1.16.1.Mimar Sinan'ı Anma Etkinlikleri

2002 Yılı Bildirisi:
Mimarlık Sanatını Yok Sayanlara Mimar Sinan Bir Kez Daha Yanıt Veriyor
1538'den 1588'e kadar 50 yıl boyunca Osmanlı Devleti'nin Hassa Mimar Başı ve bu sürede yönettiği Hassa Mimarlar Ocağı tarafından gerçekleştirilen Anadolu ve Rumeli Beylerbeylikleri sınırları içerisindeki 470'in üzerindeki mimari eserin müellifi büyük usta "Koca Sinan"ın aziz anısı önünde Türkiye mimarları olarak bir kez daha saygıyla eğiliyoruz.
17 Ağustos Marmara Depremi sonrası süreçle getirilen yasal düzenlemelerle yapı tasarımı; taşıyıcı sistem tasarımına indirgenmiş, yapı kimliği ve estetiği sağlam yapı anlayışına aykırıymış gibi kurallar getirilmiştir. Buna bağlı olarak mimarlık sanatı adeta yok sayılmıştır.
Sinan bu anlayışa; kimlikli, estetik, görkemli ve yüzyıllarca ayakta sapasağlam olarak kalan eserleriyle tarihsel bir yanıt veriyor.
21.Yüzyılın başında mesleğimizin yurt genelinde etkinliğinin tartışılmasına sebep olan bir seri deprem afeti, tekrar eden ekonomik kriz ortamları, yapılaşma süreci ile tarihî kültürel mirasımızın korunması sürecine yapılan politik müdahaleler ve küreselleşme sonucu ülkemize kısıtlanmadan girmeye başlayan yabancı mimari ve yapı firmaları Türkiye mimarlarını güç sorunlar ile karşı karşıya bırakmıştır. 30 bine ulaşan üye sayısı ve her yıl yeni mezun olan 2000 genç mimarın katıldığı mesleğimizin geçmişten gelen etik ilkelerinin geleceğe taşınmasını üstlenmiş olan Türkiye Mimarlar Odası olarak bu güç dönemeçte Mimar Sinan'ın 450 yıl önce gerçekleştirdiği öz güvenini, sağlam yapı üretme becerisini, toplumun her kesimini kucaklayan "herkes için mimari" geleneğini ve dünyanın her yanındaki mimarlar ile bire bir boy ölçüşebilecek sürdürülebilir özgün tasarım anlayışını daha iyi özümseyerek Türkiye için daha parlak bir mimarlık yarını yaratmaya söz veriyoruz.
Avrupa Mimarlar Konseyi ACE ile işbirliğine başlayacağımız ve Dünya Mimarlar Birliği UIA'yı ağırlayacağımız bir dönemde sayısı bir milyona ulaşan mimarların ailesi ile kenetlenerek "Mimarlık" için daha iyi bir yarını yaratmaya çalışırken Sinan'ın Mimarlık mirasını ve tüm Anadolu Uygarlıkları'nın kültürel mirasından gelen mesajları yeniden duyumsayacak ve herkesle paylaşacağız.

TMMOB Mimarlar Odası
İstanbul Büyükkent Şubesi

2003 Yılı Etkinliği:
Mimar Sinan'ı Anıyoruz
9 Nisan 2003 günü, 1588 yılında sonsuzluğa göç edişinin 415'inci yıldönümünde, mesleğimizin saygın öncüsü ve Osmanlı Devleti'nin en ünlü Hassa Mimarbaşı Koca Sinan'ı Süleymaniye Külliyesi'ndeki mezarı başında bir kez daha andık.
Artık gelenekselleşmiş olan bu anma gününde Mimar Sinan'ın kabri başında, geçen yıllarda olduğu gibi yine Türkiye mimarlarını temsilen Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu ve Şube üyesi mimarlar ile Mimar Sinan Üniversitesi üst düzey yöneticileri ve Mimarlık Fakültesi öğretim üyeleriyle öğrencileri hazır bulundular.
Bu yılki anma töreni Koalisyon Güçleri'nin Irak'ın kültür mirasına acımasızca saldırdığı ve bunların hunharca yağmalanmasına göz yumduğu savaşın ortasına rastladı. İster istemez aklımızda, aralarında büyük usta ile ilişkilendirilen anıtların da bulunduğu Bağdat ve Basra kentlerindeki Osmanlı Dönemi mimarlık eserlerinin akıbeti vardı. 50 yıllık onurlu meslek yaşamı boyunca 470'in üzerinde mimarlık eserinin ortaya konmasına önderlik eden Mimar Sinan'ın anısı önünde saygıyla eğilirken, savaşların insanlara, doğal çevreye ve kültürel mirasa umarsızca saldırısını lanetledik.
Geçtiğimiz aylarda Sinan ve akrabalarının mezarları ile arsanın köşesindeki sebilin bulunduğu hazire bahçesi ve çevre duvarlarının onarılmış olduğuna ve mesleğimizin büyük üstadının kendisi için son derece alçakgönüllülükle tasarladığı bu ebedi istirahatgâhına yakışır bir konuma getirildiğine sevinerek tanık olduk.
Anma töreninin en anlamlı sonucu, mimarlığın 21. yüzyılın başında gerek ülkemizde, gerekse tüm dünyada içine girmiş olduğu karmaşadan çıkış yollarını yine ustamız Sinan'ın sağlam ilkelerinden güç alarak bulabileceğimiz inancını yenilememize olanak vermiş olmasıdır.