<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi</title>
	<atom:link href="http://www.mimarist.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mimarist.org</link>
	<description>Mimarlar Odası Toplum Hizmetinde...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 04 Jun 2026 08:09:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://www.mimarist.org?v=4.9.22</generator>
	<item>
		<title>KAMUYA AİT KÜLTÜR VARLIKLARI ÜZERİNDEKİ TASARRUFLAR KAMU YARARI, ŞEFFAFLIK VE TOPLUMSAL SORUMLULUK İLKELERİYLE YÖNETİLMELİDİR!</title>
		<link>http://www.mimarist.org/kamuya-ait-kultur-varliklari-uzerindeki-tasarruflar-kamu-yarari-seffaflik-ve-toplumsal-sorumluluk-ilkeleriyle-yonetilmelidir/</link>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 13:48:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=25278</guid>
		<description><![CDATA[Kentler; tarihsel, kültürel ve toplumsal birikimin şekillendirdiği ortak yaşam alanlarıdır. Kentlerin kimliği, belleği ve kamusal niteliği; toplumun ortak kullanımına ve yararına hizmet eden değerlerin korunmasıyla sürdürülebilir...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-large wp-image-25280" src="http://www.mimarist.org/file/2026/06/basin-bildirisi-08.01.2026-kopyasi-819x1024.png" alt="" width="819" height="1024" srcset="http://www.mimarist.org/file/2026/06/basin-bildirisi-08.01.2026-kopyasi-819x1024.png 819w, http://www.mimarist.org/file/2026/06/basin-bildirisi-08.01.2026-kopyasi-240x300.png 240w, http://www.mimarist.org/file/2026/06/basin-bildirisi-08.01.2026-kopyasi-768x960.png 768w, http://www.mimarist.org/file/2026/06/basin-bildirisi-08.01.2026-kopyasi.png 1080w" sizes="(max-width: 819px) 100vw, 819px" /></p>
<p>Kentler; tarihsel, kültürel ve toplumsal birikimin şekillendirdiği ortak yaşam alanlarıdır. Kentlerin kimliği, belleği ve kamusal niteliği; toplumun ortak kullanımına ve yararına hizmet eden değerlerin korunmasıyla sürdürülebilir.</p>
<p>Son yıllarda yerel yönetimlere ait taşınmazlar ile tarihî ve kültürel miras alanlarının çeşitli idari kararlarla vakıflara devredilmesi, kamusal mülkiyetin geleceği, yerel yönetimlerin sorumlulukları ve kültürel mirasın toplum yararına korunması açısından kaygı verici bir sürece işaret etmektedir. Kent halkının ortak varlığı olan bu taşınmazların kamusal denetimden uzaklaştırılması; kamu yararı, şehircilik ilkeleri ve koruma anlayışı bakımından önemli sorunlar doğurmaktadır.</p>
<p>Yerel yönetimlerin görev ve sorumluluklarını yerine getirebilmesi, sahip oldukları kaynakların ve varlıkların korunmasıyla doğrudan ilişkilidir. Merkezi idare tarafından gerçekleştirilen tahsis ve devir uygulamaları, yerel yönetimlerin hizmet üretme kapasitesini zayıflatırken, kentlilerin yaşadıkları çevre üzerinde söz sahibi olma hakkını da sınırlandırmaktadır.</p>
<p>Tarihî ve kültürel değer taşıyan yapı ve alanların kullanım biçimlerinin değiştirilmesi, kentlerin tarihsel kimliğini oluşturan katmanlar ile toplumsal belleğin korunması açısından telafisi güç sonuçlara yol açabilecek niteliktedir. Kentlerin geleceği; kapalı ve denetimsiz mülkiyet ilişkileriyle değil, şeffaflık, katılımcılık ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda şekillendirilmelidir.</p>
<p>TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi olarak; kentlerin ortak değerlerinin korunmasının, kamusal mülkiyetin güvence altına alınmasının ve yerel yönetimlerin demokratik işleyişinin desteklenmesinin yaşamsal önemde olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.<br />
Kamusal mülkiyetin parçalanmasına yol açan uygulamalardan vazgeçilmeli; kent halkının ortak kullanımına ait taşınmazlar, tarihî yapılar ve kültürel miras alanları üzerindeki tasarruflar kamu yararı doğrultusunda, şeffaf ve katılımcı süreçlerle yürütülmelidir. Kent hakkının, yerel demokrasinin ve kamusal yararın korunması hepimizin ortak sorumluluğudur.</p>
<p>İstanbul’un tarihî ve kültürel mirasının yanı sıra kamusal kullanım değeri taşıyan alanların korunması için, kamu yararına aykırı tahsis ve devir işlemleri yeniden gözden geçirilmelidir. Kent kimliğinin ve toplumsal belleğin önemli parçalarını oluşturan bu taşınmazlar, İstanbulluların ortak kullanımına hizmet edecek şekilde yerel yönetimlerin yönetim ve sorumluluğunda kalmalıdır.</p>
<p>TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Tescilli Mimarlık Büroları</title>
		<link>http://www.mimarist.org/tescilli-mimarlik-burolari/</link>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 05:00:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Üyelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">/?p=588</guid>
		<description><![CDATA[2026 yılı tescilli mimarlık büroları. Liste sıralamaları Mimarlar Odası üye sicil numarasına göre yapılmıştır. Haftalık olarak güncellenmektedir. &#160; &#160;]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>2026 yılı tescilli mimarlık büroları.<br />
Liste sıralamaları Mimarlar Odası üye sicil numarasına göre yapılmıştır.<br />
Haftalık olarak güncellenmektedir.</p>
<a class="fullscreen-mode" href="http://www.mimarist.org/themencode-pdf-viewer-sc/?tnc_pvfw=ZmlsZT0vaW5jbHVkZS91cGxvYWRzL3lheWlubGFyL3Rlc2NpbGxpLnBkZiZzZXR0aW5ncz0xMTExMDEwMTExMTExMTExMTAwJmxhbmc9dHI=#page=&zoom=auto&pagemode=none" target="_blank">Tam Ekran Göster</a><br><iframe width="900" height="1030" src="http://www.mimarist.org/themencode-pdf-viewer-sc/?tnc_pvfw=ZmlsZT0vaW5jbHVkZS91cGxvYWRzL3lheWlubGFyL3Rlc2NpbGxpLnBkZiZzZXR0aW5ncz0xMTExMDEwMTExMTExMTExMTAwJmxhbmc9dHI=#page=&zoom=auto&pagemode=none" title=""></iframe>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>TMMOB MİMARLAR ODASI tarafından yayımlanan “TÜRKİYE’NİN KIRSAL MİMARLIK ATLASI” GENİŞLİYOR! 2. AÇIK ÇAĞRI!</title>
		<link>http://www.mimarist.org/tmmob-mimarlar-odasi-tarafindan-yayimlanan-turkiyenin-kirsal-mimarlik-atlasi-genisliyor-2-acik-cagri/</link>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 17:17:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=25266</guid>
		<description><![CDATA[TMMOB Mimarlar Odası, kırsal mimarlık mirasının korunması bağlamında karşılaşılan sorunlardan yola çıkarak, Mart 2025'te yaptığı çağrıyla Türkiye'nin dört bir yanındaki araştırmacıları, “Türkiye'nin Kırsal Mimarlık Atlası”na katkı sunmaya davet etmiştir. İlk çağrı, beklentilerin ötesinde bir ilgiyle karşılanmış; değerlendirmeler sonucunda 90 nitelikli çalışma, yedi coğrafi bölgeyi temsil…]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-25267" src="http://www.mimarist.org/file/2026/06/img_1293.jpeg" alt="" width="1000" height="707" srcset="http://www.mimarist.org/file/2026/06/img_1293.jpeg 1000w, http://www.mimarist.org/file/2026/06/img_1293-300x212.jpeg 300w, http://www.mimarist.org/file/2026/06/img_1293-768x543.jpeg 768w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>TMMOB Mimarlar Odası, kırsal mimarlık mirasının korunması bağlamında karşılaşılan sorunlardan yola çıkarak, Mart 2025&#8217;te yaptığı çağrıyla Türkiye&#8217;nin dört bir yanındaki araştırmacıları, “Türkiye&#8217;nin Kırsal Mimarlık Atlası”na katkı sunmaya davet etmiştir. İlk çağrı, beklentilerin ötesinde bir ilgiyle karşılanmış; değerlendirmeler sonucunda 90 nitelikli çalışma, yedi coğrafi bölgeyi temsil eden ayrı ciltler hâlinde yayımlanmıştır (<a href="http://www.kirsalmimarlik.org/">www.kirsalmimarlik.org</a>). Türkiye coğrafyasının kırsal mimarlık kültürünü bütünüyle yok olmadan kayıt altına almak ve bu zengin kültür mirasını toplumla paylaşmak üzere başlatılan Türkiye’nin Kırsal Mimarlık Atlası Projesi ile yaklaşık altı aylık bir zaman diliminde ülkenin dört bir yanında yer alan kırsal alanlara yönelik nitelikli çalışmalar bir araya getirilmiştir.</p>
<p>Türkiye’nin Kırsal Mimarlık Atlası Projesi’ne gösterilen ilgi ve yüksek katılım, sahada var olan bilgi ve belgeleme birikimini görünür kılmak için gerçek bir ihtiyacın olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Bu bağlamda, ülkemiz kırsal mimarlık mirasının belgelenmesine ve korunmasına katkı sağlamak amacıyla geliştirilen Atlas’ın genişletilmesi için çalışmalara başlanmıştır. <strong>TMMOB Mimarlar Odası, ikinci çağrıyla tüm araştırmacıları; bu ortak belleği büyütmeye davet etmektedir</strong>.</p>
<p>İlk yedi cilt içerisinde yer almayan yerleşimler başta olmak üzere henüz belgelenmemiş veya tehdit altındaki kırsal alanlara yönelik çalışmaların yeni cilt serisinde yer alması hedeflenmektedir. Türkiye&#8217;nin kırsal mimarlık kültürünü bütünüyle yok olmadan kayıt altına almak ve bu zengin mirası toplumla paylaşmak üzere sürdürülen bu projeye katkı sağlamak için siz değerli araştırmacıları bu çağrıya katılmaya davet ediyoruz.</p>
<p><strong>Çalışmaların İçeriğine Dair Açıklamalar:</strong></p>
<p>“Türkiye’nin Kırsal Mimarlık Atlası” için yazarların bir tarihi kırsal yerleşim dokusunun mimari mirasını belgelemeye yönelik yapmış olduğu çalışmalarını, çeşitli görsellerin ve çizimlerin de yer aldığı bir metin eşliğinde sunması beklenmektedir. Atlas’ta yer alacak çalışmalar, tarihi bir kırsal alandaki miras değerlerinin hem yerleşim ölçeğinde hem de mimari öğeleriyle bütüncül olarak incelenmesi ve/veya bu çevredeki bir geleneksel konutun ayrıntılı olarak belgelenmesi olmak üzere iki ayrı çerçevede ele alınabilir.</p>
<p>Yazarlar tarafından gönderilecek metinlerin içeriğine ilişkin genel bilgiler, aşağıda belirtilmiştir;</p>
<p><strong>1. Bir tarihi kırsal yerleşimdeki miras değerlerinin bütününe ilişkin belgeleme çalışmaları (1. Şablon) </strong>(EK-1)(<a href="https://kirsalmimarlik.org/belgeler">https://kirsalmimarlik.org/belgeler</a>)</p>
<p>a. Yerleşimin konumu, coğrafi özellikleri ve tarihçesine dair kısa bilgiler</p>
<p>b. Yerleşim dokusunun özellikleri</p>
<p>* Bu kapsamda çeşitli analizlere yer verilmelidir: Çevresel değerler, ulaşım durumu, arazi kullanım ilişkileri, tarihsel değer, korunmuşluk durumu, işlev dağılımı, yapı kullanım durumu, yapım sistemi, strüktürel durum, yasal statü vb.</p>
<p>c. Yerleşimdeki geleneksel konutların mimari özellikleri</p>
<p>* plan ve cephe özellikleri, yapım tekniği ve malzeme bilgisi, yapısal öğeler, dekoratif unsurlar, tipoloji çalışmaları vb.</p>
<p>d. Yerleşimin koruma sorunları</p>
<p><strong><em>VEYA</em></strong></p>
<p><strong>2. Tarihi kırsal bir yerleşimdeki geleneksel bir konuta ilişkin mimari belgeleme çalışmaları (2. Şablon) </strong>(EK-2)(<a href="https://kirsalmimarlik.org/belgeler">https://kirsalmimarlik.org/belgeler</a>)<strong> </strong></p>
<p>a. Yerleşimin konumu, coğrafi özellikleri ve tarihçesine dair kısa bilgiler</p>
<p>b. Geleneksel konutun bulunduğu tarihi çevrenin özellikleri</p>
<p>c. Ayrıntılı çalışılan geleneksel konutun tarihsel süreci</p>
<p>d. Ayrıntılı çalışılan geleneksel konutun mimari özellikleri</p>
<p>* plan ve cephe özellikleri, yapım tekniği ve malzeme bilgisi, yapısal öğeler, dekoratif unsurlar vb.</p>
<p>e. Yerleşimin ve geleneksel konutun koruma sorunları</p>
<p><strong>Yazar(lar) için Notlar </strong>(EK-3) (<a href="https://kirsalmimarlik.org/belgeler">https://kirsalmimarlik.org/belgeler</a>)<strong>:</strong></p>
<p>1. Çalışmalar, yazarların özgün belgeleme çalışmalarından üretilmiş olmalıdır.</p>
<p>2. Tarihi kırsal bir yerleşim ve/veya bu yerleşimdeki geleneksel konutlara ilişkin ayrıntılı belgeleme çalışmalarına yer verilmelidir.</p>
<p>3. Yapılan belgeleme çalışmalarının hangi kapsamda, ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı belirtilmelidir.</p>
<p>4. Bir yazar, en fazla iki konu için başvuruda bulunabilir.</p>
<p>5. Tarihi kırsal yerleşimi ve yerleşimdeki kırsal mimarlık mirasını ifade edebilecek özgün ve nitelikli görseller ve çizimlere yer verilmelidir. Bu görsellerde ya da çizimlerde yapay zeka kullanımı yasaktır.</p>
<p>6. Seçilen kırsal dokuyu anlatan vaziyet planı; geleneksel konutlara dair kat planları, kesit ve görünüş çizimlerine yer verilmelidir. Gönderilen yazılar, yapılara ilişkin detay çizimleri ile zenginleştirilebilir.</p>
<p>7. Görseller ve çizimler, yazarlara ait olmalıdır. Paylaşılacak tüm mimari çizimlerde çizgi ölçeğe ve kuzey işaretine yer verilmelidir. Çizimler dikey A4 boyutunda basıma uygun şekilde ölçeklendirilmeli, ölçü, açıklama vb. bilgiler bu ölçeğe uygun olarak hazırlanmalıdır. Görseller ve çizimler *eps, *jpeg ya da *tiff formatında sunulmalı, çözünürlüğü en az 300 dpi boyutunda olmalıdır. “Google earth/maps” görüntüleri kullanılmamalıdır.</p>
<p>8. Görseller için telif hakkı konusu yazar tarafından halledilmiş olmalıdır. Görselin alındığı kaynak (fotoğrafçı adı, arşiv bilgisi, kitap künyesi vb.) belirtilmelidir.</p>
<p>9. Yazılar, en fazla 2.400 kelime (başlık, yazar ismi, notlar, kaynaklar) olmalıdır.</p>
<p>10. Yazılar, Word belgesi olarak dijital formatta kabul edilir. Yazıların, kirsalmimarlık@mo.org.tr adresi üzerinden gönderilmesi beklenmektedir.</p>
<p>11. Doğrudan konuyla ilgili kaynakça paylaşılmalıdır. Kaynak yazımında “APA style 7th.edition” kullanılmalıdır. Ayrıntılı bilgi için şablonda yer alan bilgileri kontrol ediniz.</p>
<p>12. Gönderilen yazıların araştırma, yazım ya da süreçleri sırasında, herhangi bir yapay zeka aracı kullanılmış ise ne amaçla ve nerede kullanıldığı “Giriş” bölümünde açık ve şeffaf bir şekilde beyan edilmelidir.</p>
<p>13. Gönderilen yazılar “Hakem Kurulu (Kültürel Mirasın Korunması ve Geliştirilmesi Komitesi)” tarafından değerlendirilecektir.</p>
<p>14. Hakem görüşleri sonrası yazar(lar)ın gerekli düzeltmeleri açıklayıcı bir revizyon mektubu ile birlikte sunması istenecektir.</p>
<p>15. Nihai yayım kararı öncesinde yazar(lar)ın telif hakkı devir formunu ıslak imzalı olarak TMMOB Mimarlar Odası’na teslim etmesi gerekmektedir.</p>
<p><strong>Yapay Zeka Kullanım Politikası</strong></p>
<p>Türkiye’nin Kırsal Mimarlık Atlası, yapay zeka kullanımı konusunda Yüksek Öğretim Kurulu’nun yayımladığı “Bilimsel Araştırma ve Yayın Faaliyetlerinde Üretken Yapay Zeka Kullanımına Dair Etik Rehber”i benimser.</p>
<p>&#8211; Yazar(lar), gönderilen çalışmanın içeriği, doğruluğu ve özgünlüğü konusunda tam sorumluluk taşır.</p>
<p>&#8211; Yapay zeka araçlarının kullanımı, yazar(lar)ın bilimsel, etik ve entelektüel sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.</p>
<p>&#8211; Yazar(lar), Yapay zeka çıktılarından türetilen tüm içerik, atıf ve kaynakları tek tek doğrulamakla yükümlüdür; uydurma veya doğrulanamayan referanslardan yalnızca yazar(lar) sorumludur.</p>
<p>&#8211; Yapay zeka araçları aracılığıyla yapılan dil düzenleme veya görselleştirme gibi katkılar mutlaka yazar(lar)ın denetiminden geçirilmelidir.</p>
<p>&#8211; Türkiye’nin Kırsal Mimarlık Atlası’na yayımlanmak üzere gönderilecek çalışmalarda sunulacak çizimlerde ya da görsellerde alan çalışmasına dayalı özgün belgelemeler beklenmektedir. Çizimlerde ya da görsellerde yapay zeka kullanımına izin verilmemektedir.</p>
<p>&#8211; Araştırma, yazım veya süreçler sırasında herhangi bir yapay zeka aracının kullanımı, çalışmanın “Giriş” bölümünde açık ve şeffaf bir şekilde beyan edilmelidir.</p>
<p>&#8211; Açıklamada kullanılan Yapay zeka araçlarının tam adları ve sürüm numaralarıyla birlikte, bu araçların nasıl ve ne amaçla kullanıldığı ayrıntılı bir şekilde belirtilmelidir.</p>
<p><strong>TAKVİM</strong></p>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="132"><strong>1 Haziran 2026</strong></td>
<td width="472">Türkiye’nin Kırsal Mimarlık Atlası’nda Yayımlanmak Üzere Metinlerin Gönderilmesi İçin Açık Çağrı Yapılması</td>
</tr>
<tr>
<td width="132"><strong>31 Ağustos 2026</strong></td>
<td width="472">Yazarlar Tarafından Metinlerin <a href="mailto:kirsalmimarlik@mo.org.tr">kirsalmimarlik@mo.org.tr</a> Adresine Gönderilmesi için Son Tarih</td>
</tr>
<tr>
<td width="132"><strong>14 Eylül 2026</strong></td>
<td width="472">Ön Değerlendirme Sonuçlarının Yazarlara İletilmesi</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" width="132"><strong>28 Eylül 2026</strong></td>
<td valign="top" width="472">Ön Değerlendirme Sonucu Yazarlardan İstenen Düzeltmelerin Teslimi</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" width="132"><strong>16 Kasım 2026</strong></td>
<td valign="top" width="472">Hakem Değerlendirme Sonuçlarının Yazarlara İletilmesi</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" width="132"><strong>30 Kasım 2026</strong></td>
<td valign="top" width="472">Hakem Değerlendirmesi Sonrası Yazarlar Tarafından Düzeltilen Metinlerin ve Revizyon Mektuplarının İletilmesi</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" width="132"><strong>14 Aralık 2026</strong></td>
<td valign="top" width="472">Düzeltmeler Sonrası Nihai Sonuçların Yazarlara Bildirilmesi</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" width="132"><strong>15 Şubat 2027</strong></td>
<td valign="top" width="472">Dizgilenmiş Metinlerin Son Okuma İçin Yazarlara İletilmesi</td>
</tr>
<tr>
<td valign="top" width="132"><strong>15 Mart 2027</strong></td>
<td valign="top" width="472">Kabul Edilen Metinlerin <a href="http://www.kirsalmimarlik.org/">www.kirsalmimarlik.org</a> Adresinde Yayımlanması</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Bir tarihi kırsal yerleşimdeki miras değerlerinin bütününe ilişkin belgeleme çalışmaları <strong>(1. Şablon) </strong><strong>(EK-1)</strong> için <strong><a href="http://mo.org.tr/_docs/Ek-1_yerlesim-olcegi-calismalar-sablonu-1.docx">tıklayınız</a></strong></li>
<li>Tarihi kırsal bir yerleşimdeki geleneksel bir konuta ilişkin mimari belgeleme çalışmaları <strong>(2. Şablon) </strong><strong>(EK-2)</strong> <strong><a href="http://mo.org.tr/_docs/Ek-2_tek-yapi-olcegi-calismalar-sablonu-2.docx">tıklayınız</a></strong></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>GEZİ DİRENİŞİ 13. YILINDA! UMUDU, DEMOKRASİYİ VE HALKIN İRADESİNİ SAVUNUYORUZ!</title>
		<link>http://www.mimarist.org/gezi-direnisi-13-yilinda-umudu-demokrasiyi-ve-halkin-iradesini-savunuyoruz/</link>
		<pubDate>Sat, 30 May 2026 08:41:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=25272</guid>
		<description><![CDATA[30.05.2026 TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, Gezi Direnişinin 13. yıldönümü dolayısıyla 30 Mayıs 2026 tarihinde bir basın açıklaması yaptı. GEZİ DİRENİŞİ 13. YILINDA! UMUDU, DEMOKRASİYİ VE HALKIN İRADESİNİ SAVUNUYORUZ! Ülkemizin en görkemli halk hareketlerinden biri olan Gezi Direnişi’nin üzerinden tam 13 yıl geçti. 13 yıl önce milyonlarca yurttaş; kentlerini,]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-node-created">
<div><img class="aligncenter size-full wp-image-25273" src="http://www.mimarist.org/file/2026/06/whatsapp_image_2026-05-29_at_08.12.37.jpeg" alt="" width="688" height="550" srcset="http://www.mimarist.org/file/2026/06/whatsapp_image_2026-05-29_at_08.12.37.jpeg 688w, http://www.mimarist.org/file/2026/06/whatsapp_image_2026-05-29_at_08.12.37-300x240.jpeg 300w" sizes="(max-width: 688px) 100vw, 688px" /></div>
<div></div>
<div class="pane-content">30.05.2026</div>
</div>
<div class="panel-separator"></div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p class="rtejustify">TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, Gezi Direnişinin 13. yıldönümü dolayısıyla 30 Mayıs 2026 tarihinde bir basın açıklaması yaptı.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-separator"></div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p class="rtecenter"><strong>GEZİ DİRENİŞİ 13. YILINDA! UMUDU, DEMOKRASİYİ VE HALKIN İRADESİNİ SAVUNUYORUZ!</strong></p>
<p class="rtejustify">Ülkemizin en görkemli halk hareketlerinden biri olan Gezi Direnişi’nin üzerinden tam 13 yıl geçti.</p>
<p class="rtejustify">13 yıl önce milyonlarca yurttaş; kentlerini, doğayı, yaşam alanlarını, özgürlüklerini ve geleceğini savunmak için meydanlarda bir araya geldi. Gezi Direnişi yalnızca bir parkı savunmanın değil; baskıya, rant politikalarına, otoriterliğe ve hukuksuzluğa karşı halkın ortak vicdanının sesi oldu.</p>
<p class="rtejustify">Yan yana gelmenin sevincinin, dayanışmanın gücünün, eşit ve özgür bir yaşam özleminin adı oldu.</p>
<p class="rtejustify">Gezi; gençlerin umutla kurduğu gelecekti, kadınların yaşam mücadelesiydi, emekçilerin adalet arayışıydı, bilimden, laiklikten ve demokrasiden yana olan milyonların ortak itirazıydı.</p>
<p class="rtejustify">Bugün, Gezi Direnişi’nin üzerinden 13 yıl geçmiş olmasına rağmen, o gün meydanlarda yükselen talepler hâlâ güncelliğini korumaktadır. Çünkü ülkemiz, her geçen gün daha fazla hukuksuzluğun, baskının ve demokrasi ayıplarının gölgesinde yönetilmektedir.</p>
<p class="rtejustify">Hukukun üstünlüğünün yerini keyfiliğin aldığı, yargının siyasal siyasallaşarak araçsallaştırıldığı, ifade özgürlüğünün baskı altına alındığı, seçilmişlerin görevden uzaklaştırıldığı, gençlerin, gazetecilerin ve hak arayan yurttaşların susturulmak istendiği bir dönemden geçiyoruz.</p>
<p class="rtejustify">Ancak biliyoruz ki Gezi’nin ortaya çıkardığı dayanışma ruhu, bu ülkenin demokrasi mücadelesinde yaşamaya devam etmektedir.</p>
<p class="rtejustify">Bugün üniversitelerde özgürlük talep eden gençlerde, emeği için direnen işçilerde, yaşamları için direnen kadınlarda, doğasını ve kentlerini koruyan yurttaşlarda Gezi’nin sesi yeniden yükselmektedir.</p>
<p class="rtejustify">Aradan geçen 13 yılda siyasi iktidar, Gezi’nin meşru ve demokratik taleplerini bastırmak amacıyla baskı ve sindirme politikalarını derinleştirmiş; Gezi Davası ise hukukun değil siyasal hesaplaşmanın aracı haline getirilmiştir.</p>
<p class="rtejustify">Şehir Plancıları Odamızın İstanbul Şubesi eski Başkanı Tayfun Kahraman, Hatay Milletvekili Can Atalay ve Osman Kavala başta olmak üzere Gezi Davası kapsamında yıllardır özgürlüklerinden mahrum bırakılan arkadaşlarımızın hukuksuz biçimde cezaevinde tutulmaktadır.</p>
<p class="rtejustify">Anayasa kararlarının uygulanmadığı, hukukun evrensel ilkelerinin yok sayıldığı bu süreç, yalnızca Gezi yargılamalarının değil, ülkemizdeki adalet sisteminin içine sürüklendiği ağır tablonun göstergesidir.</p>
<p class="rtejustify">TMMOB ve bağlı odalar olarak en temel sorumluluğumuz; bilimi ve tekniği halkın yararına kullanmak, kentlerimizi, doğamızı ve kamusal yaşam alanlarını savunmaktır.</p>
<p class="rtejustify">Milyonlarca yurttaşın ortak yaşam alanı olan Gezi Parkı’nı savunmak suç değildir. Kamusal alanların rant projelerine teslim edilmesine karşı çıkmak suç değildir. Deprem gerçeğiyle yüzleşen bir ülkede, kentlerin ve yaşam alanlarının korunmasını istemek suç değildir.</p>
<p class="rtejustify">TMMOB, dün olduğu gibi bugün de arkadaşlarımızın yanında olmaya; bilimin, kamu yararının, demokrasinin ve özgürlüklerin savunucusu olmaya devam edecektir.</p>
<p class="rtejustify">Gezi’nin eşitlik, özgürlük ve dayanışma umudu bu ülkenin geleceğinde yaşamayı sürdürecektir.</p>
<p class="rtejustify">Ne olursa olsun bu karanlık gidecek, Gezi kalacak!</p>
<p class="rtejustify"><strong>Emin Koramaz</strong><br />
<strong>TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Kent Düşleri Atölyeleri XIX &#8211; Dijital Kent: Ütopya Mı? Distopya Mı?</title>
		<link>http://www.mimarist.org/kent-dusleri-atolyeleri-xix-dijital-kent-utopya-mi-distopya-mi/</link>
		<pubDate>Thu, 28 May 2026 10:37:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=25263</guid>
		<description><![CDATA[Mimarlığın kamusal ve toplumsal sorumluluklarına yönelik farkındalık yaratmak amacıyla 2005 yılından bu yana yürüttüğümüz Kent Düşleri Atölyelerinin on dokuzuncusu bu yıl 1 Temmuz – 6 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirecek ve atölye sonuçlarını sergileyerek yayına dönüştüreceğiz. Bu yılki teması “Dijital Kent: Ütopya Mı? Distopya Mı?” olarak belirlenen Kent Düşleri Atölyelerinde, her yıl olduğu gibi farklı disiplin alanlarının entelektüel birikimi...]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Mimarlığın kamusal ve toplumsal sorumluluklarına yönelik farkındalık yaratmak amacıyla 2005 yılından bu yana yürüttüğümüz Kent Düşleri Atölyelerinin on dokuzuncusu bu yıl <strong>1 Temmuz – 6 Ağustos 2026 </strong>tarihleri arasında gerçekleştirecek ve atölye sonuçlarını sergileyerek yayına dönüştüreceğiz.</p>
<p>Bu yılki teması <strong>“Dijital Kent: Ütopya Mı? Distopya Mı?” </strong>olarak belirlenen Kent Düşleri Atölyelerinde, her yıl olduğu gibi farklı disiplin alanlarının entelektüel birikimi atölye süreçlerini besleyecek ve öğrencilerin katılımıyla İstanbul’a dair zengin tartışma ortamları yaratılacaktır.</p>
<p>Sizi, İstanbul’a dair gözlemlerinizi, okumalarınızı ve düşlerinizi istediğiniz araçlarla aktarmanıza olanak sağlayacak bu çalışmada katılımcı olmaya davet ediyoruz.</p>
<p>Farklı yarıyıl düzeylerinin buluştuğu Kent Düşleri Atölyeleri’ne ön kayıt için son başvuru tarihi <strong>17 Haziran 2026</strong>, kesin kayıt için son başvuru tarihi <strong>24 Haziran 2026 </strong>olarak belirlenmiştir.</p>
<p>Üniversitelerinizde staj kapsamında değerlendirilebilen Kent Düşleri Atölyeleri’ne katılım için Mimarlar Odası öğrenci üyesi olmak yeterlidir. Öğrenci üyelikle ilgili bilgilere <span style="color: #993300;"><a style="color: #993300;" href="http://www.mimarist.org/ogrenci-uyelik/" target="_blank" rel="noopener">http://www.mimarist.org/ogrenci-uyelik/</a></span> adresinden ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Atölyeler ücretsizdir. Başvuru formunu eksiksiz dolduran her öğrenci, herhangi bir elemeye tabi tutulmaksızın kontenjan dolana kadar kayıt yaptırma hakkına sahiptir.</p>
<p>Atölyelerin toplam kontenjanı <strong>150 kişi</strong> ile sınırlandırılmış olup, ayrıca okul ve dönem kontenjanları da belirlenmiştir. Başvurulardaki <strong>yoğunluğa</strong> göre okul ve dönem kontenjanları dikkate alınacaktır. Atölyelere katılım için 1. sınıfı bitirmiş olma şartı aranmaktadır.</p>
<p>Atölyelere katılmak isteyen öğrencilerin <span style="color: #993300;"><a style="color: #993300;" href="https://kentdusleri.mimarist.org/" target="_blank" rel="noopener">https://kentdusleri.mimarist.org/</a> </span>adresindeki başvuru formunu doldurarak <strong>17 Haziran 2025 </strong>tarihine kadar ön kayıt yaptırmaları gerekmektedir. Ön kayıt yaptıran tüm öğrenciler kesin kayıt yaptırma hakkına sahip olacaktır.</p>
<p>Ön kayıt işlemini tamamlamış öğrenciler <strong>17 Haziran 2025 &#8211; 24 Haziran 2025 </strong>tarihleri arasında şubemize gelerek kesin kayıtlarını yaptırabileceklerdir. <strong>Kesin kayıt sonrası kontenjan aşılması durumunda, kayıt yapma sırası esas alınacaktır. </strong></p>
<p>Öğrenci üye olmayan katılımcılar kesin kayıttan önce öğrenci üye kayıtlarını yaptırabilirler.</p>
<p>Kent Düşleri Atölyeleri ile ilgili tüm bilgilere www.mimarist.org adresinden ulaşabilirsiniz.</p>
<p><strong>Staj:</strong></p>
<p>Atölyelere staj kapsamında katılan öğrencilerin aşağıdaki konulara özen göstermesi gerekmektedir:</p>
<p>– Staj başvuru formlarının eksiksiz doldurulmuş olması ve onay sonrası bir kopyasının Oda’ya bırakılması,</p>
<p>– Atölye çalışmaları süresince staj defterlerinin düzenli doldurulması,</p>
<p>– Atölye sonunda staj defteri ve staj değerlendirme formunun Oda tarafından onaylanmadan önce grup yürütücülerinden en az birine onaylatılması,</p>
<p>– Atölye bitiminden itibaren en fazla iki ay içerisinde staj defterlerinin Oda onayına sunulması.</p>
<p><span style="color: #993300;"><a style="color: #993300;" href="https://kentdusleri.mimarist.org/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Başvuru formu için buraya tıklayabilirsiniz…</strong></a></span></p>
<p>Bilgilerinize sunuyor, katılımınızı diliyoruz.</p>
<p>Saygılarımızla,</p>
<p><strong>TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi</strong></p>
<p>KENT DÜŞLERİ XIX</p>
<p>DİJİTAL KENT: ÜTOPYA MI? DİSTOPYA MI?</p>
<p>Yirminci yüzyılın ikinci yarısının gelecek senaryolarına damgasını vuran Archigram grubu ve Metabolistler teknoloji ağırlıklı planlama ve mimari kurgular sunarak dünyayı ve özellikle mimarları seksenli yıllara değin etkilediler. Bu etkinin odağında teknoloji ve onun sınırsız olanakları,bunların kent yaşamında kullanılması söz konusuydu. Bu çabaların arkasında, mimarların modernizm ile kısıtlanan dünyasını açma, onlara yeni dünyalar sunma girişimine karşın, kent kullanıcılarının teknolojiye bağımlılığı da git gide artmaktaydı.</p>
<p>Bugün, kent insanı ulaşımdan enerjiye, çocuk yetiştirmeden konuttaki yaşamına kadar dijital dünyanın içerisinde, bazan da kımıldayamayacak bir edilgin yapıya bürünmüş bir şekilde yaşamakta. Kent insanı, özellikle metropolitan bir yerleşmede yaşayan insan, tamamıyla yaşam mücadelesini yitirmiş, Nietzche’nin deyimiyle “güvenli limanlar”dan çıkamayan, açık denizde yol almaktan korkan bir yapıda. Kentimizde tepeden inme kararlarla yürütülen kentsel planlama kararlarının da altında ezilen kent mağdurları, kendilerini gitgide pasifize eden bu teknoloji artıkları ile yaşamlarının sınırlarını genişletmek istemekte, onların çabası da , sonucu olmayan bir oyuna, kısır bir döngüye dönüşmekte.</p>
<p>XIX. Kent Düşleri Atölyeleri’nin bu yıl konusu olarak dijitalleşmeyi hedefliyor olmamızın temel nedeni de kent planlamada dijitalleşmenin olumlu yanları, kent insanına kazandırdığı olanakların yanı sıra, kent insanının gitgide artan “toplumsallaşamama”, “bireyselleşme”, “toplumdan kopma”, “kültüre yabancılaşma” ve bunun sonucunda ortaya çıkabilecek “yerleşim senaryo”larını ele almaktır. Bu tehlikeli seyir, bizi gelecekte gerçekten James Cook ve Kisho Kurokawa’nın naif tasarım ve planlama önerilerine mi götürecektir? Yoksa insanların kaçıp kurtulduğu karanlık megalopolislere mi?</p>
<p>Atölyelerimizin bu yıl, bu sorulara en güzel yanıt vereceklerini ümit etmekteyiz. Tüm öğrencilere ve yürütücülere başarı dileklerimizle.</p>
<p>Prof. Dr. Alper Ünlü</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>BASINA VE KAMUOYUNA: DEMOKRASİYE, YAŞAM ALANLARIMIZA VE ORTAK GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ!</title>
		<link>http://www.mimarist.org/demokrasiye-yasam-alanlarimiza-ve-ortak-gelecegimize-sahip-cikiyoruz/</link>
		<pubDate>Tue, 26 May 2026 09:58:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=25260</guid>
		<description><![CDATA[Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) yönelik siyasallaştırılmış yargı kararları ve parti genel merkezine yönelik fiili müdahaleler, kesinleşmiş demokratik seçim süreçlerinin ortadan kaldırılarak geriye dönük tartışmaya açılması ve siyasallaşan yargı kararları, toplumsal barış ve demokrasinin en temel dayanaklarını yok etmektedir. Daha da önemlisi evrensel demokra…
]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p class="p1">26 Mayıs 2026</p>
<p class="p1"><span class="s1">Değerli Basın ve Kamuoyuna,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ne (CHP) yönelik siyasallaştırılmış yargı kararları ve parti genel merkezine yönelik fiili müdahaleler, kesinleşmiş demokratik seçim süreçlerinin ortadan kaldırılarak geriye dönük tartışmaya açılması ve siyasallaşan yargı kararları, toplumsal barış ve demokrasinin en temel dayanaklarını yok etmektedir. Daha da önemlisi evrensel demokrasinin en temel ve olmazsa olmaz kurallarının başında gelen seçme ve seçilme hakkı ortadan kaldırılmaktadır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ülkemizde uzun zamandır süregelen demokratik kurumlara yönelik müdahaleler, yerel yönetimlere yapılan kayyum atamaları ve seçilmiş yöneticilerin baskı altında görevden uzaklaştırılarak yargı süreçleri tamamlanmadan tutuklanması, demokratik sistemimizi ve toplumun adalet mekanizmasına olan güvenini derinden sarsmaktadır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Son olarak usulsüzce uygulamaya konulan “mutlak butlan” kararı ve bu kararın kolluk kuvvetleri tedbirleriyle icra edilmeye çalışılması, ülkemizin demokratik geleceği yönünden çok büyük bir tehdit oluşturmuştur.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ne yazık ki bu antidemokratik uygulamalar ve anlayış, sadece siyaset alanı ile sınırlı değildir; keyfilik ve kamusal denetimsizlik, yaşam alanlarımıza, kentlerimize, doğamıza, kamu kurumlarına, demokratik ve akademik kurumlarımıza kadar uzanmaktadır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Tek bir imza ile ormanların, askeri alanların ve kamusal alanların rant uğruna özelleştirilmesi, yurttaşların eğitim, sağlık, barınma vb. kamusal ve anayasal hakları ve varlıklarının özelleştirilerek sermayeye aktarılması bu kontrolsüz gücün mekânsal yansımalarıdır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Daha dün, bir yükseköğretim kurumunun bir gecede kapatılma noktasına getirilip ardından bu karardan vazgeçilmesi gibi öngörülemez pratikler, ülkede hiçbir kurumsal yapının ve akademik özerkliğin güvende olmadığını açıkça gözler önüne sermektedir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi olarak olarak önemle vurgulamak isteriz ki; adalet mekanizmasının ve kurumsal yapıların siyasallaşması, tüm toplumun ortak geleceğine ve esenliğine doğrudan zarar vermektedir. Kentsel, kültürel, tarihsel ve ekolojik değerlerini koruma mücadelesi veren bir meslek kuruluşu olarak biliyoruz ki; doğanın, yaşam alanlarının ve demokratik kurumların, bilimsel akademik özgürlük ve özerkliğin korunması, ancak evrensel demokratik kuralların tarafsızca uygulanmasıyla mümkündür.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Anayasal bir meslek kuruluşu olarak tarihsel, mesleki ve toplumsal sorumluluğumuz gereği; hukukun üstünlüğünü, kurumsal tarafsızlığı ve evrensel demokrasi kuram ve kurallarını savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Tüm emek, meslek ve demokratik kitle örgütlerini, demokratik kazanımlarımıza, yaşam alanlarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak adına ortak ilkeler etrafında dayanışmaya çağırıyoruz. Sağlıklı, adil ve yaşanabilir bir toplumsal düzen; ancak siyasallaşmamış bir adalet sistemi ve eksiksiz bir demokrasi ile mümkündür.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.</span></p>
<p><strong>TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi</strong></p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>BUGÜN HALKIN SEÇME VE SEÇİLME HAKKINA KARŞI AĞIR BİR SALDIRI DAHA YAŞANDI</title>
		<link>http://www.mimarist.org/bugun-halkin-secme-ve-secilme-hakkina-karsi-agir-bir-saldiri-daha-yasandi/</link>
		<pubDate>Sun, 24 May 2026 08:39:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=25270</guid>
		<description><![CDATA[24.05.2026 DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, 24 Mayıs 2026 tarihinde &#8220;Bugün halkın seçme ve seçilme hakkına karşı ağır bir saldırı daha yaşandı&#8221; başlıklı ortak bir basın açıklaması yaptılar. Bugün halkın seçme ve seçilme hakkına karşı ağır bir saldırı daha yaşandı Bu ülkenin ana muhalefet partisine, Cumhuriyet’in kurucu partisine zor kullanarak]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<div class="panel-pane pane-node-title">
<div class="pane-content">
<h1><span style="font-size: 16px;"><img src="https://tmmob.org.tr/sites/default/files/styles/icerik/public/basin_aciklamasi_7_2.png?itok=__Q_Hosi" /></span></h1>
<h1><span style="font-size: 16px;">24.05.2026</span></h1>
</div>
</div>
<div class="panel-separator"></div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-field-spot">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-field-spot field-type-text-long field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p class="rtejustify">DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, 24 Mayıs 2026 tarihinde &#8220;Bugün halkın seçme ve seçilme hakkına karşı ağır bir saldırı daha yaşandı&#8221; başlıklı ortak bir basın açıklaması yaptılar.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="panel-separator"></div>
<div class="panel-pane pane-entity-field pane-node-body">
<div class="pane-content">
<div class="field field-name-body field-type-text-with-summary field-label-hidden">
<div class="field-items">
<div class="field-item even">
<p class="rtecenter"><strong>Bugün halkın seçme ve seçilme hakkına karşı ağır bir saldırı daha yaşandı</strong></p>
<p class="rtejustify">Bu ülkenin ana muhalefet partisine, Cumhuriyet’in kurucu partisine zor kullanarak girenler, partinin delegelerinin iradesini çiğnemeye çalışmaktadır.</p>
<p class="rtejustify">Yaşananlar herhangi bir parti içi mesele değil; halk iradesine ve demokratik siyasetin kendisine yönelik açık bir müdahaledir.</p>
<p class="rtejustify">Yerel seçimlerde ortaya çıkan halk iradesini hazmedemeyenler; önce seçilmiş belediye başkanlarını, siyasetçileri ve muhalif toplumsal kesimleri siyasallaştırılmış yargı operasyonlarıyla hedef almış, kendileri dışındaki siyasi partileri fiilen etkisiz hale getirmeye yönelmiştir.</p>
<p class="rtejustify">Cumhuriyet Halk Partisi’ne dönük “mutlak butlan” davası ve bugün parti binasına emniyet güçleri eliyle zorla girilmesi, Türkiye’de demokratik siyaset alanını bütünüyle tasfiye etmeye dönük daha büyük bir kuşatmanın parçasıdır.</p>
<p class="rtejustify">Türkiye demokrasisine yönelik bu ağır müdahalenin planlayıcılarını, uygulayıcılarını ve işbirlikçilerini bu halk unutmayacaktır. Parti binalarını ele geçirerek halkın iktidara karşı büyüyen itirazını bastırmaya çalışanlar bilmelidir ki; rüzgâr ekenler fırtına biçecektir.</p>
<p class="rtejustify">Bu halkı yoksullaştıranlar, işçiden ve emekçiden alıp sermayeyi büyütenler, halktan değil emperyalist merkezlerden aldığı destekle ayakta kalmaya çalışanlar şunu bilmelidir: Örgütlü bir halktan daha büyük bir güç yoktur.</p>
<p class="rtejustify">Bizler emek ve meslek örgütleri olarak; bedeli ne olursa olsun demokrasi, halk iradesi ve adaletin yanında olmaya devam edeceğiz.</p>
<p class="rtejustify">Başta emek örgütleri olmak üzere tüm demokrasi güçlerini ve bu ülkenin geleceğine sahip çıkmak isteyen herkesi; halklar ve emekçiler üzerinde her geçen gün daha da ağırlaşan bu kuşatmaya karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.</p>
<p class="rtejustify">Demokrasi, Adalet ve Barış ancak yan yana durarak, birlikte mücadele ederek kazanılacaktır.</p>
<p class="rtejustify"><strong>DİSK-KESK-TMMOB-TTB</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>TMMOB Mimarlar Odası 50. Dönem Genel Kuruluna Giderken: Görevlerimiz</title>
		<link>http://www.mimarist.org/tmmob-mimarlar-odasi-50-donem-genel-kuruluna-giderken-gorevlerimiz/</link>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 13:11:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Erkan]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=25247</guid>
		<description><![CDATA[Ahmet Erkan TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi ‘’Fark etmek acıydı ama gerekliydi’’ ‘’İnsan bazen hayatı boyunca kaçtığı gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır. Bu yüzleşme çoğu zaman sessizce gelir ve derin bir kırılma yaratır. Çünkü fark etmek, yalnızca dışarıdaki olayları anlamak değil, insanın kendisine dair yanıldığı şeyleri]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p><em><img class="aligncenter size-large wp-image-25249" src="http://www.mimarist.org/file/2026/05/myk1-768x1024.jpg" alt="" width="768" height="1024" srcset="http://www.mimarist.org/file/2026/05/myk1-768x1024.jpg 768w, http://www.mimarist.org/file/2026/05/myk1-225x300.jpg 225w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" />Ahmet Erkan</em><br />
<em>TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi</em></p>
<p><em>‘’Fark etmek acıydı ama gerekliydi’’</em></p>
<p><em>‘’İnsan bazen hayatı boyunca kaçtığı gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalır. Bu yüzleşme çoğu zaman sessizce gelir ve derin bir kırılma yaratır. Çünkü fark etmek, yalnızca dışarıdaki olayları anlamak değil, insanın kendisine dair yanıldığı şeyleri de görmesidir. Güvendiği insanların değişebileceğini, bazı bağların sandığı kadar güçlü olmadığını ve yıllarca tutunduğu düşüncelerin aslında onu yavaşça tükettiğini kabul etmek kolay değildir. İnsan, bazen en büyük hayal kırıklığını başkalarında değil, sessiz kabullenişlerinde bulur. Yine de fark etmek gereklidir. Çünkü insan ancak gerçeği gördüğünde büyümeye başlar. Acı veren farkındalıklar, insanın içindeki farklı umutları, alışkanlıkları ve kendini kandırdığı düşünceleri yavaş yavaş ortadan kaldırır. Bu süreç yorucu ve sarsıcıdır ama aynı zamanda insanı daha gerçek bir hayata yaklaştırır. Bazı acılar insanı yalnızca incitmez; aynı zamanda onu uyandırır. Ve bazen insanın kendine yapabileceği en büyük iyilik canını acıtsa bile gerçeği inkar etmeyi bırakmasıdır.’’</em></p>
<p><em>CHRISTY BROWN / Sol Ayağım</em></p>
<p>Mimarlar Odası’nın 50. Dönem Genel Kurulu’na yaklaşırken, önümüzde duran sorun yalnızca yeni bir yönetim belirlemek değildir. Asıl sorun, örgütsel hafızamızı yeniden değerlendirmek, meslek mücadelemizin yönünü netleştirmek ve odamızın hangi politik ve demokratik zeminde geleceğe taşınacağını belirlemektir.</p>
<p>Bu tartışmanın merkezinde tek bir soru yer almaktadır:</p>
<p>Mimarlar Odası, merkezi ve yerel yönetimlerin yarattığı saçma gündemi tartışmaktan öte; ulusal mimarlık politikaları konusunda gündemi belirleyen, kamusal yararı ve toplum çıkarlarını esas alan; demokratik katılımı büyüten, kolektif üretimi güçlendiren ve sermaye odaklı kent politikalarına karşı mücadeleyi örgütleyen toplumsal bir güç haline nasıl yeniden kavuşabilir?</p>
<p>Çünkü yaşadığımız dönem, yalnızca ekonomik krizlerin ya da mesleki sorunların yoğunlaştığı bir zaman aralığı değildir. Aynı zamanda aidiyet duygusunun zayıfladığı, örgütsel ilişkilerin daraldığı ve demokratik katılımın biçimsel hale geldiği bir eşiktir.</p>
<p>Meslek odaları sadece mesleki hakların savunulduğu kurumlar değildir. Aynı zamanda kamusal yararın, kent hakkının, demokratik kültürün ve toplumsal sorumluluğun örgütlendiği ve savunulduğu alanlarıdır.</p>
<p>Bu nedenle meslek odalarının yaşadığı sorunları yalnızca merkezi hükümetin ve yerel yönetimlerin baskıcı ve dışlayıcı politikalarıyla açıklamak yeterli değildir. Çünkü yaşanan örgütsel zayıflama, dış müdahaleler kadar iç çözülmelerle, dar grupçu yaklaşımlarla ve örgütsel sorunlarla da ilişkilidir.</p>
<p>Elbette merkezi iktidarın ve yerel yönetimlerin planlama süreçlerinden meslek odalarını dışlayan yaklaşımı önemli bir sorundur. Kamusal alanların piyasa ilişkilerine açılması, meslek alanının sermaye merkezli dönüşümlere teslim edilmesi ve karar süreçlerinde uzmanlığın değersizleştirilmesi ciddi bir baskı yaratmaktadır.</p>
<p>Ancak örgütler sadece dış müdahalelerle zayıflamaz.</p>
<p>Demokratik reflekslerini kaybettiklerinde, eleştiri-özeleştiri süreçlerini işletemediklerinde ve üyeleriyle güçlü bağ kuramadıklarında da çözülmeye, daralmaya başlarlar.</p>
<p><strong>Mesleğimiz açısından mevcut durum değerlendirilmesi</strong></p>
<p>Mimarlık mesleği uzun süredir ağırlaşan ekonomik koşullar altında varlığını sürdürmeye çalışmaktadır.</p>
<p>İşsizlik, düşük ücretler, güvencesizlik ve mimarın teknik elemana indirgenmesi; mesleğin kamusal niteliğini zayıflatmaktadır.</p>
<p>Birçok genç mimar düşük ücretlerle çalışmakta, serbest çalışan mimarlar ağır ekonomik baskılarla karşı karşıya kalmakta, olşan büyük tekelleşme karşısında sahipsiz ve savunmasız kalmaktalar, büyük kentler dışında çalışan meslektaşlar ise örgütsel ilişkilerin ve mesleki dayanışmanın dışında kalmaktadır.</p>
<p>Uluslararası çatışmalar, ekonomik belirsizlikler, göç hareketleri ve siyasal krizler; toplumsal yaşam kadar meslek alanını da doğrudan etkilemektedir.</p>
<p>Kentler bu dönüşümün en görünür aktörleri, rant merkezleri alanı haline gelmiştir.</p>
<p>Plansız büyüme, haksız kazanç odaklı dönüşüm politikaları, deprem riskine rağmen yoğun yapılaşma, içme suyu havzalarının yapılaşmaya açılması, tarım alanlarının ve doğal yaşamın sermaye baskısıyla dönüşmesi; tarihi ve kültürel varlıkların yok edilmesi, sağlık alanlarının özelleştirilmesi, her yerde ihya projelerinin uygulanması kentleri kırılgan hale getirmektedir.</p>
<p>Mimarlık bu dönüşümün merkezindedir.</p>
<p>Çünkü mimarlık sadece yapı üretmek değildir. Kent yaşamını, kamusal ilişkiyi ve toplumsal geleceği biçimlendiren teknik ve bir o kadar da politik bir sorumluluk alanıdır.</p>
<p>Bu nedenle Mimarlar Odası’nın mücadelesi yalnızca meslek haklarını savunmakla sınırlı görülemez. Mesleki sorunlar konusunda mücadelenin zayıf kaldığını söylemek çok haksız sayılmaz. Ancak odanın vermesi gereken mücadele de sadece meslek sorunlarına indirgenemez</p>
<p>Kent hakkını, kamusal yararı, demokratik planlamayı ve doğayı savunmak da bu mücadelenin ayrılmaz parçasıdır.</p>
<p><strong>Örgütsel Daralma ve Demokratik İhtiyaç</strong></p>
<p>Mimarlar Odası’nın karşı karşıya olduğu temel sorunlardan biri, örgütsel alanın dar grupçu anlayışlar tarafından kuşatılması ve oda yaşamının giderek sınırlı çevrelerin kendi siyasal ve örgütsel pozisyonlarını yeniden ürettiği kapalı bir yapıya dönüşmesidir.</p>
<p>Eleştiriyi tehdit olarak gören, farklı görüşleri dışlayan ve karar süreçlerini dar gruplar içinde tutan anlayışlar; örgütsel bütünlüğü, demokratik katılımcılığı, örgüt içi demokratik işleyişi, adaleti ve güven duygusunu zayıflatmaktadır.</p>
<p>Ancak bu daralma yalnızca düşünsel bir mesele değildir; aynı zamanda örgütsel ilişkilerin üretim biçimiyle doğrudan bağlantılıdır.</p>
<p>Son yıllarda giderek belirginleşen bir eğilim, örgüt içi ilişkilerin dar grupçuluk ve hizipleşmeler üzerinden şekillenmesidir.</p>
<p>Bu durum, örgütsel yaşamı liyakat ve emek üzerinden değil; aidiyet ve hizip ilişkileri üzerinden yeniden kurma riskini beraberinde getirmektedir.</p>
<p>Komite ve komisyonlarda emek veren, üreten ve sorumluluk alan meslektaşlardan çok; belirli çevrelere yakın olan kişilerin alınması, delege veya yönetim kurulu üyesi yapılması, temsil mekanizmalarının zayıflamasına neden olmaktadır.</p>
<p>Bu koşullarda örgütsel ortam giderek güvensiz hale gelmekte, kolektif irade zayıflamakta ve karar alma süreçleri şeffaflıktan uzaklaşmaktadır. Sorunun daha da ağırlaşan yönü ise, yalnızca delegasyon süreçlerinin değil; oda organlarının, komisyonların ve yönetsel yapıların oluşumunun da dar siyasal çevreler, gruplar tarafından belirlenmesidir. Böylece örgütsel irade tabandan yukarıya doğru oluşan demokratik bir süreç olmaktan çıkmakta; kararlar çoğu zaman üyelerin kolektif katılımıyla değil, belirli çevrelerin onayı ve yönlendirmesiyle biçimlenmektedir.</p>
<p>Bu koşullarda giderek kimseye güvenilmeyen bir yapı ortaya çıkmakta, karar alma süreçleri şeffaflıktan uzaklaşmaktadır.</p>
<p>Daha da sorunlu olan nokta, kararların giderek tek merkezden, hatta zaman zaman tek bir odak üzerinden alınan icazetlerle yürütülmesidir.</p>
<p>Bu durum, örgütsel birlik ve disiplin söylemi altında meşrulaştırıldığında ise, aslında demokratik olmayan bir merkeziyetçiliğin üzeri örtülmektedir.</p>
<p>Bu merkeziyetçilik, görünürde örgütsel bütünlüğü koruma iddiası taşısa da, pratikte örgütün çoğulcu yapısını zayıflatmakta ve karar süreçlerini daraltmaktadır.</p>
<p>Bu nedenle bu eğilimi, gizli bir otoriterleşme biçimi olarak da değerlendirebiliriz.</p>
<p>Bazı şubelerde örgütsel yapının belirli bir merkez etrafında oluşturulması ve kontrol edilmesi, karar alma süreçlerini katılımcılıktan uzaklaştırarak merkeziyetçi, hatta tek adam ya da başkanlık sistemi benzeri bir yönetim anlayışına sürüklemektedir.</p>
<p>Oysa meslek örgütlerinin gücü, merkezileşmiş yapılardan değil; katılımcı, çoğulcu ve yerinden yönetim anlayışından gelir.</p>
<p>Bir örgüt, farklı düşünceleri bastırarak değil; onları bir arada tutarak güçlenir.</p>
<p>Bu nedenle gerçek demokratikleşme, yalnızca yapısal bir reform değil; aynı zamanda örgütlerin yönetim kültürlerinin merkeziyetçiliğe karşı özgürlükçü, demokratik katılımcı yönde dönüşümüdür.</p>
<p><strong>Özümüze Dönmek</strong></p>
<p>Değişimden söz ederken anlatılmak istenen, geçmişi reddetmek değildir.<br />
Asıl ihtiyaç, Mimarlar Odası’nın tarihsel özüne dönmesidir. Değişim var olan yöneticilerin gitmeleri yerine yeni yöneticilerin gelmesi hiç değildir. Değişimden kastedilen zihniyetin değişmesidir.</p>
<p>Bu öz; kamusal yararı savunan, toplumsal sorumluluğu önceleyen, demokratik katılımı büyüten ve meslek etiğini merkeze alan mücadele geleneğidir. Aynı zamanda 68 kuşağının yarattığı eşitlikçi, toplumcu, anti-emperyalist ve dayanışmacı değerleri sahiplenmektir. Çünkü Mimarlar Odası’nın tarihsel birikimi, yalnızca mesleki bir örgütlenmenin değil; toplumsal muhalefetin, kamucu anlayışın ve halktan yana duruşun da bir parçası olarak şekillenmiştir.</p>
<p>Bugün bu tarihsel mirası ve mücadele değerlerini referans alan kimi çevrelerin ideolojik olarak ciddi savrulmalar yaşadığını görmek ise ayrıca düşündürücüdür. Ancak bu tabloyu bir yana bıraksak bile, özellikle Mimarlar Odası’nın büyük şubelerinde belirgin bir sağa kayış gözle görülür hale gelmiştir. Daha da dikkat çekici olan, bu yönelimin açık bir politik tartışma zemininde değil; çoğu zaman sol, demokratik ve ilerici söylemlerle sağa sapmanın üstü örtülerek, örgüt içinde sinsice meşrulaştırılmaya çalışılmasıdır.</p>
<p>Katılımcılığı daraltan, merkeziyetçiliği güçlendiren, örgütsel iradeyi dar kadroların kontrolüne bırakan anlayışlar; söylemde ne kadar sol görünürse görünsün, pratikte örgütü demokratik mücadele çizgisinden uzaklaştırmaktadır. Oysa toplumcu düşüncenin özü, karar süreçlerinin kolektif hale getirilmesi, eleştiri ve özeleştiri ortamının güvence altına alınması ve örgütsel iradenin tabandan kurulmasıdır.</p>
<p>Örgütsel dönüşüm, ancak bu tarihsel birikimle bağ kurduğunda anlamlı hale gelir. Demokrasi yalnızca seçim yapmak değildir. Demokrasi; birlikte karar almak, farklı düşüncelere saygı duymak, eleştiriyi-özeleştiriyi örgütsel gelişimin bir parçası haline getirmek ve mücadeleyi asgari müşterekler üzerinden büyütebilmektir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Gençler, Kadınlar ve Süreklilik</strong></p>
<p>Mimarlar Odası’nın geleceği, genç mimarların ve kadınların örgütsel yapı içinde daha güçlü yer almasına bağlıdır.<br />
Gençlerin katılımı yalnızca yaşa dayalı bir yenilenme değil; örgütsel sürekliliğin temelidir. Bir örgüt, deneyimini yeni kuşaklara aktarabildiği ölçüde kalıcı hale gelir. Yeni üyelerin süreçlere dahil olması, örgütün canlılığını ve toplumsal bağını güçlendirir.</p>
<p>Ancak son yıllarda odaya katılan bazı yeni üyelerin çeşitli siyasal etiketlerle yaftalandığı görülmektedir. Bu yaklaşım demokratik örgüt anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Çünkü örgüt, insanları kategorilere ayırarak değil; ortak mücadele zemini kurarak büyür. Farklı düşüncelerin bir arada var olabilmesi, örgütsel zenginliğin ve demokratik kültürün temel koşullarından biridir.</p>
<p>Kadınların örgütsel yaşamda daha görünür olması ise yalnızca bir temsil meselesi değildir. Kadın özgürlük ideolojisi, demokratik toplum fikrinin en önemli dayanaklarından biridir. Kadının tarihsel olarak yaşamı üretme, koruma ve yeniden kurma rolü; onu doğayla, ekolojiyle ve toplumsal dayanışmayla daha güçlü bir ilişki içine taşımıştır. Bu nedenle kadın mücadelesi yalnızca cinsiyet eşitliği mücadelesi değil; aynı zamanda doğanın, yaşamın ve toplumun sermaye karşısında savunulması mücadelesidir.</p>
<p>Erkek egemen sistemler ise tarih boyunca merkeziyetçilikten, tahakkümden, savaştan, sömürüden ve kandan beslenmiştir. Devletçi ve hiyerarşik yapılar, toplum üzerindeki baskıyı çoğu zaman erkek egemen iktidar kültürü üzerinden yeniden üretmiştir. Bugün dünyanın içine sürüklendiği ekolojik yıkım, savaş politikaları ve derinleşen toplumsal eşitsizlikler de bu tahakkümcü anlayışın ürünüdür.</p>
<p>Bu nedenle kadın özgürlük ideolojisi; daha yerel, daha katılımcı, dayanışmacı ve kolektif bir örgütlenme modelini savunmaktadır. Rekabet yerine paylaşımı, hiyerarşi yerine ortak aklı, tahakküm yerine yaşamı esas alan bu yaklaşım; yalnızca kadınların değil, toplumun bütününün özgürleşmesi açısından yaşamsal önemdedir.</p>
<p>Mimarlar Odası da kadınların karar süreçlerinde eşit biçimde yer aldığı, eleştirinin özgürce ifade edilebildiği ve kolektif iradenin güçlendiği bir örgütsel kültürü büyütmek zorundadır. Çünkü eşitlik, farklılıkların yok sayılmasıyla değil; eşitsizliklerin görülüp dönüştürülmesiyle mümkündür.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Şubeler Arası Dayanışma</strong></p>
<p>Örgütsel gücü yeniden kurmanın yolu, şubeler arasında gerçek bir dayanışma kültürü yaratmaktan geçmektedir. Çünkü güçlü bir örgüt, yalnızca merkezden alınan kararlarla değil; birbirine güvenen, deneyimini paylaşan ve ortak mücadele iradesi geliştiren yapılarla var olabilir. Dayanışmanın ilk koşulu ise karşılıklı güven duygusunun yeniden inşa edilmesidir.</p>
<p>Birbirini rakip olarak gören değil; birikimini paylaşan, eksiklerini birlikte tamamlayan ve ortak sorunlara ortak çözümler üreten şubeler, gerçek anlamda mücadeleci bir örgütsel zemin yaratabilir. Bu güven ortamı oluştuğunda, her şubenin ortak bir manifesto ve ortak mücadele hattı etrafında birleşmesi de mümkün hale gelecektir.</p>
<p>Mimarlar Odası’nın ihtiyaç duyduğu şey; merkeziyetçi bir denetim anlayışı değil, ortak akla dayanan koordinasyon ve kolektif üretim mekanizmalarıdır. Merkezi politikalarla uyumlu çalışan, birbirinin deneyiminden öğrenen ve ortak hedefler doğrultusunda hareket eden bir yapı, örgütsel gücü büyütecek ve mücadele kapasitesini artıracaktır.</p>
<p>Ancak bugün yüzbine yaklaşan üye potansiyeline ve çok geniş bir toplumsal etki alanına sahip olan Mimarlar Odası’nın mevcut örgütlenme modeli ve yönetmelikleri, ne örgütü sağlıklı biçimde yönetmeye ne de biriken sorunlara kalıcı çözümler üretmeye yeterlidir. Ne yazık ki mevcut yapı büyük ölçüde geçmiş dönemin ihtiyaçlarına göre şekillenmiş; bugünün karmaşık mesleki, toplumsal ve siyasal sorunlarına yanıt üretmekte giderek zorlanan bir hale gelmiştir.</p>
<p>Bu nedenle sorun yalnızca mevcut yönetmelikleri uygulamak değildir. Asıl ihtiyaç, onların sınırlarını aşabilecek yeni örgütsel modeller geliştirebilmek ve bunları hayata geçirebilmektir. Örgütü canlı tutacak olan şey statik kurallar değil; katılımcılığı büyüten, üretimi artıran, kolektif iradeyi güçlendiren ve mücadeleyi süreklileştiren örgütlenme biçimleridir. Yönetmelikler yalnızca çerçeve sunabilir; mücadeleci bir örgütü asıl ayakta tutan şey ise ortak amaçlar etrafında birleşmiş politik irade ve kolektif çalışma kültürüdür.</p>
<p>Bu noktada MYK’nın koordinasyonunda temsilciliklerin, BKBT’lerin ve şubelerin yalnızca idari işlerin yürütüldüğü yapılar olmaktan çıkarılması gerekmektedir. Bu alanlar; düşünce üreten, tartışan, politika geliştiren, meslek alanına müdahale eden ve üyeleri örgütleyen gerçek çalışma ve üretim merkezlerine dönüştürülmelidir. Bunun en önemli yolu ise aynı hedefe inanan, ortak mücadele bilinci taşıyan ve örgütsel sorumluluğu paylaşan bir yapı kurabilmektir.</p>
<p>Bilmeliyiz ki örgütler yalnızca seçimlerle ya da yönetsel mekanizmalarla güçlenmez. Bir örgütü güçlü kılan şey; üyelerinin kendisini o yapının gerçek öznesi olarak hissetmesi, ortak mücadele hattına inanması ve kolektif emeğin parçası haline gelmesidir. Eğer temsilcilikler, BKBT’ler ve şubeler kendi bulunduğu alanlarda söz üreten, üyelerini sürece katan ve ortak çalışma kültürünü büyüten merkezlere dönüşebilirse; Mimarlar Odası yalnızca mesleki bir kurum değil, aynı zamanda güçlü bir toplumsal mücadele odağı haline gelecektir.</p>
<p>Şubeler arası koordinasyon Merkez Yönetim Kurulu üzerinden yürütülen mevcut ilişkilerle ve yönetmeliğe göre olan toplantılarla sınırlı kalmamalıdır. Bunun yanında ortak çalışma ağları, sürekli tartışma platformları ve kolektif üretim alanları oluşturulmalıdır. Özellikle şube yöneticilerinin mesleki ve politik başlıklarda düzenli olarak bir araya geleceği örgüt içi eğitim programları hayata geçirilmelidir. Bu buluşmalar yalnızca bilgi aktarımının yapıldığı teknik toplantılar değil; örgütün yaşadığı sorunların açık biçimde tartışıldığı, eleştirilerin ifade edildiği ve çözüm önerilerinin kolektif biçimde geliştirildiği demokratik zeminler haline gelmelidir.</p>
<p>Bu tartışmalar sonucunda ise belirli alanlara odaklanan çalışma grupları oluşturulmalıdır. Meslek hakları, genç mimarların sorunları, kadın çalışmaları, ekoloji, kent politikaları, yerel demokrasi, örgütlenme modeli ve eğitim gibi başlıklarda oluşturulacak kolektif çalışma grupları; hem örgütsel üretimi artıracak hem de şubeler arasında sürekli bir dayanışma ilişkisi kuracaktır. Böylece bilgi ve deneyim belirli merkezlerde toplanan bir ayrıcalık olmaktan çıkacak, bütün örgüte yayılan ortak bir hafızaya dönüşecektir.</p>
<p>Mimarlar Odası ayrıca; farklı alanlarda çalışan, deneyim sahibi, söz üretebilen ve örgütsel hafızayı taşıyan yöneticilerin katılımıyla güçlü danışma kurulları oluşturmalıdır. Ancak bu yapılar yalnızca meslektaşlardan oluşan dar bir çerçeveyle sınırlı kalmamalıdır. Çünkü mimarlık; kent, ekoloji, emek, kültür, toplumsal yaşam ve kamusal alan mücadelelerinden bağımsız düşünülemez. Bu nedenle danışma kurulları; farklı mesleki disiplinlerden uzmanların, öğrencilerin, kent savunmalarının, sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin ve toplumsal mücadele alanlarında söz üreten temsilcilerin katılımıyla oluşturulmalıdır.</p>
<p>Böyle bir yapı, Mimarlar Odası’nın yalnızca kendi içine konuşan bir meslek örgütü olmasının önüne geçecek; toplumsal muhalefetle bağlarını güçlendiren, çok yönlü düşünebilen ve ortak mücadele hattı kurabilen bir anlayışı büyütecektir. Kent mücadelesi yalnızca mimarların değil; emeğiyle yaşayanların, öğrencilerin, kadınların, ekoloji hareketlerinin ve kent hakkını savunan bütün toplumsal kesimlerin ortak mücadelesidir.</p>
<p>Bu kurullar yalnızca görüş bildiren sembolik yapılar olmamalıdır. Her danışma kurulu belirli bir konuya odaklanmalı; ilgili alandaki sorunları tespit eden, çözüm önerileri geliştiren ve somut çalışma programları oluşturan üretken mekanizmalara dönüşmelidir. Örneğin ekoloji, genç mimarlar, kadın çalışmaları, deprem, kent politikaları, meslek hakları, eğitim, yerel demokrasi ve emek süreçleri gibi başlıklarda oluşturulacak danışma kurulları; yalnızca tartışma yürütmekle kalmamalı, aynı zamanda mücadele hattını ve çalışma planlamasını da ortaya koymalıdır.</p>
<p>Bu yaklaşım, örgütsel aklı birkaç kişinin karar alanına sıkıştıran merkeziyetçi anlayış yerine; kolektif düşünceyi, katılımcılığı ve toplumsal dayanışmayı büyüten demokratik bir örgüt modelinin gelişmesini sağlayacaktır.</p>
<p>Şubeler, MYK öncülüğünde belirli aralıklarla düzenli biçimde bir araya getirilmeli; ortak karar süreçlerini hayata geçirecek iki yıllık çalışma programları hazırlanmalıdır. Örgütsel dönüşüm yalnızca niyetle değil; süreklilik taşıyan bir çalışma disipliniyle mümkündür. Burada zaman büyük önem taşımaktadır. Örgütün kendi çalışma aksını oluşturabilmesi için gerekli tartışma ortamına, kolektif üretim alanlarına ve yeterli zamana sahip olması zorunludur.</p>
<p>Kararların yalnızca seçim dönemlerine sıkışmadığı, düzenli buluşmalarla ortak politikaların üretildiği bir yapı; örgütsel sürekliliği güçlendirecek ve Mimarlar Odası’nı yeniden mücadeleci bir hatta taşıyacaktır. Genel merkezin koordinasyonunda, hangi şubenin hangi alanda desteğe ihtiyaç duyduğu ve bu ihtiyacın hangi şube tarafından karşılanabileceği ortak bir planlamayla belirlenebilir. Böylece dayanışma soyut bir söylem olmaktan çıkar; örgütlü, planlı ve kolektif bir çalışma biçimine dönüşür.</p>
<p><strong>49.Dönemin Hafızası, 50. Dönemin Mücadele Aksı</strong></p>
<p><strong>50.</strong>Dönemde ortaya çıkan birlikte üretme ve birlikte yönetme anlayışı, Mimarlar Odası açısından yalnızca geçici bir yönetim pratiği değil; önemli bir örgütsel ve politik deneyim yaratmıştır. Farklılıkların birlikte çalışabildiği, ortak emeğin öne çıktığı, dayanışmanın güç kazandığı ve kolektif aklın daha görünür hale geldiği bu süreç; yeni dönemin en önemli kazanımlarından biridir.</p>
<p>Her ne kadar bu anlayışı geriye çekmek isteyen, geçmişin merkeziyetçi ve tekçi yöntemlerini yeniden üretmeye çalışan yaklaşımlar bulunsa da; ortaya çıkan demokratik kültür artık kolayca tasfiye edilebilecek bir noktada değildir. Çünkü bir kez birlikte üretmenin, birlikte karar almanın ve dayanışmayla güçlenmenin olanakları görülmüştür. Bu hafıza artık örgütün kolektif belleğine kazınmıştır.</p>
<p>Unutulmamalıdır ki, karşıtlarımızın mücadele araçları ve yöntemleriyle mücadele ederek farklı bir gelecek kuramayız. Aynı merkeziyetçi, dışlayıcı ve denetimci yöntemleri yeniden üreterek yalnızca onların kötü birer taklitçisi haline geliriz. Bu nedenle mesele yalnızca sorunlarımızın nedenlerini tespit etmek değildir; o sorunları hangi yöntemlerle çözeceğimizi de doğru belirlemektir. Eğer demokratik bir örgüt istiyorsak, mücadele yöntemlerimiz de demokratik olmak zorundadır. Eğer dayanışmayı savunuyorsak, örgütsel ilişkilerimizi de dayanışma üzerine kurmak zorundayız. Yöntem ile hedef birbirinden kopuk değildir; kullanılan yöntemler zamanla örgütün karakterini belirler.</p>
<p>50.Dönem seçimlerinin kaderini de tam olarak bu anlayış belirleyecektir. Birlikte üretme, birlikte yönetme ve kolektif mücadele kültürü, yeni dönemin gerçek gücü olacaktır. Bu iradeyi en güçlü biçimde ise şubelerin yönetim kurulları, temsilcilikleri, BKBT’leri ve örgütsel üretim alanları taşıyacaktır. Biliyoruz ki örgütün gerçek gücü, yalnızca merkezde değil; bulunduğu her yerde söz üretebilen, mücadele eden ve dayanışmayı büyüten kadrolardan doğar. Bu konuda hiçbir tereddüt yoktur.</p>
<p>Önümüzdeki dönemde temel sorumluluklarımız açıktır. 29 şubenin ortak politikalar etrafında bir araya gelmesini sağlamak, şubeler arası dayanışmayı büyütmek ve örgütsel kopuklukları gidermek zorundayız. Mimarlar Odası politikalarını yalnızca MYK üyelerinin sorumluluğu olarak görmekten vazgeçmeli; bütün şubelerin ortak üretimine dayanan kolektif bir anlayışı hakim kılmalıyız. Merkezi birkaç kişinin omzuna yıkılmış bir örgüt modeli sürdürülebilir değildir. Güçlü örgüt; sözün, emeğin ve sorumluluğun tabana yayıldığı örgüttür.</p>
<p>Ekonomik sorun yaşayan şubeler dayanışma kültürüyle desteklenmeli, eksik kalmış alanlarda çalışmaları yeniden başlatacak destekler verilmeli, örgütsel disiplin merkez ile şubeler arasında yeniden kolektif bir anlayışla kurulmalıdır. Hiçbir örgüt tek başına güçlenemez. Bir şubenin yalnızlaşması, aslında bütün örgütün zayıflaması anlamına gelir. Buna karşılık ortak mücadele kültürü büyüdüğünde, örgüt yalnızca yönetsel olarak değil; siyasal ve toplumsal olarak da güç kazanır.</p>
<p>Elbette karşımıza engeller çıkacaktır. Alışılmış ilişkilerden beslenenler, örgütü dar alanlara sıkıştırmak isteyenler ve birlikte üretme kültüründen rahatsız olanlar olacaktır. Ancak sorunlarını çözebileceğine inanan, ortak mücadele iradesi taşıyan ve geleceği birlikte kurmaya kararlı bir topluluğu hiçbir güç geriye düşüremez, engelleyemez.</p>
<p>Önümüzdeki dönem; demokrasiye, dayanışmaya, kolektif emeğe ve birlikte üretme kültürüne inanan kadroların dönemi olacaktır. Çünkü gelecek; birbirine güvenenlerin, birlikte mücadele edenlerin ve örgütlü dayanışmayı büyütenlerin olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>Mimarlara Mektup Sayı: 313</title>
		<link>http://www.mimarist.org/mimarlara-mektup-sayi-312-2/</link>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 13:06:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[MO İstanbul]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Mimarlara Mektup]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=25243</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<a class="fullscreen-mode" href="http://www.mimarist.org/themencode-pdf-viewer-sc/?tnc_pvfw=ZmlsZT0vd3AtY29udGVudC91cGxvYWRzLzIwMjYvMDUvMzEzLnBkZiZzZXR0aW5ncz0xMTExMDEwMTExMTExMTExMTAwJmxhbmc9dHI=#page=&zoom=auto&pagemode=none" target="_blank">Tam Ekran Göster</a><br><iframe width="850" height="1024" src="http://www.mimarist.org/themencode-pdf-viewer-sc/?tnc_pvfw=ZmlsZT0vd3AtY29udGVudC91cGxvYWRzLzIwMjYvMDUvMzEzLnBkZiZzZXR0aW5ncz0xMTExMDEwMTExMTExMTExMTAwJmxhbmc9dHI=#page=&zoom=auto&pagemode=none" title=""></iframe>
]]></content:encoded>
			</item>
		<item>
		<title>“Mimari Proje Yarışmaları” ve “Mimarlık”ın, “Andışıklık(*)” Bağlamıyla Birlikte; “ÖNKOLOKYUMLU(**) Mimari Fikir Projesi Yarışmaları(***)” ve “Mimarlık Eğitimi&#8230;”</title>
		<link>http://www.mimarist.org/mimari-proje-yarismalari-ve-mimarlikin-andisiklik-baglamiyla-birlikte-onkolokyumlu-mimari-fikir-projesi-yarismalari/</link>
		<pubDate>Thu, 21 May 2026 13:01:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Metin Karadağ]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Odadan Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mimarist.org/?p=25253</guid>
		<description><![CDATA[Belki hatırlarsınız daha önce “Kalitenizi belirleyen; kaliteyi talep etme kalitenizdir&#8230;” demiştik&#8230; Burada ele aldığımız konuda da, “Andışıklık” bağlamı üzerinden “Kalite Arayışının” gerek ve şart olduğu “Mimari Proje Yarışmaları”yla “Eşleştiği Noktaları” değerlendirmeye çalışacağız&#8230; Bilirsiniz, “Daha Sağlıklı Kentler” için “Daha Sağlıklı Mimarlık” gerek ve şarttır&#8230; Dahası bunun devamı olarak da “Daha İyi]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Belki hatırlarsınız daha önce <strong><em>“Kalitenizi belirleyen; kaliteyi talep etme kalitenizdir&#8230;”</em></strong> demiştik&#8230; Burada ele aldığımız konuda da, <strong>“Andışıklık”</strong> bağlamı üzerinden <strong>“Kalite Arayışının”</strong> gerek ve şart olduğu <strong>“Mimari Proje Yarışmaları”</strong>yla <strong>“Eşleştiği Noktaları”</strong> değerlendirmeye çalışacağız&#8230;</p>
<p>Bilirsiniz, <strong>“Daha Sağlıklı Kentler”</strong> için <strong>“Daha Sağlıklı Mimarlık”</strong> gerek ve şarttır&#8230; Dahası bunun devamı olarak da <strong>“Daha İyi Kentler”</strong> için <strong>“Daha İyi Mimarlık”</strong> gerek ve şarttır da; diyebiliriz&#8230;</p>
<p>Kent yaşamında doğrudan fark edilmese bile; içinde yaşanılan toplumda, <strong>“Kamuyasal”</strong> nitelikte <strong>“İyilik”</strong> ya da <strong>“İyi”</strong>nin <strong>“DNA”</strong>sını oluşturan <strong>“Vicdan”</strong> ve <strong>“Vefa”</strong> temelli <strong>“İkili Sarmal”</strong>dır&#8230; Ve bu <strong>“İkili Sarmal”</strong>; yani toplumsal <strong>“DNA”</strong>yı oluşturan <strong>“RNA”</strong> parçaları <strong>“Bireyleri”</strong> birbirlerine; <strong>“Vicdan”</strong> ve <strong>“Vefa”</strong> üzerinden birbirlerine bağlanırlar&#8230;</p>
<p>Kimse birbirini sevmek zorunda değildir, çünkü sevgi; <strong>“Kişisel”</strong> bir niteliklidir&#8230; Ancak herkes birbirlerine karşı saygılı olmak zorundadır, çünkü saygı; <strong>“Kamuyasal”</strong> bir niteliklidir&#8230;</p>
<p><strong>“Sağlıklı Kentsel Bütünlük”</strong> açısından bu tür niteliklerin nasıl bir yansıma ile <strong>“Üretilen Mimariye”</strong> etki ettiğini yeniden düşünmemiz gerekmez mi?&#8230; Tabii ki her zaman!&#8230; Çünkü istesek de istemesek de <strong>“Sağlıksız Kentsel Bütünlük!&#8230;” </strong>her açıdan sağlığımıza sürekli olumsuz olarak etki etmektedir&#8230; Bu nedenle <strong>“Gerçekliğe, boş</strong>(nafile)<strong> yolculuklar yapmaya gerek yoktur&#8230;”</strong> Çünkü birebir yaşıyor ve görüyoruz; <strong>TOKİ</strong> örneklerinde olduğu gibi!&#8230;</p>
<p>Bir kente içinden ya da dışından olsun; neresinden bakarsanız bakın nicelik olarak gördükleriniz; o kent ve insanları hakkında nitelik olarak da kabaca bir bilgi edinebilir ve aklınızda biriken iyilik ve kötülükleri sıralarsanız; <strong>“aynı zamanda o kenti okumuş da olursunuz&#8230;”</strong></p>
<p>Her konuda herkes için uygun olabilecek <strong>“En İyi”</strong>nin aranması ve ona ulaşılması için mutlaka birbirinden farklı yollar olabilir&#8230; Ancak burada emin olduğumuz, öteden beridir bildiğimiz bir yol varsa, o yol da <strong>“Yarışmalardır&#8230;”</strong></p>
<p>Özellikle <strong>“Mimari Yarışmaların”</strong> aynı zamanda <strong>“Zorlu Bir Sınav”</strong> olduğunu biliyoruz zaten&#8230; Burada herkes için iyi olana ulaşmak her zaman <strong>“Kamuyasal”</strong> bir zorunluluktur&#8230; Çünkü o kentte hep birlikte yaşıyoruzdur ve bu konu da herkesi doğrudan ilgilendiriyordur&#8230;</p>
<p>Öncelikle toplumun ortak kullanımında olan tüm mekânların tasarlanmasından üretilmesine kadar; her aşama, o toplumu oluşturan <strong>“Toplum Teki”</strong> yani bireyler olarak her birimizi etkileyeceği için de herkesin ikna olması ya da ikna edilmesi esastır&#8230;</p>
<p>Bilmediğimiz şeyin, sahibi de olamayız; bu nedenle biz bir kent yaşamının parçası olarak; bilmek hakkımızı sonuna kadar savunma hakkına da doğal olarak sahip çıkmalıyız&#8230;</p>
<p><strong>“İyiler”</strong> içinde <strong>“En İyi”</strong> olanı seçmek hakkı; konunun uzmanlarının da bilgilendirmesi eşliğinde yapılacak olan <strong>“Mimari Yarışmalar”</strong>; yaşamımızı biraz daha iyi kılmak hedefiyle yapıldıkları için <strong>“Kamuyasal Yararlılık”</strong> da herkes adına ortaya çıkacak olan eserden olumlu olarak etkileneceğiz demektir&#8230;</p>
<p>Yarışmalar konusunun sadece kentsel üretim sürecinin zorunlu aşaması haline gelmesini olumlu yönde etkileyecek olan bir başka süreç ise <strong>“Mimarlık Eğitimi”</strong> sırasında <strong>“tam zamanlı bir ders olarak yer verilmesi olacaktır şüphesiz&#8230;”</strong> Bu konuda daha önce ayrıntılarını yazdığım yazıların web sayfaları aşağıdaki dip notlar arasında yer almaktadır.</p>
<p>Örneğin; <strong><em>Mimari Yarışmalar Tarihi’nde “İlk Kez” Yapılan “Eşzamanlı ve Ön-Kolokyumlu Yarışma”dan Bugüne ve “Yeniden!”</em></strong><strong> (****)</strong> gibi&#8230;</p>
<p>Daha önce yapılmış yarışmalar ve uygulama örneklerinin değerlendirilmesinin; <strong>Mimarlık Bölümleri’nde,</strong> örneğin<strong>; “3. ders yıl içinde bağımsız bir ders olarak verilmesi”</strong> mimarlık eğitimine önemli bir katkı sağlayacaktır.</p>
<p>Bu derste, <strong>“Yarışmaların Jüri Üyeleri”</strong>, <strong>“Ödül Kazananları”</strong> ve isterlerse diğer katılımcılarının yer aldığı; <strong>“Yarışma Anısı/Anıları Kolokyumu”</strong> (<strong>“Son Kolokyum”</strong>) biçiminde; mimarlık öğrencilerinin izleyici olmanın ötesinde; gözlemlerini de aktarabilecekleri bir ortamın sağlanması; hep birlikte kaliteli bir eğitim süreci yaşanmasına büyük katkı sağlayacaktır&#8230; Bu olanaktan mimarlık fakültesi bulunan tüm üniversitelerin <strong>“Mimarlık Bölümleri”</strong>nde okuyan <strong>“Aday Mimarların”</strong> yararlanması; ülke mimarlığına da büyük katkı yapacaktır&#8230;</p>
<p><strong>Herkese, ama herkese başarılı mimari yarışmalar dilerim&#8230;</strong></p>
<p>Hele ki bu yarışmalar bir de <strong>“Ön Kolokyumlu”</strong> olurlarsa; herkese tadından yenilmez güzellikler ve iyilikler sağlayacaktır; <strong>“Kesin!&#8230;”</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>(*)</strong><strong>“Andışık”/”Andışıklık”</strong> kelime kavramını,<strong> t</strong>am olarak <strong>“Eş Anlamlı”</strong>/<strong>“Anlamdaş”</strong> olmayan ancak <strong>“Eş Andıran”</strong>/<strong>”Eş Anımsatan”</strong> yerine Sözdizimsel(Sentaktik) ve Anlambilim/Anlambilimsel(Semantik) açıdan; yani kelimelerin ve kavramların dile getirildiği anda; <strong>“Anımsatan”</strong> gibi söyleniş, ses uyumu ile birlikte hemen akla gelmesi bakımından, daha uygun olduğunu gördüğüm için (TDK)Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde olmayan bu <strong>“Andışık”</strong> kelimesini; <strong>“Kelime ve Sözlerin Anlam ve Çağrışım Eşliğini”</strong> anlatmak için uydurdum&#8230; Yıllar önce <strong>“Toplum ve Toplum Teki”</strong>(Birey) için ortak payda <strong>“Hukuki Meşruiyeti”</strong> vurgulamak için; <strong>“Kamuyasal”</strong> kelime/kavramını uydurduğum gibi&#8230; Geçelim&#8230;</p>
<p><strong>(**)</strong> <a href="http://www.mimarist.org/mimarlikta-elestirel-kuram-var-olmayani-var-kilmak-cabasidir-mukemmel-olanin-mukemmele-ulasma-cabasinin-kendisi-oldugu-gibi/"><strong>http://www.mimarist.org/mimarlikta-elestirel-kuram-var-olmayani-var-kilmak-cabasidir-mukemmel-olanin-mukemmele-ulasma-cabasinin-kendisi-oldugu-gibi/</strong></a></p>
<p><strong>(***)</strong> <a href="http://www.mimarist.org/mimarlik-ve-mimarlik-egitimine-dogrudan-katkisini-saglamak-icin-mimari-proje-yarismalari-ve-kolokyumlari-dersi-gerek-ve-sart-degil-midir/"><strong>http://www.mimarist.org/mimarlik-ve-mimarlik-egitimine-dogrudan-katkisini-saglamak-icin-mimari-proje-yarismalari-ve-kolokyumlari-dersi-gerek-ve-sart-degil-midir/</strong></a></p>
<p><strong>(****)</strong> <a href="http://www.mimarist.org/mimari-yarismalar-tarihinde-ilk-kez-yapilan-eszamanli-ve-on-kolokyumlu-yarismadan-bugune-ve-yeniden/"><strong>http://www.mimarist.org/mimari-yarismalar-tarihinde-ilk-kez-yapilan-eszamanli-ve-on-kolokyumlu-yarismadan-bugune-ve-yeniden/</strong></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Mimarlara Mektup Bülteni, Nisan 2026, Sayı: 313</strong><img class="aligncenter size-large wp-image-25254" src="http://www.mimarist.org/file/2026/05/gerceklige-nafile-yolculuk-1024x793.jpg" alt="" width="900" height="697" srcset="http://www.mimarist.org/file/2026/05/gerceklige-nafile-yolculuk.jpg 1024w, http://www.mimarist.org/file/2026/05/gerceklige-nafile-yolculuk-300x232.jpg 300w, http://www.mimarist.org/file/2026/05/gerceklige-nafile-yolculuk-768x595.jpg 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /> <img class="aligncenter size-large wp-image-25255" src="http://www.mimarist.org/file/2026/05/ogrencilerinektigi-768x1024.jpg" alt="" width="768" height="1024" srcset="http://www.mimarist.org/file/2026/05/ogrencilerinektigi-768x1024.jpg 768w, http://www.mimarist.org/file/2026/05/ogrencilerinektigi-225x300.jpg 225w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /> <img class="aligncenter size-large wp-image-25256" src="http://www.mimarist.org/file/2026/05/toki.jpg" alt="" width="494" height="672" srcset="http://www.mimarist.org/file/2026/05/toki.jpg 494w, http://www.mimarist.org/file/2026/05/toki-221x300.jpg 221w" sizes="(max-width: 494px) 100vw, 494px" /></p>
]]></content:encoded>
			</item>
	</channel>
</rss>
