Kitap Tanıtımı: 20. YÜZYIL TÜRKİYE MİMARLIĞI-Doğan Hasol

Yayınevi
Yazar
Baskı No
: 1
Baskı Tarihi
: Mart 2017

20. yüzyıl dünyanın pek çok ülkesi için olduğu gibi, Türkiye için de toplumsal, ekonomik ve siyasal alanlarda değişimler, dönüşümler; özellikle de bilim, teknoloji ve sanat yolunda atılımlar çağı olmuştur. Yaşanan bu hızlı gelişmelerin yansıması ülkemiz mimarlığında da görülmüştür. Yeni kitabı 20. Yüzyıl Türkiye Mimarlığı'nda Doğan Hasol, ülkemiz mimarlığının bu değişim ve gelişim sürecini, aşağıdaki başlıklar altında yer verilen 150'ye yakın mimarın 190 yapısıyla örnekleyerek kronolojik sırayla anlatıyor.

- 20. Yüzyıla Doğru ve 20. Yüzyıl Başı Türkiye Mimarlığı
- Birinci Ulusalcı Mimarlık Akımı
- Genç Cumhuriyet'in Konuğu Yabancı Mimarlar
- 1930'larda Çağa Uygun Anlayış: Modernlik Arayışı
- 1940'lar... Milli Mimari ya da İkinci Ulusalcı Mimarlık
- 1950'ler... Modernizm/Uluslararası Üslup
- 1960'lar, 1970'ler... Tekdüzeliğe Karşı Arayışlar
- 1980-2000 Arası/Küreselleşme ve Neoliberalizm Etkileri

yemyayin-dogan-hasol

Doğan Hasol'un, hazırlığı yıllar süren bir çalışmanın ürünü olan ve Cumhuriyet öncesi dönemi de içine alarak tüm 20. yüzyılı kapsayan kitaba ilişkin görüşleri şöyle:

"Bu kitap bir antoloji değildir. Sunulan yapılar, mimari değerlerinin yanısıra dönemleri ve mimari anlayışları yansıtabilecek şekilde belirlenmiştir...

Ülkenin yüz yıllık mimarlık birikimini yorumlayarak gözler önüne sermeye başlamak ancak bir sayım-dökümle (envanter) olabilecekti. Bu süreç, kendi birikimimize, elimiz altındaki arşiv olanaklarına, yılların belge ve bilgi birikimine karşın yine de kolay olmadı ve uzunca bir zamana yayıldı. Değerlendirmeyi yapılar üzerinden kronolojik bir sistemle dönemler halinde belirlemek doğru görünüyordu; ülkedeki gelişim süreçleri de buna olanak veriyordu. Ancak mimarlığı etkileyen faktörleri, ekonomik, toplumsal, siyasal süreçleri kesin dönemlere bölünmüş şekilde kalıplamak kolay olmadı. Bunlara paralel olarak yapıların mimarlık anlayışı ve tarzı için de dönemler arasında girişimler, kaymalar olması kaçınılmazdı. Üstelik mimarlıkta yatırım kararı, projelendirme süreci ve yapım evresinin, ülkemizdeki pek çok örnekte görüldüğü gibi, bazen uzun yıllara yayılması söz konusu olabiliyordu.

Kitabın hazırlanmasına ilişkin olarak şunu hemen eklemeliyim: 1900-2000 yılları arasında üretilmiş, örnek oluşturabilecek değerli yapıtların tümünün kitapta verilenlerden ibaret olmadığını, sunulanlar dışında da pek çok örnek olabileceğini belirtelim. Verilen örnekler, kendi kişisel çabamızın yanı sıra daha çok büyük kentlerdeki kolay ulaşılabilir ve mimari yayınlarda yer almış, birçoğu ödüllü yapıtlardan derlenmiştir. Yapıların seçiminde akımlar ve dönemler hakkında daha kolay fikir verebilecek yapıtların seçilmesi gözetildi. Bir noktayı daha belirtmekte yarar var: Çevresiyle barışık olmayan birçok yapı da bazı iyi mimari niteliklerine karşın, bulundukları yere ait olmadıkları gerekçesiyle seçki dışı bırakılmıştır.

Bu kitap, son zamanlarda çok rastlanan, 'Türkiye'de mimarlık var mı ki?' söylemine karşı, varlığın kanıtlanması ve belgeleme bakımından da ciddi bir yer tutacaktır...

Kitabın, son zamanlarda çok rastlanan, "Türkiye'de mimarlık var mı ki?" şeklindeki söyleme karşı, varlığın kanıtlanması ve belgeleme bakımından ciddi bir yeri olacağını düşünüyorum. O söylem biraz haklı, çokça haksızdır. Geçmiş pek çok dönemde olduğu gibi, 20. yüzyılda da ülkemizde hiç kuşkusuz çok iyi mimarlık ürünleri ortaya konabilmiştir. Ne var ki, bir yandan toplumumuzun eğitim, görgü ve kültür düzeyi bunları değerlendirmenin uzağındadır, bir yandan da iyi örnekler yoğun gecekondulaşma, kaçak yapılaşma ve plansızlık kargaşası içinde görünmez hale gelmiştir. Başka bir nokta da toplumda ve siyasal yöneticilerimizde, değerlendirmenin yanı sıra mimari değerleri koruma konusundaki bilinç eksikliğidir. Bilimsel yöntemlere, planlamaya ve mimarlığa inanmayan, yalnızca kendi görgü, beğeni ve bilgilerinin mimari yapıtları değerlendirmede ölçüt olabileceğini sanan kent ve ülke yöneticilerinin tutumları nedeniyle nice değerler yitirilmiştir. O nedenle, kitapta da örnekleri görülebileceği gibi, 20. yüzyıla ilişkin birçok yapıt ne yazık ki yıkılarak yok edilebilmiştir..."

DOĞAN HASOL Hakkında

Doğan Hasol, 1937'de doğdu. 1956'da Galatasaray Lisesi'ni, 1961'de İTÜ Mimarlık Fakültesi'ni bitirdi.

1961'de Mimarlık ve Sanat Dergisi'ni çıkaran topluluğa katıldı. İstanbul Teknik Üniversitesi'ndeki asistanlığının yanı sıra Mimarlar Odası'nın dergisi Mimarlık'ın Yazı İşleri Müdürlüğünü yaptı; Mimarlar Odası Yönetim Kurullarında çeşitli görevler üstlendi. 1968'de bir grup arkadaşı ile birlikte yapı alanında bir bilgi merkezi olan Yapı-Endüstri Merkezi'nin kuruluşunu gerçekleştirdi. Uluslararası Yapı Merkezleri Birliği (International Union of Building Centres - UICB)'nin iki kez (1989-92, 1992-95) Başkanlığına, daha sonra da Onur Üyeliğine seçildi.

Yapı-Endüstri Merkezi'nin başında olduğu Nisan 2013'e kadar, bu kurumun bilgi merkezi işlevi doğrultusunda, YAPI Dergisi'nin yanı sıra başta Yapı Kataloğu olmak üzere, mesleki kataloglar ile mimarlık ve sanat kitaplarının yayımlanmasına, kurslar, konferanslar, seminerler düzenlenmesine ve Sanal Mimarlık Müzesi'nin kuruluşuna öncülük etti. Yayın etkinlikleriyle kendisine Türk Serbest Mimarlar Derneği'nin 1994/95 dönemi Basın-Yayın Ödülü verildi. Yine bilgi merkezi anlayışı doğrultusunda, Türkiye'nin ilk uzmanlık fuarı olarak YAPI fuarlarının başlamasını ve geliştirilmesini sağladı.

Kimi mimari proje yarışmalarında ödül ve mansiyonlar kazandı, ulusal ve uluslararası yarışmalarda jüri üyeliği yaptı. Eşi Mimar Hayzuran Hasol ile birlikte, Mimarlar Odası'nın 1990 Ulusal Mimarlık Ödülü'nü "Yapı Dalı"nda kazandı. Serbest mimarlık çalışmalarını, her ikisi de mimar olan eşi ve kızıyla birlikte kurdukları Has Mimarlık grubu içinde sürdürmektedir.

Kendisine 1998 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi'nce, 1999'da Yıldız Teknik Üniversitesi'nce, 2012'de de İstanbul Kültür Üniversitesi'nce Onursal Doktor unvanı; 2000'de Mimarlar Odası'nca, 2014'te de İstanbul Serbest Mimarlar Derneği'nce Mesleğe Katkı Başarı Ödülü; 2007'de Beykent Üniversitesi'nce mimarlık dalında Onur Ödülü; 2015'te de Hürriyet Gazetesi'nce SotCA Ödülleri kapsamında Onur Ödülü verilmiştir.