Şişli Dolapdere – Piyalepaşa Bulvarları ve Çevresi Uygulama İmar Planına İtiraz Dilekçesi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca Şişli Belediye Başkanlığında askıya çıkarılan 1/1000 Ölçekli Şişli Dolapdere – Piyalepaşa Bulvarları ve Çevresi Uygulama İmar Planına askı süresi içinde yaptığımız itirazlarımız aşağıda yer almaktadır.

ŞİŞLİ BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA

(İmar ve Şehircilik Müdürlüğü)

  

Öncelikle belirtmek gerekir ki, uygulama imar planının incelenmesi sırasında ortaya konulan eleştiri ve itirazların büyük bir çoğunluğu onanlı 1/5000 ölçekli nazım imar planı kararlarından kaynaklanmaktadır. Planlama alanının önümüzdeki yıllarda yaşayacağı hızlı dönüşümler nazım imar planı tarafından düzenlenirken, geçmiş yıllardaki noktasal imar planı kararlarını yeniden yorumlayan sağlıklı bir revizyon plan anlayışı geliştirilememiş, geçmişteki noktasal kararlar aynen kabul edilmiştir. Bu da, plan bütünlüğünü zedeleyici, teknik olarak planın anlaşılabilirliğini ve yönlendiriciliğini zayıflatan bir faktör olmuştur.

 

1/5000 ölçekli nazım imar planından kaynaklanan bu zaaf 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kararlarına da olumsuz bir biçimde yansımıştır. Plan paftaları üzerindeki fonksiyon ve yapılanma kararları, plan notlarında ada-parsel belirtilerek yapılan belirlemelerle işlerliğini yitirmiş, planın anlaşılabilirliğini ortadan kaldırmıştır. Dolayısıyla, plan, alana bütünlük içinde tutarlı bir yaklaşım getirememiş, parseller itibariyle geçmişte onaylanan imar planı kararlarını hatırlatmakla yetinmek durumunda kalmıştır.

 

Bu kapsamda, Plan Notlarının Özel Hükümler başlıklı bölümünde yer alan 1-12 no’lu maddelerin tamamında, ada-parsel numaraları belirtilerek ve geçmişte yapılan noktasal plan kararları ve uygulamalarına atıflar yapılarak, uygulama imar planının bütünlüğü zedelenmiştir. Söz konusu plan notlarının yeniden incelenmesi ve itirazların değerlendirilmesi aşamasında plan paftalarına aktarılabilecek mevcut düzenlemelerin belirlenmesi yerinde olacaktır.

 

Uygulama imar planının arazi kullanım ve yapılanma kararları ile ulaşım düzenlemeleri arasında uyumsuzluklar bulunmaktadır. Bu çerçevede, özellikle Plan Notlarının Özel Hükümler başlıklı bölümünde yer alan ve plan bütünlüğünden kopuk olarak düzenlenmiş bulunan 13 no’lu plan notu sakıncalar taşımaktadır. İstanbul kentinin ulaşım sorunlarına çözüm üretmekten uzak noktasal bir yaklaşımla ele alınmış bulunan “karayolu tüneli”, bağlantı noktaları, güzergahı ve güzergah boyunca uygulanması öngörülen yapılanma koşullarıyla birlikte değerlendirildiğinde, plan bütünlüğüne geri dönüşü imkansız zararlar verebilecektir. Güzergah, içinde tescilli kültür varlıklarının da bulunduğu yerleşme alanlarının altından geçmekte olup, “mutlak koruma bantlarında yapılaşma ve imar müsaadesi verilmeyeceği” hüküm altına alınmıştır. Oysa, söz konusu mutlak koruma bantları eski yerleşme dokusunda yer almaktadır ve bu plan hükmünün uygulanması halinde tescilli kültür varlıklarının kentsel doku içinde korunması ve yaşatılması imkansız duruma gelecek olup, kentsel yerleşme alanının işlevsel ve mekansal bütünlüğü ortadan kaldırılmış olacaktır. Başka bir deyişle, 13 no’lu özel hükmün uygulanması halinde, tarihi yerleşme alanının ortasından geçen tanımsız ve yapılaşmaya kapalı boş bir koridorun oluşması söz konusu olacaktır. Karayolu tünelinin “mutlak koruma bantları”na ilişkin imar düzenlemeleri, tünel güzergahının yapılaşmamış alanlardan geçmesi halinde uygulanabilecek niteliktedir. İtirazların değerlendirilmesi aşamasında karayolu tünelinin plan kararlarından çıkarılması yerinde olacaktır.

 

Planlama alanının ülkemiz ve İstanbul açısından taşıdığı önemi arttıran hususlardan biri de, alanda Lozan Anlaşmasına göre “azınlık” statüsünde yer alan yurttaşlarımızın yaşaması ve mülklerinin bulunmasıdır. İmar planının, azınlık topluluklarına mensup kişi ve kuruluşların mülkiyet haklarına getirdiği kısıtlamaların gözden geçirilmesi ve plan bütünlüğünden kopuk olarak yapılmış düzenlemelerin kaldırılması uygun olacaktır. İmar planının, amacının ötesinde siyasi tartışmalara konu olmasının engellenmesi önem taşımaktadır.

 

Planda Merkezi İş Alanı olarak tanımlanan alanlarda belirlenen yapılanma koşulları plan bütününde yoğunluk arttırıcı niteliktedir. Özellikle, bu alanlarda avan projelerle yapılacak uygulamalar sırasında bina yüksekliklerinin serbest bırakılması, sakıncalı sonuçlar doğurabilecek bir düzenlemedir. Mevcut durum itibariyle ulaşım ve altyapı sorunları baş edilemeyecek boyutlarda iken, yapı ve nüfus yoğunluklarının arttırılmasına yönelik düzenlemeler yeni olumsuz sonuçların ortaya çıkmasından başka bir sonuç doğurmayacaktır. Bu nedenle, MİA alanlarındaki yapılanma şartlarının çevre yapılanma şartları ile uyumlu hale getirilmesi yerinde olacaktır.

 

Planda konut alanı olarak tanımlanan alanlarda mevcut duruma göre yoğunluk arttırıcı nitelikteki düzenlemeler sakıncalıdır. Bu alanlarda mevcut durum itibariyle çeşitli sebeplerle yapılaşmamış alanların belirlenerek, 3194 Sayılı İmar Kanunu ve diğer kanunlardaki uygulama araçlarından yararlanarak, ortak kullanım amaçlı olarak düzenlenmesi yerinde olacaktır. Özellikle Kurtuluş-Şişli bölgesindeki mevcut yoğun yapılaşmanın yarattığı altyapı ve donatı yüklerinin dengelenmesi bakımından mevcut boş alanların yapılaşmaya açılmaması, imar planının ana kararlarından birini oluşturmalıdır. Bu çerçevede, mevcut arazi kullanım çalışmaları ile plan kararları yeniden karşılaştırılmalı, az katlı yapılaşmaların gerçekleştiği alanlarla hiç yapılaşma bulunmayan alanların düzenlenmesinde yoğunluk azaltıcı fonksiyon ve yapılanma koşullarının oluşturulmasına özen gösterilmelidir.

 

Plan kararları arasında yer alan zemin altı otopark düzenlemeleri, bölgenin otopark ihtiyacı düşünüldüğünde yerinde görülmekle birlikte, kent içindeki doğal zeminin yok edilmesine yol açması nedeniyle olumsuz sonuçları olabilecektir. Özellikle aktif yeşil alanların zemin altı otoparklarla yapılaşmaya açılmasına yönelik düzenlemelerin kaldırılması uygun olacaktır.

Yukarıda da açıklandığı gibi, büyük çoğunluğu 1/5000 ölçekli nazım imar planı kararlarından kaynaklanan Şişli Dolapdere – Piyalepaşa Bulvarları ve Çevresi 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planına ilişkin itirazlarımızın 3194 Sayılı Kanunun ilgili maddesi uyarınca Belediye Meclisinde görüşülerek sonucundan Odamıza bilgi verilmesi hususunda gereğini arz ederim.

 

Saygılarımla,

 

Sami Yılmaztürk

Yönetim Kurulu Sekreteri