.png 300w" sizes="(max-width: 688px) 100vw, 688px" />TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin KORAMAZ,<strong> </strong>1 Mayıs İşçi Bayramı nedeniyle basın açıklaması yaparak, salgın ve ekonomik kriz koşulları altında ezilen emekçilerin sorunlarını ve taleplerini dile getirdi.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-separator"><strong>EMEĞİN BAYRAMI KUTLU OLSUN! YAŞASIN 1 MAYIS!</strong></div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p>Fabrikalarda, şantiyelerde, tersanelerde, santrallerde, inşaatlarda, tarlalarda, hastanelerde, ofislerde alın teri dökenlerin; yeryüzündeki insana ait tüm güzellikleri yaratanların; emeğin ve emekçilerin birlik, mücadele, dayanışma günü 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlu olsun!</p>
<p>Tüm insanlığı tehdit eden küresel salgın koşulları, emeğin değerini hepimize bir kez daha hatırlattı. Herkes evine kapanırken çalışmak zorunda kalanlar sayesinde bir kez daha gördük ki emek yoksa üretim yok, emek yoksa soframızda ekmek yok, emek yoksa iletişim yok, emek yoksa ulaşım yok, emek yoksa sağlık yok, emek yoksa hayat yok…</p>
<p>Hayatı var eden emekçiler ne yazık ki hayatları boyunca yokluk ve yoksulluk mücadelesi veriyor. Yıllardır devam eden ekonomik kriz, her gün artan hayat pahalılığı, giderek büyüyen işsizlik, katlanarak çoğalan borçlar nedeniyle emeğiyle geçinenler yaşamlarını sürdüremez hale geldi. Salgın nedeniyle uygulanan kısıtlamalar ve kapanmalar nedeniyle, milyonlarca emekçi ve küçük esnaf işinden, ekmeğinden oldu. İşini kaybetmeyenlerin çalışma koşulları ağırlaşıp mesaileri uzarken, aldıkları ücretler sefalet düzeyinde kalmaya devam etti.</p>
<p>Siyasal iktidar, ekonomik kriz ve salgın koşulları altında hayat mücadelesi veren emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarını iyileştirmek yerine, ülkenin tüm imkânlarını, sermaye kesimlerinin ihtiyaçlarını karşılayabilmek, uluslararası tekellerin gönlünü hoş tutabilmek, yandaşlarının cebini doldurabilmek için seferber ediyor.</p>
<p>İşsizlik Sigortası Fonu’ndan biriken paraları, işini kaybetme riskiyle yüz yüze kalan emekçilere destek olmak için kullanırken cimri olan iktidar, merkez bankasının ve hazinenin birikimlerini tefecilerin hizmetine sunarken bonkör davranıyor.</p>
<p>Salgınla kırılan yurttaşlarına aşı sağlamakta beceriksiz olan iktidar, salgını kendi ihtiyaçlarını karşılamak için fırsat olarak kullanmakta hünerli hale geliyor.</p>
<p>İşsizliği ve yoksulluğu engellemek için üretim tesisleri, fabrikalar, endüstriyel yapılar kurma konusunda hiçbir girişimde bulunmayan iktidar, halkın hiçbir derdine derman olamayacak çılgın projeleri, garanti paralarla yandaş inşaat firmalarına ihale etmek konusunda hevesle çabalıyor.</p>
<p>Ülke zenginliklerini, doğal güzellikleri ve ortak varlıklarımızı korumak konusunda adım atmakta gönülsüz davranan iktidar, kıyılarımızın, ormanlarımızın, madenlerimizin rantiyecilere peşkeş çekilmesinde aceleci oluyor.</p>
<p>Tek adam rejiminin bu tercihleri nedeniyle, hayatı yaratan emekçiler perişan halde yaşarken, emekçilerin hayatından çalanlar lüks ve şatafat içinde bir dünyada yaşıyorlar.</p>
<p>Emeğe, doğaya ve insanlığa düşman bu açgözlü sömürü düzeni hepimizin ortak geleceği için en büyük tehdittir. İnsanlığın ortak iyiliği ve dünyanın geleceği için bu sömürü düzenine karşı emekten, demokrasiden, özgürlüklerden ve barıştan yana bir toplumsal düzen kurmak hepimizin görevidir.</p>
<p>Emeğimizi ve alın terimizi çalanlara karşı, milyonları açlığa ve yoksulluğa mahkûm edenlere karşı, halkı baskı ve zorbalıkla sindirmeye çalışanlara karşı, faşizan tek adam rejimine karşı yan yana, omuz omuza mücadele edeceğimiz günlerin hasreti ve umuduyla, yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın emek, barış ve demokrasi mücadelemiz!</p>
<p><strong>Emin KORAMAZ</strong><br />
<strong>TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Yaşasın 1 Mayıs! &#8220;Umut Yan Yana&#8221;</title>
		<link>http://www.mimarist.org/yasasin-1-mayis-umut-yan-yana/</link>
		<pubDate>Wed, 21 Apr 2021 08:59:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs 2021]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs 2021 basın toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[1 mayıs disk kesk tmmob ttb]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=18852</guid>
		<description><![CDATA[DİSK-KESK-TMMOB-TTB&#8217;nin ortak 1 Mayıs Programı 21 Nisan 2021 tarihinde TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi&#8217;nde gerçekleştirilen basın toplantısı ile kamuoyuna duyuruldu. TMMOB adına Yönetim Kurulu üyemiz Tores Dinçöz&#8217;ün katıldığı açıklamada 1 Mayıs 2021&#8217;in sloganı &#8220;Umut Yan Yana&#8221; olarak ilan edildi. UMUT YAN YANA İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p><img class="aligncenter size-large wp-image-18853" src="http://www.mimarist.org/file/2021/04/1_mayis_2021-1024x576.jpg" alt="" width="900" height="506" srcset="http://www.mimarist.org/file/2021/04/1_mayis_2021-1024x576.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2021/04/1_mayis_2021-300x169.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2021/04/1_mayis_2021-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" />DİSK-KESK-TMMOB-TTB&#8217;nin ortak 1 Mayıs Programı 21 Nisan 2021 tarihinde TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi&#8217;nde gerçekleştirilen basın toplantısı ile kamuoyuna duyuruldu. TMMOB adına Yönetim Kurulu üyemiz Tores Dinçöz&#8217;ün katıldığı açıklamada 1 Mayıs 2021&#8217;in sloganı &#8220;Umut Yan Yana&#8221; olarak ilan edildi.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p><strong>UMUT YAN YANA</strong></p>
<p>İşçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs, <strong>tarihte ilk kez</strong> geçtiğimiz sene büyük kitleler halinde kentlerin merkezi meydanlarında kutlanamamıştı. Dünya emekçileri <strong>“iş, gelir ve sosyal güvenlik”</strong>taleplerini pandemi koşullarında emeğin yaratıcı gücüyle buldukları yöntemlerle, tek ses tek yürek olarak dile getirmişlerdi. Evlerden, işyerlerinden, belirli sembolik merkezlerden yükselen irade ile dünyanın bu düzeninin değişmesi gerektiğini dünya emekçileriyle beraber hep beraber haykırmıştık.</p>
<p>Bizler de DİSK, KESK, TMMOB ve TTB olarak, ülkemizi ve dünyamızı göz göre göre büyük bir felakete sürükleyen neoliberal kapitalist düzene karşı <strong>emek ve bilim ile kurulacak yeni bir toplumsal düzenin</strong> şart olduğunu ifade etmiştik.</p>
<p>Aradan bir yıl geçti. Mevcut düzenin insanlığın temel sorunlarının çözümünde ne kadar yetersiz olduğu çok acı bedeller ödeyerek bir kez daha görüldü. On yıllardır dünya halklarına sınırsız bir emek ve doğa sömürüsü, savaşlar, ekonomik krizler, artan eşitsizlikler, yoksulluk, işsizlik dışında hiçbir şey sunmayan bu düzen COVID-19 salgınıyla <strong>insanlığın geleceğini tehdit ediyor.</strong></p>
<p>Dünya kapitalist sisteminin yarattığı eşitsizliklerin ağır sonuçlarını her gün yaşıyoruz. Sağlık hizmetlerinin ve güncel olarak da COVID-19 aşısının bir ticari meta haline gelmesinin bedelini insanlık ağır biçimde ödüyor. Ve bu koşullar altında Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu 1 Mayıs 2021’de <strong>“Yeni bir toplumsal sözleşme ve herkese aşı hakkı”</strong> mücadelesini büyütme çağırısı yapıyor.</p>
<p>Bizler, bu topraklarda yaşayanlar, aklı, bilimi, emeği ve insan yaşamını öncelemeyen bir anlayışla yönetilenler, daha ağır bedeller ödüyoruz. Şeffaf olmayan ve tartışmalı resmi verilerle bile COVID-19 salgınıyla mücadelede dünyanın en başarısız ülkelerinden birinde hayatta kalmaya çalışıyoruz. Sermayenin ve patronların çıkarları için, akıl, bilim ve milyonların sağlığı yok sayılıyor. Açık alanlarda nefes almamız yasaklanıp kapalı ortamlarda çalışmaya zorlanıyoruz. Ne pahasına olursa olsun “çarklar dönecek” inadıyla, insan yaşamını piyasaya kurban eden bir anlayışla ve aşı tedarikindeki başarısızlıkla <strong>göz göre göre hastalanıyoruz, ölüyoruz ve tükeniyoruz!</strong> “Böyle salgın mücadelesi olmaz” diyor ve yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz.</p>
<p>Sadece sağlığımız değil; işimiz, aşımız, geçimimiz de tehdit altında. Pandemi sürecinde <strong>yurttaşlarına en az nakdi destek veren iki ülkeden biri Türkiye</strong> oldu. İşsizlik her gün yeni rekorlar kırıyor. Kod 29 ile tazminat bile alamadan işimizden ediliyoruz. Milyonlarca çalışan ve ailesi ücretsiz izin dayatmasıyla günde 50 liraya yaşamaya mahkum ediliyor. Gıda enflasyonu ile milyonlar açlık sınırının altına itiliyor. Evimize gelen faturalar kabarıyor, çarşı pazar alışverişi her gün bir öncekinden daha pahalı oluyor. Uzaktan çalışma gibi esnek çalışma biçimleriyle güvencesizlik yaygınlaşıyor.</p>
<p>Salgın koşullarında bile ülkenin tüm kaynakları bir avuç şirkete peşkeş çekiliyor. Halk yaşam mücadelesi verirken, şirketler pandemide kârlarını artırıyor. “Geçinemiyoruz” çığlıkları yükselen ülkemizde 26 dolar milyarderinin serveti son bir yılda 38,3 milyar dolardan 53,2 milyar dolara yükseliyor. Bir yanda açlık, yoksulluk ve işsizlik; diğer yanda servetler birikiyor. Ekonomik kriz ve pandemi koşullarında, <strong>adaletsizliğin en çirkin yüzü</strong> karşımıza çıkıyor.</p>
<p>Pandemi sürecinde <strong>sınıfsal eşitsizliklerin yanında toplumsal cinsiyet eşitsizliği de derinleşiyor.</strong> Salgında kadınların omuzlarına yıkılan hane içi iş ve bakım yükü artıyor, kadına yönelik şiddet tırmanıyor. Kadınlar bir yandan işsizliğin, bir yandan pandemide yaygınlaşan esnek çalışma biçimlerinin ve güvencesizliğin hedefi haline geliyor. Pandemi koşullarında kadınların güçlendirilmesi gerekirken, İstanbul Sözleşmesi gibi kazanımlar iktidarın hedefi oluyor.</p>
<p>Bu koşullar altında işimiz, aşımız ve sağlığımız için söyleyecek çok şeyimiz var. Taleplerimiz ve öfkemiz var. Emekçilerin umutlarını ifade edeceğimiz 1 Mayısımız var. Ancak ülkeyi yönetenler her zaman olduğu gibi <strong>talepleri, öfkeleri ve umutları yasaklarla susturmaya çalışıyor. </strong></p>
<p>Pandemiye dair aklın ve bilimin emrettiği tedbirleri almayanlar, zorunlu olmayan iş kollarında çalışmanın 28 gün durmasını reddedenler, hatta aldıkları kısıtlı tedbirleri bizzat kendileri çiğneyenler, lebalep kongrelerde halk sağlığı sorunu yaratanlar, 1 Mayıs yasaklarına pandemiyi gerekçe gösteriyor. Pandemi önlemleri alınarak, maske ve mesafeye dikkat ederek 30 Nisan ve 1 Mayıs 2021 tarihlerinde yapmak istediğimiz her türlü açık hava etkinliği yasaklanıyor. Kimi valilikler binalarımız başta olmak üzere kentlerin dört bir yanına asmak istediğimiz 1 Mayıs afişlerimiz ve pankartlarımızda bulaşan bir “mutasyon” keşfediyor<strong>. Bu ülkenin işçilerinin ve emekçilerinin aklıyla alay ediliyor.</strong></p>
<p>Açık açık söyleyelim: Bu ülkenin işçi, emekçi, mühendis, mimar ve hekim örgütleri olarak bizlere, işçi sağlığı ve halk sağlığı konusunda en son akıl verecek olan, ülkeyi yöneten siyasi iktidardır. Hastanelerin yoğun bakımları tıka basa dolmuşken, resmi rakamlarla her gün 300’ün üzerinde insanımızı kaybedip yüz kişiden en az biri enfekte iken; elbette bizler aklın ve bilimin emrettiği doğrultuda hareket edeceğiz. İktidar gibi sorumsuz davranmayacak, taleplerimizi pandemi koşullarına uygun olarak yükselteceğiz.<strong> Akıl ve bilim dışı siyasi yasaklara değil; aklın, bilimin ve mücadelemizin gereklerine uygun olarak hareket edeceğiz.</strong></p>
<p>Sağlıklı, güvenceli ve insanca bir yaşam için <strong>“Her gün 1 Mayıs</strong>” diyecek ve <strong>1 Mayıs haftası boyunca</strong> taleplerimizi ifade edeceğiz. “Her yer 1 Mayıs” diyecek, mümkün olduğunca yaygın bir biçimde işyerlerinin önlerinde ve meydanlarda olacağız.</p>
<p><strong>30 Nisan’da İstanbul Taksim’deki Kazancı yokuşunda</strong> her sene gerçekleştirdiğimiz anma etkinliğinde buluşacak, 1 Mayıs 1977 katliamında yitirdiğimiz canları anacak, tüm anma programlarımızı pandemi koşullarına uygun biçimde planlayacağız. Aynı gün <strong>ülkenin dört bir yanında</strong> -yine pandemi koşulları da dikkate alınarak- <strong>en yaygın biçimde</strong> işyerlerinde 1 Mayıs kutlamalarını ve alanlarda basın açıklamalarımızı gerçekleştireceğiz. <strong>1 Mayıs günü de</strong> çalışmakta olan emekçileri işyerlerinde, çalışmayan milyonları da evlerinde, balkonlarında, sokaklarında, sosyal medyada 1 Mayıs coşkusunu çeşitli biçimlerde büyütmeye çağıracağız.</p>
<p><strong>Ülkeyi yönetenlere çağrımız şudur:</strong> Akıl dışı, bilim dışı ve hukuk dışı engellemelere kalkışmayın. 1 Mayıs engellenemez! Çalışırken bulaşmayan ama 1 Mayıs kutlarken bulaşan bir virüs tespit edilmemiştir. Aklı başında herkesin teslim edeceği gibi çalıştığımız her gün ve çalıştığımız her yerde 1 Mayıs’ı da kutlayabiliriz ve kutlayacağız.</p>
<p>1 Mayıs afişlerimizi, pankartlarımızı binalarımıza, işyerlerimize, evlerimize, sokaklara, meydanlara asmaktan, taleplerimizi duyurmaktan da <strong>asla geri durmayacağız. </strong></p>
<p>1 Mayıs 2021 Birlik, Mücadele ve Dayanışma gününde büyük kitlelerle merkezi biçimlerde olmasa da <strong>çok yaygın biçimde</strong> sağlıklı, güvenceli ve insanca yaşam umutlarımızı yan yana getireceğiz. Aşağıdaki taleplerimiz ve hedeflerimiz için mücadeleyi yan yana büyüteceğiz.</p>
<ol>
<li>Herkese aşı, herkese gelir desteği sağlanmalı, acil ve zorunlu işler dışında 4 hafta çarklar durdurulmalıdır!</li>
<li>Çalışırken hastalanan emekçiler için COVID-19 iş kazası ve meslek hastalığı olarak kabul edilsin!</li>
<li>Kod 29 ve ücretsiz izin zulmüne son!</li>
<li>İşsizlik Sigortası Fonu kaynakları patronlara değil işçilere ve işsizlere!</li>
<li>Asgari ücret üzerindeki tüm vergi ve kesintiler sıfırlansın!</li>
<li>İşsizliğe karşı kamu istihdamı artırılsın, hukuksuz biçimde işten çıkarılan kamu emekçileri işlerine iade edilsin, çalışma süreleri azaltılsın.</li>
<li>Doğa katili projelere, Kanal İstanbul’a, betona, savaşa, silahlanmaya, sermayeye değil aşıya ve sosyal desteklere kaynak!</li>
<li>Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınsın! Zorunlu mallarda ve elektrik, su, doğalgaz, iletişim faturalarında dolaylı vergiler sıfırlansın.</li>
<li>Örgütlenme, özgür toplu sözleşme ve grev hakkı önündeki tüm engeller kaldırılsın!</li>
<li>İstanbul Sözleşmesi Yaşatır. 6284 sayılı yasa etkin şekilde uygulansın, Uluslararası Çalışma Örgütü&#8217;nün İşyerinde Şiddete Karşı 190 sayılı sözleşmesi onaylansın!</li>
</ol>
<p>2020 1 Mayıs’ında ifade ettiğimiz gerçek, 2021’de çok daha net bir biçimde ortadadır. Bu düzen yaşamı ve gezegeni tehdit eden <strong>büyük bir felakete dönüşmüştür</strong>. Felakete dönen bu düzen, baskılarla, yasaklarla, yalanlarla, sansürle, kışkırtılan ırkçılık ve ayrımcılıkla, toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle, kısacası zulümle ayakta tutulmak istenmektedir.</p>
<p>Bu felakete son vermek, insanlık için yeni bir başlangıç yapmak, eşitliğin, özgürlüğün, adaletin, demokrasinin egemen olduğu, kardeşçe, barış içerisinde yaşayacağımız <strong>yeni bir toplumsal düzen</strong> kurmak ellerimizdedir.</p>
<p><strong>Umudumuz birliğimizde, mücadelemizde ve dayanışmamızdadır!  </strong></p>
<p><strong>1 MAYIS’TA UMUT YAN YANA!</strong></p>
<p><strong>YAŞASIN 1 MAYIS!</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
	</channel>
</rss>
