Haydarpaşa Mücadelemiz Sürüyor!

Son zamanlarda "Müjde Haydarpaşa Garı kurtuldu", "Gözün aydın Haydarpaşa" başlıkları ile sanal, yazılı ve görsel basında yer alan haberler serisi, halen "Haydarpaşa gar olarak kaldı", "Haydarpaşa'ya iyi haber", "Otel olacağı konuşulan Haydarpaşa ile ilgili yeni gelişme" başlıkları altında sürmektedir.

100 yılı aşkın geçmişinde tarihimizin önemli olaylarına sahne olan, Anadolu'nun batıya açılan kapısı konumuyla toplumsal belleğimizde çok özel bir yer edinmiş bulunan, kamu mülkiyeti ve kullanımındaki Haydarpaşa Garı binası, tarihi, kültürel değerleri nedeniyle İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 21 Ağustos 1997 gün ve 4542 sayılı kararı ile "1. grup korunması gerekli kültür varlığı" olarak tescil edilmiş ve koruma altına alınmıştır.

2004 yılında Haydarpaşa Garı ve Limanını çevresiyle birlikte kurvaziyer liman, ticaret ve turizm alanı olarak yağmaya ve yapılaşmaya açmak amacıyla İBB tarafından hazırlanan planları değerlendiren Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 26 Nisan 2006 gün ve 85 sayılı kararı ile Haydarpaşa Garı ve çevresini "kentsel ve tarihi sit alanı" olarak tescil ederek koruma altına almıştır.

Ayrıca aynı amaçla onaylanarak yürürlüğe sokulan planların açılan davalarla yürütmesinin durdurulması ve iptal edilmesine rağmen söz konusu girişimler değişik şekillerde sürekli gündeme getirilmiştir.

İmar planları değişikliği ile 1 milyon metrekarelik kamusal alanı endüstriyel demiryolu işlevinin dışına çıkartarak imar rantı elde etmeyi hedefleyen iktidarın 28 Kasım 2010 tarihinde çıkan yangın sonrası hazırlanan restorasyon projesi ile gar binasının çatı katına ticari fonksiyon vererek binayı otel yapma girişimleri gösterilen tepkiler üzerine sonuçsuz kalmış ve Anıtlar Yüksek Kurulu, anıtsal yapının işleviyle birlikte aslına uygun şekilde restore edilmesi kararı vermiştir.

Bu süreçte benzer amaçla hazırlanan planlarla ilgili açılan davalarda yargı tarafından iptal kararları verilmesine rağmen benzer girişimler devam etmektedir.

Haydarpaşa Garı ve Liman Alanı ile geri sahası (Harem, Haydarpaşa ve Kadıköy), coğrafi konumu, eskiden beri yüklendiği ulaşım yükü (Harem Otogarı, Haydarpaşa Limanı, denizyolları, toplu taşıma durakları ve Haydarpaşa Garı) ve barındırdığı mevcut kullanımlar (tarihsel merkez) itibariyle İstanbul Metropoliten Alanının en önemli odak noktalarından birini oluşturmaktadır. Bölge Anadolu yakasındaki en uç indirme-bindirme ve aktarma noktası olması sebebiyle, iki yaka arasındaki deniz, kara ve demiryolu taşımacılığının metropol içindeki en merkezi iki bölgesinden biridir.

Son günlerde kamuoyunda gündeme gelen söz konusu "Kadıköy İlçesi 1/5000 ölçekli Haydarpaşa Garı, Kadıköy Meydanı ve Çevresi Koruma Amaçlı Nâzım İmar Planı"nı yargıdan geçiremeyeceğini anlayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kamuoyunda meşruiyet bulamayan bu planı geri çekmiştir.

Söz konusu kararda Haydarpaşa Garı ve çevresinin mevcut işlevinin korunmasına yönelik herhangi bir niyet ya da öngörü yer almadığı gibi, bugüne kadar kamuoyuna açıklanmış olan rant projelerinin iptaline ilişkin hiçbir açıklık da bulunmamaktadır. Tam tersine geri çekme kararında, her türlü yoruma açık, ileride istenilen yöne çekilebilecek şekilde "planın revize edilmesi için müdürlüğüne iadesi" söz konusudur.

Unutulmamalıdır ki, yargı kararlarına, hukuka rağmen iktidar, Haydarpaşa Garı ve Limanı arazisi üzerinde yaptığı projeler ile 2020 olimpiyatlarına aday olmuştur.

Unutulmamalıdır ki, 2014 yılında uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları tarafından Türkiye'nin ülke notu düşürülünce dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "bizim elimizde Haydarpaşa ve Milli Piyango var" diyerek, hükümetin gerektiğinde söz konusu araziyi koz olarak masaya sürmeye hazır olduğunu tüm açıklığı ile ortaya koymuştur.

Oysa İstanbul'un ve ülkemizin Haydarpaşa Garı'na ihtiyacı vardır. Hızlı trenlerin yanı sıra ülkenin en uç yörelerine kadar giden trenlerin şehir içi hatlarının bir an önce başlatılması gerekmektedir. Bu konuda yeterli yargı kararı vardır. Ancak ne yazık ki hükümet ve İBB, 2004 yılından bu yana süren mücadelemiz ile durdurulan rant projelerinin yerine her defasında yeni bir rant projesi ile karşımıza çıkmaktadır.

"Haydarpaşa Dayanışması" altında sürdürülen mücadeleler sonunda elde edilen kazanımların koruması ve Haydarpaşa Garı'nın çevresi ile birlikte işlevini sürdürmesi için mücadelede kararlı olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.

"Kamunun kullanımına ve yeşil alana ayrılan alanlar artırılarak" türünden kamuoyunu aldatmaya yönelik vaatlerle maskelenerek bu önemli ve tarihi kamusal alanı fahiş rant kaynağı olarak birilerine peşkeş çekme gayret ve niyetleri kesinlikle yeniden gündeme getirilmemelidir.

1. Haydarpaşa Garı'nın restorasyonunun aslına uygun şekilde tamamlanarak yeniden trenlerle buluşması, hat boylarındaki tescilli istasyonların korunması ve hattın ivedi olarak tamamlanması sağlanmalıdır.
2. Haydarpaşa gar ve liman sahasını gelir getirici projeler için Özelleştirme İdaresi Başkanlığına devreden TCDD İşletmesi Yönetim Kurulu'nun 12 Eylül 2012 tarihli kararının iptal edilmesi gerekir.
3. Haydarpaşa gar ve liman sahasında gelir getirici imar planları hazırlanması için TCDD ile İBB arasında 30.11.2007 tarihinde imzalanmış olan protokolün iptal edilmesi gereklidir.

Kamuoyunun bilgisine sunulur.

Toplum, Kent ve Çevre İçin
Haydarpaşa Dayanışması