Şube Başkanı Eyüp Muhcu’nun Konuşması

Değerli meslektaşlarımız,

Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde “tarihsel bir dönem” olarak nitelediğimiz 38. dönemi geride bırakıyoruz. Bu dönemde geçmişinden aldığımız güç ve birikimle, çalışma programı öncelikleri ve öngörülen alanlarla ilgili çalışmaları yaşama geçirmek için Yönetim Kurulumuz, komite ve komisyonlarımız, üyelerimizle ortaklaşa yoğun çabalar sarf edilmiştir…

Kişilerin, toplumların, kuruluşların tarihinde olağanüstü dönemler vardır. Bu dönemlerdeki davranışlar, başarı ve başarısızlıklar sadece yaşanan dönemin değerlendirilmesinde mesnet oluşturmazlar. Esas olarak ve daha önemlisi geleceğin belirlenmesinde temel dayanak oluştururlar. Buna bağlı olarak toplum ve kamu yararına meslek politikalarının oluşturulması, savunulması ve hayata geçirilmesi çabası güç kazanabilir, kalıcılaşabilir. İşte 38. dönemi bu yönde değerlendirmek ve 39. dönemin çalışma alanlarını bu temelde ele almak için yeterli verilerin üretildiği kanaatimi sizlerle paylaşmak isterim.

Döneme “tarihsel nitelik” kazandıran konulara ilişkin çabalarımız dönemin çalışmalarında ağırlıklı olarak yer almıştır.

Türkiye’nin yeniden yapılandırılması kapsamında “kamunun yeniden yapılandırılması”, “Yerel Yönetim Yasası” gibi yasama süreçleri izlenmiş ve öneriler sunulmuştur. Temel hizmetlerden kamuya el çektirilmesi, “sosyal devlet” anlayışının bütünüyle tasfiyesi, yerelin küresel şirketlerin egemenlik alanı haline gelmesi, çalışanların haklarının geriye götürülmesi, meslek odaları, sendikalar, sivil-demokratik kitle örgütlerinin etkisizleştirilmesi gibi düzenleme ve girişimler karşısında tavır geliştirilmiştir. TMMOB, sendikalar, sivil-demokratik kitle örgütleri ile ortaklaşa etkinlikler gerçekleştirilerek çözüm önerileri sunulmuş, beklentiler dile getirilmiştir.

GATS (Genel Hizmet Ticareti Anlaşması) ile dayatılan ve AB (Avrupa Birliği) Uyum Yasaları ile gündeme gelen, mesleğimizi derinden sarsan, eşit ve karşılıklı olmayan koşullarda “hizmetlerin serbest dolaşımı” ile ilgili konularda çalışma yapılmıştır. Bu bağlamda kimi yasal düzenleme önerileri, mesleğimizin niteliğini geliştirme, eğitime ilişkin sorunlar karşısında çözüm önerileri üretme gibi etkinlikler yaşama geçirilmiştir. Uluslararası dayatmalar karşısında “izlenen tam bir teslimiyetçi politikalar”a rağmen öneri geliştirme, sorunu kamuoyuna mal etme, toplumsal destek arama çalışmaları sürdürülmüştür.

“Müşteri vatandaş - tüccar siyasetçi” anlayışı doğrultusunda kentlerimizin, doğal ve ulusal kaynaklarımızın yağmalanması, “küresel şirketlere imtiyaz haklarının verilmesi” gibi yasal düzenlemeler karşısında diğer meslek odaları ve kentli kuruluşlar ile dayanışma içersinde hukuk mücadelesi verilmiş ve verilmektedir.

2004 yılının “Odanın 50. yılı” olması nedeniyle etkinlikler gerçekleştirildi. Bu kapsamda, ülkemiz mimarlarının ve onun örgütlü gücü Mimarlar Odası’nın geçmişin ışığı altında karşı karşıya bulunduğu sorunlar, mesleki deneyimler, toplumsallaşmış bir mimarlık söylemi, kamu ve toplum yararının savunulması gibi konuları değerlendirme olanağı bulundu. Sözlü tarih çalışmaları, “İstanbul Mimarlık Rehberi” gibi çalışmalar gerçekleştirildi.

UIA 2005 İstanbul Kongresi, hiç şüphesiz “Türkiye mimarlığının yüz akı” olarak gerçekleştirildi. Kongrede ülkemiz mimarlarının birikimi uluslararası platformlara taşınmış, “uluslararası dayatmalara karşı direniş”in argümanları ortaya konmuş, mimarlıkların ve kentlerin kimlik değerlerinin korunması için “uluslararası dayanışma” olanakları değerlendirilebilmiştir.

Yukarıda açıkladığım oda çalışmalarına “tarihsel nitelik” kazandıran ağırlıklı çalışmalar dışında geçmişten gelen, başta Sürekli Mesleki Gelişim Programı olmak üzere, çalışma raporumuzda açıklanan konularla ilgili çalışmalar gerçekleştirilmiştir.

Değerli meslektaşlarım, tüm bu çalışmaları sizlerden aldığımız yetki ve güçle gerçekleştirebildik. Bu dönemde demokratik dayanışmanın erincini sizlerle birlikte yaşadık.

Tüm bu yoğun çalışmalar içersinde yer alan, omuz veren, katkı koyan tüm meslektaşlarımıza, oda çalışanlarına ve kentli kuruluşlara Yönetim Kurulumuz adına teşekkür ediyorum.

Genel Kurul’umuzun saygın bir mimarlık ortamının yaratılması, meslek onurunun korunması, kamu ve toplum yararı doğrultusunda meslek politikalarının gözetilmesi, “kent-çevre ve toplum için dayanışma” örgülerinin yaratılması anlamında katkı koyacağına ve başarılı olacağına olan inancım tamdır.

Bu duygular içersinde sizleri selamlıyor ve saygılarımı sunuyorum.

EYÜP MUHCU

Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi

Yönetim kurulu Başkanı